Türk sinemasının unutulmaz ismi, kahramanlık denince akla gelen ilk yüzlerden biri olan Cüneyt Arkın’ı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
O, yalnızca bir oyuncu değil; cesaretin, vatan sevgisinin ve Yeşilçam’ın efsanesiydi.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun. 🇹🇷
#cüneytarkın
PKK’lılar, DEM’liler biyolojik ırkçılarım en önde gelen temsilcileri. Bir de sosyalist ayaklarına yatarlar. Savundukları kişiler Tuncelilerin namusuna tasallut eden eşkiya derebeyleri.
Cumhuriyet bu sömürgeci, çapulcu derebeyleri yok etti. Tunceli’ye okullar yaptı. Okuma yazma oranı Türkiye’deki en yüksek oranlar haline geldi. PKK ve DEM yavşak yavşak ırkçılık yaparak çapulcu derebeylerini övüyor. @zaferpartisi@zpgencresmi@zaferkusagigm@zaferinmesale@ambargo_tv@Haberinizcomtr
🚨 SON DAKİKA 🚨
Dün
Şanlıurfa’da,
bugün Kahramanmaraş’ta…
Okullara yönelik saldırı haberleri yüreğimizi dağlıyor.
Masum çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, hedef alınması asla kabul etmiyoruz.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Evlatlarımızın Eğitim yuvaları acilen güvenli hale getirilmelidir.
Bu dehşetler artık son bulmalı.
#Kahramanmaraş #Şanlıurfa #OkulBaskını #ŞiddeteHayır
#kahramanmaraş
Savaşın 16. gününde İran halkı gönüllü askere gitmek için sokaklarda...
Oysa manipülatörler, konuları takip etmeyenler, ön yargılılar ve/veya 'İsrail Bi Vuruşta Bitirir Medyası' (Bİ-BAM)'na karşı zihin hijyeni yapmayanlar İran halkının 28 Şubat günü Ali Hamaney'in öldürülmesinin hemen ardından devlet aygıtının çökeceğini ve halkın yönetime el koyarak rejimi değiştireceğini koro halinde söylüyorlardı.
ABD/İsrail'in azgınlığı İran'a 1979 Devriminin anti-emperyalist ruhunu geri getirmiş görünüyor. Bundan sonra İran'da reformcu-muhafazakar tartışması da büyük ölçüde geride kalabilir.
Öte yandan İB-BAM'ın ballandıra ballandıra anlattığı Abraham Lincoln uçak gemisi topal ördek gibi sendeleye sendeleye Amerika'ya giderken, Amerika'nın en büyük ve en modern uçak gemisi ve beraberindeki savaş grubu Bab-El Mendeb Boğazı'nda Husileri geçemiyor.
Hızla hava savunma füzeleri tükenen ve Demir Kubbesi'i delik deşik hale gelmiş olan İsrail ise İran'ın ileri model füzeleri karşısında ne yapacağına dair soğuk terler dökerken, ağzı bozuk liderlerinin sesi çıkmaz oldu. İran'ı bitirdikten sonra Türkiye'yi hedefe koyacaklarını söyleyen muhalefet lideri Naftali Benet de ortalıkta yok.
Bilgiye dayalı bir şekilde olayları yorumlayan (E. Tümamiral Dr. Sayın Deniz Kutluk ve Orta Doğu özellikle de İran uzmanı Gazeteci/yazar Sayın Alptekin Dursunoğlu ile birlikte) bizlerin öngörüleri büyük ölçüde doğru çıktı.
Bundan sonra İB-BAM'ın kendini ciddi bir şekilde sorgulaması gerektiği açık. Bu şekilde bir yayın politikası ile nereye gidilebilir?
'Şuyun buyun yoksa sen Amerika ve İsrail'e kafa bile tutamazsın' diye İran'a tepeden bakıp öfke kusan devlet büyüklerinin yapması gereken ise belli...
Halkımızın büyük bir kısmının yaptığı gibi, Deniz Amiral @adenkut ve Alptekin Bey @Alptekin_D ile yaptığımız yayınları dikkatle izleyip (https://t.co/3zNT5X2hBU #StratejikPusula, @cgtnturk Hasan Hocaya Soruyorum, https://t.co/bf0l0aIfRx) sonuçlar çıkarsalardı çok daha iyi yapmış olurlardı. Bundan sonra yaparlar mı? Pek sanmam.
https://t.co/IZFd6Box2e
https://t.co/3zNT5X2hBU
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın tutuklanması, “Düşman Ceza Hukuku" siyasi zihniyetinin devam ettiğini göstermektedir.
