"Aşina; alelade bir işaretle bütün ufku kendi kendine canlandıracak kadar bu yollara. Arzuyu kendinde öldürememiş fakat ona serbestçe de yol verememiş. Melek değildir, fakat melek kanadı takmış bir hayvana çok benzer. Belki de herkeste ondan bir parça vardır."
A. Hamdi Tanpınar
+++Sahnede asılı duran o tüfeğin bir gün patlayacağını, alnımızdaki izden biliyorduk. Asıl mesele silahın varlığı değil, patladığında dökülecek kan şekerle tatlanmayacak kadar gerçek! Yeter ki o tüfeği tutan el, yaranın sızısını kendi teninden tanısın.
Çehov’un tüfeğini bilir misiniz?
"Hikâye ile alakası olmayan her şeyi kaldırın. Eğer ilk bölümde 'duvarda bir tüfek asılı' diyorsanız, ikinci veya üçüncü bölümde o silah patlamalıdır. Eğer ateşlenmeyecekse, o silah orada asılı durmamalıdır."
Hikâye unsurlarından bahsediyor
+++
Fakat gerçek bir silahı ilk defa yirmi sekizimde, askerdeyken elime aldım. Sadece üç el ateş ettim. Otuz altı yaşıma kadar silahla olan ilk ve tek temasım buydu. Ve şimdi; tüm o gürültünün ortasında, Hemingway gibi fısıldayın: Silahlara Veda...
Ve yine evet canım ablam! Okumayı bilmeyen peygamberine okumayı öğreten Rabbim'in bir ilahi ile "çocuğun hikmet yüklü diline sözler yüklemesi mucizesi" senin suçun değil. Ekran bağımlılığının suçu ve yine onun harikası.
Canım ablam!Yoğun otizm belirtisi gösteren ve konuşmaya henüz başlamamış 3,5 yaşındaki çocuğunun,telefonda çalan AŞIRI ACIKLI İLAHİNİN nakarat kısmına aniden eşlik etmesi evet bence de bir MUCİZE🎉Rabbim nelere kadirsin. (Kesin bilgi:Çocuğun ekran süresinin problemle alakası yok)
@oguzozat Birçok ilde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri, İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin üst kurumu gibi veri istiyor, emir içeren yazılar gönderiyor, çalışmalar planlanmasını istiyor. Bu konuda önlem alınmazsa özellikle okul P. Danışmanları ve RAM lar sıkıntı yaşayacak.
100 yıldır birilerinin boğazında düğüm, bazılarının hâlâ sindiremediği lokma... Her zaman az övülmüş en büyük icraat: Cumhuriyet. Kutlu olsun.
Efendiler, yarın — belki de 100 yıl erken — Cumhuriyet’i ilan edeceğiz. Helal olsun.
İlk sancıyı atlatabilenler, asa ile yarılmış Kızıldeniz'e şuursuzca koşan Mısırlılar gibi bilinç bulanıklığı ile dalıyor ikincisine; çocuğumuz özgüvenli olsun (başka da bir b.k olmasın). Ergenlikte ise Firavun farkındalığı: "Elhak, nerede yanlış yaptım?"
Kuşağımın iki salgın sancısı:
Temeli sabırdan yoksun, ömrü birkaç fırtına olan evliliklerimiz...
Ve pohpohla şişirilmiş, içi boş özgüven balonları gibi savrulan çocuklarımız...
Duyguların katılaştığı, fayda temelli ilişkilerin kurulduğu köylerde;köy ahalisi,güneşli ama soğuk bahar öğle sonralarında toplanır köy meydanlarında.Köylünün milletin efendisi olduğu düsturundan,efendilerin de toplumun aynası olduğu gerçeğine varan yollarda sürekli aynı sokağa +