Dün ki @szctelevizyonu yayını sonrasında bugün hala sadece kimler Kemal Kılıçdaroğlu’nu savunuyor diye bakın yeter.
Hiç bir yoruma ihtiyaç olmadan onun iktidar tarafından atanan biri olduğunu anlarsınız.
Hala anlamadıysanız sorun sizdedir.
🔴BİR SKANDAL YAŞANDI!
🎙️@timursoykan: "Cübbeli Ahmet önceki gün ‘büyük müjde’ diye duyurdu… Tarikat karanlığında yok edilmeye çalışılan bir kız çocuğunun hikâyesine son noktayı koyuyordu aklınca. Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi. Cübbeli Ahmet “Yaptığım görüşmelerin faydası olmuştur” dedi, Erdoğan ile görüşmüştü."
🔗https://t.co/lcWphiurag
İnsanda ar duygusu olur. Umutları tüket, kendi yol arkadaşlarının arkasından işler çevir, sonra da çıkıp ‘Neden CHP Genel Başkanı olarak yazmıyorsunuz?’ de. Yazılsın kardeşim, yazılsın… Yazılsın ki insanlar, bir partiyi yöneten kişinin nasıl davranmaması gerektiğini görsün
Kemal Kılıçdaroğlu'nun ihaneti ile alakalı en muhteşem paylaşımı Cem Seymen yapmış
*Öfkeliyiz. Çevremdeki herkes çok kızgın. Kimse Kemal Kılıçdaroğlu ismine tahammül bile edemiyor şu anda
*Televizyonlara çıkıyor mağdur edebiyatı yapıyor bir de. Kayyumluğu kabul etmeseymiş kaymakamlar mı yönetseymiş CHP'yi. Böyle diyor
*Kendi seçmenine gerizekalı muamelesi yapıyor, alemi aptal yerine koyuyor. Hiç sıkılmadan. Zerre umursamadan. İnsanların öfkesi biraz da buna
*Kemal Kılıçdaroğlu'nun son kurultay süreci ve sonrasındaki konumunu bu gözle okuyabilir miyiz?
*Bence evet. Neden mi?
Bakın, yıllarca bu ülkede 'sarayın yargısı', 'talimatla çalışan mahkemeler' diyerek adaletsizliğe karşı yürüyen, meşruiyetini bu eleştiri üzerine kuran bir lider düşünün
*Sonra bir gün bir kurultay yaşanıyor ve aynı lider, koltuğu geri almak uğruna, tam da hayatı boyunca eleştirdiği o yargı mekanizmasının sunduğu bir can simidine sarılıyor: Mutlak butlan kararı
*İşte kırılma noktası tam olarak burası. Bu durum, 'Partiyi kayyıma bırakamazdım' ya da 'Hukuki haklarımı kullandım' gibi rasyonalize edilmiş kılıflarla açıklanamaz
*Eğer iktidarın tek taraflı güç dinamiklerinin aparatı haline gelmiş bir yapıdan medet umuyorsanız, şeytanın temsilcisiyle masaya oturmuşsunuz demektir
Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin 'Pişman değilim' sözlerinin ardından CHP lideri Özgür Özel'in özür dilediği açıklaması yeniden gündem oldu
"CHP'nin 20 - 25 tane o oylarda kusuru var. Partinin bugünkü Genel Başkanı olarak tarih önünde o günkü kusur için tüm Türkiye'den özür diliyorum"
Ne demişlerdi?
“1-2 güne tansiyon düşer, kayyımı kabullenirler…”
Tam tersi oldu.
Her geçen gün öfke büyüyor. Ve o adam o koltuktan inene kadar da bu öfke dinmeyecek. ❗
Dün (19 Haziran 2026) gece, SÖZCÜ TV'de Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından anladığım:
-Butlan CHP’si kurultaya gider mi? Hayır.
-“Terörsüz Türkiye” sürecini destekler mi? Evet.
-Atatürk'ün ulus devlet anlayışını yok edecek Anayasa değişikliğine evet der mi? Evet.
