Şair, yazar Ataol Behramoğlu'ndan Kemal Kılıçdaroğlu'na:
"Son seçimde cumhurbaşkanı adayı olmaması gerektiğini bu sütunda birkaç kez yazdım.
Buna karşın yine tıpış tıpış gidip elbette lehinde oy kullandık ve yazık ki yine kaybettik.
Anketlerde açık ara önde görünen adaylardan biri seçime girse, bugün belki bambaşka bir Türkiye’de olurduk. Yazık ki olmadı.
Şimdi bulunduğumuz içler acısı durum Kılıçdaroğlu’nu üzmüyor mu?
Görünen o ki üzmüyor.
Dün adalet için yüzlerce kilometre yürüyen siyasetçi, bugün o günkünden daha açık olarak AKP yandaşı olduğu görülen bir yargıyı alkışlıyor.
Butlan kararını siyasi bulmadığını söylüyor. İBB davası denen zulüm süreci hakkında bir eleştirisi yok.
Hatta açıkça dile getirmese de bu adaletsizlikleri, yıllarca genel başkanlığını yaptığı partisine bu yıkıcı saldırıları, pek sevdiği “arınma”nın gereği olarak gördüğü anlaşılıyor...
Sözcü televizyonundaki tavrına ve söylediklerine yapılan eleştirileri tekrar etmeyeceğim.
Ben, yazının girişinde sözünü ettiğim TV programındakiyle taban tabana zıt bir Kılıçdaroğlu gördüm.
Sükûnetini yine korumaya çalışsa da zaman zaman patlamamak için kendini zor tuttuğu görülüyor, fırsat yakaladığını düşündüğü yerlerde sözü gereksizce uzatıyor, kendisine yöneltilen soruyu soruyla yanıtlamak gibi sıradan polemik yöntemlerini sıklıkla kullanıyor, genel merkeze polis saldırısının onun isteğiyle yapıldığını gösteren belgeli kanıtları görmezden gelmeye çalışıyor, zaman zaman (benzetme hoş görülsün) kükreyen fare örneğini anımsatırcasına sesini yükselterek sözüm ona Erdoğan’a yükleniyordu.
Selahattin Demirtaş’ın yıllarca hapiste kalmasına yol açan dokunulmazlığın kaldırılması kararından ötürü pişmanlık duymadığını söylemesi, onu hapishanede defalarca ziyaret ettiğini söyleyerek kendini aklamaya çalışması, ölümüne neden olduğu birinin mezarını ziyaret etmekle sorumluluktan kurtulmuş olunacağını sanmak kadar tuhaf ve duygusuzcaydı.
Sayın Kılıçdaroğlu! Önemli olan bugün, şu anda ne yapmakta olduğunuzdur.
Yükselen CHP ve halk muhalefeti karşısında paniğe kapılan iktidar ve destek aldığı dış güçler, bu yükselişi durdurmak için her türlü kötülüğü yapıyor.
Ülkenin kalbur üstü aydınlarından sokaktaki sıradan yurttaşa kadar milyonlarca insanımızın apaçık gördüğü bu gerçeği siz ve yandaşlarınız görmüyor musunuz?
Nasıl görmezsiniz?
Son TV programında, “Ülkeyi bu duruma kim getirdi, Erdoğan değil mi?” diye kükrüyordunuz.
Ülkeyi getirildiği bu durumdan, arındırma masalıyla CHP oylarını yüzde üçlere, beşlere düşürerek Erdoğan’a bir seçim daha kazandırarak mı kurtaracaksınız?
Yol henüz tükenmemişken CHP’nin seçilmiş genel başkanıyla el ele vererek partinizi ve muhalefeti daha da yükseltin ya da ısrarınızdan vazgeçerek ülkemizin demokrasi ve bağımsızlık tarihine adınızın kara harflerle yazılmasına engel olun.
Bilinçli bütün yurttaşlar, bütün vatanseverler sizden bunu bekliyor.
Şamilleşmiş yine bu zat şöyle ki yine muazzam bir mantık bükmesiyle karşımızda. Borçlu ev sahibi gibi davranıp "Kiraya veririm ama evi satamam" diyor. Oysa mesele ev satışı değil, evin gerçek sahibinin (delegelerin) tapuyu geri istemesi! Koltuğu korumak için hukuku eğip bükme çabası, siyaseten havlu atıldığının itirafıdır. Kıssadan hisse: Delege iradesinden kaçış yoktur.!!
Eczacı haddini aştı..
KK gibi kokmaz bulaşmaz sandılar Onun gibi olur sandılar
İnsanları sokağa çıkarmaz, meydanları doldurmaz sandılar
Normalleşme masallarıyla etkisiz hale getiririz sandılar
İktidarın istediği muhalefet olur sandılar
İstediğimiz kalıba sokarız sandılar
Ama hesap tutmadı...
Adam şifa oldu umutsuzluğa...
Adam umut oldu karanlığa...
Adam milyonların sesine ses kattı...
Eğilmiyor, bükülmüyor, geri adım atmıyor...
On binlerle başladı, yüz binlere ulaştı, milyonlarla kucaklaştı...
Ve her geçen gün büyüyen bir umuda dönüştü.
“Bu eczacı haddini aştı!”
Halkın umuduna sahip çıkmaksa haddini aşmak,
Adaletsizliğe karşı susmamaksa haddini aşmak,
Meydanları umutla doldurmaksa haddini aşmak,
Bu eczacı gerçekten haddini aştı.
Çünkü bazı insanlar makamla büyür...
Bazıları ise milyonların yüreğinde umut olarak.
❤️🇹🇷❤️
📍Keklik insan için önemli bir kuş türüdür. Çünkü bir keklik hayatı boyunca 1 milyon tane kene yer. Keklik yemezsen ölmezsin, ama keklik olmazsa kırım kongodan ölebilirsin..Avcılara Duyurulur..‼️❌️
İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu’ndan dikkat çeken CHP sözleri...
"Gelinen durum CHP’nin iç meselesi değildir. CHP’nin başına kayyum atanmasına bir yargı kararı diyip geçmiyoruz.
Biz bir kayyum cumhuriyeti istemiyoruz! Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz..."