#COP31 hazırlıklarımız kapsamında Yükseköğretim Kurulu’muz tarafından düzenlenen “COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı”na katıldık.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı’mız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ve COP31 Başkanı Sayın Bakanımız Murat Kurum’un katılımlarıyla kıymetli akademisyenlerimizle birlikte üniversitelerimizi sürecin merkezine taşıyacak adımları değerlendirdik.
COP31’i bilginin çözüme, çözümün uygulamaya dönüştüğü güçlü bir başlangıç noktası hâline getirmeyi hedefliyoruz.
Bu anlayışla bilim diplomasisini güçlendirecek, üniversitelerimizi uluslararası araştırma ağlarıyla daha fazla buluşturacak, bilimsel bilgiyi teknolojiye ve somut projelere dönüştüreceğiz.
@murat_kurum@erolozvar@turkiyecop31
📍Ankara
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Konulu Güvenlik Toplantımızı gerçekleştirdik.
Hedefimiz; suç örgütlerini yapılanma aşamasında tespit etmek, insan ve finans kaynaklarını kesmek, suç gelirlerini hukuk çerçevesinde devletimizin denetimine almaktır.
İçişleri Bakanlığı olarak; riskleri önceden gören, tehditleri oluşmadan bertaraf eden bir güvenlik anlayışıyla hareket ediyoruz.
Yapay zekâ destekli analiz, büyük veri, dijital delil inceleme ve finansal iz sürme kapasitemizi güçlendirerek hiçbir suç yapılanmasına alan bırakmayacağız.
Suçun kaynağına inecek, örgütlü yapıları dağıtacak, huzur ve güven iklimimizi daima güçlü tutacağız.
Bedelli askerlerin yemin töreninden dün bir video paylaştım. O videodaki mehter vurgumdan rahatsız oldunuz. Yürüyüşü bahane ederek eleştiri yaptınız. Alın size aynı törenden yürüyüş gösterimi. Sizin derdiniz yürüyüş değil mehter..
Gittiği her yerde gönüllere dokundu, insanları dinledi, talepleri not aldı ve samimiyetiyle karşılık buldu.
İşte önemli olan bu.
"GÖNÜLLERE DOKUNMAK"
Teşekkürler Mustafa Sever 🇹🇷👏
Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan, milletimizin hür iradesiyle gerçekleştirilen demokratik seçimlerde defalarca sandıktan birinci çıkarak görev almış bir liderdir. Siyasi meşruiyetini daima milletten alan bir devlet adamını, darbeci ve diktatörlükle özdeşleşmiş isimlerle yan yana anmak; demokrasiye, sandığa ve aziz milletimizin iradesine saygısızlıktır.
Türkiye’de vesayet düzenini özleyen, milletin tercihlerini kabullenmekte zorlanan anlayışın dili yıllardır değişmemiştir. Sandıkta kazanamayınca milletin kararını hedef alan bu yaklaşım, demokratik olgunluktan uzak bir siyasi tutumun yansımasıdır.
Cumhurbaşkanımız, sadece ülkemizde değil, uluslararası alanda da uzun yıllara dayanan demokratik tecrübesiyle öne çıkan saygın liderlerden biridir. Onu baskıcı rejimlerin temsilcileriyle kıyaslamak, tarih bilgisinden ve siyasi muhakemeden yoksun bir değerlendirmedir.
Aynı zihniyetin, AK Parti’nin millet nezdindeki güçlü karşılığını yok saymaya çalışması da hakikati değiştirmez. AK Parti, milyonlarca üyesi ve her seçimde ortaya çıkan güçlü millet desteğiyle Türkiye siyasetinin en önemli aktörlerinden biridir. Gerçekler, temennilerle değil; milletin iradesiyle şekillenir.
Biz, dün olduğu gibi bugün de milletimizin emanetine sahip çıkmaya, demokratik siyaseti güçlendirmeye ve milli iradeyi her türlü vesayet anlayışına karşı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
Dün, yiğitliğin, vefanın ve Anadolu irfanının kadim şehri Sivas’taydık…
AK Parti TBMM Grup Başkanımız Sayın Abdullah Güler ile birlikte Sivas Valiliğimizi ziyaret ederek Valimiz Sayın Dr. Yılmaz Şimşek’ten şehrimizin huzur ve güvenliği ile devam eden kamu hizmetleri hakkında bilgi aldık.
Ardından İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Bilal Erdoğan’ın da katılımıyla, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) örnek hayatını gelecek nesillere aktaracak Siyer-i Nebî Külliyesi’nin temelini dualarla attık. İslam coğrafyasının dört bir yanından getirilen toprakların buluştuğu temele, Buhara’dan getirilen toprağı döktük.
