Bu videoda eşi tarafından şiddete uğradığını gördüğünüz kişinin ismi “Derin Deniz”. Kendisi 2,5 yıldır eşi tarafından düzenli olarak dövülüyor. Hamileliği boyunca dahi bu şiddet devam ediyor. Küçücük kız çocuğu, babası annesini döverken kanlı ellerine ve yüzlerine şahit oluyor…Ankara'da yaşayan Derin'in tek isteği sesini duyurabilmek..El birliğiyle, Derin hayattayken hep birlikte sesi olalım, kardeşimizi yalnız bırakmayalım.
Halkımız, e-Devlet üzerinden istifasını vererek Yeni Parti’ye üye olmak için gün saymaya başlasın. Yeni bir yol, yeni bir başlangıç için şimdi harekete geçme zamanı!
🚢Bandırma Limanı’na yine binlerce angus geldi, ta Brezilya’dan.
➖21 gün yolculuk yapan angusların vücutları tamamen dışkıyla kaplanmış.
➖Yaz sıcağında şehir ağır bir koku altında ve her yeri sinekler istila etti.
🇹🇷Türk hayvan yetiştiricisini yok ederken, yabancıyı destekleyen, yandaşları zengin eden ve çevreyi perişan eden bu anlayıştan,
👉Bir an önce kurtulmak şart!
Gazeteci Alican Uludağ yeniden gözaltına alındı. Biliyoruz ki; yine bir haberi ya da paylaşımı nedeniyle. Yine biliyoruz; hiçbir suç yok. Düşünmeyelim, konuşmayalım, yazmayalım diye. Yeter artık. Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden.
Kemal Kılıçdaroğlu partisine sadece iktidarı değil , ana muhalefeti de kaybettirdi. Dünya tarihinde görülmemiş bir siyasi başarı ! Tebrikler @kilicdarogluk
ODTÜ BİRİNCİLERİ SUSTURULUYOR!
Konuşma hakkı elinden alınan 8 ODTÜ birincisi olarak bizlere yapılan haksızlığı paylaşıyoruz.
• ODTÜ’den 4.0 ortalama ile mezun olan 9 üniversite birincisi olarak hepimiz, törenden iki gün öncesine kadar her yıl birincilerin yaptığı gibi Devrim'de konuşma yapacağımızı zannediyorduk. Ancak birincilerden yalnızca birine konuşma hakkı verildi.
• 17 Temmuz'da derece öğrencileri için bir tören düzenlendi. Bu tören öncesi düzenlenen toplantıda bizlere süre yetersizliği sebebi ile Ankara'dan ve Kıbrıs'tan birer birincinin konuşacağı bildirildi. Konuşmalardan sonra bu kişiyi kararlaştırmak için tekrar çağrıldığımızda bize seçim kriterlerinin hala belirlenmediği aktarıldı.
• 19 Temmuz'daki törenden bir gece önce telefonla arandık ve konuşma yapmayacağımızı öğrendik. Hangi kritere göre seçim yapıldığı ise talep etmemize rağmen bize açıklanmadı.
• Programın sıkışıklığını bahane eden yönetim, bu konuşmayı yapmaya hak kazanmış öğrencilere üçer dakika süre vermek yerine üniversite tanıtım videoları izletti ve Athena grubuna yaklaşık 70 dakikalık bir konser verdirtti. Grubun sahneye çıkmasının beklendiği 20 dakika boyunca hiçbir şey yapılmaması da eklenince “program sıkışıklığı” bahanesinin ne kadar asılsız olduğu gözler önüne serildi.
Tüm dönem arkadaşlarımızla bize karşı yapılan bu büyük ayıbı kınıyoruz!
Biz bu şekilde sansürlenmeyi kabul etmiyoruz. Bu sebeple ODTÜ birincileri olarak çok büyük bir hevesle hazırladığımız ancak yapamadığımız konuşmalarımızı bu gönderiyi alıntılayarak paylaşma kararı aldık. Bizim dillendiremediklerimizi okumanız bizi çok mutlu edecektir.
Katilleri koruyanları, adaleti engelleyenleri ve acımızı alaya alıp, tehdit ve hakaret edenleri…
Unutmayacağız. Affetmeyeceğiz. Yerde kum tanesi bırakmayacağız!
