Tarlasını sulamak için güneş paneli kuran çiftçiyi anında yakalayıp 176.900 TL. ceza yazan sistem 500 bin kişiyi yaklaşık 20 milyar dolar dolandıranları foncuları görmemiş.
Balzac’ın dediği gibi, “Kanunlar örümcek ağları gibidir; zayıflar ağa yakalanır, güçlüler ise ağı delip geçer.”
ÖĞRETMENİ YALNIZ BIRAKTILAR: ŞİMDİ SİLAH OKULUN KAPISINDA
Yirmi yıldır adım adım hazırlandı bu sahne.
Önce müfredat bozuldu.
Sonra öğretmenin sınıftaki saygınlığı ve otoritesi sıfırlandı.
Ardından akıllı telefon girdi sınıfa;
TikTok’u, Discord’u, Telegram’ı peşine takarak.
Şiddet ekranda bir eğlenceye, tehdit bir oyuna, suç ise ergenler için dijital bir statüye dönüştü.
Ve sonunda yıllarca Amerika’dan izlediğimiz o kâbus Türkiye’nin kapısını çaldı:
Okul baskınları (School shooting).
2004: Çöküşün Temeli Atıldı
AK Parti iktidarının ikinci yılında, 2004’te pilot olarak başlatılıp 2005’te tüm ülkeye dayatılan "öğrenci merkezli, yapılandırmacı" eğitim modeli bir reform değil, otoritenin tasfiyesiydi.
Eski sistem kusursuz değildi; ezbercilik vardı, baskı vardı. Değişmeliydi. Ama bir uçtan kaçarken diğer uçta uçuruma yuvarlandık.
"Baskıyı bitiriyoruz" palavrasıyla sınıfta asgari disiplin darmadağın edildi. Öğretmen değersizleştirildi, eli kolu bağlandı. Öğretmeniyle alay eden, dersi sabote eden, öğretmenini kameraya çekip sosyal medyada madara eden ve nihayet öğretmeni öldüren bir ergen profili türedi.
Hükümet ne yaptı? 2024’te Öğretmenlik Mesleği Kanunu’yla öğretmene şiddetin cezasını güya artırdı. Ama sistemi 20 yıldır yöneten de aynı hükümet, felaketi izleyen de.
Sınıfın otoritesi çökerken, çocuklar sahipsiz kaldı. Karşımıza "C31K" (Cehennemin 31. Katı) gibi Telegram ve Discord bataklıkları çıktı.
Bu bataklıkta 14–16 yaşındaki çocuklar birbirine şantaj yapıyor, şiddet videolarıyla puan topluyor, suçu oyuna çeviriyor. Birbirini tanımayan çocuklar, dijital odalarda birbirine cinayet cesareti veriyor.
Peki hükümetin adalet sistemi ne yapıyor?
Bu çocukları yakalıyor; 14-15 yaşında diye "çocuk mahkemesi", "yaş indirimi", "adli kontrol" veya "ev hapsi" diyerek salıveriyor.
Mevcut ceza sistemi bu caniler için bir caydırıcı değil, adeta bir ödüldür.
Karakola gitmek, ceza almadan çıkmak o dijital çetelerin gözünde bir "itibar", bir "zafer madalyası"na dönüşüyor.
"Nasıl olsa yaşım küçük, bir şey yapamazlar" pervasızlığı tetiği çektiriyor.
Planlayarak, hedef gözeterek okul basan, can alan birine "çocuktur, affedelim" mantığıyla yaklaşamazsınız.
Canice, kasten okul basıp katliam yapanlara ve bunu teşvik edenlere, adam tehdit edenlere karşı yaş indirimleri derhal çöpe atılmalıdır.
Hatta toplumun vicdanını rahatlatacak, bu vahşeti kökünden kesecek en radikal adımlar—gerekirse bu tür planlı katliamlar için idam cezası dahil en ağır yaptırımlar—tartışmasız şekilde masaya getirilmelidir.
Suçun yaşı yoktur!
Tablo ortada:
* 2007 (Adıyaman): 14 yaşındaki öğrenci müdürüne kızıp pompalı tüfekle okula geldi; ateş etmeden durduruldu.
* 2023 (Şanlıurfa): 16 yaşındaki çocuk okula tüfekle gelip hedef gözetmeksizin ateş açtı; 3 yaralı.
* 14 Nisan 2026 (Siverek): Eski öğrenci silahla okul bastı; 16 yaralı.
* 15 Nisan 2026 (Kahramanmaraş): 14 yaşındaki öğrenci silahlarla sınıfları taradı; öğretmen ve öğrenciler hayatını kaybetti.
* 22 Eylül 2026 (Manisa / Turgutlu): İnci Üzmez MTAL önünde 15 yaşındaki öğrenci av tüfeğiyle ateş açtı; 11 yaralı, 2’sinin durumu ağır.
