Yaşamaya maruz kaldığımız, normal olmayan, gündelik şiddeti eleştiren kadın:
• Barınmanın temel hak değil de bir yatırım aracı olması normal değil.
• İnsanların başını sokacakları bir çatı için hayatları boyunca borçlanması veya gelirinin yarıdan fazlasını kiraya vermesi normal değil.
• Günde 8-10 saat çalışıp ay sonu geldiğinde temel gıda, ısınma, barınma gibi temel masrafları karşılayamamak normal değil.
• Günlük 3-4 saatimizi yollarda geçirmemiz normal değil.
• Sağlığın sınıfsallaşarak parası olmayanın aylar sonrasına randevu bulması normal değil.
• Kimyasalsız, gerçek gıdaya ulaşmanın bir lüks haline gelmesi normal değil.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR İLE İLGİLİ MECLİSE VERİLEN KANUN TEKLİFİ DETAYLARI:
📌 15-18 yaş arasına müebbet verilebilecek.
📌‘Adli süreçteki çocuk’ terimi kullanılacak.
📌Suça sürüklenen çocuğun ailesine ceza verilecek.
📌 Çocuğun erişebileceği şekilde ruhsatsız silah bulundurup gerekli güvenlik önlemlerini almayanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getiriliyor.
📌 Ağır suç işleyen 12-15 yaş grubundaki çocuklara uygulanan ceza indirimleri daraltılıyor, hâkime suçun niteliğine göre daha ağır ceza verebilme yetkisi tanınıyor.
📌 Tekrar suç işleyen çocuklara yönelik tekerrür hükümleri genişletilerek caydırıcılığın artırılması hedefleniyor.
📌 Çocuğuna bakmayan, eğitim ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyenler ile hamile eşini terk edenlere yönelik hapis cezaları artırılıyor.
📌 15 yaş altındaki çocuklar hakkında iddianame düzenlenmeden önce sosyal inceleme raporu alınması zorunlu hale getiriliyor.
📌 Çocuk hükümlülerin infazına önce kapalı çocuk ceza infaz kurumunda başlanacak, yaş ve suç türüne göre ayrı bölümlerde tutulmaları sağlanacak.
📌 Kasten öldürme, cinsel suçlar ve uyuşturucu suçları gibi ağır suçlarda koşullu salıverilme şartları sıkılaştırılıyor.
📌 18 yaşından küçüklere bıçak ve diğer kesici aletlerin satışı, verilmesi ve taşınması yasaklanıyor. Kurallara uymayan işletmelere idari yaptırımlar uygulanacak.
📌 Suça sürüklenen çocuklar için spor, sanat, eğitim ve bağımlılıkla mücadele programlarını içeren yeni yönlendirme tedbirleri getiriliyor.
📌 Kendisi veya çevresi için ciddi tehlike oluşturan çocuklar hakkında sağlık değerlendirmesi ve zorunlu koruma süreçlerinin daha hızlı işletilmesi amaçlanıyor.
Sağlık Lisansiyeri ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası @lisansiyer_sen Genel Başkanı Enes Gökçe ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede; sağlık lisansiyerlerinin mesleki hakları, çalışma koşulları, özlük hakları ile sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılmasına yönelik talep, öneri ve çözüm başlıklarını değerlendirdik.
Sağlık sistemimizin önemli bir gücünü oluşturan sağlık lisansiyerlerinin çalışma hayatına ilişkin görüş ve beklentilerini, ilgili tüm paydaşlarımızla istişare içerisinde ele almaya devam ediyoruz.
Vatandaşlarımıza daha nitelikli ve etkin sağlık hizmeti sunabilmek adına, çözüm odaklı ve katılımcı bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Lisansiyer-Genel Başkanımız Enes Gökçe @eenesgkc öncülüğünde, Sağlık Bakan Yardımcımız Prof. Dr. Nurullah Okumuş’u @profokumus_ ziyaret ettik. Sağlık lisansiyerlerinin talep ve çözüm önerilerini arz ettik. Nazik kabulleri için teşekkür ederiz.
