İktidarın ortağı olmayı reddedip, iktidar olmak için yola çıkan insanlara, bize yancılık yapmazsanız, kaybedersiniz- kaybederiz, demek ne demek?
Fikir konuşalım dedik, itirazımız var dedik, siz siyaseti sıkıştırdınız...
Yazık oldu...
MÜSAVAT DERVİŞOĞLU İHANET EDENLERE SORDU:
"ÖCALAN DENEN KATİLİN ORTAKLIĞINA MUHTAÇ KALINAN BU İŞTEN NE HAYIR ÇIKAR!''
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu:
- Sorarım size: Öcalan denen katilin ortaklığına muhtaç kalınan bu işten ne hayır çıkar Allah aşkına?
- Bir başka soru da şudur: O katili makbul bir siyaset gurusu gibi yanınıza kimler monte etmiştir?
- Bir kanun teklifi hazırlıyorsunuz.
- Bu kanun teröristlerden ve terör örgütü mensuplarından başka kimin işine yarıyor, hiç düşündünüz mü? Onlara özgürlük ve imtiyazdan gayrı vatandaşa ne getiriyor, hiç hesabını yaptınız mı?
- Diyarbakırlıya, Vanlıya, Batmanlıya, Hakkâriliye iş mi veriyor bu yasa? Şırnaklıya, Bingöllüye, Bitlisliye, Siirtliye ekmek mi kazandırıyor? Urfalının, Mardinlinin, Muşlunun tarlasındaki bereketi mi artırıyor?
- Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaşayan gençlere yeni umutlar mı yeşertiyor? Neyin açılımı bu, hiç kendi kendinize sordunuz mu?
- Sonra bize dönüp diyorsunuz ki: 'Sadece karşı çıkıyorsunuz, hiçbir çözüm sunmuyorsunuz.'
- Çözüm iştedir ve ekmektir.
- Çözüm eğitimdedir.
- Çözüm düşmanlıkta değil, kardeşliktedir. Çözüm tarlalarda artırılan berekettedir. Fabrikaların bacalarındadır, istihdamdadır.
- Çözüm huzurda, refahta ve mutluluktadır.
Meclisi mutat mesaisi dışında zoraki çalıştırarak, malum yasayı Sevr’in yıldönümü olan 10 Ağustos’a yetiştirme ısrarınızın kaynağı nedir?
Kime mesaj veriyorsunuz?
Siz bu milleti ölüm uykusuna yattı mı zannediyorsunuz?
Türk milletinin hakkını ve şerefini korumak için “teröriste af” komisyonunda direndik!
Meclis’te, meydanda, çarşıda, pazarda, vatan toprağının her karışında direnmeye devam edeceğiz!
#KuvaİYİmilliye
🔴 İrlandalı Müslüman Robert Wilson:
Batı, İslam’dan aşırılık nedeniyle korkmuyor.
İslam adil bir ekonomi, disiplinli bir hayat, güçlü aile yapısı ve bağımsız düşünce sunduğu için ondan korkuyorlar.
Mesele din değil, kontrolü kaybetme korkusu.
Amerikalı Yazar Tara Reade:
— "Unutmayın, bunun 'İran Savaşı' olarak adlandırmaya çalışıyorlar.
— Buna 'Epstein Savaşı' denmeli. Çünkü tüm bunlar, kabalın (gizli şebeke), yani temel olarak küresel elit yırtıcı sınıfın ne yaptığını gizlemeye çalışmak için yapılıyor.
Eski deniz istihbarat subayı William Cooper, (1992):
"İsrail, nükleer silahların kullanılacağı, korkunç bir savaş çıkarmak için bir araç olarak var edildi ki, insanlar diz çökecek ve artık savaş olmaması için yalvaracaklar.
Peki bunun cevabı ne olacak? İnsanlara, artık savaş olmamasını garanti altına almanın tek yolunun ulusların egemenliğini yok etmek ve tek bir dünya hükümeti altında tek bir insanlık olarak bir araya gelmek olduğu söylenecek."
İsrail, Amerikan desteğiyle İran'a saldırdı; bu, tahmin edilebilir bir eylemdi.
Dünyada kaç insan var? Yaklaşık 8 milyar. Peki bu saldırıları kaç kişi organize ediyor? Çok az kişi. Matematiksel olarak bunun olmaması gerekiyor, ancak insanlığın kayıtsızlığı ve böl-yönet taktiği bunu sağlıyor.
Gölgelerin derinliklerine indiğinizde, İran liderlerinin aşırıcılığının, Netenyahu Yahudiliği’nin ve sahte Trump Hristiyanlığı’nın aynı güç tarafından idare edildiğini görürsünüz.
“Bir taraf seçin” diyorlar. Hangi taraf olduğunuz umurlarında değil. Oyunun sonunda dayatılacak olan küresel tiranlık. Kimliklerin, inançların resetlenmesi..
Bu tamamen bir tiyatro oyunu; özgürlüğünüzü ortadan kaldırmak için oynanıyor.