#MinguzziYasasıHemenŞimdi
Atatürk’ün kurduğu Atatürk Orman Çitliği hızla betona gömülüyor
Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ile Medipol Üniversitesi inşaatlarından sonra şimdi de Milli Eğitim ve Aile Bakanlığı AOÇ arazisinde inşaata başlayacak
Hem Ankara’nın kent hafızası yok ediliyor hem AOÇ❗️
CHP'YE OPERASYONLARIN LİSTESİ
Gözaltındaki belediye başkanları
İzmir Belediye Başkanı Fatma Hürriyet Kaplan
Halen tutuklu belediye başkanları listesi
1. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu
2. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat
3. Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler
4. Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan
5. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık
6. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün
7. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe
8. Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara
9. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin
10. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek
11. Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara
12. Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı
13. Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu
14. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan
15. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel
16. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey
17. Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan
18. Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel
19. Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak
20. Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay
21. Buca Belediye Başkanı Görkem Duman
22. Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu
23. Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut
24. Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat
25. Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin
26. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım
27. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner
Tutuksuz belediye başkanları listesi
1. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer
2. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar
3. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar
4. Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere
5. Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit
6. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney
Eski belediye başkanları (Tutuklu)
1. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer
2. Eski Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen
3. Eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem
ODTÜ mezuniyet töreninde gençlerin “Diplomayı aldık ama iptal olmaz inş”pankartı.
Merak etmeyin gençler… Ekrem İmamoğlu iktidarında hiçbir gerçek diploma iptal edilmeyecek ve o kişi de tutuklanmayacak.
📍Vergilerimizle yayın yapan TRT1, dünyada 1,5 milyar insanın canlı izlediği Shakira’nın dünya kupası şarkısını yayınlamıyor.
Vergilerimizden aldığınız her kuruş haram olsun.
İnadına yayınlıyorum!
➖"Ben öğrenciyken, ders kitaplarını kırtasiyeye sipariş ediyorduk. 3-5 ay sonra geliyordu. Birinci yarıyıl bitmiş oluyordu.
➖"Ben öğrenciyken sınıflar 70 kişiydi. Sınıflarda soba bile yoktu."
💡Demiş Bakan Tekin.
👉Söylediklerin doğru değil Sayın Bakan @Yusuf__Tekin ve sen ilkokula benden beş yıl sonra başladın.
➖Ben öğrenciyken ders kitaplarımız okul açılmadan hazır olurdu.
➖Ben öğrenciyken sınıfımızda 20-25 kişi olurdu.
➖Ben öğrenciyken öğretmenlerimiz bize Cumhuriyet'i, Atatürk’ü öğretirdi.
➖Hayatı öğretirdi, ağaç dikmeyi, halı dokumayı, ahşap işlerini öğretirdi.
➖Ben öğrenciyken köyümüzde ilkokul vardı, o okulun öğretmenleri vardı, o öğretmenlerin lojmanları vardı.
➖Artık benim köyümde ilkokul yok, öğrenci yok, öğretmen yok.
➖Benim okuduğum okul harabeye döndü, lojmanlar yıkıldı.
KIYMETLİ EMEKLİLER
Memur ve memur emeklileri dayanışma gurubunun Facebook paylaşımı aşağıdadır:
“TBMM'ye milyonlarca emekliyi ilgilendiren bir kanun teklifi sunuldu. Komisyon'a sevk edilen teklif ile daha önce memurlara verilen seyyanen zammın memur emeklilerine de verilmesi istendi.
Teklifin gerekçesinde seyyanen zammın sadece memurlara verilmesinin sosyal adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu vurgulandı.
Gerekçede şunlar denildi: "14 Temmuz 2023'te yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile 375 sayılı KHK'ye eklenen Ek Madde 40 memurlara yapılan seyyanen ilave ödeme artışının memur emeklilerine yansımasını engelleyen bir hüküm olarak yürürlüğe girmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 40'ıncı maddesiyle, kamu görevlilerine ilave ödeme yapılması öngörülmüş ancak yapılan düzenleme ile söz konusu ödemenin emeklilik haklarının hesabında dikkate alınmaması sonucu ortaya çıkmıştır. Bu durum, görevde bulunan kamu görevlileri ile aynı hizmet ve statü geçmişine sahip memur emeklileri arasında mali haklar bakımından farklılık meydana getirmiştir. Memur emeklilerinin, aktif çalışma dönemlerinde tabi oldukları personel rejimi ve sosyal güvenlik sistemi dikkate alındığında, görevde bulunan memurlara yapılan sürekli nitelikteki mali iyileştirmelerden tamamen dışlanmaları sosyal adalet ve hakkaniyet ilkeleri bakımından yeniden değerlendirilmesi gereken bir durum oluşturmuştur.
