Dün, Millî Savunma Bakanlığı 2026 Bütçesi görüşmelerinde;
DEM Partili hatip, Türk ordusunun kurumsal kimliğine “kanla beslenen işgalciler” ve “tecavüzcü” gibi alçakça ithamlarda bulunmuştur.
Ne AK Partili ne de MHP’li milletvekillerinden çıt çıkmamıştır.
Ses, Başbuğ’un kızı Sn. @ayyuceturkestas’tan çıkmıştır. Türk ordusunun sahipsiz olmadığını göstermiştir. Şerefli Türk askerlerine atılan bu iftiraları sert bir dille reddetmiştir.
DEM Partili hatip, “Muhatabım bakanlıktır.” diyerek Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’i işaret etse de; Yaşar Güler ağzını açıp tek kelime etmemiştir. Daha sonra soru-cevap bölümünde bile konuya değinmemiştir.
Şehit annesine “Hadsizlik yapma, sen şehit anasısın, o kadar” diyerek çıkışan Yaşar Güler, bu kez kulaklarını tıkamıştır.
Daha önce de Türk ordusu düşmanı bazı milletvekilleri, şerefli Türk askerine “soykırımcı” demişti.
Bunlar cezasız kalmamalıdır.
“Abdullah Öcalan’ın Numan Kurtulmuş sevdası nereden geliyor?” diye sorduğumuz için bize ceza vermeye kalktınız; peki bu ithamlar cezasız mı kalacak?
Kaydederken en çok zorlandığım video bu oldu.
8-9 dakika dayanıp sonuna kadar izleyebilir misiniz bilmiyorum fakat Türk Milleti’nin Mustafa Kemal Atatürk’e, silah arkadaşlarına ve nice yiğitlere neden en azından minnet borcu olduğunu anlatmaya çalıştım.
Laf ebeliğine gerek yok!
Devletin ülkesi olur.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, sınırları, nitelikleri belli olan ülkenin, Türkiye’nin devletidir.
Patagonya’nın değil.
Ve Türkiye Cumhuriyeti devleti Türk milletinin devletidir.
Zulu kabilesinin değil…
Saçmalamada da bir sınır olmalı!
Saraçhane’de yaptığım konuşmayı çarpıtarak siyasallaştırmaya çalışanları dikkatle izliyorum. Konuşmam çok açık: Anayasa ile güvence altına alınmış gösteri hakkına yönelik çifte standardı eleştirdim.
Polisin bir mitingde sergilediği müsamahanın, İstanbul Saraçhane’de ya da Ankara Kızılay’da gösterilmemesini ve gençlerimize biber gazı, tazyikli suyla müdahale edilmesini eleştirdim. Bu eleştirimiz, anayasal haklara yönelik farklı muameleyedir. Biz, herkese eşit uygulama istiyoruz.
Maalesef yine algı operasyonuyla, karalama kampanyası başlatmaya başladılar. Dün “PKK sevdalısı” dediler, bugün “Kürt düşmanı” diye hedef gösteriyorlar ama kimse heveslenmesin: Ne bu algılara teslim oluruz, ne halkımıza sırt çeviririz.
Kürt kardeşlerimizi terörle aynı kefeye koyan anlayışa hep karşı durdum. Bugün de aynı noktadayım.
Bu toprakları var eden her bir vatandaşımız gibi Kürt yurttaşlarımız da başımızın tacıdır.
Ankara’da Kürt nüfusun yoğun olduğu ilçelerde aldığımız güçlü destek, halkımızın bu anlayışı sahiplendiğinin açık göstergesidir.
Aynı şekilde, PKK gibi eli kanlı bir terör örgütüne karşı duruşumuz da nettir; dün ne dediysek bugün de aynı yerdeyiz.
Bu ülke bir hukuk devleti ise anayasa hepimizi bağlar.
Anayasa’nın 3. Maddesi açıktır: “Bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır.”
Tek bayrağımız da budur, adı Türk Bayrağı’dır.
Son olarak sonradan öğrendiğim kadarıyla engelli bir vatandaşımızı sevindiren polis memurumuzu gönülden kutluyorum.
Ülkemizin her yerinde eylem yapan vatandaşlarımıza yönelik, güvenlik güçlerimizden aynı şefkati beklediğimizi de ifade etmek isterim.
Usulsüz kontratlarınız, karaborsa bilet ve illegal bahis reklamlarınızla Devletimizi ve Türkiye Futbol Federasyonu’nu,
Güdümlü medya mensuplarınız ve samimiyetsiz açıklamalarınızla kamuoyunu,
Yıllardır aldatmaya yönelik hareketler yapan futbolcularınızla, hakemleri ve futbolseverleri yanıltmaya devam edin!
Sayenizde ne güven ne adalet kaldı!
Ama en masum ve mağdur her zaman sizsiniz!
Tebrik ederiz, Türk futbolunu ne hale getirdiniz!
Herhangi biri şunun tam tersini yazmış olsaydı 24 saat geçmeden gözaltına alınmıştı herhalde! Hemen her gün 'halkı kin ve tahrik suçu' işleyen bu şahsı neden gözaltına alınırken göremedik meraktayım! @AliYerlikaya@TC_icisleri@adalet_bakanlik@EmniyetGM
Kütlenin kafa çok karışık çok…
- Bir gün “Türkiye’yi emperyalistler bölmek istiyor” haykırışlarına uyanıyorlar,
- ertesi gün Türkiye Birleşik Devletleri masalına!!!
- Bir gün “İsrail sınırımıza dayandı, bize saldıracak” feryatlarına uyanıyorlar,
- ertesi sabah “Suriye’ye girdik, Şam’ı aldık martavalına!!
- Bir gün terörist başı dedikleri adamı Ankara’da ağırlıyorlar,
- ertesi gün aynı adamla röportaj yapan gazeteciye soruşturma filan açıyorlar.
- Bir gün HTŞ’ye terör örgütü diyorlar,
- ertesi gün Şam’ı fetheden ordu filan diye bağırlarına basıyorlar.
Kütleye de yazık yau!!
Duygularıyla bu kadar oynamayın…
Çok uzun süredir bu sitedeyim, hiçbir pkklının "öcalan meclis'te konuşma yapsın" dediğini şaka olarak bile görmedim, duymadım. Pkklıların bile hayal edemeyeceği, rüyalarında göremeyeceği bir şey. Nasıl bir döneme düştük, inanılmaz.
Bu ülkede huzurun ve barışın hakim olması en büyük dileğimizdir.
Ama bunun yolu terörist başının Gazi Meclisimiz çatısı altında konuşturulması asla değildir.
Millet de tarih de bunu affetmez.
Gencecik kızlarımız katledildi, Adalet Bakanı istifa etmedi. Yenidoğan bebeklerimizin canına kıyıldı, Sağlık Bakanı istifa etmedi. Okullar çöp yığını oldu, tarikatlarla protokoller imzalandı, Milli Eğitim Bakanı istifa etmedi. Yunan Sahil Güvenlik botları defalarca karasularımızı ihlal etti, Milli Savunma Bakanı istifa etmedi. Erdoğan nerede, ne yapıyor hak getire…
Anladık hiç utanmanız kalmamış da, hiç vicdanınız da mı kalmadı, hiç insanlığınız da mı kalmadı?
Bebekleri para uğruna sömüren bu insanlık dışı çete, adaletin önünde hesap verecek! Savcımızın cesur müdahalesiyle bu vicdansızlar hak ettikleri cezayı alacak.
Güvenli kurumlar altında, huzurlu bir toplumda yaşamak bu ülkenin her ferdinin hakkıdır.