Yapay zeka, dijital kimlikler, programlanabilir paralar, gözetleme sistemleri, DSÖ.. hepsi arka planda büyük yıkım zamanından sonra kurulmak istenen yeni tiranlık sistemi için hazırlanıyor.
🇺🇸 Eski CİA ajanı John Kiriakou:
- İsrail, Trump'a "İran'ı siz vurmazsanız nükleer silah kullanırız" dedi
- Bu tür bir tehdit daha önce hiç yapılmamıştı
- Trump: "İran'ı vurmak, İsrail'in nükleer silah kullanmasını engeller ve 3. Dünya Savaşı'nı önler"
-Demek ki neymiş?
+Almanlar bir sabah kalkıp Yahudileri toplama kamplarına almamış!
Bir değil bir çok nedeni varmış!
Hadi o sebepleri bize bu Haham sıralasın..
(Bu bir itiraftır)
@grok@dr_sahintemel@BekirTiryakii@grok kardeş çelik kaç 1500 derecede eriyor. beki uçak yakıtı yandığı zaman ne kadar ısı verir çeliği 1500 dereceye kadar ısıtabilir mi?
DÖNÜYORLAR AMA MİLLETİMİZ AFFETMEYECEK…
Milletimize terörü sonlandıracağı iddiası ile dayatılmak istenen ihanet projesinde, millî direniş ve jeopolitik gerçekler sebebi ile artık sona gelinmiştir.
Bir yandan ortak rapor çalışmaları sürerken, diğer yandan bu sürecin kıvılcımını çakan siyasi yapının, ilk günden beri hatırlattığımız gerçeklerle yüzleşmeye başladığını görüyoruz.
Teröristbaşının TBMM’ye davet edildiği ilk açıklamadan bu yana ısrarla şu iki gerçeği hatırlattık:
-pkk ve siyasi uzantıları, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerini tartışmaya açmak, anayasa değişikliği ile üniter yapımızı ortadan kaldırmak amacı başta olmak üzere hiçbir taleplerinden vazgeçmediler.
-pkk’nın Suriye uzantısı ypg silah bırakmadı, bırakmayacak. İradesi emperyal güçlerin elinde olan örgüt, Suriye’de özerklik adı altında başlayan süreçle bir terör devleti kurmayı hedefliyor. Bu süreçle birlikte de zaman kazanıyor.
Bu gerçekler milletimizin vicdanında da karşılık buldu.
Geldiğimiz noktada, 15 ay önce düğmeye basan aklın, bu gerçekleri, farklı bir dille de olsa kabullenmeye başladığını görüyoruz.
Ancak, ihanet projesinin başarısızlığının siyasi faturasından kaçmak isterken bile yanlışa devam ediyorlar.
ypg’nin elebaşından “Siyonist uşağı” diye bahsederken, onun üst örgütü pkk’nın elebaşına hâlâ “Kurucu önder” demek, milletimizin vicdanını yaralayan bir akıl tutulmasıdır.
Şunu özellikle belirtmek isterim ki, büyük Türk Milleti, bu süreçte edilen hiçbir sözü unutmayacaktır.
Sürekli “devlet aklı” kavramının arkasına saklanıp, kendilerine gizemli bir kişilik yaratanların, burunlarının ucunu bile görmekten aciz, vasat siyaset anlayışını temsil ettikleri ortaya çıkmıştır.
Neyse ki merkezine Cumhuriyet değerlerini alan, hangi etnik kökenden olursa olsun her bir vatandaşının ve devletinin, hak ve hukukunu gözeterek, makul siyaseti temsil eden İYİ Parti vardır.
Bugün olanları, ilk günden söylemiş ve bu ihanet sürecinin tam karşısında milletinin yanında yerini almıştır.
Milletimiz müsterih olsun.
Cumhuriyetimize ve birliğimize yönelecek her saldırı karşısında,
İYİ Parti “SON KALE”dir ve dimdik ayaktadır.
“Ya dediklerimizi yaparsın, ya da işini bitiririz” doktrini, sadece barbarlıktır.
Bir devlet başkanı yozlaşmış ve otoriter de olsa, böylesi bir hoyratlık meşrulaşamaz.
Dünya hızla kural ve kurum tanımaz bir noktaya sürüklenirken,
Cumhuriyet Devletimize ve Milli Kimliğimize ne kadar sahip çıkmamız gerektiğini bir kere daha gördük.
Çünkü,
Bir rejimin istikrarı, sadece “ben kazandım, oldu” denilen seçimlerle ölçülmez.
Bir devletin gücü, ancak kurumlarının ve kurallarının gücüyle orantılıdır.
Bir ülkenin en hayati savunma sistemi ise partizanlığa değil, toplumsal rızaya dayalı siyasettir.
Milletin ortak rızasına boyun eğen bir iktidarın, başka hiç bir güce baş eğmesine de gerek kalmayacaktır.
Dilerim ki,
Türkiye’yi yönetenler de aynı idrak içinde hareket etsinler.