YÜKSEK SEÇİM KURULU AÇIKLAMA YAPMAK ZORUNDADIR.
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesinin butlan kararı, Yüksek Seçim Kurulunca verilen mazbata sahibi CHP yöneticilerinin durumlarını belirsiz hale getirmiştir. YSK’nın verdiği mazbatalar da iptal edilmiş mi olmaktadır?
Bu durum karşısında Yüksek Seçim kurulu vermiş olduğu mazbataların geçerli olduğunu veya iptal edilmiş sayılacağını kamu oyuna açıklamak zorundadır.
Yüksek Seçim Kurulu bu açıklamasında;
‘Benim verdiğim mazbatalar geçerlidir, iptali ya da geri alınması sadece benim yetkimdedir’ derse BAM mahkemesinin kararının yok hükmünde (mutlak butlan) olduğunu da tespit etmiş olur.
Yok ‘BAM kararından sonra benim verdiğim mazbatalar geçersiz hale gelmiştir’ derse verdiği mazbataların başka bir merci tarafından iptal edilebileceğini kabul etmiş olur.
Evet Yüksek Seçim Kurulunun açıklaması merakla bekleniyor.
Biz yalnız değiliz, tüm Türkiye yanımızda.
Kurtuluş parkında, direnişimiz tüm sessizliğimizi koruyarak sürüyor. Tüm engelleme çabalarına, zulme, açlığa rağmen buradayız.
Bizleri, madencileri yalnız bırakmayacağınızı biliyoruz. Mutlaka biz kazanacağız.
#MadencininEliniTut #HakkımıVerDorukMadencilik
📢 Ödenmeyen hakları için eylem yapan Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding önünde:
💬 “Biz resmen ölüme terk ediliyoruz. Siz ölün, zengin yaşasın bu ��lkede”
💬 “Hükûmet duy sesimizi! Bizim verdiğimiz oyla orada oturuyorsun, niye bana sahip çıkmıyorsun? Kendi elimizle kendi kafamızı kesmişiz biz!”
Bu iki kişinin yönettiği ülkede günde 3 kadın, 6 işçi öldürülüyor.
Ülkenin yarısı açlık sınırı altındaki asgari ücretle, kalan yarısı az üzerinde hayal bile kuramadan, hayatta kalmak için çalışıyor.
Şehirlerinin %80’i-90’i maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Ormanları yanıyor, dereleri kuruyor, denetlenmeyen yurtlarında, otellerinde insanlar yanarak ölüyor.
Sağlık parayla, eğitim parayla, adalet bile parayla!
Bu iki kişinin yönettiği ülkede çocuklar yarı aç gittikleri, geçtim güvenliği görevliyi tuvaletlerinde bir sabun olmayan okullarda, hayattan hiçbir beklentisi kalmamış, insanlıktan çıkmış, çıkartılmış başka çocuklar tarafından bir gün değil iki gün üst üste katlediliyor.
Ama bu iki kişi çıkıp acının siyaseti olmaz diyor.
Acının siyaseti olmaz mı?
Peki.
Kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen siyasetçilerin yaşattığı acılar oluyor ama, hem de çok büyük oluyor.
Bu bir yönetim sorunu değil, açık bir çöküştür.
Atanmayan öğretmenler, güvensiz okullar, bitmeyen belirsizlik…
Eğitim göz göre göre eriyor.
Ve hâlâ kimse sorumluluk almıyor.
Artık tek bir talep var:
#YusufTekinİstifa
Jeremy Epstein kovalıyor, küçük kız çocukları kaçıyor.
Bu küçük kız çocuklarının Asya, Türkiye ve diğer ülkelerden kaçırılıp getirildiğine dair belgeler medyada dolanıyor.
Bu Epstein öyle lanet bir adam ki şeytan görse tövbe eder.
Allah senin belanı versin!
Kadın Otobüs Şoförü Buket Yaman Darp Edildi, Yardım Çağrısı Yaptı
3 yıldır ölüm tehditleri aldığı sapığın saldırısına uğradı. Yolcu indirdikten sonra darp edilen Yaman, “Televizyonlarda öldürülen kadın haberi olmak istemiyorum, lütfen sesime ses olun.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olduktan sadece 2,5 ay sonra;
Belediye başkanlığı maaşına ilave olarak aynı anda 5 şirketten daha huzur hakkı almaya başladığını tespit ettik.
1994’te her ay 6 maaşla başladılar, 1995’te 8 maaşa çıktılar!
Daha yolun en başında, ilk fırsatlarında vatandaşın bindiği gemiden inip başka gemiye bindiler.
İşte belgesi⬇️
Yaşasın bağımsızlık, yaşasın laik Cumhuriyet, kahrolsun emperyalizm, kahrolsun saltanat!
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu ülkeyi emperyalizmin işgalinden kurtarmak ve bağımsız, özgür, laik bir ülke kurmak için mücadele verenlere saygıyla!
Ve bir tavsiye: Tarihi öğrenin, Nutuk’u mutlaka satır satır okuyun.
#30ağustoszaferbayramı
Gündemden düşürmeyelim!
Emekliye verilen 1000 TL'lik Bayram ikramiyesine "daha ne olsun" diyen Erdoğan'ın, İBB başkanı'yken 24 asgari ücret tutarında huzur hakkı aldığını her yerde paylaşalım!
“Nasıl yani? Önüne seninle aynı inancı paylaşmayan biri geldiğinde tedavi etmeyecek misin?” serzenişlerinin geldiği son nokta bu olsa gerek.
Laiklik neden önemli sorusunun en net cevaplarından biri. İktidar sahipleri kusura bakmasın. Kavramlarla kavga edip, o kavramların içini boşaltıp ondan sonra münferit olayların bizle ilgisi yok demenin bir manası yok. Bir an önce Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet felsefesine, kurucu ayarlarına dönmenizi tavsiye ediyoruz @BTP_Parti