33 yıldır emek verdiğim, duvarlarında 6 Ok asılı evlerde doğup büyüdüğüm; seçmen-parti ilişkisinden çok daha güçlü bağlarla bağlandığım, baraj altında olduğu günlerde dahi kapısını açıp bayrağını gururla astığım partime, 103 yıllık çınarımıza ve bu zorlu süreçte desteğiyle beni zindanda dimdik ayakta tutan Cumhuriyet Halk Partisi aileme yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Savunma vermem nedeniyle hadsizce saldıran, pamuklara sarılı büyümüş ve düne kadar partinin önünden dahi geçmemiş dar bir çevreye en güzel cevabı; İnan Güney’in gençliğini, ilçe başkanlığını, 33 yıllık emeğini ve mücadelesini bilen gerçek parti emekçileri vermiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi aileme hizmet etmek, 103 yıllık çınarımızın bayrağını daha da yukarılara taşımak, bu yangın yerinde benim için hem bir görev hem de bir vefa borcudur.
Cumhuriyet yalnız sandık değil; bağımsız hukuk, kurumlar ve hesap verebilirliktir. Mutlak Butlan kararı da gösteriyor ki Türkiye, Cumhuriyet ile değil Mutlak Monarşi ile yönetilmektedir!
Bir Beşiktaşlı olarak söylüyorum; Cherif'e 20m€ vereceğine Beyoğlu'na Cemevi yaptırmak için 1m€ verseniz Fenerbahçe'ye daha fazla katkı sağlardınız. @sadettinsaran@Fenerbahce
Verilen sözler tutulmalıdır.
İBB davası duruşmalarının TRT’den canlı yayınlanması milletimizin beklentisidir.
Dün Cumhur İttifakı milletvekilleri, Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan’ın “olur” dediğinin reddine el kaldırmıştır.
Bizim yargılanmaktan korkumuz yok. Bizim savcılarımız, hakimlerimiz yok.
Biz millete güveniyoruz!
Kendine güvenen, savcılarına güvenen canlı yayında çıksın karşımıza!
Gök kubbenin altında benim her zaman tek önceliğim oldu: Beyoğlu halkının zorunu kolaylaştırmak.
“Çocuklarımı sırtımda taşırım” diyen cefakâr bir anne ve babanın yükünü bir nebze hafifletebilmek için, bazen bir rampa bile yeterlidir. Ve o rampa sayesinde, Erkan ve Sıla’nın yüzü güldü. Bu gülümseme, bugün Silivri’de hücremde bana güç veriyor.
Bugün, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde, kıymetli kardeşlerim Sıla ve Erkan’a mektubumu arkadaşlarım iletti.
Sıla ve Erkan’a bir kez daha söz veriyorum: Beyoğlu’na mutlaka döneceğim; herkesin eşit, adil ve huzurlu şartlarda yaşayabilmesi için var gücümle çalışmaya devam edeceğim.
İnan Güney
Silivri Zindanı
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde, Beyoğlu Belediye Başkanımız Sayın İnan Güney’in hayata geçirdiği ÖZGEM merkezlerimizi ziyaret ederek çalışmalarını yerinde gördük.
Bu merkezlerde; yalnızca destek değil, aynı zamanda eşitlik, erişilebilirlik ve yaşam hakkı için verilen büyük bir emek var.
Her bir çocuğumuzun, her bir bireyin hayata katılımını güçlendiren bu adımlar; daha kapsayıcı bir Beyoğlu’nun mümkün olduğunu gösteriyor.
Bizler, hak temelli sosyal belediyeciliğin yanında, engelli bireylerin onurlu yaşam mücadelesinin de takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Bugün de yarın da; eşitlik için, erişilebilir bir kent için çalışmayı sürdüreceğiz.
Kadınlar özgürse toplumlar özgürdür.
Haksız yere tutuklanana kadar geçen kısa görev süremde, Beyoğlu’nda kadınların daha adil ve eşit bir hayatı yaşayabilmesi anlayışıyla hizmet ettim. Desteğim ve gücüm, eşim ve üç kızım oldu.
Geçen yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde açtığımız Beyoğlu’nun ilk Kadın Danışma ve Yaşam Merkezi, en çok gurur duyduğum hizmetlerimizden biridir.
Kadına yönelik şiddetin son bulduğu, her bir kadının özgürce nefes aldığı bir Beyoğlu için nerde olursak olalım var gücümüzle çalışacağız.
İnan Güney
Silivri Zindanı
Beyoğlu'nun mahalleleri arasında kolay, konforlu ve erişilebilir ulaşım sağlamak için hayata geçirilen ve halkımız tarafından büyük ilgi gören ücretsiz ring seferleri, Belediye Başkanımız İnan Güney’in Beyoğlu’na kazandırdığı önemli hizmetlerden biridir.
