Vizyonsa vizyon…
Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'na (SAHA) katılım tamam😂😂😂😂
Türkiye 6 bin km menzili olan balistik füzeyi tanıtıyor bunlar ışın kılıcıyla animasyon karakteri gibi paylaşım yapıyor…
Güç yerine Allah’tan akıl isteyin önce @eczozgurozel
🔴 AB'ye sordum: Türkiye'yi Çin ve Rusya'yla aynı kefeye koyarak harekete geçilmesi gerektiğine işaret eden AB Başkanı Von der Leyen, Türkiye'nin NATO'ya üye ve AB'ye aday ülke olduğunun farkında mı?
Dün Şanlıurfa’da, bugün ise Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin; sığ, yüzeysel ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilemeyeceği açıktır. Bu vahim gelişmelerin, tüm sebepleri, sonuçları ve arka plan dinamikleriyle birlikte; serinkanlı, sağduyulu ve çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınması, hakikatin tam manasıyla ortaya çıkarılması açısından zaruri bir mecburiyettir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Cihat Yaycı:
“FETÖ ile mücadele Mossad’la CIA ile mücadeledir. İran'ın başına gelenlerin Türkiye'nin başına gelmesini istemiyorsak, kapsamlı bir FETÖ temizliğine çok acilen başlanmalıdır.
Devletin hiçbir kademesinde FETÖ unsuru kalmaması gerekir. FETÖ mensuplarının ajanlıktan, casusluktan yargılanması lazım."
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır; toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır." 🇹🇷
Vatanımız için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen tüm kahramanlarımızı, rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
İSRAİL ÇOK SİNİRLENMİŞ❗
İTALYA'DA BİR DERGİ KAPAK RESMİ OLARAK BU GÖRSELİ KULLANDIĞI İÇİN İSRAİL, DERGİYE KINAMA MESAJI GÖNDERMİŞ ❗
O ZAMAN
NE YAPIYORUZ ❓
GÖRSELİ İYİCE YAYIYORUZ KÜPLERE BİNSİN SİYONİST İSRAİL‼️
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey,
10 Nisan.
107 yıl önce….
Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin kararıyla yargılanmak üzere 7 Ocak 1919 tarihinde Konya’da gözaltına alınarak, 30 Ocak 1919’da İstanbul’a getirildi.
Tehcir suçlarına bakmak için işgalciler tarafından kurulan, İngiliz muhipler cemiyeti üyesi Nemrut Mustafa Paşa yönetimindeki
Divan-ı Harpte 2 ay ve 18 gün süren ve “yalancı tanıklara desteklenen” duruşmaların ve Fransız ve İngiliz işgali komutanlarının,
Ermeni komitacıları ve Ermeni Patriği Zavenin baskıları sonunda;
“Bozok ve Boğazlıyan Ermenileri'nin tehciri sırasında suiistimal ve öldürme olaylarında ihmali olduğu” gerekçesiyle idama mahkum edildi.
Ermenilerin dava vekaletini Leon Remzi adlı sahtekar üslenirken,
Savcı yardımcısı Haralambos hiç bir yargılama kuralına aldırış etmeden şahitlerin tamamını Ermenilerden oluşturdu.
Kemal Beyin Avukatlığını Selahaddin Bey yaptı.
Ermeni meselesinin tarihçesini anlattı, Tehcirin Ermeni çetecilerin saldırılarını sonlandırmak için özel bir kanunla yapıldığını,
tehcir öncesi isyan ve kırımlar konusunda herkesin ittifak içinde olduğunu belgeleriyle ortaya koydu.
Yolluk ve yevmiyeleri karşılanmadığı için Mehmet Kemal Bey lehine şahitlik yapacaklar Anadolu’dan İstanbul’a gelemedi.
19 kişi aleyhte tanıklık yaptı. Bu kişilerin beyanlarının gerçek dışı olduğu mahkeme heyeti tarafından da gözlendi.
Tanık olarak dinlenen Ojeni Varvaryan: “tehcir sırasında küçük bir kız olduğunu kafasına balta vurarak öldürülmek istendiğini ama şans eseri hayatta kaldığını” anlattı.
Mahkeme, Ojeni Varvarya’nın kafasındaki yara ile ilgili doktor raporu talep etti.
Tıbbi incelemede yaranın çok yeni olduğu ve balta ile oluşmasının mümkün olamayacağı belirlendi.
Raporun mahkemede okunmasından sonra Varvaryan, Boğazlıyan’da hiç bulunmadığını ama bu şekilde ifade vermesi için kendisine para verildiğini itiraf etti.
Diğer şahitler de savunma avukatlarının soruları üzerine iddia ettikleri olayı hiç görmediklerini ama anlatılanları duyduklarını beyan ettiler.
Bu itiraflara rağmen; Kemal Bey idama mahkum edildi.
10 Nisan 1919 tarihinde akşamüstü saat; 17.20’de Bekiraga bölüğünden alınarak Beyazıt Meydanı’nda İstanbul Üniversitesinin büyük kapısında idam edildi.
Kemal Beyin idam sehpasında son sözlerini söyledi.
“Ben bir Türk memuruyum, sizlere yemin ederim ki ben suçsuzum, bugünde suçsuzum yarında suçsuzum.