Sorumlu Kim?
Bugün Manisa Turgutlu'daki saldırının ardında ne çıkarsa çıksın, büyük resmi değiştiremez.
Öğretmenin itibarını yok eden, okullarda disiplini bitiren, internet çetelerine karşı köklü ve kalıcı irade koyamayan, ceza yasalarını caydırıcılıktan uzaklaştırıp suçlular için tatil köyüne çeviren bu sistemin birinci dereceden sorumlusu hükümettir.
Olay olduktan sonra okula müfettiş yollamak, taziye mesajı yayımlamak devlet adamlığı değildir.
Asıl görev, o silah eline alınmadan önce otoriteyi, caydırıcı hukuku ve okul güvenliğini tesis etmektir.
AK Parti Milletvekili Özlem Zengin:
İsrail’e giden petrolden varil başına 1,27 dolar komisyon alıyoruz. Bu hattın varlığından onur duyuyoruz.
Avanaklar’da Coca Cola döküp dursunlar !!
➖Tasfiye kapsamındaki fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL'si bulunuyor.
➖830 milyar TL, 200 TL'lik banknotlarla yaklaşık 4 milyar 150 milyon adet banknot demek.
➖Bu da banknot başına, yaklaşık 1,13 gram hesabıyla tam 4 bin 690 ton para eder.
➖25 ton taşıyan TIR'lara yükleseniz yaklaşık 188 TIR eder.
👉 Yani 515 bin vatandaşımızın parasını, 188 TIR'a doldurup götürmüşler, hem de göz göre göre!
💡Bu paralar götürülürken nasıl gözünden kaçtı Mehmet Şimşek @memetsimsek ?
👉Oysa 10 ay önce "manipülasyonların farkındayız" diyordun!
Hay Maaşalah..
Faiz haram ama Cumaları toplanan paralar, zekatlar, fitreler borsada.
Diyanet vakfı parayı piyasa katılım fonuna basmış.
Vakfın fondaki payı yüzde 59,65
#Bedelinisandıktaödeyeceksiniz
Lütfen birisi doğru değil desin!
20 Milyar $ lık vurguna anında tepki göstermeyen SPK'nun üyesi Adalet Bakanının eşi çıktı!
Tera Holdingin sahibi Baba-oğul Tezmenler.
Baba Tezmen eski bir bakan!
'Fonlarda spekülasyon var' dendiğinde, SPK başkanı eski bakan Vecdi Gönül’ün oğlu!
Murat Ağırel:
"Sanırım Türk milletinin sabrını sınıyorlar.
Sırrı Sakık diyor: Bu dağlardaki 'Önce Vatan', 'Vatan Sana Canım Feda', 'Ne Mutlu Türk'üm Diyene' yazıları kaldırılsın.
Rahatsızmış!
Ben de PKK'dan rahatsızım. PKK'yı savunanlardan rahatsızım."
Hangi zincir market bu acaba?
Bir özür beyanı, bir gönül alma, bir mahcubiyet açıklaması yapamazlar mıydı?
Halkla İlişkiler diye bir departmanaları yok mu bunların.
O yoksa utanma duyguları da mı yok acaba?
Zincir markette birçok görevde çalışan genç:
“Bedenim artık dayanmıyor.”
BİMden açıklama
Yılın ikinci çeyreğinde 2.700.000.000 TL net kar açıklandı....
sömürü ne boyutta onu söylemiş
Herkes TRT'ye verdiği röportajı paylaşıyor ama Eda Erdem'in şampiyonluk sonrası direkt salona seslendiği konuşması çok daha coşkuluydu.
#FileninSultanları
YUH ARTIK‼️
Özgür Çelik: Bunu ilk kez açıklıyoruz
*Üsküdar’da Transfer edilen 3. üye Ayhan Aydın
*Telefon açtı, hünhür hünhür ağlayarak bana ve Suat Özçağdaş'a “Savcı beni tehdit etti, engelli oğlum ve engelli eşim var, onlara kim bakacak, ben bunlara teslim oldum” dedi
53 gündür ev hapsinde olan Levent Üzümcü (@LeventUzumcu): "Ben bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın Genel Sanat Yönetmeni olarak Serhat Kılıç'ın cenazesinde olmalıydım. Yuvamızda, Şehir Tiyatroları'nın ana merkezinde, Harbiye Muhsin Ertuğrul'da ama olamadım"
Babası Avrupa kupası kazanmış voleybolcu kızlarımız hakkında fetva verirken, Cübbeli’nin kızı çakarlı aracıyla trafik kurallarını hiçe sayıyor.
Kendi dizini dövmek yerine, başkasının başarılı kızlarını dövüyor.
İzleyin , izlettirin!
Para basan köprüler 30 yıllığına niye satılır?
O kadar net ve basit bir dille anlatılmış ki, muhalefet bu videoyu her yerde yayınlamalı.