Sivas Belediye Başkanlığımızı ziyaret ederek Belediye Başkanımız Sayın Dr. Adem Uzun ile şehrimizde yürütülen hizmet ve yatırımları değerlendirdik.
Programımızın devamında Sivas İl Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binamızın ve Yıldızeli Hükümet Konağımızın temellerini attık; yapımı tamamlanan Koyulhisar İlçe Jandarma Komutanlığı Hizmet Binamızı hizmete sunduk. İl Özel İdaremiz ile Sivas Emniyet Teşkilatımıza kazandırılan iş makineleri ve araçların teslimini gerçekleştirdik; 26 yeni araçla polisimizin sahadaki hareket kabiliyetini güçlendirdik.
Törenin ardından Abdulvahabi Gazi Hazretleri’nin türbesinde dualar ettik; restorasyonu devam eden Sivas Ulu Camii’nde incelemelerde bulunduk ve Selçuklu medeniyetinin eşsiz eserlerinden Gök Medrese’yi ziyaret ettik.
Kangal ve Divriği Hükümet Konaklarımız ile Suşehri ve Gürün İlçe Emniyet Müdürlüğü hizmet binalarımızda sürdürülen çalışmaları da yakından takip ediyoruz.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın liderliğinde; Sivas’ımızın huzuru, güvenliği ve kalkınması için eser ve hizmetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Yatırımlarımızın ve attığımız temellerin Sivas’ımıza hayırlı olmasını diliyor; emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
@sivasvaliligi@avabdullahguler
#Sivas
#SiyeriNebi
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın teşrifleriyle, TÜGVA Yaz Okulları Finali’26 programında gençlerimizin coşkusuna ortak olduk. 🇹🇷✨
Sportif faaliyetlerden Kur’an-ı Kerim ve hadis derslerine, eğitici ve sosyal etkinliklere uzanan programlarda bu yıl 717 bin ortaokul öğrencimiz ilimle, irfanla ve güzel ahlakla buluştu.
Rabbim evlatlarımızı vatana, millete ve ümmete hayırlı eylesin.
Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.
@tugvaTR
Mahallelerimizde, köylerimizde çocuklar yalnızca ailelerinin değil, mahallenin ve köyün büyüklerinin de terbiyesiyle yetişirdi. Onlar, hayatın sessiz öğretmenleriydi. Arifane bakışları, muhabbet dolu gönülleri, edep ve görgüye tavizsiz bağlılıklarıyla bizlere fark ettirmeden istikamet çizer, şahsiyetimizin inşasına en az ailelerimiz kadar katkıda bulunurlardı.
Ahmet amca, nam-ı diğer Arnavut’un Ahmet, işte o güzel insanlardan biriydi. Duru ve zengin Türkçesi, nüktedan sohbeti, zarif üslubu ve gönül insanı kimliğiyle hafızalarımızda müstesna bir yer edindi. Çocukluğumun geçtiği köyde onun gibi bir büyüğün dizinin dibinde bulunmak, aynı sofrayı paylaşmak, tatlı şakalarına muhatap olmak ve hayat tecrübesinden istifade etmek benim için daima büyük bir bahtiyarlık ve lütuf olarak kalacaktır.
Bugün Ahmet amca, fâni âlemden bâki âleme irtihal etti. Geride ise gönüllerde silinmeyecek hatıralar, güzel bir isim ve hayırla yâd edilecek bir ömür bıraktı.
Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Mekânı cennet, makamı âlî, ruhu şâd olsun.
TÜGVA, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sahneye çıkarken koreografi düzenledi.
Koreografide yer alan isimler:
▪️Fatih Sultan Mehmet
▪️Yavuz Sultan Selim
▪️Sultan II. Abdülhamid
▪️Recep Tayyip Erdoğan
@leylasahinusta Leyla hanm aile kurumu bitti hiç övünmeyin bu vabal sizin enbuyuk yanlış hata şuan ki çıkarmış olduğunuz aile kanunlardr halkdan meydanlardan kopuksunuz
İstanbul Valisi Sayın @gul_davut 39 İlçe Kaymakamlığı ve ilgili kurumlara yazı göndererek Okullarda Cuma Namazı kılınacak şekilde Mescitlerin hazırlıklarının yapılmasını talep etmiştir.
Sayın Valimiz Davut Gül beyi tebrik ediyorum, ALLAH kendisinden razı olsun. Olması gerekenler bir bir gerçekleşiyor.
“Toplumumuzun manevi değerleri doğrultusunda, öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarının temel hak ve özgürlükleri kapsamında yer alan ibadet ihtiyaçlarının karşılanması önem arz etmektedir. Bu bağlamda, okul ortamlarında öğrencilerin sosyal, kültürel ve ahlaki gelişimlerinin desteklenmesi ile birlikte, inanç ve ibadetlerini uygun ortamlarda yerine getirilebilecekleri alanların sağlanması eğitim hizmetlerinin bütünleyici bir parçası olup önemli bir gereksinim haline gelmiştir”.
(Vali Davut Gül)
@TC_icisleri@TC_istanbul
Ahmet Davutoğlu’nun beklenen siyasal başarıya ulaşamaması, yalnızca bireysel liderlik özellikleriyle açıklanabilecek bir durum değildir. Bu durum, Türkiye’nin siyasal kültürü, liderlik sosyolojisi ve seçmen davranışlarının birlikte değerlendirilmesini gerektiren çok boyutlu bir olgudur.
Türkiye’de siyasal meşruiyet, yalnızca akademik birikim, entelektüel kapasite veya politika üretme becerisiyle inşa edilmemektedir. Seçmen davranışı, dünden bugüne büyük ölçüde güven, karizmatik liderlik, kriz yönetme kapasitesi, karar alma iradesi ve güçlü bir temsil duygusu üzerine şekillenmiştir.
Bu çerçevede Davutoğlu, akademik yetkinliği ve devlet tecrübesine rağmen bu nitelikleri geniş toplumsal kesimler nezdinde güçlü bir siyasal liderlik algısına dönüştürmekte hiçbir zaman başarılı olamamıştır.
Bunun yanında, AK Parti’den ayrılış süreci kamuoyu nezdinde yeni ve güçlü bir siyasal meşruiyet zemini oluşturamamış; uzun yıllar AK Parti’nin en üst kademelerinde görev yapmış olması ise sonraki eleştirilerinin inandırıcılığı konusunda soru işaretleri doğurmuştur. Başta Suriye politikası olmak üzere dış politika uygulamalarına ilişkin kamuoyu algısı, teorik ve akademik söyleminin geniş seçmen kitleleriyle güçlü bir bağ kuramaması, yeni kurulan partilerin örgütsel dezavantajları ve Türkiye’nin lider merkezli siyasal yapısı da bu tabloyu pekiştirmiştir.
Davutoğlu örneği, siyaset sosyolojisinin temel gerçeklerinden birini açık biçimde ortaya koymuştur: Akademik yetkinlik ve devlet tecrübesi, tek başına siyasal başarı üretmeye yetmemiştir. Zira kalıcı siyasal başarı; toplumsal güvenin tesis edilmesi, güçlü bir meşruiyet zemininin oluşturulması, etkili liderlik, sağlam bir örgütsel kapasite ve toplumun beklentileriyle sürdürülebilir bir bağ kurulabilmesine bağlıdır.
Davutoğlu ise bu bağı hiçbir zaman yeterli düzeyde kuramamış; siyasal iletişim ve güven ilişkisini de sürdürülebilir hâle getirememiştir.
Davutoğlu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şekillenen güçlü siyasal yapı içerisinde önemli görevler üstlenmiş ve etkili bir siyasi aktör olarak öne çıkmıştır. Ancak bu yapıdan ayrıldıktan sonra aynı toplumsal desteği ve siyasal etkiyi bağımsız bir siyasi hareket çatısı altında yeniden üretememiştir. Bu durum, Türkiye gibi lider merkezli siyasal sistemlerde kurumsal güç ile kişisel liderlik kapasitesinin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu; mevcut siyasal sermayenin ve toplumsal desteğin yeni bir siyasi oluşuma aynı ölçüde taşınmasının ise oldukça güç olduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak Ahmet Davutoğlu kurduğu partide genel başkan değişimini bile gerçekleştiremediği gibi Cumhurbaşkanımız gibi güçlü bir liderin rüzgârı olmadan siyaset yapmanın imkânsızlığı ile de yüzleşmiştir.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’na katıldık.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın teşrifleriyle düzenlenen İletişim Şûrası’nda; kamu kurumlarımızdan medya ve akademi dünyasına, özel sektörden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir katılımla Türkiye’nin iletişim vizyonu, dezenformasyonla mücadele, afet ve kriz iletişimi, sosyal medya ve yapay zekâ başta olmak üzere iletişim dünyasının bugünü ve geleceği ele alındı.
İletişim; yalnızca bilgi aktarmak değil, hakikati korumak, milletimizin sesini doğru mecralarda güçlü biçimde duyurmak ve devlet-millet bağını daha da sağlamlaştırmaktır.
Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şekillenen Türkiye İletişim Modeli’nin; ülkemizin haklı sözünü dünyaya güçlü biçimde anlatan, dezenformasyona karşı hakikati savunan ve milletimizin güvenini esas alan önemli bir yol haritası olacağına inanıyoruz.
Şûra’nın ülkemiz ve iletişim camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyor; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanımız Sayın Burhanettin Duran başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
#İletişimŞûrası
@iletisim@burhanduran