Değerli Türkologlar
12-15 Ekim 2026 tarihleri arasında yapılacak olan Türk Dünyası Modernleşmesi IV: Türk Dünyasında Dil Sempozyumu bildiri gönderim tarihi sona ermiştir. Dün itibariyle 150'den fazla bildiri özeti tarafımıza ulaşmıştır. Düzenleme kurulu olarak bildiri özetlerini inceliyor ve hocalarımıza mail yoluyla dönüş yapıyoruz. Yakın zamanda katılım listesi duyurulacaktır.
Bildirileri kabul edilen yüksek lisans ve doktora öğrencileri büyük bir ihtimalle Ege Üniversitesi Öğrenci Köyünde konaklayacaklardır. Bunun gerçekleşmesi için çaba sarf ediyoruz. Diğer katılımcılarımızın da konaklayabilmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu sempozyuma özel açılış konuşmalarında bir farklılık olacak ve onur konuğu hocalarımız birden fazla açılış oturumu gerçekleştireceklerdir.
Bilginize...
🇹🇷 11 Ağustos 2017’de Maçka’da hain saldırı sonucu şehit düşen Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’i şehadetlerinin yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Ruhları şad olsun.
#iyikivarsıneren#ErenBülbül#ferhatgedik
Milliyetçi Akademisyenler Derneği (MAD), "Türk Vatanı Kıbrıs" başlıklı açıklamasında, Kıbrıs'ta federasyon modelinin artık geçerliliğini yitirdiğini belirterek, tek gerçekçi çözümün egemen iki devletli model olduğunu savundu. https://t.co/JQAnjHSfdT
Değerli Türkologlar, Türk Dünyası Modernleşmesi IV: Türk Dünyasında Dil Sempozyumu'nun tarihi 12-15 Ekim 2026 olarak değiştirilmiştir.
Bildiri göndermek isteyen hocalarımız aşağıdaki sitemizi lütfen ziyaret etsinler.
https://t.co/0jqy6JmZYp bildiri göndermek için:
https://t.co/C5BLttr1ei
Bildiri başlığı ve özetinin gönderilmesi için son tarih: 15 Ağustos 2026 Katılımcıların kısa akademik özgeçmişlerini göndermeleri için son tarih: 30 Temmuz 2026 Sempozyum Tarihi: 05 – 08 Ekim 2026
@teskilatleri@zorlu77@yeeorgtr@turksoyorg@Tika_Turkiye@TDK_govtr@ttkgovtr@TcYuksekKurum
Şehit arkadaşlarının mübarek naaşını, Irak'ta inlerinde yaşayan teröristlerin elinde bırakmamak uğruna, 6-7 Temmuz 2025'te ay yıldızlı al bayrağa sarılan şehitlerimize rahmetle, minnetle, saygıyla...
Cihat Yaycı :
⁉️ BU NASIL BİR TEZATTIR?
Bebek dahil 12 masum insanı yakarak katleden terör örgütü mensubu bugün meydanlarda “barış”, “demokrasi” ve “insan hakları” üzerine nutuk atabiliyor.
Daha da vahimi, bunu hiçbir pişmanlık emaresi göstermeden yapıyor. Aksine, bu ve bunun gibiler “Biz pişman değiliz.” diyerek işledikleri suçları reddetmediklerini, benimsediklerini ve meşru gördüklerini açıkça ilan ediyorlar.
Hakkında da hiç bir işlem yapılmıyor!
Peki sormak gerekmez mi?
Bebek katilleri vicdan dersi verebilir mi?
Masum insanları diri diri yakanlar insan haklarından söz edebilir mi?
Terörü yöntem olarak benimseyenler demokrasi adına konuşabilir mi?
Silahla, bombayla, cinayetle hafızalara kazınmış bir örgütün mensupları barışın temsilcisi olabilir mi?
Elbette olamaz.
İşte asıl tezat budur.
Bir tarafta evlatlarını kaybetmiş ailelerin hiç dinmeyen acısı, binlerce şehidimizin aziz hatırası ve gazilerimizin fedakârlığı dururken; diğer tarafta bunlardan hiçbir pişmanlık duymayan kişilerin meydanlarda kahraman gibi karşılanması ve propaganda yapabilmesi, hukuk devleti ve toplumsal vicdan açısından üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir tablodur.
Hiç kimse düşüncesinden dolayı suçlanamaz. Ancak şiddeti öven, terör suçlarını meşrulaştıran veya bunları haklı göstermeye çalışan söylemler ile ifade özgürlüğü aynı şey değildir. Demokratik toplumlarda da ifade özgürlüğünün sınırları, başkalarının hakları ve kamu düzeni çerçevesinde belirlenir.
Devletin görevi; şehit ailelerinin vicdanını yaralayan, terörü meşrulaştıran ve toplumsal huzuru zedeleyen söylemlere karşı hukukun gereğini kararlılıkla uygulamaktır.
Çünkü terörün normalleştiği yerde ne gerçek demokrasi olur, ne gerçek özgürlük, ne de gerçek barış.
🇹🇷 Cihat Yaycı, Milliyetçi Akademisyenler Derneği’nde kıymetli akademisyenlerimizle “Mavi Vatan ve Türk Denizcilik Tarihi” konusunda söyleşi yapmıştır.
@milliyetci1923
Hiç bir zaman Osmanlı düşmanı olmadım. Bana göre Osmanlı Türk’tür. Uzmanı olmadığım konuda konuşmam doğru değil . yanlış hatırladığım bir konuda fikir beyan etmişim. Konu uzmanları en iyi değerlendirmeyi yaparlar diye düşünüyorum. Bilginize…
Görevli olarak bulundukları Katar’da helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Binbaşı Sinan Taştekin ve ASELSAN'lı çalışma arkadaşlarımız İsmail Enes Can ve Süleyman Cemre Kahraman’a Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, yakınlarına, Türk ve Katar Silahlı Kuvvetlerine, aziz milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun.
Şehitlerimizin mekânı cennet, ruhları şad olsun.
Düşünceleriyle bir millete yön veren, kalemiyle bir kimlik inşa eden bir isim: Ziya Gökalp
“Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” fikriyle; geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurdu. Onun satırlarında yalnızca fikir değil, bir milletin istikameti vardı.