Sözde "açılım" adı altında terör odaklarına alan açanlar, Öcalan için umut hakkı, PKK için af tasarlayanlar bugün Türk Milliyetçiliğini suç gibi göstermeye çalışıyor. Vatanseverleri sindirmeye yönelik operasyonlar sonuç vermeyecektir.
Bağımsız yargı, siyasi operasyonların aparatı yapılamaz! Türk Milliyetçilerini, Atatürkçüleri hedef alan bu sistematik kuşatmanın karşısında dimdik duruyoruz.
@zaferpartisi@tanjuozcanchp@herkesicinCHP
ABD ve İsrail, bugünden itibaren sözde İran Kürdistanı olarak nitelendirilen bölgelerdeki, Devrim Muhafızları ve İran Silahlı Kuvvetleri'ne ait birlik ve binaları bombalamaya başladı.
Bu bombalama, yaklaşık 10 gün önce PKK'nın İran yapılanması PJAK öncülüğünde oluşturulup, “İran Kürdistanı Siyasi Güçleri İttifakı” adıyla birleşen ve "İran İslam Cumhuriyeti’nin sona erdirilmesi için mücadele etmek" amacını güden terörist yapıların önünü temizlemek, Kürdistan, Kirmanşah, Batı Azerbaycan, İlam ve Hemedan eyaletlerinde Suriye'nin kuzeyine benzer bir yapıyı oluşturmak için alan açmaktır.
Bu yapı, aynı zamanda ABD-İsrail adına sahada İran rejimine karşı silahlı bir ayaklanma oluşturacaktır. @zaferpartisi
Organize suç örgütleri ve narko-terör unsurlarının yarattığı tahribat, toplumsal yapımızda onarılması güç hasarlara yol açmaktadır. Bu tehditle mücadele; hamasetle değil, kararlı ve planlı bir devlet aklıyla mümkündür.
Kapsamlı mücadele yöntemlerini, hukuki düzenlemeleri ve sosyal rehabilitasyon süreçlerini içeren eylem planımızı kamuoyuna sunuyoruz.
Bu hayati mücadelede sorumluluk alacak tüm vatanseverleri "Tertemiz Türkiye Çalıştayı"na davet ediyoruz.
🗓 14 Şubat 2026 | ⏰ 10.00 - 17.00
📍 Nazım Hikmet Kültür Merkezi / Kenter Salonu YENİMAHALLE/ANKARA
#TertemizTürkiye
Şeyh Said’in idam cezası ile Ümit Özdağ’a verilen adli para cezası arasında farklılık olsa da her iki durum, Türkiye Cumhuriyeti’nin “vatan hainliği” konusundaki tavrını ve devletin milletine karşı sorumluluğunu göstermesi açısından bugünkü mahkemenin ve o günkü mahkemenin aldığı kararlar arasında anlam ve amaç olarak çok büyük bir fark olduğunu ortaya koymaktadır.
Atatürk ve Özdağ’ın duruşu özdeştir; ikisi de vatanın ve milletin çıkarlarını korumak adına tavizsiz bir yaklaşım sergilemişlerdir. Bugünkü mahkemenin tutumu ise geçmişin doğru kararlarını görmezden gelmekte ve devletin tarihsel sorumluluğuna uygun düşmemektedir.
Şeyh Said’in Musul’un kaybındaki rolü ve Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı oynadığı tarihsel oyun, günümüz kararlarının eleştirel bir biçimde değerlendirilmesinin önemini daha da artırmaktadır.
6 Şubat 2023... Saatlerin durduğu, çığlıkların enkazları aştığı ama sesin gerekli yerlere ulaşamadığı o karanlık sabahın üzerinden 3 yıl geçti.
O gün Hatay’da, Pazarcık’ta, Elbistan’da milletimiz kendi yarasını kendi sarmaya çalışırken; bizler sadece bir siyasi parti olarak değil, bu milletin birer ferdi olarak oradaydık. Ancak o gün gördüğümüz şey bizim varlığımız değil, Türk Milletinin terk edilmişliği ve buna rağmen gösterdiği olağanüstü dayanışmaydı.
Aradan geçen 3 yılda, enkazlar kalksa da gönüllerdeki yıkım kalkmadı. Verilen sözler havada kaldı, barınma sorunu çözülmedi, vatandaşımız konteyner kentlerde yaşam mücadelesine terk edildi.
Biz, sizin o günkü çaresizliğinizi de bugünkü haklı öfkenizi de hiç unutmadık.
Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ ve beraberindeki parti heyetimiz; unutulanları hatırlatmak, tutulmayan sözlerin hesabını sormak ve en önemlisi sizi dinlemek için 5-8 Şubat tarihleri arasında yeniden Hatay ve bölgesinde olacaktır.
Depremzedelerimizi unutanlara inat; onların dertlerini paylaşmaya, seslerine ses olmaya devam edeceğiz.