Hadi bismillah. İşte Anadolu'nun tertemiz evlatları, vatanın gerçek sahipleri, Allah'ın erleri. Şehadetiniz bir kez daha mübarek, peygamber efendimiz komşunuz olsun. Sizi unutursak kalbimiz kurusun. 🇹🇷🇹🇷
Psikolojik Danışman Ebru Göç:
• Güzel bir kadın seçiyorsanız daha fazla masrafı da kabul etmelisiniz.
• Çalışan bir kadın seçiyorsanız onun ev işleriyle tamamen ilgilenmeyeceğini kabul etmelisiniz.
• Evde yemek yapacak, derleyip toplayacak bir kadını seçiyorsanız da onun para kazanmadığını kabul etmelisiniz.
• Sorun burada başlıyor çünkü bugün birçok insan her şeyi istiyor ama hiçbir bedeli kabul etmek istemiyor.
• Hem güçlü hem bakımlı, hem çalışan, hem eve yetişen, hem anlayan bir kadın ama karşılığında sorumluluk almak istemeyen bir erkek profili giderek yaygınlaşıyor.
Adana’da trafikte karşı karşıya gelen kadın ve erkek sürücü arasında tartışma çıktı. Doktor olduğunu öne süren kadın sürücünün karşı tarafa küfür ettiği anlar, erkek sürücünün cep telefonu kamerasına yansıdı.
Erdoğan ve Bartholomeos'un dünkü "Ruhban Okulu" görüşmesi tam anlamıyla "Ataların Yolunda" bir hamledir!
Tarih tekerrür ediyor.💥
Osmanlı'yı çok kültürlülük masalıyla çöküşe götüren, ülkeyi demografik olarak işgal ettiren o hatalı "devlet aklı"nın izinden gidiyorlar. Dün de yanlıştı, bugün de yanlış! Asırlardır akıllanmadık.
"Cihan Devleti" dedikleri şey, ülkenin kimliğini yok eden sürecin ta kendisiydi. Uyanın artık! 👇
İçerik üreticisi Rıdvan Şah’ın son parodisi, 24 saatte 12 milyondan fazla izlendi ve 300 bine yakın beğeni aldı:
“Şimdi ben mi sapığım, yoksa bu mu sapık?”
Moskova'da 6 kurşun.
Elza Kungayeva, savunmasız bir Çeçen kadındı. İşgalci Rus Albay Yuri Budanov'un ellerinde işkence gördü, tecavüze uğradı ve öldürüldü.
Yusuf Temirhanov, Elza'nın bir akrabası veya yakını değildi. Hatta tanımıyordu bile. Ancak Müslüman onuruna yapılan bu saldırı karşılıksız kalamazdı.
O gün Temirhanov bir karar verdi. Unutmadı, unutturmadı. Sabırla, soğukkanlılıkla yıllarca iz sürdü.
Ve sonunda, Rus Albayı Moskova'nın ortasında kurşuna dizdi. 4 kurşun işgalcinin kafasına isabet etti.
Rus mahkemeleri ona "katil" dedi.
Tüm Kafkasya ona "şehit" dedi.
2018'de hapishanede maruz kaldığı ağır işkenceler sonucu inşaaLlah şehit oldu.
Rabbim kabul eylesin.
ARTIK TEHLİKENİN FARKINA VARIN…
MAK Araştırma sahibi Mehmet Ali Kulat:
“Üç tane şehrimizden bahsedeceğim. Niğde, Nevşehir ve Şereflikoçsar. Anadolu'nun en izole yerleri.
Şehrinizin en önemli sorunu nedir? sorusu soruldu.
Her üçünde de MADDE KULLANIMI VE SANAL KUMARIN ilk üç sorun arasında çıkışı karşısında şok oldum.” diyor.
