Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"Yolsuzluklarını savunmak için ülkesini Batı’ya şikâyet edenler, pisliklerinin üzerini örtmek için ülke ekonomisini batırmakla tehdit edenler, tarih boyunca defalarca olduğu gibi yine hayal kırıklığına uğramıştır."
https://t.co/Z8YnVzpWsM
Gazze'de soykırım hala devam ediyor
İşgalci İsrail'in Gazze’ye 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana düzenlediği saldırılarda toplam can kaybını 50 bin 752’ye, yaralı sayısı 115 bin 475’e yükseldi.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucu lideri, mümtaz devlet adamı merhum Alparslan Türkeş’i, vefatının 28. yılında rahmet ve saygıyla anıyorum🇹🇷
Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Çıkın İsraili boykot edin. Trumpı rusyayı İranı ne bileyim altın benzin dolar fahiş fiyatları edin.
Hırsızlığı örtbas etmek için yerli markaları boykot ihanetin kaçıncı seviyesi
Gençlerimizi kendi siyasi emelleri uğruna sokaklara çağırıp iç karışıklık çıkarmaya çalışanlar; halkımız arasında kin ve düşmanlık tohumlarını ekmeye uğraşanlar, “işkence yapılıyor” diyerek ülkemize iftira atanlar, şimdi de ‘’boykot çağrısı’’ yapıyorlar.
Ana muhalefetin fütursuz çağrılarını büyük bir keyifle izleyenlerin başında siyonist İsrail’in gelmesi, nasıl bir tezahürdür?
Türkiye kendi ayaklarının üzerinde durdukça, dünya siyasetinde dik ve güçlü bir duruş sergiledikçe, bölgesinde olup bitene seyirci kalmadıkça, hem milletimizin hem de mazlumların hakkını korudukça, birileri yine aynı oyunları sahneye koymaya başladı.
Şimdi de ‘’boykot’’ diyorlar. Peki kim, kimi boykot edecek?
Milletimiz; kendi esnafını, çiftçisini, yerli ve milli ürünlerini, üreticilerini, öz sanayisini boykot edecek, öyle mi? ‘’Demokratik hak’’ kalkanı gölgesinde istenen bu mu?
Unutulmasın ki, bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır. Bu boykot çağrısı, binlerce insanın ekmeğiyle oynamak demektir!
Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir! Oysa biz ‘’Boykotla değil, üretimle büyürüz!’’
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez.
Parti içi kavgalarınıza ülkemizi alet etmeyin!
İşçilerimizin, üreticilerimizin, çiftçilerimizin gücü; gençlerimizin enerjisiyle, 7’den 77’ye, alın terimizi akıtmaya, bir ve beraber olarak Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine doğru yürümeye devam edeceğiz.
#BoykotDeğilMilliZarar
Anayasa’mızın 34. Maddesi: “Herkes önceden izin almadan, SİLAHSIZ ve SALDIRISIZ toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.’’ (2911 Sayılı Kanun)
Ancak son günlerde bazı çevreler; toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını istismar ederek, kamu düzenini bozma girişimlerinde bulunuyor, sokak olaylarını körükleyerek polisimize saldırıyor. Bu tür eylemler, halkımızın huzur ve güvenliğini bozmaya yöneliktir.
Gösterilerde 123 polisimiz yaralanmıştır. Bu eylemlerde asit, taş, sopa, havai fişek, molotof, balta ve bıçak ele geçirilmiştir. Polisimize saldıran, kamu malına zarar veren, halkımızın güvenliğini tehdit edenler hakkında yasal işlemler devam etmektedir.
19 Mart-23 Mart 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen yasa dışı eylemlerde 1.133 şüpheli gözaltına alınmıştır. Yakalananlar arasında 12 farklı terör örgütüyle iltisaklı olan şahıslar belirlenmiştir.
Ayrıca gözaltına alınan şahısların, aralarında ‘Uyuşturucu’, Hırsızlık’, ‘Dolandırıcılık’, ‘Cinsel Taciz/İstismar’, ‘Kasten Yaralama’ gibi suçların da bulunduğu 17 farklı suçtan adli işlem gördükleri tespit edilmiştir.
Buradan açıkça uyarıyoruz: Gençlerimizi, halkımızı kimse kendi siyasi emellerine kalkan yapmaya kalkmasın. Bunun vebalini sadece siyasi değil, HUKUKİ olarak da kimse ödeyemez❗️
Huzur ve güvenliğin tesisi için her zaman olduğu gibi görevimizin başındayız. Sokaklarımızın terörize edilmesine, milletimizin huzur ve güvenliğinin tehdit edilmesine kesinlikle müsamaha gösterilmeyecektir.
Vatandaşlarımızı, bu tür provokasyonlara karşı dikkatli olmaya ve sağduyulu hareket etmeye davet ediyoruz.