-Seçim ister mi? Hayır.
-Cumhur İttifakını destekler mi? Evet.
-Bazı CHP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde oy verir mi? Evet.
-Önümüzdeki seçimi altın tepside sunar mı? Evet.
-Altı Ok'un tümünü reddetmesine rağmen "Altı Ok"u kullanır mı? Evet.
YANİ, PİRUS zaferini tercih ediyor. Yok edilecek bir partinin koltuğunun korunması. Ve Atatürk'ün emaneti 103 yıllık partinin yok edilmesi. Kılıçdaroğlu, belki bu misyonla tarihe geçmek istiyor.
SORU ŞU: Neden? Amaç ne? Sadece hırsla, ihtirasla ve kişisel çıkarla açıklanamaz...
Bu gece saat 23:30'da CHP Gaziantep İl Binamıza, kapıları kırılarak girilmiştir.
Bizler, bugün yapılacak YKS sınavı nedeniyle çocuklarımız ve aileleri endişe duymasın diye Demokrasi Nöbetimize bu gece saat 23:00'te ara vermiştik.
Bu çirkin saldırıya karşı, Gaziantep’te demokrasiye inanan tüm demokratları il binamızın önüne, Maarif Meydanı’na bekliyoruz!
🗓 Cumartesi
⏰ Saat: 14:00
📍 Yer: Maarif Meydanı (CHP İl Binası Önü)
#Gaziantep #DemokrasiyeSahipÇık
Programı izledim, soru soran arkadaşlar gazetecilik sınırlarını aşmadan sadece soru sordular, polemiğe veya kişisel bir hesaplaşmaya girmediler. Sorular Kılıçdaroğlu adına zordu çünkü kendisi izaha muhtaç bir konumdaydı. Kılıçdaroğlu’nun sorulara çelişkili yanıtlar vermesi gazetecilerin suçu değil. Hepsini tebrik ederim.
Can Kakışım: "Kılıçdaroğlu ben geleyim ve 2 hafta sonra kurultay yapayım diye gelmedi.
Onu getirenler de bu kadar büyük bir maliyetin altına sadece o 2 hafta, 1 ay, 45 gün neyse o partinin başında kalsın diye getirmediler.
Buradaki mantık CHP'yi paralize etmekti ve Kılıçdaroğlu da geldiğinden beri görevini yapıyor.
Dolayısıyla burada yeni parti illa ki kurulacaktı ve şu anda da artık bunun emareleri daha güçlü bir şekilde hissedilmeye başlandı.
Halkla bütünleşik görüntüler gerçekten çok anlamlıydı, bence çok önemliydi, umut vericiydi. Çünkü siyasette en önemli güç halktır."
Tahliye kararı kamuoyunda tepki çekti
6 yaşındaki çocuğun istismarı davasında 18 yıl 9 ay ceza alan Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliye edilmesi tepki topladı.
Silivri Belediye Başkanvekili seçilen CHP'li Yalçın Ekici:
"En baştan açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki, bu makamın gerçek sahibi 17 bin oy farkı ile halkımızın iradesi ile seçilen Silivri'nin evladı, belediye başkanımız sayın Bora Balcıoğlu'dur"
Diğer teğmenler için de emsal karardır.
'Kılıçlı yemin' sonrası ihraç edilen Halit Türkoğlu için göreve iade kararı https://t.co/hhybnWLPVA #gazetesozcu@gazetesozcu aracılığıyla
AKP yöneticiliği, Türk Hava Kurumu Mütevelli Heyeti üyeliği, adı geçen operasyonlar, siyasi ve bürokratik ilişkiler…
Ve şimdi bir okulda yaşananlar.
Siyasetçilerle ve kamu görevlileriyle çekilmiş fotoğrafların gölgesinde kurulan nüfuz ilişkileri, mahkeme kararlarına da yansıyan bir tablo ortaya koyuyor.
Bir kişinin hikâyesi değil, Türkiye’nin fotoğrafı…
Bugünkü yazım: