🟢 YATIRIM|| Batman’da yaklaşık 1.135 dönümlük alanda Sera Organize Tarım Bölgesi kuruluyor.
▪️Projenin toplam yatırım tutarı 3.000.000.000 TL.
▪️Proje için 2026 Kamu Yatırım Programı kapsamında 500 milyon TL bütçe tahsis edildi.
▪️Tam kapasitede yıllık yaklaşık 30 bin ton sebze üretimi hedefleniyor.
▪️Projenin yıllık yaklaşık 1 milyar TL katma değer oluşturması bekleniyor.
▪️Yaklaşık 1.500 kişiye istihdam sağlanması, istihdamın %75’inin kadınlardan oluşması hedefleniyor.
▪️Üretimde topraksız tarım ve yüksek teknoloji seracılık yöntemleri kullanılacak.
▪️Projede sera alanlarının yanı sıra paketleme, soğuk hava depolama ve lojistik tesisleri de yer alacak.
▪️Enerji ihtiyacında GES ve yenilenebilir enerji sistemlerinden yararlanılması planlanıyor.
▪️Altyapı ihalesi 25 Ağustos 2026’da yapıldı ve altyapının yaklaşık 275 günde tamamlanması planlanıyor.
▪️Altyapı kapsamında yol, içme suyu, atık su, yağmur suyu, elektrik, aydınlatma ve telekomünikasyon sistemleri yapılacak.
▪️İlk etapta 67 sera parseli ve 25 sanayi parseli oluşturulması planlanıyor.
▪️Uzun vadede Batman Çayı boyunca 24 bin dönümlük sera alanına ulaşılması hedefleniyor.
@ferhatozer36 Abide olayını tam araştırmadılar şuskideki işi bilen vasıflı personelleri gönderdiler işi bilenler orada olsaydı tıkanmış olan logarı açarlardi bu kadar da kayıp verilmezdi
Gezi zamanı Reuters muhabirine Reis’in verdiği şu cevabı her izleyişte insan bir kez daha hayran kalıyor. Cevabın kalitesi bir yana o özgüven, o soğukkanlılık, meseleye o hâkimiyet..
Bayern Münih’in yönetim kurulu başkanı, efsane futbolcu Rummenigge, 2013’te, kulüpler birliği toplantısı için Katar’a gider.
Dönüşte, Münih havalimanına iner.
“Gümrüğe beyan edeceğiniz mal var mı?” diye sorarlar.
“Yok” der.
Bizim havalimanındaki polisler gibi sırıta sırıta hatıra fotoğrafı çektirelim diyeceklerine,“Bavulu aç!” derler.
Çünkü orası Almanya...
Vay efendim ben Rummenigge’yim, efsaneyim filan, istersen cumhurbaşkanı ol, hikaye...
“Bavulu aç!”
İki tane Rolex saat çıkar bavuldan.
Ellişer bin eurodan iki Rolex.
Kaçakçılıktan gözaltına alınır!
“İçişleri bakanını arayayım da, gelsin benim önüme yatsın” diyemez.
Demeye kalksa, biliyor ki tutuklanır.
Augsburg gümrük dairesinin başvurusuyla, Landshut mahkemesinde yargılanır.
“Adalet bakanını arayayım da, şu savcıya telefon etsin, baskı yapsın, beni kurtarsın” diyemez.
Demeye kalksa, biliyor ki, bakanı da tutuklarlar!
Deliller incelenir.
140 gün hapis cezası verilir.
İstersen paraya çevir, istersen gir içeri yat denir.
“Parasını ödeyeyim” der.
Hay hay derler, “Kaç para maaş alıyorsun, günlük gelirin kaç paraya denk geliyor?” diye sorarlar.
Günlük gelirini 1785 euro olarak beyan eder. 1785 euroyu 140’la çarparlar, 249 bin 990 euroyu geçirirler Rummenigge’ye!
Saatler 100 bin euro, ceza, 250 bin euro.