"Mağduriyet bitirilmeli"
"Bu Kanun Teklifi ile yeni ve bağımsız bir mali hak oluşturulması değil; 14/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen düzenleme sonrasında memur emeklileri bakımından ortaya çıkan mali farklılığın giderilmesi, sosyal devlet ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda kamu personel sistemi içindeki dengenin yeniden sağlanması; memur emeklilerinin seyyanen ilave ödeme hakkını geri kazanması, hukuksuzluk ve adaletsizliğin sonlandırılarak yaklaşık iki buçuk milyon memur emeklisinin yaşadığı hak ve gelir kayıplarına son verilerek, mağduriyetlerin bitirilmesi amaçlanmaktadır.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ tarafından Meclis'e sunulan kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu'na sevk edildi.
TBMM'ye milyonlarca emekliyi ilgilendiren bir kanun teklifi sunuldu. Komisyon'a sevk edilen teklif ile daha önce memurlara verilen seyyanen zammın memur emeklilerine de verilmesi istendi.”
Umarım ve dilerim bu kanun teklifi yasalaşır inşallah.
Böylece memur emeklilerinin maaşı doğrudan artar.
SSK ve BAĞKUR emeklilerinin maaşı da dolaylı olarak arttırılacaktır.
Aksi takdirde memur emeklileriyle SSK ve bağkur emekli maaşları arasında fark çok açılacaktır.
Bu da toplumsal barışı bozacaktır.
Bu sebeple mecburen SSK ve bağkur emekli maaşlarıda arttırılacaktır.
Küba'dan bir çığlık yükseliyor !
DÜNYAYA AÇIK BİR MEKTUP: Küba'dan bir kadın, kimsenin görmek istemediği suçu ifşa ediyor.
--- Tüm insanlığa, dünya annelerine, Sınır Tanımayan Doktorlar'a, dürüst gazetecilere ve hâlâ adalete inanan hükümetlere sesleniyorum:
İsmim, milyonlarca diğer insanınkiyle aynı. Ünlü bir soyadım ya da yüksek bir makamım yok. Ben sıradan bir Kübalı kadınım. Bir evlat, bir kız kardeş, bir vatanseverim. Ve bunları paramparça olmuş bir ruhla, titreyen ellerle yazıyorum; çünkü halkımın bugün yaşadığı şey bir kriz değil. Bu, Washington tarafından soğukkanlılıkla gerçekleştirilen, yavaş ve hesaplanmış bir cinayet.
Ve dünya başka yöne bakıyor.
👵 BÜYÜKANNEM VE BÜYÜKBABAM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM:
Küba'da yaşlı insanların vaktinden önce ölmesini ifşa ediyorum; çünkü abluka, kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon ve diyabet ilaçlarının ülkeye girişini engelliyor. Mesele kaynak yetersizliği değil. Bu, kasıtlı bir yasak. Küba'ya satış yapmak isteyen şirketler para cezasına çarptırılıyor, baskı görüyor ve tehdit ediliyor. Kendi hükümetleri ise sessiz kalıyor. Ve bu sırada, Kübalı bir büyükbaba göğsünü tutarak bekliyor. Ölüm uyarı yapmaz; ama abluka yapar.
---
👶 ÇOCUKLARIM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM:
Küba'da yakıt yetersizliği nedeniyle kuvözlerin kapatılmak zorunda kalmasını ifşa ediyorum. Amerika Birleşik Devletleri hükümeti hangi ülkelerin bize petrol satıp hangilerinin satamayacağına karar verirken, yenidoğan bebeklerin hayatta kalma mücadelesi vermesini... Washington'daki bir ofiste imzalanan bir emrin, kıyılarından sadece 90 mil ötedeki bir çocuğun feryadından daha önemli görülmesi yüzünden çocuklarının hayatının tehlikeye girdiğini gören Kübalı annelerin varlığını...
Uluslararası toplum nerede? Çocuk haklarını bu denli hararetle savunan örgütler nerede? Yoksa Kübalı çocuklar yaşamayı hak etmiyor mu?
🍽️ KASITLI AÇLIĞA KARŞI SESİMİ YÜKSELTİYORUM:
Ablukanın, kurgulanmış bir açlık yaratma girişimi olduğunu ifşa ediyorum. Gıda, sebepsiz yere ortadan kaybolmuş değil. Gerçek şu ki, onu satın almamız engelleniyor. Gıda taşıyan gemiler taciz ediliyor. Banka işlemleri engelleniyor. Bize tahıl, tavuk ve süt satan şirketlere yaptırım uygulanıyor.