Güvenli bir dünya düşlemi sağlıklı bir ruh sağlığının en önemli belirleyicilerindendir. Dünya güvenli değilse ben neye inanıp da adil, düzenli ve umutlu bir gelecek hayali kurucam!!
Ülkenin geleceği çürüyor.
Son 10 yılda resmi verilere göre, Cumhuriyet Başsavcılıklarında açılan soruşturmalara göre;
Uyuşturucu kullanımı yüzde 273;
Dolandırıcılık yüzde 172;
Uyuşturucu imalatı ve ticareti yüzde 160 arttı.
🚨🚨🚨Psikologların mesleki statüsüne ilişkin önemli bir gelişme!
Yaptığımız başvurular sonucunda Kamu Denetçiliği Kurumunun başvurumuzu kabul ettiğinine ilişkin ilk yanıt geldi ve kurum Sağlık Bakanlığına tavsiye kararı verdi.
Kararda özetle;
🔹 Psikologlara kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu statüsü sağlayacak müstakil bir meslek yasası için çalışma yapılması,
🔹 Psikolog/klinik psikolog unvanlarına ilişkin belirsizliklerin giderilmesi,
🔹 Kurumlar arasındaki uygulama farklılıklarının sona erdirilmesi,
🔹 Psikoloji eğitimi, ruhsatlandırma ve mesleki yetkilere ilişkin gerekli düzenlemelerin ilgili tüm kurumların katılımıyla hazırlanması
yönünde tavsiyede bulunuldu.
Bu karar, psikologların mesleki hakları ve hukuki statüsüne ilişkin sorunların kamu otoritesi tarafından tespit edildiğini ortaya koyan önemli bir adımdır.
Sürecin takipçisi olmaya ve psikologların hak ettikleri yasal statüye kavuşması için çalışmaya devam edeceğiz.
İnsan gerçekten şaşırıyor…
Türkiye işgal altında, 35 padişahın türbeleri, camiler işgal altında. İşgalciler her türlü insanlık suçu işliyorlar, katliam yapıyorlar.
-Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları, boyunlarında idam fermanı İstiklal Savaşı’nı yokluk içinde veriyorlar.
-Vatanın, milletin namus ve şerefini kurtarıyorlar.
-Camide ezan okunmasını, bayrağın özgürce dalgalanmasını sağlıyorlar…
-Ve şimdi birileri çıkıp Kurtuluş Savaşı değil Milli Mücadele diyor. Bazıları Atatürk’e laf ediyor.
-Vatanın, milletin namus ve şerefini kurtaran Atatürk’e, insan minnet duymaz mı? İnsan bu vatanda yaşar da Atatürk’ü sevmez mi?..
İşgalden yeni kurtarılmış, yıkık bir ülke.
Osmanlı’nın borçları ödeniyor. 1929 Dünya Ekonomik Buhranı olmuş.
-Atatürk Türkiye’sinde vergi artırılmadan, yeni vergi konulmadan bütçe 1937'de 17 milyon lira fazla verdi.
-Bütçe fazlasının 2.3 milyonu eğitime, 1.5 milyonu sağlığa, 900 bini orman ıslahına ve 8 milyonu da sanayileşmeye ayrıldı.
-Öncelikleri görüyor musunuz?.. Eğitim, sağlık, orman (yani çevre) ve sanayi (yani üretim).
-Atatürk’ten uzaklaşılmasaydı, verimli toprağı, nüfus gücü ve ekonomik zenginliği ile borçsuz ve mutlu bir Türkiye olabilirdi.
-Türkiye dünyanın en zengin ülkelerinden biri olurdu.
@idgoktas elbette harika bir standup şovu yapmakla beraber aynı zamanda bir psikolog ve ben de kendi meslektaşımın bir psikolog olarak yanındayım. Umarım meslek derneğimiz, bölüm hocaları ve üniversitesi de arkasında olur!