Ecnebi Devletlere yaranmak için beni asıyorlar.
Allah vatana millete zeval vermesin.”
Milli Şehidimiz ruhun şad olsun.
Unutmadık,unutturmayacağız.
Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz.
Savaşın genişlemesini önlemeye dönük her diplomatik adım, insanlığın ortak vicdanında karşılık bulmaktadır. Başta Türkiye olmak üzere bölgedeki sağduyulu devletlerin yapıcı ve uyarıcı girişimleri, aklıselim diplomasinin hâlâ canlı olduğunu göstermiştir.
Taraflar arasındaki karşılıklı irade beyanları, kontrolsüz çatışma riskini şimdilik geri çekmiştir. Ancak Lübnan sahasına ilişkin istisnalar, meselenin henüz tam anlamıyla çözülmediğini de ortaya koymaktadır.
Türkiye; barıştan, istikrardan ve adil bir uluslararası düzenden yanadır. Kalıcı çözümün yolu silahtan değil, diyalogdan geçmektedir.
Aziz milletimizin ve bölge halklarının huzuru için, ateşkesin kalıcı bir barışa evrilmesi en samimi temennimizdir.
Bir yanda barış arayışları ve diplomatik temaslar devam ederken, diğer yanda İstanbul’da karanlık yüzünü gösteren birtakım malum çevrelerin vekâlet unsurları eliyle gerçekleştirilen terör saldırısı, Türkiye’yi hedef almıştır.
İstanbul Beşiktaş Levent’te meydana gelen menfur terör saldırısı, ilk etapta “İsrail Başkonsolosluğu hedef alındı” şeklinde servis edilmiş olsa da, konsolosluğun boş olduğu gerçeği olayın mahiyetinin daha farklı olduğuna dair emareler göstermiştir.
Saldırının, jeopolitik konumu ve güçlü finans altyapısıyla öne çıkan alternatif merkezlerden biri olan İstanbul’da Levent gibi kritik bir bölgede, uluslararası şirketlerin yoğunlaştığı bir alanda ve doğrudan güvenlik güçlerimizi hedef alacak şekilde gerçekleştirilmiş olması tesadüf değildir.
Ayrıca; İran–ABD gerilimi ve bölgesel belirsizlikler nedeniyle Orta Doğu ve Asya merkezli bazı şirketlerin faaliyetlerini daha güvenli finans merkezlerine taşıma arayışlarının arttığı ve Türkiye’nin de bu konuda çeşitli çalışmalar yürüttüğünün en yüksek düzeyde kamuoyuyla paylaşıldığı bir dönemde gerçekleştiği bilinmektedir.
Aziz milletimizin huzur ve güvenliği asla bu tarz tehdit ve tehdidin gölgesi altında bırakılmayacaktır.
Bu kararlılığımızın en somut tezahürü kahraman polislerimizi canı gönülden kutluyor, fedakârca müdahaleleriyle büyük bir felaketin önüne geçen güvenlik güçlerimize ve süreci büyük bir dikkat ve titizlikle takip eden tüm güvenlik bürokrasisini tebrik ediyor, yaralı kardeşlerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum.
Türkiye; terörün, provokasyonların ve kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya, bölgede ise umudun ve istikrarın adı olmaya kararlılıkla devam edecektir.
10 Köy Okulunda yaptığımız tamirat, tadilat ve yenileme çalışmalarıyla birlikte Püskevit dağıttık evet.
Faaliyetin adı direkt Püskevit dağıtmak değildir, Püskevit; bu faaliyetlerde çocuklarımıza ikram edilmiştir.
Tamirat, tadilat ve yenileme çalışmalarından bahsetmeme sebebinizi anlıyoruz, malum sizin fiyatınız var.
Kusura bakmayın; size ödeme yapmak yerine Türk Milletinin çocuklarına umut olmaya devam edeceğiz.
#3Nisan1930: Türk Kadınının Belediye Seçimlerine Katılım Hakkı
📌 96 yıl önce bugün, Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının tanınmasıyla, Türk Milletinin demokrasi ve çağdaşlaşma yolculuğunda tarihî bir eşik aşılmıştır.
📌 3 Nisan 1930 tarihinde kabul edilen Belediye Kanunu ile Türk kadını yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkına kavuşmuş; bu düzenleme, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kurulan Cumhuriyet’in Türk toplumunu güçlendirme ve devlet yapısını tahkim etme anlayışının bir yansıması olmuştur.
📌 1930’daki yerel seçim hakkının ardından #5Aralık1934’te kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınmasıyla tamamlanmış; 1935 seçimlerinde 18 kadın milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girmiştir.
Bu anlamlı günde, Türk kadınının elde ettiği bu tarihî kazanımları saygıyla anıyor; kadınların Türk kültüründeki; toplumsal, siyasal hayattaki vazgeçilmez rolünü bir kez daha vurguluyoruz.
#Atatürk
Bazı hayatlar vardır, zamana sığmayan…
Milliyetçi Hareket Partisi kurucu Genel Başkanı, merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının üzerinden 29 yıl geçti.
Ruhu şad olsun…
#BengüTürk#BaşbuğAlparslanTürkeş