İnsan yalnızlığa değil, sessizliğe alışıyor. Eve döndüğünde anlatacak birinin olmamasına, güzel bir haber aldığında ilk kimi arayacağını bilememeye, bir filmi bitirdiğinde ya da bir kitabın altını çizdiğin cümleyi paylaşacak kimsenin olmamasına...
Acaba eksik olan gerçekten bir insan mı, yoksa ait hissedebileceğim bir bağ mı?
Daha da zor olanı, bunun nasıl giderileceğini bilmiyor olmak.
M.S. 2. yüzyılda Romalı mimar Theodoros'un oğlu Zenon tarafından inşa edilen bu yapı, büyüleyici akustiği ve görkemli sahne binasıyla tanınır.
Efsaneye göre, dönemin Aspendos Kralı'nın Belkıs adında dünyalar güzeli bir kızı vardır ve herkes onunla evlenmek istemektedir. Kral, kızını kiminle evlendireceğine karar vermek için şehre bir duyuru yapar:
"Kim halkımız ve şehrimiz için en yararlı, en güzel eseri inşa ederse, kızımı ona vereceğim."
Bu çağrı üzerine ülkenin en yetenekli zanaatkarları işe koyulur. Süreç sonunda iki büyük eser finale kalır:
Şehrin kilometrelerce ötesinden su getiren muazzam su kemerleri.
Mimar Zenon'un inşa ettiği akustik harikası tiyatro.
Kral ilk başta su kemerlerini görür ve şehre su getirdiği için çok etkilenir. Tam kızını su kemerlerini yapan mimara vermeye karar vermişken, son bir kez tiyatroyu da incelemek ister.
Tiyatronun en üst sırasına çıktığında, aşağıda (orkestra kısmında) kendi kendine yürüyen mimar Zenon'un kısık sesle fısıldadığını duyar. Zenon fısıltıyla, "Kral kızını bana vermeli, kral kızını bana vermeli..." demektedir. Kral, en üst sırada olmasına rağmen bu fısıltıyı sanki Zenon yanı başında konuşuyormuş gibi net bir şekilde işitince, tiyatronun akustik dehasına hayran kalır. Efsaneye göre kral, iki eseri de birbirinden ayıramadığı için kızını büyük bir adaletle ikiye bölerek mimarlara verir (ya da diğer yaygın versiyonuna göre Zenon'un dehası karşısında kızını ona verir). Yapının inşa edilme motivasyonu, bu görkemli yarışmayı kazanma ve estetik ile bilimi birleştirme arzusudur.
#Antalya #AspendosAntikTiyatro #AspendosTheatre #HistoryLovers
"Kişi, en azından her gün, küçük bir şarkı dinlemeli, iyi bir şiir okumalı, güzel bir resim görmeli ve mümkünse birkaç makul kelime söylemeli."
#JohannWolfgangVonGoethe
Her şey bana yabancı, her şey. Bana ait bir insan yok, bu yarayı kapatacak bir yer yok. Burada ne yapıyorum, bu hareketler, bu gülüşler ne anlama geliyor? Buralı değilim, başka bir yerden de değilim. Yüreğimin hiçbir destek bulamadığı bu yerde dünya, bilinmeyen bir görüntüden başka bir şey değil...
#AlbertCamus
Kitapların amacı yaşamayı öğretmek değil, içimizde yaşama, başka türlü yaşama isteği uyandırmaktır. Kitaplar, gündelik yaşamın sıkıntısından kaçış değil, bir yaşamdan ötekine geçiş aracı olmalıdır.
#FrédéricGros#YürümeninFelsefesi
İnsanın yanında olacak birine ihtiyacı var. "İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun." İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır."
#Farelerveİnsanlar#JohnSteinbeck
"Bizi üzen şeyler değil, onlar hakkındaki düşüncelerimizdir."
Yani olan olay değil, onu nasıl yorumladığımız acıyı belirler.
Bu sözü hatırladığında, kontrol edemediğin kişilerin davranışlarının senin değerini tanımlamadığını fark edersin.
#Epiktetos
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ. Gözlerini sildi zaman... Dedim ya... Eylül'dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.
#CemalSüreyya#Eylül
Bazı sabahlar yataktan kalkarsınız ve "Daha fazla dayanamayacağım" diye düşünürken, aklınıza daha önce de böyle dediğiniz diğer sabahlar gelir ve içten içe gülersiniz.
#CharlesBukowski
"Ben ise sadece kitaplarla başbaşa kalacağım, gezintiler yapacağım, hayaller kuracağım, rahatsız edilmeden uzun uzun uyuyacağım bir dinlenceyi yaşamak istiyordum."
#StefanZweig
Bazen hayatıma ve çevreme şöyle bir bakıyorum da, hiç kimsenin bana eşlik etmemiş olduğunu, tek eşlikçimin zaman olduğunu görüyorum.
#NietzscheAğladığında#IrvinDavidYalom
Bu dünya soğuk.
Rüzgâr genelde ters yöne eser.
Limon ağaçları kurur.
Bahaneler hep hazır.
Güzel günler çabuk geçer.
İçimiz hep bir hoşçakal ülkesi...
#CahitZarifoğlu