Uludağ Üniversitemizin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katılarak ülkemizin aydınlık geleceği sevgili gençlerimizin heyecanına ortak olurken terörsüz Türkiye ile bölgenin yarınlarımızı nasıl şekillendireceğini ele aldık.
Bu vesileyle akademik yılın üniversitemiz, kıymetli akademisyenlerimiz, sevgili öğrencilerimiz ve şehrimiz için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.
AK Parti, adı gibi AK bir partidir, ismiyle müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez.
Bu harekete emek vermiş hiç kimseye haksızlık, vefasızlık etmeyiz fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla bizim işimiz olmaz, olamaz.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan : AK Parti, adı gibi AK bir partidir, ismiyle müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez.
Bu harekete emek vermiş hiç kimseye haksızlık, vefasızlık etmeyiz fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla bizim işimiz olmaz, olamaz.
İster piyasa manipülasyonuyla, borsa oyunlarıyla ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, hukukuna, malına mülküne el uzatırsa karşısında bizi ve devleti bulur.
Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın, biz onlara benzemeyiz.
Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz'ın Bursa ziyareti kapsamında düzenlenen hemşehri dayanışma programına katılım sağladık.
Engin siyaset ve devlet tecrübesiyle bizleri bir araya getiren Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız ile buluşmaktan mutluluk duyduk.
@_cevdetyilmaz
Genel Başkan Vekilimiz Sayın Efkan Âlâ ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Şahin Biba’yı ziyaret ettik.
Türkiye Yüzyılı’nın ruhunu Bursamızın her köşesinde eserlerimizle ve hizmetlerimizle yaşatmaya devam ediyoruz. 🇹🇷
#TürkiyeYüzyılıBuluşmaları@efkanala
📍AK Parti Bursa İl Başkanlığı
Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında İl Başkanlığımızda hemşehrilerimizle buluşarak güncel konular, terörsüz Türkiye ve bölge ile AK Partimizin gelecek vizyonunu değerlendirdik.
Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Kürsüsü’nden dünyadaki mazlumların haklarını savunması, uluslararası toplum tarafından takdirle karşılanırken İsrail'in rahatsızlık duyması, Türkiye'nin adalet ve barış için gösterdiği kararlı duruşunun doğal sonucudur. Sayın Cumhurbaşkanımız öteden beri küresel vicdanın sesi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.
Türkiye; dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir.
Türkiye’ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir.
Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.
📍Lahey, Hollanda
Mazlum Filistin’li kadın ve çocuklara karşı işlenen soykırım suçlarına ilişkin delilleri Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM)'ye sunmak üzere Lahey’deydik.
İstanbul 2 Nolu Baromuzun içerisinde Anadolu Ajansı'nın (AA) Filistin'den derlediği fotoğraf ve videoların da yer aldığı Gazze'deki soykırımı gösteren delillerini yargılamada değerlendirmesi için (UCM) sunuldu.
Baro Başkanımız başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Mazlumların hak ve hukukunu savunmaya devam edeceğiz.
https://t.co/W5aETvWbWJ
#FreePalestine
Bugün cübbesini giydirmekten onur duyduğum, değerli meslek büyüğümüz emekli hakim Sn Av. Fadıl Çakır’ın yemin ve ruhsat töreni yapıldı. Değerli üstadımıza ve avukatlık mesleğine ilk adımını atan meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diler meslek hayatlarında başarılar dileriz.
Bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan; kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz.
Herkesin bir hesabı varsa emin olun, bizim de bir hesabımız, bir planımız var.
İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan, tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka göstergesidir.
Netanyahu ve şürekasının seçimlerde kendisine avantaj sağlamayı da amaçlayan bu ucuz siyasetinin, ne kendi toplumunda ne bölgemizde ne uluslararası toplumda ne de bizde herhangi bir karşılığı yoktur.
Soykırım suçlamasıyla uluslararası adalet mekanizmalarının önünde hesap vermeyi bekleyen bir yönetimin bu seviyesiz açıklamaları, Türkiye’nin sözünün ve Cumhurbaşkanımızın hakikat karşısında susmayan duruşunun kimleri ne ölçüde rahatsız ettiğinin ibretlik bir vesikasıdır.
Son günlerde giderek daha açık biçimde görüldüğü üzere, İsrail’de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir.
Netanyahu yönetiminin Türkiye’yi yeni bir tehdit figürü olarak inşa etme çabası da bu ucuz siyasetin bir parçasıdır. İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya; bedeli ne olursa olsun bölgemizde barışı, adaleti ve istikrarı kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
İsrail Başbakanlık Ofisi'nin Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ülkemizi hedef alan açıklamaları, mesnetsiz, provokatif ve gerçeklerle bağdaşmayan hezayanlardır. Bu hezeyanların amacı, Netanyahu hükümetinin bölgede sürdürdüğü soykırımcı politikaların yarattığı uluslararası tepkiyi örtme çabasından ibarettir.
Filistin’de yaşanan soykırımın, Gazze’de çocukların, kadınların ve masum sivillerin katledilmesinin sorumlusu olan, uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yönetimin, demokrasi ve ahlaktan bahsetmeye hakkı yoktur. İsrail’in, kendi işgal politikaları, yasa dışı yerleşimleri ve bölge barışını dinamitleyen saldırgan tutumu ortadayken, ortaya atılan iddialar kendi iç yüzünü gizlemek için sahneledikleri zavallı bir tiyatrodan ibarettir. Sizin demokrasiden anladığınız bombaların gölgesinde uygulanan bir katliam rejimidir.
Türkiye, uluslararası hukuka uygun olarak bölgesel istikrarın tesisi yönündeki tutumunu kararlılıkla sürdürecektir.