#TürkiyeninHuzuru🇹🇷
İçeride ve dışarıda herkes artık Türkiye’nin eskisi gibi üç beş çığırtkanın bağırmasıyla, üç beş Vandal’ın ortalığı karıştırmasıyla sarsılan, rotasından sapan, hedeflerinden kopan bir ülke olmadığını bir kez daha görmüştür.
Milletimizin bize güvenmeye devam etmesini bekliyorum.
Unutmayınız, bütün bunlar Türkiye Yüzyılı vizyonuyla geleceğine yeni bir ışık tutan...
Terörsüz Türkiye hedefiyle 40 yıllık meselesini geride bırakmaya hazırlanan...
Güçlü altyapısıyla dünyanın üretim üslerinden biri haline gelen...
Sağlam güvenlik paradigmasıyla bölgesinin umudu haline dönüşen...
Her alanda küresel iddia ve itibar sahibi Türkiye gerçeğinin sonucu ve ifadesidir.
Artık 23’üncü yılına girdiğimiz iktidarımızın her gününü eserle, hizmetle, yatırımla, mücadeleyle dolu dolu geçirdik.
Her alanda Türkiye’nin meselelerinin çözümü için tefekkür eden, çözüm yolları arayan, projeler geliştiren, icraat yapan yegâne iktidar ve ittifak olarak milletimizin emrinde olmayı hep sürdüreceğiz.
Polis Saraçhane İBB önünü provokatörlerden temizledi..
Polisler, gün boyu mesai sonrası şimdi evlerine gidip birkaç saat uyuyacaklar..
Tabi hepsi değil.. Nöbet sürecek..
sonra yarın sabah erkenden mesaiye başlayıp gece yarısına kadar çalışacaklar..
Cizre’de düzenlenen Nevruz kutlamalarında iki polisimiz Sinan Baydı ve Ali Talha Balbal’ın pamuk şekeri satan engelli kardeşimiz Barış’a yaptıkları yardım hepimizi duygulandırdı.
Pamuk şekerlerinin hepsini satın alarak, çevredeki çocuklara dağıttı.
Sinan ve Ali Talha kardeşlerim… Sizlerle iftihar ediyorum. Bu mübarek günlerde sadece Barış’ı sevindirmediniz; polislerimizin vicdanını ve asaletini de bir kez daha gösterdiniz.
Sizleri canı yürekten tebrik ediyorum.
Emniyet güçlerimize baltayla, havai fişekle, yakıcı asitle, molotofkokteyliyle, taşla, sopayla saldıran sokak teröristlerine kucak açanlar, polisimizin çocuklara pamuk şekeri ikram etmesini dillerine doluyor.
Bir polisimizin ücretini kendi cebinden ödeyerek engelli bir vatandaşımızdan satın aldığı pamuk şekerini çocuklara vermesi, ana muhalefet aktörleri tarafından eleştiri konusu yapılıyor.
Öyle bir çarpık zihin dünyasına sahipler ki...
Polise taş, molotofkokteyli, asit atılmasıyla, baltayla saldırılmasıyla bir sorunları yok.
Esnafın dükkânının camının, çerçevesinin indirilmesiyle bir dertleri yok.
Milletin malının, mülkünün yağmalanmasıyla bir sıkıntıları yok.
Tarihî camilerimizin avlusunun, affedersiniz, meyhaneye çevrilmesiyle de hiçbir problemleri yok.
Ama Nevruz Bayramı’nda polisimizin çocuklara pamuk şekeri dağıtması bunları rahatsız ediyor.
Bu tutarsızlığın, bu büyük çelişkinin milletimiz tarafından, özellikle Kürt kardeşlerimiz tarafından da not edildiği kanaatindeyim.
Bu faşizan dil millet karşısında her zaman kaybetmiştir, bundan sonra da kaybetmeye mahkûmdur.
Terörsüz Türkiye hedefine yaklaştıkça istismar malzemeleri ellerinden alınanların bu tür hezeyanlarına anlaşılan daha çok şahit olacağız.
Onlar ne yaparsa yapsın, biz milletimizi 40 yıldır kanını ve kaynaklarını emen terör musibetinden kurtarmakta kararlıyız.
Nifak ve nefret saçanlara aldırmadan, bolluk ve bereketiyle baharın gelişini simgeleyen nevruzu 85 milyon olarak birbirimize yeni bir umutla sarılma vesilesi haline dönüştürmeye gelecekte de devam edeceğiz.
Saraçhane'de Sayın Cumhurbaşkanımız ve Tenzile annemize ağza alınmayacak küfür edenleri lanetliyorum.
Bu alçaklığın elbet bir bedeli olacaktır.
Bu alçaklığı teşvik edenler de bunun altında kalacaktır.