Biz Mağlubuz Allah cc. Galiptir,
Allah cc. Galip biz Mağlubuz Paşa!
Bizim vazifemiz Hak yolunda yürümek, Ağzımızda Allah cc. Zikri,
Gönlümüzde O’nun Sevgisi oldukça Bize ne Gam verebilirki?Dostluklarımızda böyle bâki kalacaktır.
Payitaht Abdulhamid
O 42 bin doları niye hissetmiyormuş-muş, kaynakların açık/resmi olmasına rağmen 'onlar ne saçma veriymiş' vesaire.
ABD vatandaşı olan ve sayısı milyona ulaşan evsizler de payına düşen 70 bin doları hissetmiyor mesela.
Çünkü uyuşturucu müptelası veya tembel.
Tanıdık geldi mi?(!)
Dünya da emeklinin bu kadar genç/fazla olduğu,
1 emekliye neredeyse 1.6 çalışanın düştüğü bir ülke de,
Deprem, terör, sığınmacı, savaş;
Hepsi bir yana salt ORTADOĞU tamponu bir coğrafya da açık söylüyorum ağaç kemirilmediğine -evet- şükredilsin.
Her konuda örnek gösterilen Almanya'daki iş disiplinine iki gün dahi katlanamayacak kişiler, hergün feryat figan.
Hayran olunan nedense hep gelir/gider ilişkisi. Kimse bunun nasıl olduğunu, devletin mi yoksa milletinin mi bunu (nasıl) başardığını asla konuşmuyor.
Dünyanın en tembel, en işgüzar, en israfı seven toplumlarından biri olmak bir yana,
En fazla (ve marifetle!) vergi kaçırılan ülkesinde kimse ajitasyon yapmaya kalkmasın.
Eskilerin bir sözü vardır.
Ne verdin ki elime ...
Hadi birde, karşıt ve geneli hakaret içerikli yorum yapanların %80'inin profilinde fotoğrafı olan M. Kemal Atatürk'den bir söz bırakalım:
Türk, Öğün, ÇALIŞ, Güven.
Israrla anlamayanlar veya hayatı boyunca karşısında resmi bir veri gördüğünde (okumak/anlamak zor geldiği için) şirazesi kayanlar için birkaç resmi veri daha verelim.
Bir ülkede yaşayan vatandaşın alım gücünü ülkenin (GSYİH) Gayri Safi Yurtiçi Hasılası değil, (SAGP) Satın Alma Gücü Paritesi belirler.
SAGP'a göre Dünya Bankası'nın 2024 sıralaması da şu şekilde:
1) Çin: 35
2) Amerika: 27
3) Hindistan: 14
4) Japonya: 6,7
5) Almanya: 5,7
6) Rusya: 5,2
7) Endonezya: 4,7
8) Brezilya: 4,2
9) Fransa: 4,0
10) İngiltere: 3,9
11) Türkiye: 3,8
* Trilyon dolar.
Görüldüğü üzere Türkiye tüm dünya ülkeleri içinde 11. sırada.
Bununla beraber SAGP'a göre Türkiye'de kişi başına düşen gelir ise 42.000 dolar olarak belirtilmiş.
Şimdi ise G20 ülkelerinin dış borçlarına bakalım:
Amerika: 34 trilyon (%125)
Japonya: 4.4 trilyon (%98)
Hollanda: 3.8 trilyon (%381)
Fransa: 3.3 trilyon (%112)
İngiltere: 3.2 trilyon (%96)
İtalya: 3.1 trilyon (%145)
Almanya: 2.8 trilyon (%65)
Kanada: 2.7 trilyon (%126)
Çin: 2.5 trilyon (%14)
Avustralya: 1.9 trilyon (%111)
İspanya: 1.7 trilyon (%113)
Meksika: 880 milyar (%53)
Güney Kore: 665 milyar (%38)
Hindistan: 625 milyar (%17)
Türkiye: 476 milyar (%46)
Endonezya: 400 milyar (%29)
Rusya: 290 milyar (%15)
Arjantin: 275 milyar (%43)
Güney Afrika: 263 milyar (%65)
* Amerikan Doları.
Yine -görüldüğü üzere- Türkiye G20 ülkeleri içinde GSYİH'e göre en az borçlu olan ülkeler arasında.
* Parantez içindeki yüzdeler, GSYİH'a göre dış borç oranıdır.
* Veriler 2022-2023 dönemine aittir -ki- 2024 yılı sonunda bazı ülkelerin (örneğin Kanada, Fransa vs.) dış borcunun %25-35 arası daha da artacağı ön görülüyor.
Şunu net olarak anlamakta fayda var:
Bastıkları karşılıksız paralar ve kurdukları sömürü düzeniyle ortalama 1 asırdır sürdürülen yalan refahın/düzenin sonuna gelindi.
