Gençlikleriyle bir kez daha buluşsalar…
Kimi ailesini kurmak isterdi, kimi annesiyle daha çok vakit geçirmek, kimi de bir dil daha öğrenmek!
Darülaceze’deki büyüklerimizin içten dilekleri, hepimiz için yol gösterici.
Dinliyor, değer veriyoruz.
#AileYılı
@MahinurOzdemir Sayın Bakanım bizler KPSS ile göreve başlamış halen alanda çalışan 4D ASDEP personeliyiz. Lisans hatta yüksek lisans mezunuyuz. Bizde diğer ASDEP personeli gibi aynı haklarımızın olmasını istiyoruz. ( Eşit işe Eşit hak )
#4DAsdepMemurOlmalı
@MahinurOzdemir Sayın Cumhurbaşkanımızın dezavantajlı gruplar konusundaki hassasiyetini biliyor ve bu minvalde ASDEP çalışmalarını sahaya yansıtıyoruz. Sadece talebimiz KPSS+ Bakanlık Genel Müdürlerinin Katıldığı Mülakatla işçi olan ASDEP memur olması hususunda destek bekliyoruz. Sayın Bakanım
Antalya Diplomasi Forumu’nda, Filistin Başbakanı Sn. Muhammed Mustafa ve kıymetli eşi ile bir araya geldik.
Barışın diliyle konuşan bir dünya için diplomasinin gücüne inanıyoruz. Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, Filistin halkının onurlu ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için uluslararası toplumun ortak bir sorumluluğu vardır.
Türkiye, adil ve sürdürülebilir bir barış için her platformda Filistin’in yanında olmaya devam edecek.
#MEET4DIPLOMACY
#ADF2025
Bir sosyolog, psikolog veya sosyal Çalışmacı aynı kurumun içinde aynı işi yaparak;
1.Memur Asdep
2.4/b sözleşmeli memur Asdep
3.İşçi Asdep olarak anılıyor.
Ve her3 statüdede kuruma yerleşen personel KPSS veMülakat yöntemiyle atanmıştr.
@MahinurOzdemir#4DAsdepMemurOlmalı
Merhum Volkan Konak söylediği şarkılarında duygu dünyamızda kah Karadeniz gibi coşkun, kah Ayder gibi derin bir his uyandıran ezgileri işlemeyi başarmış, kendisine has üslubuyla Türk müziğinde büyük ve kıymetli bir ekol oluşturmuştur.
Eser ve yorumlarıyla icra ettiği sanatı vesileyle milletimiz nazarında müstesna bir konuma ulaşmış olan Trabzon’un kıymetli evladı Volkan Konak’a Cenabı Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Bayram öncesi son mesai günümüzde kıymetli çalışma arkadaşlarımızla bayramlaştık.
Kimseyi geride bırakmadan, her vatandaşımıza ulaşma vizyonuyla çalışıyor; gönüllere dokunan her hizmette ise onların alın terini hissediyoruz.
Emeği, özverisi ve gayretiyle bu yolculuğu daha da güçlendiren tüm mesai arkadaşlarıma ve ailelerine sağlık, huzur ve bereket dolu bir bayram diliyorum.
#BayramTedbirleri 🚨
#RamazanBayramı'nın ilimizde huzur ve güven içinde idrak edilmesi için Valiliğimizce her türlü tedbir alınmıştır.
🚓 1⃣9⃣0⃣ Polis ve Jandarma ekibi her gün görev alacaktır.
👮🏻2⃣9⃣1⃣3⃣ Kolluk personeli görevlendirilmesi yapılmıştır.
#TürkiyeninHuzuru 🇹🇷
Şimdi gelelim yazımın en can alıcı kısmına...Muhalefet ve muhalifler hakkındaki görüşlerime. Öncelikle sizlere çok özel ve kişisel bir durumu itiraf etmek istiyorum ve bu konudaki samimiyetime inanmanızı istiyorum. Ben yetiştiğim çevre itibarıyla muhalifler arasında büyüdüm, yaşadım. Onların gittiği okullara gittim. Tahmin edersiniz ki küçücük yaşta bu kararları kendim alamazdım. Ailem de benim sadece iyi yetişmemi istedi. Ahlak, edep, vatanseverlik vasıflarımın dışında entelektüel seviyemin de yüksek olmasını istedi. Maalesef ben yetiştiğim çevrede her zaman Fransızların da dediği gibi sürünün "kara koyunu" oldum. Ekonomik olarak benzeştiğim çevreler ile manevi, ruhsal ve entelektüel hiçbir ortak paydada birleşemedim. Bu beni o kadar ama o kadar mutsuz ve yalnız kıldı ki liseden sonra ben aslında yurt dışına giderken bu çevreden de kaçtım. Farklı diyarlarda bana benzeyen insanların olabileceğini düşündüm. İnanılır gibi değil ama öyle de oldu gerçekten. Paris'in kozmopolitliği sayesinde kendi ruh ve zihin dünyamla çok benzeşen dostluklar edindim. Bütün dünyası maddi zenginlik etrafında şekillenmeye insanlarla tanıştım. İnanın ben burada daha az yabancılık çektim. Bir başka deyişle gerçek "beyin göçünü" ben yaşadım. Ama öyle hükümetin baskısından falan değil, asıl bu leş zihniyet ve yaşam tarzından kaçtım. Bunun en yakın şahidi ailem ve yakın çevremdir. Evet benim yurt dışı hikayem işte böyle başladı.