Beyoğlu’nda halkın ihtiyaçlarını önceleyen bu hizmet anlayışının mimarı olan ve bugün hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan Belediye Başkanımız İnan Güney’e, Beyoğlu’ndan selam olsun.
Onun Beyoğlu için ürettiği her hizmeti yaşatmaya ve büyütmeye kararlıyız.
Bir annenin evladı için verdiği mücadeleye tanıklık ettik bugün.
Beyoğlu’nda hiçbir kadın, hiçbir çocuk yalnız değil.
İnan Başkanımızın hayata geçirdiği ÖZGEM, tam da bunun için var.
Elif Nur gibi yavrularımızın güvenle büyümesi, annelerin yükünün hafiflemesi ve her aileye umut olabilmek için…
Biz, Beyoğlu’nun güçlü kadınlarının, emek veren annelerinin ve geleceğimiz olan çocuklarımızın daima yanındayız.
Dayanışmamız, umudumuz ve mücadelemiz hiç bitmeyecek.
Biz Cumhuriyeti kuran partiyiz.
Biz halkına güvenen, halkının önüne sandığı getiren partiyiz.
Muhalefetsiz ve seçimsiz Türkiye hayali kuranlara hatırlatma: CHP halktır, halkındır. Bize gücünüz yetmez.
CHP Beyoğlu İlçe Başkanlığı olarak, İl Başkanlığımızın öncülüğünde Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87. yıldönümünde Taksim’de düzenlenen törende andık ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak çelengimizi bıraktık.
Cumhuriyet, Beyoğlu Belediyesi’nden emekli bir işçi babanın evladının Beyoğlu Belediye Başkanı olabilmesidir.
Bu yıl Cumhuriyet Bayramı’nda çok sevdiğim Beyoğlu’nda değil, Silivri Zindanı’ndayım. Beyoğlu’nda, Cumhuriyetin coşkusunu hep birlikte yaşayacağımız 29 Ekim’leri sabırsızlıkla bekliyorum.
Sizler dışarıda, bizler içeride cumhuriyet ve demokrasi yolunda mücadeleye devam edeceğiz.
Ebedi önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşlarının kurduğu, ilelebet yaşayacak Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun. 🇹🇷
İnan Güney
Silivri
Yaşasın Cumhuriyet Halk Partimiz.
16 yaşında kapısından içeri adım attığım baba ocağım, partimin 39. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde örgütümüzün iradesini savunan tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Biz zindanlarda direnirken, sokaklarda ve meydanlarda mücadeleyi bir an olsun bırakmayan, İstanbul örgütümüzün iradesiyle yeniden seçilen İl Başkanımız, yol arkadaşım Özgür Çelik ve yönetimini yürekten kutluyorum.
Ülkemizi umutlu yarınlara, aydınlık geleceğe hep birlikte taşıyacağız.
Tüm dostları hasretle selamlıyorum.
İnan Güney
Silivri Zindanı
Bulunduğum yerdeyim parti içinde beni istemeyenlere inat hiçbir yere gitmiyorum yıllardır iftiraları çürüte çürüte yalanları yıka yıka mücadeleme devam ediyorum.37. Kurultaydan beri huzurlu bir günüm olmadı.Yemediğim hakaret kalmadı. Dışarıdan saldıranları anlarım siyasette ama ömrümü verdiğim partimden gelenlere ne diyeceğim? Memleketime belediye başkan adayı oldum. Hizmeti buradan sürdüreyim diye. Adaylığım sürecinde partimden kovuldum linç edildim hatta Chpli bazı gazeteciler tarafından ekranda kazanamaz yüzde 5 alır 10 alır diye günlerce anti propagandaya maruz kaldım. Partideki marjinal bazı kişiler kazanmamam için kapı kapı çalıştı hiçbirşey yapılmadı rekor oyla seçildim bu sefer iftiralarla gelmeye başladılar eşimi çalışma arkadaşımı ve doğru dürüst tanımadığım bir müdürü 60 milyon rüşvet almakla suçladılar. Bunu yapan Yüntaşın avukatlığını vermeyi reddettiğim gençlik kolları başkanıydı. Yargıya müracaat ettik. Kişi ifadesinde basına numarasını servis edenin Parti meclisi üyesi Y. G. olduğunu söylemiş. Savcılık dosyasında ispatlı ayrıca bunu pm üyesi Y.G. Kadın kolları başkanına da Y.G.nin ekip arkadaşı olan T.T de eski bir partiliye atmış.Bunları Genel merkeze ilettik. Yargı takipsizlik kararı verdi ama Genel merkez bu Pm üyesine hiçbirşey