KİMİN KORKUSU?
Ben bir sanatç��yım. Hayatım boyunca kelimelerle, sahnede yankılanan repliklerle nefes aldım. Sanatın büyüsü, insanın ruhunu serbest bırakmasında saklıdır. Ama bugün bu büyüyü boğmaya çalışıyorlar.
Bugün bu ülkede, bir sanatçı düşüncelerini dile getirdiği için işinden ediliyor. Sanatıyla değil, görüşüyle yargılanıyor. En acısı da bunu, halkın vergileriyle ayakta duran, herkesin ortak değeri olması gereken bir kurum yapıyor. TRT… Evet, hepimizin vergileriyle var olan, hepimize eşit mesafede olması gereken bir devlet kanalı, birilerini “makbul”, birilerini “tehlikeli” ilan ediyor.
Bize yıllarca “sanat özgürdür” dediler. “Sanatçının görevi, toplumun vicdanı olmaktır” dediler. Ama ne zaman ki vicdanımız konuştu, ne zaman ki doğruları dile getirdik, kapılar yüzümüze kapandı. Bu nasıl bir düzen?
Sanatçı susmaz. Sanat susturulamaz. Çünkü sanat, yalnızca alkışlandığında değil, yasaklandığında da yankılanır. Eğer bir sanatçıyı sansürle susturabileceğinizi sanıyorsanız, tarih kitaplarını açın ve bakın. Baskıyla, tehditle, yasaklarla sindirilmeye çalışılan her sanatçı, eserleriyle ölümsüzleşmiştir.
Ve biz de buradayız. Gitmiyoruz. Susmuyoruz. Korkmuyoruz. Bu düzen değişmeli. Ve değişecek.
Adalet Bakanı konuşmuş, ‘milletin huzurunu bozmak isteyenlere geçit vermeyeceğiz’ demiş. Heeeeey Adalet Bakanı, millette huzur mu bıraktınız? Memlekette huzuru olan yalnız siz ve yandaşlarınızdır. Şimdi huzursuzluk sırası sizde!
118. DHY Atamalarında tebligatları değişik nedenlerle gecikmiş, bu yüzden mağdur olan 228 meslektaşımız mevcuttur.
Durumlarıyla ilgili bilgi alacak muhattap dahi bulamadıklarını ifade etmektedirler.
Avrupa'da 100 bin kişi başına düşen hekim sayısının en düşük olduğu, hekim açığı ile karşı karşıya olan ülkemizde hekimlerin atamalarının gecikmesi kaynak israfıdır.
Meslektaşlarımızın atama işlemlerinin hızlandırılmasını bekliyoruz.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
GSM Operatörlerinin, dayatma koşullarla, rezil internet hızları ile, ülkenin gerçeklerinden uzak fiyatları ile kullanıcıları "öpmesi" kabul edilemez. Bu işin artık suyu çıktı. Herkes galiba bu durumdan memnun?
Türk halkı ucuz alışveriş yapmasın. Türk halkı ucuz tatil yapmasın. Türk halkı ucuz yemek yemesin. Türk halkı ucuza yurtdışına çıkmasın. Türk halkı eğlenmesin. Türk halkı gülmesin.
Bunlar için ellerinden ne geliyorsa yaparlar.
“Siz bizi Beşar Esad’a sattınız. İster misiniz bizde sizi PKK’ya satalım” diye bağırıyor. Özetle Türkiye’ye Beşar Esat ile görüşmenize izin vermeyiz diye bu olayları çıkarıyorlar.
Türkiye Şam ile görüşmek için yıllardır beslediği bu asalaklardan izin alacak değildir. @zaferpartisi