(Gelirin ne kadar yüksekse, cezan da o kadar yüksek oluyor. Hırsız zenginse, fakir hırsıza nazaran daha ağır bedel ödüyor. Alman sistemi, yolsuzlukta bile sosyal adaleti sağlıyor. Kaçırılan malın değeriyle ilgilenmiyor, kaçıranın malının mülkünün değerine göre ceza kesiyor.
Mesela, günlük geliri iki katı olsaydı, aynı miktarda kaçakçılık için, 250 değil 500 bin euro geçireceklerdi Rummenigge’ye.)
Neyse, 250 bin euroyu öder.
“Artık gidebilir miyim” diye izin ister.
“Dur hele bakalım” derler, “Sen bu saatleri kaç paraya satın aldın?”
diye sorarlar. Faturayı göstermesini isterler.
Eee, fatura yok.
“Hediye edildi” der.
Hani, bizim bakana
“Nedir bu sana gelen kutular?”
diye sormuşlar, bizim bakan da
“Hediye çikolata geldi, hediye Türk geleneğidir” demiş ya...
Rummenigge de öyle demiş yani...
“Hediye Arap geleneğidir, şeyh cebime sokuşturdu” demiş.
Gel gör ki, Almanya’da da bir gelenek var. 50 eurodan pahalı hediyeye yüzde 30 vergi ödemek zorundasın.
Dolayısıyla, bir 30 bin euro da buradan geçirirler Rummenigge’ye!
“Artık gidebilir miyim” diye izin ister.
“Dur hele bakalım” derler.
Almanya’da 90 günden fazla hapis cezası alırsan “sabıkalı” oluyorsun.
Paraya çevirdim filan, nafile...
İstersen Rıza Sarraf gibi altına çevir, gene olmuyor.
Sabıkanı “sıfırla”yamıyorsun.
Sicil kaydına sabıkası işlenir.
Saatler kendisine teslim edilir.
“Buyurun, artık güle güle takın, iyi günlerde kullanın" denir.
Böyle kötü örnekleri kendinize dert etmeyin..
Amerikalı gazeteci Tucker Carlson,
"Kısa süre önce Orta Doğu'da bir uçaktaydım.
Herkes uyurken, yaklaşık 70 yaşlarında Müslüman bir adamın seccadesini serip namaz kıldığını gördüm.
O an kendi kendime şunu düşündüm:
Uçağın ortasında zaman ayırıp kendisinin Tanrı olmadığını kabul eden ve Yaradanının önünde secde eden bir adam...
Bence o adam, benim düşmanım değil."
You can earn $7000/month if you have ChatGPT, a laptop, and 60 mins a day.
Usually, I charge $79 for this guide, but today you can get it for free.
Like + reply 'Money' and I'll send you my full guide for FREE.
Must follow me to get the guide in DM.
FREE for 48 hours only.
Boğazına kadar borca batmış bir adam, Hazreti Ali’ye gelip: "Yetiş ya Ali…” dedi.
Hazreti Ali (ra) ona, Resûlullah ﷺ’den bizzat öğrendiği bir duayı öğretti ve şöyle buyurdu:
“Bu duaya devam eder, gece gündüz dilinden düşürmezsen; dağlar kadar borcun olsa bile Allah sana ödeme gücü verir.”
Dua bu
اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ
“Allâhümmekfinî bihalâlike an harâmike ve ağninî bifadlika ammen sivâk"
Tarihteki rolü neydi?
🔹 Selçuklu'da Hasan Sabbah
🔹 Irak'ta Kesnizani Tarikatı
🔹 Türkiye'de FETÖ
📍 Ortak nokta: Devlet kademelerine sızıp içeriden çürütmek, işgal ve kaosa zemin hazırlamak.
🎯 ABD merkezli: Pensilvanya, Irak, Ortadoğu…
Tarikatler, ABD ve İngiltere'nin uç karakolları olmuştur tarihte. 🇺🇸🇬🇧
🔴 Arap bir yorumcunun paylaşımı:
Usame bin Ladin’in eski koruması olan Tunus asıllı Sami el-Aydudi, Bin Ladin’in ölümünden sonra Almanya’ya taşındı.