Küba'daki açlık bir tesadüf değil. Bu, ABD hükümetinin bir devlet politikasıdır; 60 yıl boyunca geliştirilmiş, her yönetim tarafından güncellenmiş, Donald Trump tarafından şiddetlendirilmiş ve Marco Rubio tarafından acımasızca uygulanmıştır.
Buna "ekonomik baskı" diyorlar. Bense buna açlığa mahkûm etme terörü diyorum.
ÜLKEMİN DOKTORLARI İÇİN BİR ÇAĞRI:
Tüm dünya çökerken pandemi sırasında hayat kurtaran doktorlarımızın bugün şırınga, anestezi ve röntgen ekipmanından yoksun bırakılmasını kınıyorum. Bunları nasıl üreteceğimizi bilmediğimiz için değil; yetenekten yoksun olduğumuz için de değil. Aksine, abluka yüzünden malzeme, yedek parça ve teknolojiye erişimimiz engellendiği için.
Bilim insanlarımız beş COVID-19 aşısı geliştirdi. Beş tane. Kimsenin yardımı olmadan. Tüm zorluklara rağmen. Ablukaya ve yalanlara rağmen. Yine de imparatorluk, bunu başardığımız için bizi cezalandırıyor.
🌍 DÜNYAYA SESLENİYORUM:
Küba sadaka dilenmiyor.
Küba asker istemiyor.
Küba sevginizi istemiyor.
Küba adalet istiyor. Ne fazlasını, ne de azını.
Halkımın çektiği acıları normalleştirmeyi bırakmanızı istiyorum.
Ablukayı gerçek adıyla, yani İNSANLIĞA KARŞI BİR SUÇ olarak adlandırmanızı istiyorum.
Biz boğulurken "diyalog" ve "demokrasi" masallarıyla kandırılmamanızı istiyorum.
Hayırseverlik istemiyoruz. Sadece yaşamamıza izin verilmesini istiyoruz.
Sessiz kalarak buna ortak olan hükümetlere:
Tarih sizden hesap soracak.
Yalan söyleyen medyaya:
Gerçek her zaman bir yolunu bulup ortaya çıkar.
Yaptırımlara imza atan cellatlara:
Küba halkı unutmaz ve affetmez.
Kalbinde hâlâ insanlık taşıyanlara:
Küba'ya bakın. Ona neler yapıldığına bakın. Ve kendinize sorun: Tarihin hangi tarafında yer almak istiyorum?
---
Bu küçük adadan, devasa bir halkın içinden; pes etmeyi reddeden sıradan bir Kübalı kadından...
Ikay Romay
Eğer bu yazı içinizde derin bir his uyandırdıysa, paylaşın.
İster 10 arkadaşınız olsun ister 10.000 takipçiniz; fark etmez.
Profilinizin herkese açık ya da gizli olması; fark etmez.
Normalde hiç paylaşım yapmıyor olmanız; fark etmez.
Ama bu farklı.
Bu, bir gün batımı fotoğrafı değil.
Bu, bir dedikodu değil.
Bu, sadece bir fikir beyanı değil.
Bu bir HAYKIRIŞ. Ve haykırışlar kendine saklanmaz. Onlar DUYULUR. Onlar TEKRARLANIR. Onlar KOCAMAN BİR KALABALIĞA DÖNÜŞÜR.
Bugün sizden bir "beğeni" istemiyorum.
Sizden, başparmaklarınızı sadece ekranda gezinmekten çok daha büyük bir amaç için kullanmanızı istiyorum.
PAYLAŞIN.
Ki dünya, Küba'da yaşananların sadece bir kriz olmadığını bilsin.
Bu bir SUÇ.
Ki başka ülkelerdeki anneler bilsin; burada çocuklar, abluka yüzünden elektriği kesilen kuvözlerde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Ki başka diyarlardaki büyükanneler ve büyükbabalar bilsin; burada yaşlılar, Washington'ın ülkeye girişine izin vermediği ilaçları beklerken can veriyor.
Ki bu duruma ortak olan hükümetler utanç duysun.
Ki yalan haber yayan medya organlarının saklanacak yeri kalmasın.
Ki sorumlular, SESSİZ KALMAYACAĞIMIZI bilsin.
Bu mesajı paylaşan tek bir kişi dünyayı değiştirmez.
Ama binlercesi, milyonlarcası—işte onlar değiştirir.