Sokak ortasında canımızı alıyorlar. Kim bunlar? Kanundan devletten korkmayan, birer cinayet makinesi gibi ortalığa saçılmış, eğitimsiz sosyal teröristler. Düzen onlara suça sürüklenen diyor. Ama gerçekte bunlar bu milletin bağrında bir kanser hücresidir.
Gözaltına alındı ama en fazla tehlikeli araç kullanımı ve kasten yaralama gibi adi suçlardan yargılanır. Bir şey de çıkmaz.
Hâlbuki bu tip şehir eşkiyaları toplumun sokakta çekinmeden ve "başıma bir iş gelmez" düşüncesiyle gezinme özgürlüğünü ihlal ediyor.
Toplum bu tip şehir eşkiyaları yüzünden sokakta başıma bir iş gelebilir, yok yere ölebilirim, riskli araç kullanarak hayatımı tehlikeye atan sürücüye tepki göstermek bile yaralanma veya ölüm riski barındırıyor vsvs gibi olağan dışı ve sağlıksız bir ruh haline giriyor.
Kadınlar gece sokakta yürürken saldırı, taciz, şiddet vb eylemlerine maruz kalmaktan korkuyor. Aileler çocukları kapıdan adım atarsa sokakta bıçaklanır travmasıyla yaşıyor.
Yani bu tip şehir eşkiyaları en temel hak olan huzur ve sükun hakkını yok ediyor. Yani sosyal bir terör yaratıyorlar.
İşte tam olarak bu nedenle yargılanmaları gerekir.
Ama maalesef hukukumuzda böyle bir eğilim yok.
Muharrem İnce: "Ey ÖSYM, aklımıza gelen başımıza geldi.
Afrika'dan, Ortadoğu'dan, Afganistan'dan getirdiğiniz 400.000 öğrenciyi sınavsız üniversitelere yerleştirdiğiniz için Türk çocuklarını yerleştiremediniz. Herkese dost, Türk'e düşmansınız."
Yıllardır beklenen müjde sonunda geldi😂 Yaparsa AK Parti yapar dedi ve Sayın Cumhurbaşkanımız yine haklı çıktı.
Suriyeliler yıllardır Türkiye'ye pasaportsuz giriyor, bizim vatandaşlarımızın kimin yönettiği belli olmayan Suriye'ye pasaportla girebileceği müjde gibi duyuruluyor. Bu arada bir hususu daha merak ediyorum, Suriye'ye girerken pasaporta mührü terör örgütü PYD mi vuracak? Yoksa El-Şara'nın kabile üyelerinden birileri mi?
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Mehmet Sarıbıyık'ın yeğeni Rabia Sarıbıyık'ın, KPSS'den 52 puan almasına rağmen üniversiteye memur olarak alındığı ortaya çıktı.
Devletin kılcal damarlarına sızarak ve en yetkili imzaları kullanarak istediği diplomayı, belgeyi üreten hatta tapu devirleri yaptığı iddia edilen bu çetenin varlığı yaşanan DEVLET KRİZİNİN son perdesidir.
Bugün bir ülkenin siber güvenliği, milli güvenliğinin temel sütunlarının başında gelmektedir. Liyakatsiz yönetim ülkemizi her geçen gün daha da savunmasız hale getirmektedir.
Durumun devlet ve toplum için ortaya çıkardığı tehdit ortada iken hala bazı çevrelerin bu vahim tehdidin varlığını inkar çabası içinde olduğunu görüyoruz.
Zafer Partisi olarak bu konuyu yakından takip edeceğiz. Hukukçularımız davaları kendi davalarıymışcasına izleyecek. Ayrıca Zafer Partisi Genel Merkezi’nde konu ile ilgili bir komisyon kuracağız. Devleti çürümeye karşı korumak milli bir görevdir.
Aşağıda iddianameyi özetleyen Con Simov’un x’ini muhakkak okuyun. @zaferpartisi
Sahte diploma soruşturma dosyasındaki Abdülhamid’in 4. Kuşak torunu çakarlı arabayla geziyordu.
Aylar önce bu olayı da ifşa etmiştim ancak hiçbir şey olmamış gibi devam ettiler.
Bu ülkede hakkınızla bir yere gelmeye çalışmak enayilik oldu. Çok yazık.
Rezan Epözdemir, Mattia Ahmet Minguzzi davasının 4. duruşması öncesi kendisine ve eşine gelen tehdit mesajlarını tek tek okudu
💬"Ölümle tehdit edeceksin!"
💬"Keleşle tehdit edeceksin!"
💬"Savcılık tespit edip sevk edecek tutuklamaya ama suç ceza hakimliği adli kontrolle bırakacak!"
Kastamonu Çatalzeytin’de yaşayan Muhammed Mücteba, 3 yaşında başladığı sarımsak yeme alışkanlığını 6 yıldır bırakamıyor.
"Evde sarımsak bitince üzüntüsünden hüngür hüngür ağlıyor."