Zafer Partisi olarak yaptığımız tespitler ve verdiğimiz mücadele günlük parti kavgaları değildir. Türk milletini imha seferi olarak tespit ettiğimiz, uyuşturucu ve sanal kumar’la mücadele için Tertemiz Türkiye projesini hazırladık ve uzun süredir il il gezip anlatıyoruz. Yaptığımız tespitler ilmi yapılan her çalışma ile doğrulanıyor.
Türk milleti…
Kendini, çocuklarını, vatanını korumak için bize destek ver. Güvenli ve refah içinde bir Türkiye için omuz omuza yürüyelim.
@zaferpartisi@umitozdag
Bazı Yunan tarihçileri diyor ki "Osmanlı'yı Rumlar, yahudiler ve Ermeniler yönetirdi. Dışişleri Bakanlarının, sadrazamların, Bakanların, paşaların, zenginlerin çoğu Rum, Yahudi ve Ermenilerdi. Para ve ekonomi onlardaydı... İstanbul Boğazı'nın iki yakasındaki yalılarda onlar otururdu, üstelik askere de gitmezlerdi. Türkler yoksuldu, İstanbul'a izinle ve 2 kefil imzası ile girerdi, hamallık ve uzun askerlik yapardı, savaşlarda ölürdü. Osmanlıya isyan edip yıkmakla en büyük aptallığı yaptık vb..."
**
Gün gelecek DEMLİLER, onlarla birlikte DEMLENENLER,
AHMET TÜRK'LER de diyecek ki "Türkiye'yi biz yönetiyorduk, her birimizin 25-30 köyü ve binlerce dönüm toprağı vardı, Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, sanatçılar, generaller, büyük işadamları çıkarıyorduk. En güzel yerlerde otellerimiz, yazlıklarımız, vardı.
Güneydoğu bizimdi, Batıda da herşeye ortaktık.En büyük Barajlar, en güzel yollar bizdeydi.Dilimizi serbestçe konuşurduk. Çocuklarımız en iyi okullarda okurdu. Kendi dilimizde okul açabilirdik, radyo, TV kurabilir, gazete yayınlayabilir, Banka, fabrika sahibi olabilirdik. Vergi vermezdik, elektriği bile kaçak kullanırdık. Ama rahatlık bize battı ve yönettiğimiz bu devleti yıkmaya kalktık, herşeyimizi kaybettik. Çok büyük aptallık ve salaklık yaptık, bedelini ağır ödedik vb...
Tarihten ders alın, aklınızı başınıza toplayın, son pişmanlık fayda etmez!
Yavrusunu taşımak için seçtiği mağazaya gelen anne kedi, iş yerini kapalı buldu. Kameradan kediyi gören mağaza sahibi ise geri dönüp kapıyı açarak anne ve yavrusunu içeri aldı.
Filmin bu sahnesinde, komutan askere “Sen uyursan herkes ölür!” diye haykırıyor. Tam o anda kamera birden izleyiciye dönüyor; yüzbaşıyla göz göze geliyorsun.
Cümle artık askere değil, Türk olduğunu unutmaması gereken bize söyleniyor.
“Uyursan, ölürsün!”
Kendi halinde yaşayan o kaplumbağanın sana ne zararı vardı da bunu yaptın vicdansız!
Hayvana merhameti olmayanın ne insana ne de başka bir canlıya merhameti olur.
Böyle ülke mi olur lan?
PKK militanları ellerini kollarını sallayarak yürüyüş yapıyorlar, İstanbul’un göbeğinde “Biji Serok Apo” sloganı atıyorlar!
Türk tarihinde böyle hainlik görülmedi!
Atatürk dönemine dair "camileri ahır yaptılar" yalanını dillerinden düşürmeyenler, bugün Ermeni papazın "Erdoğan döneminde altın çağımızı yaşıyoruz" sözlerini alkışlarla karşılıyor. Erdoğan'ın kendi ağzıyla gayrimüslim cemaatlere yaptığı özel jestleri