Peki bugünkü muhalefet ve muhalifler hakkında neler söyleyebilirim? Aslında söyleyecek hem çok şey var hem de hiçbir şey yok. Ben "vizyon" diyorum, onlar "şeriat" diyor. Ben "uluslararası ilişkiler" diyorum, onlar "kıyafet" diyor. Ben bu insanlarla ne konuşup paylaşabilirim ki? Bakın mesela Ekşi Sözlük'te hakkımda yazılanlar aslında bu zihniyetin en güzel yansıması. "Benim gibi seküler görünüşlü biri şeriatçıları savunuyormuş". Yıllardır sürekli aynı nakarat. En ufak bir vizyon ve icraat olmamasına rağmen, sürekli algı, yalan, hamaset ve reklam. Doğma büyüme bir İstanbullu olarak her İstanbul'a döndüğümde her köşede İmamoğlu'nun devasa resimlerini görmekten gına geldi. Yıllardır İstanbul'u yöneten bir belediye başkanı olarak elle tutulur hiçbir icraati yok. Destekleyenler de zaten karşılarında "tuvalet terliği" de olsa savunacaklarını itiraf eden zombi gibi seçmenler. Tek diledikleri daha Batılı görünümlü, İslam'a karşı mesafeli, Batı'ya her türlü tavizi vermeye hazır, kendi çarklarını döndürebilecek bir adayı desteklemek.
Muhalif siyasi söylem ve eylemler sadece hükümeti eleştirme üzerine kurulu. İçinde hiçbir farklı fikir, proje, düşünce yok. Kullanılan dil ayrıştırıcı ve seviyesiz. Gittikçe çukurlaşan bir seviye hakim.
Dış siyasete baktığımızda, geçtiğimiz seçimlerde sizi Kılıçdaroğlu konusunda defalarca uyarmıştım. Ne diyordu, "Ukrayna'nın yanında durmalıyız, S-400'lere ihtiyacımız mı var, bize kim saldıracakmış, Esad'la görüşmeli" vesaire. Şu anda başta olsaydı hangi konumda olabileceğimizi düşünebiliyor musunuz?
İmamoğlu'na baktığımızda, bugün rakip olarak gördükleri Erdoğan'ı yerden yere vuran Avrupa ülkelerinde ayakta alkışlandığını görüyorsunuz. Neden? Avrupa bize bayıldığı için mi? Bütün dış siyaseti Türkiye karşıtlığı üzerine şekillenen Yunanistan İmamoğlu'na sıcak bakıyor. İsrail medyasına bakıyorsunuz, orada da İmamoğlu için "Türkiye'yi İsrail ile müttefik yapacak adam" yazıyor. Şimdi ben bu kişinin neyini destekleyeyim, ona nasıl güveneyim? Kaldı ki gece gündüz demokrasiden bahseden bu kişi, beni engellemiş ilk ve tek siyasetçi. Yıllardır Türkiye ve yurt dışında sayısız siyasetçi hakkında yazdım, çizdim, bir İstanbulllu olmama rağmen bunu yaşadım işte.
Bugün kendini "muhalif" olarak adlandıran bazı kişi ve çevrelerin de ülke aleyhine çalıştığını düşünüyorum. Geçmişten gelen bir hesaplaşma arzusu mu, başka güçler tarafından fonlanlanma mı bilemiyorum ama ülke içinde "gerçek" milli aydın bir zümre geliştirilmezse gelecekte ciddi sorunlar yaşayabileceğimizden endişe ediyorum. 👇
Bugün iftarımızı Bakanlık merkez teşkilatımızda omuz omuza görev yaptığımız çalışma arkadaşlarımızla gerçekleştirdik.
Ülkemizin en hassas kesimlerine en kaliteli, en etkili ve en samimi hizmeti ulaştırmak için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Kurduğumuz bu iftar sofrasının; bir muhabbet, dostluk sofrası, yol arkadaşlığı sofrası olmasını diliyorum. Her bir mesai arkadaşıma özverileri için teşekkür ediyorum.
#BizBüyükBirAileyiz
Mesleğini etik değerler çerçevesinde sorumlulukla ve fedakarca yürüten kıymetli meslektaşlarımın 18 Mart Dünya Sosyal Hizmet Günü’nü tebrik ediyorum.
Özverili çalışmalarınız ve emekleriniz için gönülden teşekkür ediyorum.💐
#SosyalHizmetGünü