@BBahadirErdem Utanmıyor musunuz bu tarz yorumlar yapmaya.İktidar ile uğraşma cesaretiniz olmayınca kendi mahallenize mi saldırıyorsunuz? Ortak bir dil geliştirmek koltuklarınızı salladığı için uzlaşma arayışı yerine yangına körükle gidiyorsunuz.
@sabansevinc2 Verin gazı; siz bu iktidarın teminatı gazeteciler olarak üzerinize düşeni yaptınız.Siz ve sizin gibilerin rahat koltukları olsun da vatandaş ne olursa olsun Şaban’cım😌
@cenginyurt52 Kendi evlerinize ve maaşlarınıza sakın dokunmayın Sn.Vekilim.
Emeklinin elindeki evide alıp onları tümden kurtarın.Garibanın evi bile başına dert zaten.
@fatihportakal Düz adam portakal gibi her yana yuvarlanmıyor.Menfaat için şekil değiştirmiyor.Sizin gazeteciliği bıraktığınız gibi o da korkup siyasetimi bıraksaydı.
Yani ne demek istiyorsunuz .Kim adaletsizlik istiyor.O dergahın huzurunda amasız fakatsız özür dilemeniz https://t.co/FdA0tpJGGB hiç kimseye yuh çekilmesin diyoruz.Cem evlerine cümbüş evi diyenlere ziyaretlerinde nezakette sınır tanımayanlar ve Siz halen nutuk atıyorsunuz.Kaldı ki yuh çektirdiğiniz insanın somut ve ispatlanabilir bir hainliğini görseniz dahi orada dara kaldırılırsa ancak suçlu ilan edilir.Size de vakıf başkanı olarak bir sürü laf söyleniyor.Bakfı kendi siyasi ikbaliniz için alet ettiğiniz söyleniyor.Mevcut duruma bakınca şöyle mi düşünmemiz lazım “o zaman bu iddia sahipleri haklılar Sn.Celal Fırat,Garip Dede Dergahını siyasi emelleri için kullanıyor “ Bu sizin için ne kadar geçerliyse Sn.Kılıçdaroğlu ‘na yönelik söylenen iktidar yanlısı deyimide o kadar geçerli olur.Çıkın halkın önünde kandırıldım birilerinin siyasi emellerine alet ettiğim Garip Dede başta olmak üzere herkesten özür dilerim deyin.
@kilicdarogluk@cengizyer1@gurseltekin34@jeromeozgur@Giritlii_
Siyasette fikir ayrılıkları doğal, yolların ayrılması olağandır. Ancak hafıza da en az siyaset kadar önemlidir.
Bugün geçmişe dönüp bakıldığında, Sayın Kılıçdaroğlu’nun birçok kişi adına ağır siyasi maliyetler üstlendiği, eleştirileri göğüslediği ve risk aldığı açıkça görülmektedir. Kendi konforunu değil, güvendiği insanları tercih ettiği için hedef haline geldiği dönemler hâlâ hafızalardadır.Siz unutsanızda sizin içinde linç edildiğini hatırlıyoruz.
Bu nedenle bazı tavırlar karşısında insan ister istemez şaşırıyor. Çünkü makamlar, unvanlar ve siyasi pozisyonlar zamanla değişebilir; fakat vefa duygusunun zamana göre değişmesi beklenmez.
Siyasetin en ilginç tarafı da belki budur: İnsanlar çoğu zaman kendilerine engel olanları değil, önlerini açanları unuturlar. Tarih ise kimin hangi dönemde nasıl davrandığını sessizce not etmeye devam eder.
Belki de Sayın Kılıçdaroğlu’nun kaderi buydu; en büyük bedelleri, en çok güvendikleri için ödemek…
@kilicdarogluk@orhansaribalchp@gurseltekin34@bulentgrsy@DuranBulbulTR@barisyarkadas@atakansmz@alihaydarfirat@Hsynkarabulut62@jeromeozgur@Ali_Firatttt@savas641@muslimsarichp@mymustafayavuz@nuraybasarantv@tolqahanerdoqan@utkugumrukcu@gurseltekin34@akemalerdemm@kemalciftci0608@Giritlii_@larayimm@TCAytunCiray
@ATuncayOzkan Dolarsa varsın boşsa yoksun.Her zamanki kazanana oynamak arzusu.Yakında Sn.Özgür Özel sizi toplar büyüğü olarak Kemal Beyin elini öpmeye gider.Ama her halükarda çok yıllık vekillik mevsimi biter
Dizi önceden severek takip ederdim maalesef şeytana uymuşum.Yanılmışım.
Kamuoyunu bilgilendirme görevi üstlenen gazeteciliğin temel ilkesi; olayları, kişileri ve süreçleri seçilmiş kesitler üzerinden değil, bütüncül bir perspektifle değerlendirmektir. Bir siyasi liderin performansını analiz ederken yalnızca belirli bir dönemi öne çıkarmak, buna karşılık sonraki seçim sonuçlarını, partinin ulaştığı oy oranlarını ve ortaya çıkan siyasal tabloyu görmezden gelmek, nesnel habercilik anlayışıyla bağdaşmaz.
Gazetecilik; kanaat üretme faaliyeti değil, bilgi üretme ve aktarma sorumluluğudur. Bu nedenle gazetecinin görevi, okuyucuyu belirli bir sonuca yönlendirmek değil, tüm verileri eksiksiz biçimde ortaya koyarak değerlendirmeyi kamuoyuna bırakmaktır. Aksi halde habercilik ile siyasal aktörlük arasındaki sınırlar belirsizleşir.
Demokratik toplumlarda hakikatin gücü, seçilmiş anlatılardan değil, olguların bütününden beslenir. Eğer amaç gerçekten kamuoyunu aydınlatmaksa, tarihsel sürecin yalnızca istenilen bölümlerini değil, tamamını yazmak gerekir. Çünkü eksik bilgi, çoğu zaman yanlış bilgiden daha yanıltıcıdır.
Başarıyı sadece "partinin kendi logosuyla aldığı oy" değil, "iktidarı dengeleme, büyük metropolleri kazanma ve blok oluşturabilme yeteneği" olarak tanımlarsak Kılıçdaroğlu,kendisinden önceki dönem son 3-4 Genel Başkandan çok daha stratejik bir başarı elde etmiştir.
Kurduğu ittifak stratejisi sayesinde, CHP tam 25 yıl aradan sonra İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Adana, Mersin ve Antalya gibi kritik büyükşehir belediyelerini kazandı.
Doğruları bütün yönleriyle ortaya koyun; hükmü verecek olan zaten halktır.
@kilicdarogluk@cengizyer1@DuranBulbulTR@kemalciftci0608@Giritlii_@jeromeozgur@orhansaribalchp@muslimsarichp@gamzeilgezdi@Ali_Firatttt@barisyarkadas@nuraybasarantv@utkugumrukcu@gurseltekin34@TCAytunCiray@savas641@herkesicinCHP
Baba oğlu Alevilerin inancını sömürmekten başka ne yaptınız?
Alevi derneklerinin etkinliklerine ücret almadan katıldınız mı?
Sivas şehitlerinin anma etkinlikleri için ne zaman gittiniz? A. Sağ gittin mi?
Ben görmedim gören varsa yorumlara yazsın.
Bu kadarına da pes!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kadir İnanır’ın cenaze törenine katıldığı görüntülere sonradan 'yuhalama efekti' eklenerek bir algı operasyonu yapılmaya çalışıldı.
İşte olayın asıl görüntüleri ve gerçeği yansıtmayan o montajlı video.