yapmadı hatta bütün kurultaylarda kendisini ödüllendirip yeniden Pm’ye aldı. Yetmedi örgütlerden sorumlu Genel Bşk yardımcısının yardımcısı yaptılar.Bu Pm üyesinin ekip arkadaşı sosyal medyadan ne ırkçılığımı ne de faşistliğimi bıraktı. Adamı disipline verin dedim. Mevcut il başkanı disiplin kurulu toplanmıyor gibi bahanelerle hiçbir işlem yapmadı zaten bugüne kadar bana kim saldırdıysa mevcut il başkanının bir teşekkür etmediği kaldı.Hiçbir konuda yanımda olmadı. Şimdi de tekrar aday olmuş belediyeyi kazandık diye adımı kullanarak oy istiyor. Bana hakaret eden ilçe başkanına gereğini yap diyen ilçe başkanlarına ya önemsiz ben görmüyorum deyip geçiştiriyor. O ilçe başkanıyla gidip sırıtarak poz veriyor. Bu adam benim il başkanım öyle mi? Demokrasi bu mu ? Seçilmişlere hakaret iftira saygısızlık mı? Yetmiyor sosyal medyada bana ırkçı faşist diye yazan adam Pm üyesi Y G’nin desteğiyle il başkan adayı oluyor niye benimle daha çok uğraşıp hakaret etsin diye. İlçe delegasyonuna gidip atıp tutarak oy istiyorlar. Her yerde tek adaya giden Genel Merkezden Afyonkarahisar için ses yok hatta aldığım duyumlar bana hakaret eden İl başkan adayının desteklendiği yönünde.Her yerde tek aday burada 3 aday niye ola ki Burcu Köksal’ın karşısındaki aday kazanırsa onunla uğraşsın seçimlerde alt edemiyoruz belki itibarsızlaştırarak alt ederiz diye.En son bir restoranda çekilen saçma sapan bir görüntü üzerinden linç edildik. Trol hesaplarda neler yazılmadı ki kimisi videodakinin eşim olduğunu yazdı kimisi 700 milyon rüşvet diye yazdı ne senaryolar üretildi çok şükür alnım ak başım dik. Ekşi yemedik karnımız ağrısın. Bizimle alakası olmayan bir konuda bile iftira atıldı kendi hakkımızı kendimiz savunduk ömrümü verdiğim partimden yine ses yok. Benim suçum gecemi gündüzüme katarak çalışmak 74 yıl sonra belediyeyi kazanmak mıydı? Her konuda yalnız bırakıldık. Yarın hangi iftiraya maruz kalacağız hangi hakaretler edilecek bilmeden yaşamak hangi cephede savaşacağınızı bilemediğiniz bir hayat ne kadar huzurlu olur. Başkan seçildiğim günden beri alt etmeye çalışanlara çanak tutanlar onları ödüllendirenler yapılanlara sessiz kalanlar hakkımı savunmayanlar kim? Siyasette rakibiniz saldırır anlarım da kendi içinizden gelen saldırılar ne olacak? Bir taraftan her türlü zorluk içinde hizmet etmeye çalışıyorum. Bir taraftan bunlarla uğraşıyorum. Çalışmaktan hizmet etmekten değil İçeri dışarı her türlü mücadele yoruyor.Şu ellerin taşı hiç bana değmez.İlle dostun bir tek gülü yaralar beni.Kimsenin benim yüzümden artık iftira ve hakaretlere maruz kalmasını istemiyorum.Pazar günü il kongresinde olacağım benim kuyumu kazanlarla iftira atıp hakaret edenlerle Allah’tan korkmayıp kuldan utanmayanlarla hesaplaşacağım.
Canım kızım Dila,
Adının anlamı kalp demek.
Yani ben bugün kalbime mektup yazıyorum. İnsanın kendi kalbine mektup yazması kolay değilmiş.
Gönlümün üç odası var. Ela, Dila, Zeyno...
Bakmayın hücremin kapısının el kadar bir avluya açıldığına, bugün sen yeni yaşına giriyorsun ya odalarımdan biri daha ferahlıyor. Dalga dalga yayılıyor sevgim evrene, işte bu sevgiyle sarılıyorum sana.
Çocukluğundan bir an düşüyor zihnime, “Babam daha az çalışsın” diyorsun annenin çektiği videoda. Şimdi neden bu kadar çalıştığımı anlayacak yaştasın. O yüzden de bu kadar güçlüsün. Memleketimdeki her bir çocuğu sizler kadar sevdiğim için çalışıyorum kızım. Benimle gurur duyduğunu da biliyorum. Bir baba başka ne ister ki hayattan?
Bugün pastanı üflerken dileyeceğin dileği biliyorum.
O dileğin gerçek olacağını da biliyorum.
Seni seviyorum kızım.
İyi ki varsın.
Özlemle sarılırım.
Baban İnan Güney
Silivri Zindanı