Kamuoyu ilgisi olmazsa olayın aydınlatılacağından şüphe duyan herkes bu kaygısında ve düzenli bilgi alma talebinde haklı ama bu talebin karşılanmasında kullanılan yöntemin, elde etmek istenen sonuçla çelişkisini görmemek büyük bir zafiyet yaratıyor.
Narin cinayetinde de gizlilik ilkesi ciddi biçimde ihlal ediliyor. Deliller üzerindeki olumsuz etkisi yanında toplumun mücadele azmine etkisi de gözardı ediliyor. Kafalar karışıyor, ruhlar yoruluyor, ciddi bir talep oluşturmak ve onu takip etmek için soluk kalmıyor.
Soruşturmanının gizliliği kuralı, delilleri toplayan ve delillere erişimi olan kişileri (İfadeyi alan, otopsiye katılan vb.) kapsar. Bu kişilerin eldeki bilgiyi kontrolsüz biçimde paylaşmalarının neden olacağı delillerin karartılması riskini önlemek için.
Soruşturmanın gizliliği kamuoyu ile hiç bir bilginin paylaşılmamasını sağlamayı amaçlamaz, kontrolsüz bir biçimde paylaşılmasını engellemeyi amaçlar. Çünkü herkesin kendi edindiği veya önemsediği bilgiyi paylaşması halinde soruşturma başarıya ulaşma şansını tamamen yitirebilir.
Gözler önünde soruşturmanın gizliliği ihlal ediliyor ama bunun sağlanması için güçlü bir talep yok. Neden?
Soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesinin cezasızlıkla hiç ilgisi yok mu?
Son derece ilgili ama her halde ihlal var ama biz de haber almış oluyoruz diye önemsenmiyor.
Çocuğa karşı işlenen bir suçun aydınlatılması ve dolayısıyla failin tespiti ve adil biçimde cezalandırılması için en önemli aşama soruşturma aşamasıdır. Bunun da önemi delillerin sağlıklı ve hukuka uygun toplanmasında yatar. Soruşturma ve delil toplama ile ilgili talebimiz nedir?
Aynı zamanda talep ile ilgili de bir sorun var. Sadece faile ve en yüksek cezaya ya da en uzun süre ile tutukluluğa odaklanılıyor.
Bu alanda çalışanların bir grubu da, sorunun aynı zamanda kaynaklarından biri olan linç kültürünün daha da köpürtülmesine hizmet ediyor.
Çocuklara karşı işlenen suçlara dair toplumsal tepkinin, çocuk güvenliğini sağlamaya hiç hizmet etmiyor olması üzerine bir düşünmek gerekir.
Bu sadece kamunun sivil toplumu dikkate almaması ile açıklanamaz.
Oluşan tepki değişim için gereken uzunlukta soluğa sahip olamıyor.
‘Abi instagram yasağı için yok mu cümlen?’ diyorlar. Olmaz mı be gülüm? İnstagramın dünya rekorunu bir buçuk senedir elimde tutuyorum, nasıl olmasın? Canım instagramım… Şahsi hesabımı takip etme teveccühünü gösteren 6.7 milyon insana ulaşıyordum. Ayrıca BabalaTV ve Babalayka hesaplarıyla erişebildiğimiz 2 milyonun üzerinde insan vardı instagramda. Yaptığımız projeleri tanıtıyor, sayısız yardım yapıyor ve elbette büyüyen ekibimize kaynak sağlayan iş birlikleri ile ayakta durmaya çalışıyorduk. İşimizden kazandıklarımızı bir sonraki işimize harcadığımızı, işlerimiz daha büyük, daha iyi olsun diye çabaladığımızı da herkes bilir. Youtube gelirlerimizi bağışlayıp, instagram gelirleriyle ayakta dururuz diyordum… Sistemimizin göbeğine bomba yemişiz, nasıl yazmayayım? Her şey bir yana, keşfet bölümünde gezinip tatile çıkanları kıskanıyor, birbirinin arkasından konuşan insanların sarılırken foto paylaştığını görüp gıybet yapıyordum. Elin gavurunun teknolojilerine hayret ediyor, DM özelliğiyle heyecansız özel hayatımı diri tutuyordum. Gezelim görelim denen şeyin, görelim kısmıyla yetinip dağa ormana layk atıyor, tipsiz sıfatımı cilt efektiyle boyayıp, sokakta atamayacağım havayı sosyal eşrafa atıyordum. Küçümsemeyin. Kısıtlı sosyal yaşamda bunlar hayat kurtarır. Ben biraz işkolikimdir, bana çok iyi geliyordu. Çok üzgünüm elbette ama o kadar. Ötesine geçip şikayet etmeyeceğim. Neden edeyim? Her yasağı sinesine çekebilen sinesi geniş kalabalıkla mı uğraşayım? ‘Oooo kıçını başını gösteren bir sürü influencer işsiz kaldı hahahaha’ yazana mı dert anlatayım? Sırf ilgi görmüyor diye ilgi görene saldıranlarla mı kapışayım? 10 yıldır anlatıyorum, kapışıyorum. Milyar izlenmeye ulaşmışım. Neye yaramış? Bin tane dava, bin tane iftira, milyonlarca hakaret yemişim. Canım sağ olsun, küstüğümden falan yazmıyorum bunları en azından denedim. Sadece soruyorum, neye yaramış? ‘Abi instagramı kapatamazlar!’ Öyle mi ciğerim? Dur sana bir soru daha sorayım. Sence ne isterler de yapamazlar? Mesela halk onlara hangi konuda geri adım attırabilir? Eğitim sistemini değiştirseler, adalet sistemini değiştirseler, ekonomik sistemle oynasalar, orduyu baştan dizayn etseler, milli bayramlara ayar çekseler, andımızı kaldırsalar, Türkçe bilmeyenler geleceğimize oy atsalar, tarihi yeniden yazsalar mı? Bunları geç, çok geç. Varsa bilmediğim başka bir kırmızı çizginiz yazın da bileyim. Her neyse… Bu ve bunun gibi sebeplerle artık şikayet etmeyeceğim siyasetçileri, üzgünüm deyip geçeceğim. Çünkü benim şikayetçi olduğum şey biziz. Suç onun bunun, şu partinin bu partinin değil, bizim. Halen ‘Abi ses çıkart! Abiii!’ mi diyorsun azizim? HÖÖÖYYYT! Al sana ses.
📍Siz istediniz biz yayınlıyoruz!
🕘Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuk olduğu BaBaLa TV Mevzular Açık Mikrofon söyleşisi bu akşam 21:00'de Halk TV'de
🔗https://t.co/p40bwj99ry
@USARNL We need your help urgently! In the wreckage of Hatay,TAHİR ÇİPER is ALIVE and his voice has been heard for DAYS.The wreck has been unreachable for days, please go to this location;
Cebrail district, Vali Gazezoglu st., no.2, Hasan Yilmaz apartment
Contact:+905397812072
-HATAY-
Cebrail mahallesi vali gazezoğlu sokak hasan yılmaz apartmanı apartmana saatlerdir yardım gitmiyor enkazın önünde bekliyorlar vinç gerekli ve ekip lazım antakya/hatay enkazin altindaki kisi Tahir Ciper
0539 781 20 72
Vali gazezoğlu sokak cebrail mahallesi hasan yılmaz apartmanı no:2 ANTAKYA/HATAY
Ses geliyor lütfen yardım. Vinç lazım vinç olsa çıkabilecek. VİNÇ!!!!
Tahir Çiper 05359459782
İletişim: 05397812072