Oturum izni aldı ve camilerde imamlık yapıp dini dersler vermeye başladı.
Alman hükümeti onun varlığından son derece rahatsız oldu.
İstihbarat servisleri, aleyhinde hiçbir delil bulunamaması nedeniyle defalarca ona suç isnat etmeye çalıştıysa da başaramadı.
Temmuz 2018'de polis, küçük bir taşra mahkemesindeki hakimden onun sınır dışı edilmesi için karar çıkarmasını talep etti.
Ancak hakim bu talebi kesin bir dille reddederek şöyle dedi:
"Şu iki şart yerine getirilmediği sürece bunu yapamam: Teröre teşvik ettiğine dair kesin deliller ve Tunus hükümetinden ona işkence yapılmayacağına veya öldürülmeyeceğine dair kesin bir taahhüt."
Buna rağmen İçişleri Bakanlığı hakimin kararını görmezden geldi ve 13 Temmuz 2018'de adamı tutuklayıp Tunus'a sınır dışı etti.
Hakim durumu öğrendiğinde davayı en üst mercilere taşıdı. Bu durum, emniyet teşkilatındaki 7 üst düzey yönetici üzerinde büyük bir baskı oluşturdu.
Hatta hakim, İçişleri Bakanı'nı, adamı derhal geri getirmemesi halinde dokunulmazlığını kaldırmak ve hapse attırmakla tehdit etti.
Sonunda Bakanlık boyun eğdi. Şahsı özel bir uçakla, çok yüksek bir maliyetle Tunus'tan Almanya'ya geri getirdi, kendisinden resmen özür diledi ve maddi tazminat ödedi.
İşte kanun her şeyin üzerinde tutulduğunda böyle olur.
Türkiye'nin en büyük kalkınma projesiydi. Uluslar arası hava limanı bile kuruldu GAP için milyar dolarlar harcandı GAP için. Sulama projeleri hayata geçirildi. Verim arttı. Çiftçi zengin oldu derken birileri GAP'ı durdurmak için düğmeye bastı.
İsraillilere yetki versen bu kadarını yapmazlar.
GAP Ovası Elden Giderken
Bir elinde sopa, arkasında siyasi destek olduğu iddiası, yanında sessizlik... Nasıl olsa denetleyen yok, işlem yapan yok.Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı'nın Urfa'ya geldiği yok. Urfalıların en çok sevdiği Çevre Bakanı Sn Kurum zaten Urfa'ya küsmüş.
Yıkım kararı alınsa bile uygulayacak Belediyenin iş makinesi yok. Mera arazisi mi, hazine arazisi mi; artık bunun da pek önemi kalmamış gibi görünüyor.
Önce bir kooperatif kuruluyor. Ardından parseller oluşturuluyor. Sonra satışlar başlıyor. İnternet sitelerinde ilanlar açık açık yayınlanıyor, alıcılar bulunuyor, villa kondu yapılar yükseliyor. Her şey herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.
GAP sulama sahasında yer alan Akziyaret ve Hamurkesen ovaları başta olmak üzere verimli tarım arazileri, bugün hobi bahçeleri ve villa tipi yapılaşmaların baskısı altında. Bir zamanlar ülkenin tarımsal geleceği için planlanan alanlar, kontrolsüz yapılaşmanın hedefi haline gelmiş durumda. Mantar gibi çoğalan bu yapılar karşısında geri dönüş ise neredeyse imkânsız hale geliyor.
İşin en acı tarafı ise yaşananların gizli saklı olmaması. Herkes görüyor, herkes biliyor. Buna rağmen etkili bir mücadele ortaya konulamıyor. Kaçak yapılaşma büyüyor, tarım arazileri küçülüyor, kamu arazileri el değiştiriyor. Muhtarlar açıkta hazine arazisi satıyor.
