Bugünkü yazı: Erişim engeli gelmeden lütfen okuyun Sayın Cumhurbaşkanı
https://t.co/yJnU7HSxUw
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün fon skandalıyla ilgili konuştu.
Bugüne kadar ‘Cumhurbaşkanı bilmiyor, danışmanları yanlış yönlendiriyor’ türü tesellilere hiç itibar etmedim.
Ama bu konuşmayı duyunca ‘acaba’ dedim.
Bilmeme ihtimalini ortadan kaldırmak için de bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Galiba Cumhurbaşkanımız fon skandalının aslında nasıl bir dolandırıcılık olduğunun tam olarak farkında değil.
Olsaydı böyle konuşmazdı.
Buna ‘fon sayısının yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorun’ demez, sorunu ‘bazı insanların borsada üç lirasını otuz lira yaparak fahiş kazanç elde etmesi’ zannetmezdi.
Hayır sayın Cumhurbaşkanı, keşke sorun bir finansal kriz ya da birilerinin açgözlülüğü olsa.
Bu planlı, organize bir biçimde ve kamu gücü kullanılarak 500 bin kişinin dolandırılmasıdır.
Umarım bu yazı önünüze kadar gelmeyi başarır.
Çünkü maalesef bu hesaplaşmayı siz yapmadan hiçbir şey kontrol altında değil.
Bir cerrah titizliğinden söz ediyorsunuz.
Ama cerrah önce hastalığın nerede olduğunu teşhis eder.
Herkes sizden neşteri elinize almanızı ve kanserli hücreleri kesip atmanızı bekliyor.
Bunu ancak siz yapabilirsiniz.
“Kızım Fatıma da olsa“ demenizi bekliyoruz…
Tr’nin dönüp dolaşıp yine patrimonyal tek adam rejimine sıkışması ne acayip. Aşağıda yazılanları okuyorsunuz ve bir kişinin etrafında tesis edilen devletin işlevsizliği, ataleti, istismara olan açıklığı karşısında hayrete düşüyorsunuz.
Bitlis, Van Gölü’nün batısında, yüksek dağların ve volkanik arazilerin geniş yer tuttuğu bir Doğu Anadolu ili. Tatvan, Ahlat ve Güroymak arasında yükselen Nemrut Dağı, bu coğrafyanın nasıl şekillendiğini anlamak için iyi bir örnek.
Orman Genel Müdürlüğünün 2025 istatistiklerine göre Bitlis’te 197.247 hektar orman bulunuyor. Aynı rapordaki il alanına göre orman oranı yaklaşık %19,4. İlde 2025 yılında gerçekleştirilen ağaçlandırma ise 20 hektar. Bu miktar, ilin orman alanının bir yılda 20 hektar arttığı anlamına gelmiyor.
Nemrut’un zirvesinde yaklaşık 8,5 kilometreye 7 kilometre genişliğinde, dev bir çanak uzanıyor. Çoğu zaman buraya krater denilse de jeolojik adı kaldera. Aradaki fark önemli: Küçük kraterler genellikle volkanın püskürme ağzıyla ilişkiliyken kaldera, büyük püskürmelerin ardından yerin çökmesiyle oluşabiliyor.
Nemrut’ta da geçmişte büyük miktarda volkanik malzeme dışarı atıldı. Magmanın bulunduğu yeraltı bölümünün üstündeki kaya kütlesi desteğini yitirince zirvenin bir kısmı çöktü. Bugün göllerin bulunduğu geniş çukurluk böyle ortaya çıktı.
Kalderanın içinde soğuk ve tatlı su taşıyan Büyük Göl ile daha küçük, ılık sulu bir göl bulunuyor. Yer yer sıcak su ve gaz çıkışlarının görülmesi, volkanın altında jeotermal ısının hâlâ etkili olduğunu gösteriyor. Bu, yakın zamanda patlama olacağı anlamına gelmiyor; bölgenin jeolojik geçmişinin izleri bugün de görülebiliyor.
Nemrut Kalderası, 19 Ağustos 2026’da Türkiye’nin 53. millî parkı ilan edildi. Artık yalnız gölleriyle değil, oluşumunu anlatan kayaçları ve korunması gereken doğal yapısıyla da özel bir statüye sahip.
#Bitlis #NemrutKalderası #Volkanizma #MilliPark #TürkiyeDoğaAtlası
Fon soruşturmasında adı geçen Cübbeli Ahmet'in damadı Palazoğlu: Nefsimize yenildik, böyle olsun istemezdik
https://t.co/RL469wOPXT
➡️ https://t.co/1851ANwBrS
➡️ https://t.co/lMZ8ZI0Zib
Çalıştığı kurumdaki, yaşadığı şehirdeki, vatandaşı olduğu ülkedeki yanlış işleri gördüğü halde, buna dair tek bir itiraz, bir eleştiri, bir uyarı ortaya koymadan, ülke dışındaki meselelere dair insan hakları aktivisti kesilmek, samimiyetsizliktir ve vicdan aldatmacasıdır.
Üsküdar Belediye Başkan Vekiliğini yürüten Sayın Dündar Ziya Gültekin’in elim bir kazada hayatını kaybettiğini öğrendim.
Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim.
Aynı kazada yaralanan belediye çalışanlarımıza ve diğer yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
Üsküdar Belediye Başkanı
Sinem Dedetaş
15.10.26 / Çorlu
Sayın Binali Yıldırım, uzun yıllar devletin en üst kademelerinde görev yapmış tecrübeli bir isimdir. Ancak Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına Türkiye'den itirazların yükseldiği günlerde Azerbaycan basınına verdiği röportajda kullandığı üstenci ve öfkeli dilin, bu birikimle bağdaşmadığı gibi, başörtüsü yasaklarının acısını bizzat yaşamış milyonlarca insanı da derinden üzdüğüne eminim.
Türkiye'nin resmi tutumunu açıklamak da şahsi kanaatini dile getirmek de elbette hakkı olabilir. Fakat kendi kamuoyuna saygı duyan bir dil yerine farklı düşünenlere "Kimin ne haddine" diye çıkışmak, itiraz edenleri "kötü niyetli" ilan etmek ve "en şiddetli şekilde cezalandırır" diye konuşmak, demokratik bir anlayışla bağdaşmaz.
Başörtülü kız çocuklarının okul kapısından çevrilmesine itiraz etmek, bir devletin iç işlerine müdahale değildir. İnsan onuruna ve temel haklara ilişkin meşru bir itirazdır. Hiçbir ülkenin vatandaşı, o ülkenin yönetiminin malı değildir. Temel hak ve özgürlükler de hiçbir devletin münhasır iç meselesi değildir. Avrupa Konseyi üyesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olan Azerbaycan da bu ilkeyi kabul etmiştir.
Sayın Yıldırım, Avrupa ülkelerinde Müslümanlara yönelik ayrımcı tutumları geçmişte haklı olarak çok eleştirmiş, Hollanda seçimlerinin ardından da "Türkiye ırkçılara ayarı verdi" demişti. Biz de yıllardır Avrupa'da Türklere ve Müslümanlara yönelik ayrımcılığa ve başörtüsü yasaklarına itiraz ediyoruz. Bütün bunlar haddi aşmak sayılmıyorsa, Bakü'deki bir hak ihlaline itiraz etmek de haddi aşmak sayılamaz.
Temel hak ve özgürlükler konusundaki ilkelerimiz, muhatabımız dost veya müttefik olduğunda değişmez.
Topluma had bildirmek, bu milletin başbakanlığını yapmış bir devlet adamına yakışmaz. Kardeşlik, yanlış karşısında susmayı değil, kardeşini yanlıştan dönmeye davet etmeyi gerektirir.
Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına ilişkin açıklamam:
https://t.co/V2eruNbzKa
Binali Yıldırım’dan Aliyev’e Destek
Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, Azerbaycan’daki başörtüsü yasağına karşı Türkiye’den gelen tepkileri “hadsizlik” olarak niteledi.
Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in liderliğinde İslam’ın farzlarından olan başörtüsünün okullarda yasaklanmasının yankıları sürüyor.
Bu kapsamda Binalı Yıldırım’a verdiği mülakatta “Azerbaycan iç işlerine karışmak isteyenler var siz ne düşünüyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bunları hiç dikkate almayın. Böyle bir şey yok. Azerbaycan’ın iç işlerine karışmak kimin ne haddine?”
#BaşörtüsüAllahınEmridir
Hiç düşünmez misiniz hitabının muhatabı olarak insanların hiç düşünmemesi ve kahir ekserisinin de coğrafi olarak aynı lokasyonda toplanmış olması. Such a tragedy.
Kentleşme ve kentsel dönüşüm sürekli yapılaşmak, 4 katlı binayı
14 katlı yapmak değildir.
Kentleşmek plan ve alt yapı yapmak, imar kural ve gereklerine uymaktır.
Şehirlerin kaderini rant arsızları ve onlardan nemalananlara bırakmak, her afette felaketi davet etmektir.
22.04.2012
Kaç kere izledim, kaç kere okudum bilmiyorum. İnsan canı, ölümler bu kadar kolay, bu kadar basit olmamalı. 3-5 saniyelik vakada can veriyoruz resmen. Daha önce İzmir'de yaşanan faciadan sonra hiçbir şekilde ders alınmaması ayrıca kahrediyor bizi...
SON DAKİKA | Fatih'te 14 yaşındaki bir çocuk, su birikintisine bastığı anda elektrik akımına kapıldı.
— Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Haymana’da polis baskınında anne baba öldürüldü.
3 ve 6 yaşındaki çocuklar üzerlerine kan saçılırken dehşeti izledi.
Parmak izi, balistik, arama görüntüleri açıklanmadı.
İddianame yok. Örtbas mı ediliyor?
Yanıt yok! Gerçeği aydınlatın! @TC_icisleri@adalet_bakanlik
Son 6 ayda Marmaray'da 10 kişi intihar etti. Bu bir tesadüf değildir. Devlet, bu tabloyu "adli vaka" diyerek geçiştiremez, asla göz ardı edemez. Psikolojik ve sosyolojik boyutlarını tartışmamız, devletin de önleyici politikalara kafa yorması gerekiyor.