Bulunduğum yerdeyim parti içinde beni istemeyenlere inat hiçbir yere gitmiyorum yıllardır iftiraları çürüte çürüte yalanları yıka yıka mücadeleme devam ediyorum.37. Kurultaydan beri huzurlu bir günüm olmadı.Yemediğim hakaret kalmadı. Dışarıdan saldıranları anlarım siyasette ama ömrümü verdiğim partimden gelenlere ne diyeceğim? Memleketime belediye başkan adayı oldum. Hizmeti buradan sürdüreyim diye. Adaylığım sürecinde partimden kovuldum linç edildim hatta Chpli bazı gazeteciler tarafından ekranda kazanamaz yüzde 5 alır 10 alır diye günlerce anti propagandaya maruz kaldım. Partideki marjinal bazı kişiler kazanmamam için kapı kapı çalıştı hiçbirşey yapılmadı rekor oyla seçildim bu sefer iftiralarla gelmeye başladılar eşimi çalışma arkadaşımı ve doğru dürüst tanımadığım bir müdürü 60 milyon rüşvet almakla suçladılar. Bunu yapan Yüntaşın avukatlığını vermeyi reddettiğim gençlik kolları başkanıydı. Yargıya müracaat ettik. Kişi ifadesinde basına numarasını servis edenin Parti meclisi üyesi Y. G. olduğunu söylemiş. Savcılık dosyasında ispatlı ayrıca bunu pm üyesi Y.G. Kadın kolları başkanına da Y.G.nin ekip arkadaşı olan T.T de eski bir partiliye atmış.Bunları Genel merkeze ilettik. Yargı takipsizlik kararı verdi ama Genel merkez bu Pm üyesine hiçbirşey yapmadı hatta bütün kurultaylarda kendisini ödüllendirip yeniden Pm’ye aldı. Yetmedi örgütlerden sorumlu Genel Bşk yardımcısının yardımcısı yaptılar.Bu Pm üyesinin ekip arkadaşı sosyal medyadan ne ırkçılığımı ne de faşistliğimi bıraktı. Adamı disipline verin dedim. Mevcut il başkanı disiplin kurulu toplanmıyor gibi bahanelerle hiçbir işlem yapmadı zaten bugüne kadar bana kim saldırdıysa mevcut il başkanının bir teşekkür etmediği kaldı.Hiçbir konuda yanımda olmadı. Şimdi de tekrar aday olmuş belediyeyi kazandık diye adımı kullanarak oy istiyor. Bana hakaret eden ilçe başkanına gereğini yap diyen ilçe başkanlarına ya önemsiz ben görmüyorum deyip geçiştiriyor. O ilçe başkanıyla gidip sırıtarak poz veriyor. Bu adam benim il başkanım öyle mi? Demokrasi bu mu ? Seçilmişlere hakaret iftira saygısızlık mı? Yetmiyor sosyal medyada bana ırkçı faşist diye yazan adam Pm üyesi Y G’nin desteğiyle il başkan adayı oluyor niye benimle daha çok uğraşıp hakaret etsin diye. İlçe delegasyonuna gidip atıp tutarak oy istiyorlar. Her yerde tek adaya giden Genel Merkezden Afyonkarahisar için ses yok hatta aldığım duyumlar bana hakaret eden İl başkan adayının desteklendiği yönünde.Her yerde tek aday burada 3 aday niye ola ki Burcu Köksal’ın karşısındaki aday kazanırsa onunla uğraşsın seçimlerde alt edemiyoruz belki itibarsızlaştırarak alt ederiz diye.En son bir restoranda çekilen saçma sapan bir görüntü üzerinden linç edildik. Trol hesaplarda neler yazılmadı ki kimisi videodakinin eşim olduğunu yazdı kimisi 700 milyon rüşvet diye yazdı ne senaryolar üretildi çok şükür alnım ak başım dik. Ekşi yemedik karnımız ağrısın. Bizimle alakası olmayan bir konuda bile iftira atıldı kendi hakkımızı kendimiz savunduk ömrümü verdiğim partimden yine ses yok. Benim suçum gecemi gündüzüme katarak çalışmak 74 yıl sonra belediyeyi kazanmak mıydı? Her konuda yalnız bırakıldık. Yarın hangi iftiraya maruz kalacağız hangi hakaretler edilecek bilmeden yaşamak hangi cephede savaşacağınızı bilemediğiniz bir hayat ne kadar huzurlu olur. Başkan seçildiğim günden beri alt etmeye çalışanlara çanak tutanlar onları ödüllendirenler yapılanlara sessiz kalanlar hakkımı savunmayanlar kim? Siyasette rakibiniz saldırır anlarım da kendi içinizden gelen saldırılar ne olacak? Bir taraftan her türlü zorluk içinde hizmet etmeye çalışıyorum. Bir taraftan bunlarla uğraşıyorum. Çalışmaktan hizmet etmekten değil İçeri dışarı her türlü mücadele yoruyor.Şu ellerin taşı hiç bana değmez.İlle dostun bir tek gülü yaralar beni.Kimsenin benim yüzümden artık iftira ve hakaretlere maruz kalmasını istemiyorum.Pazar günü il kongresinde olacağım benim kuyumu kazanlarla iftira atıp hakaret edenlerle Allah’tan korkmayıp kuldan utanmayanlarla hesaplaşacağım.
Bizi öpecekler matmazel... ( Not: Kimse trafik cezalarına karşı değil elbette. Ama burada amaç üzüm yemek değil ; Bağcıyı dövmek gibi geldi bana. Yani 11-15 km hız sınırı frene basana kadar geçiliyor bazen. Tabelayı görmek ile frene basmak arasındaki tolere edilecek yerlere bile ceza yazılabiliyor olması kabul edilebilir değil. İkincisi ehliyet yanında yoksa kesilen 40 bin törkiş lira ceza nedir ? GBT diye bişey var. tablete bakan bir memur bırakın ehliyeti ayakkabı numaramı bile görebiliyor. Hadi küçük bir ceza koy ama asgari ücretin iki katı ceza 40.000 nedir muhterem ? )
Tutuklanmamın ve görevden uzaklaştırılmamın tek nedeni; AK Parti’ye katılma baskısına boyun eğmememdir. Takdir Bayrampaşalı komşularımızın ve Türk milletinindir.
Hakkari'de bir aşiret düğününde geline 5 kilo altın, damada 5 milyon 150 bin TL para takılmış. Köylere git, okula giden çocukların ayağında ayakkabı yok.
Siirt’te tarikat liderinin hastanesinde müritler hasta gibi gösterilmiş ve ayda 45 milyon devlete fatura kesilmiş.
Neymiş Belediyeler SGK borçlarını ödemediği için emekliye zam yapılmıyormuş.
Müslüman sandıklarınız devleti soyuyor.
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene “bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.