Ödenen toplam bonservis bedeli: 17.3m€
Ödenen toplam yıllık maaş bedeli: 4m€
Trabzonspor, yaptığı genç oyuncu transferleri ile damga vurmaya devam ediyor.
Televizyonda izlerken 'adamlar nerden buluyor ya bunları ucuza, keşke bizim ülkede de şöyle takım olsa' işi halledildi!
the world’s most beautiful city keeps producing football stories worth telling. welcome to trabzonspor. the pride of trabzon and the home of tomorrow’s stars.
🤯🔥 Oulai from Ivory Coast and Lopes Cabral from Cape Verde are playing together at Trabzonspor
💎 Trabzonspor is on its way to becoming Turkey’s superstar factory.
Trabzonspor just signed Sidny Lopes Cabral for €10 million and are about to sell Christ Inao Oulaï for 3-4 times that after his breakout World Cup...their chairman must be laughing all the way to the bank.
Hoca üzerinde çok durmamış ama bence Trabzonsporlu olmanın bedeli meselesini daha fazla konuşmamız gerekiyor. Trabzonsporlu olmanın görünmeyen bir bedeli, maliyeti var. Ama tek başına Anadolu'dan çıkmış olmak, İstanbul'a karşı mücadele etmekten ibaret falan da değil. Trabzonspor'un yaşadığı şey tam burada ayrılıyor diğerlerinden. Ben buna "rağmen bedeli" diyorum. Çünkü bu bedeli başarısız olduğun için ödemiyorsun, bilakis defalarca şampiyon olmana rağmen, kupalar kazanmana rağmen, kaliteli olmana rağmen, onların koyduğu başarı ölçülerini bile fazlasıyla karşılamana rağmen ödeniyor. Yani "iyi değilsin" denmiyor sana. "İyi olsan da..." deniyor. Bunu teknik direktör yaşıyor, futbolcu yaşıyor, taraftar yaşıyor. Milli takımda yaşanıyor, basında yaşanıyor, yedek kulübesinde yaşanıyor, mikrofonun önünde arkasında yaşanıyor. Her yerde.
İşte o yüzden bazı insanlar da bu yükü taşımak istemiyor. Malum kaleci örneğinde olduğu gibi... Gidiyor aynı oyuncu bir anda başka bir formayla çok daha rahat kabul görüyor. Oysa değişen futbolu değil ki yahu, üzerindeki forma, taşıdığı kimlik. "Rağmen bedeli" tam da bu.
Şenol hoca da bunun büyük örneklerinden biri. Trabzonspor'da ödemediği bedel kalmadı. Ne zamanki Beşiktaş'la şampiyonluklar yaşadı, Avrupa'da başarı elde etti o bedel tamamen peşini bırakmasa da en azından bir kısmı kırıldı. Fatih Tekke'nin teknik adamlık kariyerinde yolu henüz uzun ama futbolculuğunda Trabzonsporlu olmanın bedelini nasıl ödediğini hepimiz biliyoruz.
Bunlar istisna değil. Örnek çok. Tabii burada irade de devreye giriyor biraz. Bedeli ödemeyi göze alanlarla bu kıskaçtan çıkıp varlığını kabul ettirmeyi seçenler arasında bir nefis sınavı da yaşanıyor. Yanlış anlaşılmasın. Trabzonspor'dan ayrılan ya da rakip takımda çalışan herkes bu bedelden kaçmıştır demiyorum. Kastettiğim bu değil. Ama böyle bir bedelin varlığını da inkâr etmek mümkün değil.
Yani bunu da fazla romantize etmek istemiyorum öte yandan zira insanın onay görme ihtiyacı gerçek bir ihtiyaç. Belki asıl mesele de burada, insanlara o onayı dışarıda aratmayacak bir iklim oluşturabilmek de gerek bir yandan. Bedel ödeyenlerin hakkını zamanında teslim edebilmek yani. Çünkü sen kendi insanını öteler, örseler, yalnız bırakırsan o da günün sonunda başka yerde kabul görmek istiyor, zayıflık deyin ne derseniz deyin. Bu sadece futbolun değil bütün ilişkilerin de özeti aslında.
Şövalyelik çağında yaşamıyoruz.
Bakın daha dün 3 Temmuz'un yıldönümünü geride bıraktık. O süreçte ödenen bedellerin hesabını çıkarmaya kalksak kalem kağıt yetmez. Ama sen dava sürecinde kendi avukatına bir bardak suyu bile ulaştıramazken, karşı tarafın uzattığı suyu dahi kabul etmeyen, "ben bunu içmem" diyen insanları görmezden gelir, madden hak istemeyenlere manen de hakkını teslim edemezsen, bilakis itibar suikastı yapılmasına yardım ve yataklık edersen, hatta gidip karşı taraftan isimleri kulübün avukatı yaparsan mesela... İşte o zaman olmaz.
Dışarıdaki mücadele ne kadar zor olursa olsun kulüp ya da daha genel ifade edelim "camia" kendi bedel ödeyenlerine sahip çıkmazsa bu döngüyü en çok kendisi beslemiş oluyor, hep öyle oldu.
Dışarıdaki "rağmen bedeli"ni değiştiremeyiz. Denedik, olmuyor. Ama kendi insanına ödediği bedelin karşılığını vermek senin elinde. Trabzonspor'un en büyük sınavlarından biri de bu.
Twitter köşe yazısı gibi oldu gene ama umarım anlatabildim derdimi. Bedel ödemeyi göze alanlarla alamayanların mücadelesinde biz bedeli hayatının rutini haline getirmiş olan sevdalı enayilerle yola devam diyelim...
ya batagovu yarım devre için donduracağız ya da forvet için deniz gül işi ciddileşiyor. +1 yabancı oradan sağlayacağız. acaba tff yabancı sınırı konusunda geri adım atar mı? 12+4 hem stoper hem de hocamın da bahsettiği orta saha için elimizi rahatlatırdı.