Bu tablo karşısında kaçak yapılaşmayı gerçekleştirenler kendilerini haklı görüyor olabilir. Çünkü onların penceresinden bakıldığında ortada bir yaptırım yok. Devletin kurumlarından çekinmiyorlar, cezadan korkmuyorlar. Hatta bazıları için bu durum artık sıradan bir yatırım modeline dönüşmüş durumda.
Şehrin en büyük sorunlarından biri de belki tam burada başlıyor: Herkesin gördüğü bir mesele, kimsenin önceliği olmuyor. Tarım arazileri elden giderken, gelecek nesillerin hakkı göz göre göre tüketilirken, ortak düşünce "Bana ne" anlayışına dönüşüyor.
Oysa mesele birkaç kaçak yapıdan ibaret değil. Mesele, GAP'ın bereketli topraklarının geleceği. Mesele, kamu malının korunması. Mesele, hukukun herkes için eşit uygulanıp uygulanmadığı.
Bugün sessiz kalınan her kaçak yapı, yarın geri dönülmesi çok daha zor bir sorunun temelini atıyor. Ve günün sonunda kaybeden sadece devlet değil; Şanlıurfa'nın toprağı, tarımı ve geleceği oluyor.
Sonuç GAP bir kaç Muhtarın Mührü ise bitiyor.
Son söz, villa kondu yapanların tamamı zengin ve Partili.
@ibrahimyumakli@murat_kurum@aysuntorun@dsigovtr@TCTarim@hasansildak@eminonen@CYAZMAC@RTErdogan@abakingurlek@mustafaciftcitr@nihatcftc
❌ Uber yok
❌ PayPal yok
❌ Booking yok
❌ Discord yok
❌ Airbnb yok
❌ Roblox yok
❌ Starlink yok
❌ Wattpad yok
❌ Threads yok
❌ Amazon Global yok
❌ Apple Pay yok
❌ Google Pay yok
❌ Samsung Wallet yok
❌ Pringles yok
❌ Yangın uçağı yok
❌ Vize randevusu yok
❌ Yeterli et tüketimi yok
❌ Alım gücü yok
❌ Kaliteli operatör yok
❌ Özgür yurt dışı alışverişi yok
❌ Hastane randevusu yok
❌ Deprem planı yok
❌ Yapı denetimi yok
❌ Tarafsız medya yok
❌ Gıda denetimi yok
❌ Vergide adalet yok
❌ Gençlik festivali yok
❌ Yönetimde şeffaflık yok
❌ Torpilsiz mülakat yok
❌ Vizesiz Avrupa yok
❌ Yeterli demiryolu hattı yok
❌ Kamuda tasarruf yok
❌ Yeşil alan yok
❌ Ekonomik özgürlük yok
❌ Temiz çevre yok
❌ Bisiklet yolu yok
❌ Teknoloji üretimi yok
❌ Kira denetimi yok
❌ Sansürsüz TV - sanat yok
❌ Paranın değeri yok
❌ Bağımsız üniversite yok
❌ Adalet yok
❌ Eşit yurttaşlık hakkı yok
❌ Halk iradesi yok
❌ Sandık güvenliği yok
❌ Yaz saati uygulaması yok
❌ Eğitimde kalite yok
❌ Tarım yok
❌ Şehir planlaması yok
❌ Diplomanın anlamı yok
❌ Uygun tatil imkanı yok
❌ Öğrenciye ev yok
❌ Liyakat yok
❌ Muhalif CB Adayı yok
❌ Girişimciye destek yok
❌ Hızlı internet altyapısı yok
❌ Basın özgürlüğü yok
❌ Veri güvenliği yok
❌ Öğretmene kadro yok
❌ Siyasi etik yok
❌ Musluktan içilebilir su yok
❌ İfade özgürlüğü yok
❌ Yeterli öğrenci yurdu yok
❌ LGBT hakları yok
❌ Ucuz ulaşım yok
❌ Bağımsız yargı yok
❌ Emeğin karşılığı yok
❌ Sokakta can güvenliği yok
❌ Mal güvenliği yok
❌ Gençlerin umudu yok
❌ Emeklinin geçimi yok
❌ Çalışanın güvencesi yok