Nihai 3. dünya savaşının esas sebebi de bu oluyor/olacak.
Putin'in deyimiyle(hoş kendisi de aynı): 'Vampirlerin maskeli balosu sona eriyor!'
Bugün yeni doğan bir Amerikan vatandaşı, 90 bin dolar borçlu olarak doğuyor.
Bu örnek ile devam ettiğimizde:
Her Alman 75 bin,
Her Fransız 95 bin,
Her Japon 35 bin,
Her Hollandalı 235 bin dolar borçlu olarak doğuyor.
Sıra Türkiye'ye geldiğinde ise bu rakam 5 bin dolar olarak karşımıza çıkıyor.
(Dış borcun nüfusa dağılımı)
GSYİH'e göre baktığımızda;
Türkiye'nin dış borcu, gelirinin %45'i düzeyindeyken, aşağıdaki bazı ülkelerde bu oran:
ABD - %125
İngiltere - %96
Japonya - %98
Almanya - %65
Fransa - %112
Hollanda - %381
Kanada - %126
İtalya - %143
İsveç - %171
İspanya -%113
Yunanistan - %322 şeklindedir.
G20 ülkeleri arasında GSYİH'e göre en az borcu olan ülkelerden birisi yine Türkiye'dir.
Şimdi burada kısa vade borçlar vesaire diyenler olacaktır.
Türkiye'nin kısa vade borcunun neredeyse 10 katını, ABD kendi dış borcunun -sadece- faizi olarak ödüyor.
Hepsinden önemlisi, bunca enflasyona rağmen ülkelerin gerçek/yaşam ekonomisini gösteren SAGP değerine baktığımızda, Türkiye (3.4 trilyon dolar ile) dünyanın en büyük 11. ekonomisidir -ki- bu da ülkeyi Avrupa'da ilk 4 arasına sokuyor.
Yani verilen para, alınan mal/hizmet bakımından Türkiye birçok ülkeden (hala) çok iyi durumdadır.
Bu bilgi ve veriler TUİK değil; Dünya Bankası, IMF, OECD gibi uluslararası kuruluşlardan rahatlıkla teyit edilebilir.
Kısacası,
Felaket tellallarına kulak asmayın.
Aslında tüm ekonomistlerin bildiği, ancak sadece birkaçının söylediği bir realite var:
Türkiye örtülü olarak savaş ilan edilmiş ve en ağır ambargolara maruz kalan bir ülkedir.
Bu şartlarda, bu oranlar ile, bu dinamik nüfus ve bu sanayi ile mevcut (örtülü/açık) ambargolar olmasa, Türkiye 10 yıl içinde inanılmaz bir refaha/düzeye ulaşır.
Avrupa ülkeleri veya sözde hür (özde sömürge) ülkelerine tanınan imtiyazların yarısı Türkiye'ye tanınsa, ülkenin önünde kimse duramaz.
Uygulanan ambargoların sebebi de öyle lanse edildiği gibi insan hakları, finansal hatalar vesaire değildir.
Gerçek sebep;
Türkiye'nin hızla dışarıya yayılması, ciddi ölçüde gelişen milli askeri kapasitesi, gittikçe büyüyen etki alanı,
Kısacası birilerine göre boyundan(!) çok büyük işlere kalkışmasıdır.
Ancak şu da unutulmasın ki,
Türkiye tüm tarihi boyunca oldukça derinlere boy vermekten çekinmemiş ve hiçbir zaman da boğulmamıştır.
Evet belirli bir süre nefessiz/zor da kalınabilir fakat eninde sonunda hedefe ulaşılacaktır.
Sabır.
2011 yılından bu yana bu mecrada iyisiyle kötüsüyle zaman geçirdik.
Çok iyi dostlar edindik, bazen yanlış anladık yanlış anlaşıldık ama yanlışa yanlış demeyi bildik.
İstenmeyen olaylar bazen insanların başına da gelebilir. Üstesinden gelemediği çelişkilerle başbaşa kalan insan, moral bakımından derinden derine sarsılır ama bunu kimseye söyleyemez çünkü ona kimse yardım edemez.
Kendime dönüp içime sığınacağım bir süre. Kendimle ilgili olmayan ama bakmakla yükümlü olduğum evladıma daha fazla zaman ayırmak adına uzun bir müddet burada olamayacağım.
Kırdığım üzdüğüm hayal kırıklığına uğrattığım gerçek insanlardan özür dilerim.
Hakkınızı helal edin…
Benden yana varsa sonsuz kere helal olsun.
Sevgi ile kalın…
Hayat bazen en çok sevdiklerimizi, en çok istediklerimizi alır bizden.
Ve Allah en sabredemeyeceklerimizle sınar bizi. Aklı olan sabırla helalleşir, Olmayan kendiyle cebelleşir!