İyi ki varsın Deniz 💝
@TPDBilgi@todapder@METU_ODTU
📣 Psikososyal Dayanışma Ağı-Ankara (PSDA-Ankara), bir dayanışma mesajı yayımlayarak direniş süresince ve sonraki süreci de kapsayacak şekilde psikolojik destek sağlayabilecekleri yönde destek verebileceklerini duyurdu.
“2015 yılında Ankara’da yaşanan ağır toplumsal travmaların ardından; psikoloji, psikiyatri, sosyal hizmet, tıp ve insan hakları alanında çalışan kurumlar olarak bir araya gelmiş, dayanışmanın iyileştirici gücüne inanarak Psikososyal Dayanışma Ağı’nı oluşturmuştuk. On yılı geçen bir sürede edindiğimiz bilgi, deneyim ve ortak çalışma kültürüyle bugün de toplumsal dayanışmanın yanında yer almayı sürdürüyoruz.
Ankara’da devam eden öğretmen eylemleri sürecinde; eğitim emekçilerinin, ailelerinin ve bu süreçten etkilenen tüm bireylerin psikososyal iyilik halini desteklemek amacıyla dayanışma içinde olduğumuzu kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.
Meslek hakkının tanınmaması, güvencesizlik, mesleki baskılar, disiplin süreçleri, ekonomik kaygılar, adaletsizlik ve geleceğe ilişkin belirsizliklerle birlikte hak arama süreçlerinde yasanan polis şiddeti ve sürecin çözümsüzlüğü kişiler üzerinde önemli psikolojik yükler oluşturabilir.
Psikososyal Dayanışma Ağı – Ankara olarak, öğretmenlerin hak arama süreçlerinde yalnız olmadıklarını vurguluyor; dayanışmanın, birlikte güçlenmenin ve umudu korumanın önemini bir kez daha hatırlatıyoruz.
Dayanışma yaşatır, birliktelik güçlendirir.
Kurumlar:
Ankara Tabip Odası(ATO)
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi
Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği(SHUDER) Ankara Şubesi
Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği(TODAP)
Türkiye İnsan Hakları Vakfı(TİHV)
Türk Psikologlar Derneği(TPD)
Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) Ankara Şubesi
Başvuru ve destek için İletişim bilgileri:
Türkiye İnsan Hakları Vakfı(TİHV)
Tel:+90 545 712 40 30”
#ÖğretmenlerAcilÇözümBekliyor
Venezuela'da meydana gelen depremlerin sonuçlarını üzüntüyle takip ediyoruz.
Afetler, hazırlığın ve uluslararası dayanışmanın önemini bir kez daha göstermektedir. Ülkemizi uluslararası görevlerde başarıyla temsil eden arama kurtarma ekiplerimizin varlığı gurur kaynağıdır. Görevlerini sürdüren tüm ekiplerimize güvenli çalışmalar diliyor, dayanışma duygularımızı paylaşıyoruz.
Türk Psikologlar Derneği olarak, afetlerin psikososyal boyutuna dikkat çekiyor; afetlere hazırlık çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olarak ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi için çalışmayı sürdürüyoruz.
Çok can sıkıcı ve sevimsiz bir konu...
Durkheim, intiharı yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumun aynası olarak görüyordu.
TÜİK verilerine göre Türkiye'de kaba intihar hızı son 50 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
İnsanlar toplumla bağlarını kaybettikçe, güvencesizlik ve geleceksizlik büyüdükçe intiharlar da artıyor.
Türk Psikologlar Derneği olarak, öğretmenlerin haklarını, mesleki onurlarını ve psikolojik iyi oluşlarını koruma yönündeki çabalarını önemsiyor; dayanışma duygularımızı paylaşıyoruz.
Emek, hak ve adalet mücadelesi yürüten öğretmenlerin ve sendika temsilcilerinin yanındayız.