“Huzur Sokağı” romanıyla gönüllerde müstesna bir yer edinen, kalemi ve mücadelesiyle yakın tarihimizde iz bırakan Şule Yüksel Şenler’i vefatının yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.
Şule Yüksel Şenler, başörtülü kadınların inanç ve değerlerinden taviz vermeden hayatın her alanında var olma mücadelesine öncülük etmiş, cesur duruşuyla bir nesle ilham olmuştur.
Bıraktığı değerli miras, gelecek nesillere ışık tutmaya devam edecektir. Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin.
1 Eylül itibarıyla “Alo Adalet 135” hattını hizmete sunuyoruz. Vatandaşlarımız, dosyalarının hangi aşamada olduğunu ve akıbetini telefon, internet, e-posta veya adliyelerdeki irtibat ofisleri aracılığıyla öğrenebilecek.
Yargının etkinliği ve verimliliği için davalarda hedef süre uygulamasını güçlendiriyoruz. Vatandaşımız nasıl davasının makul sürede sonuçlanmasını istiyorsa, bu onun en doğal hakkıdır.
Hedef sürede sonuçlandırılmayan dosyaları yapay zekâ destekli sistemlerle anlık olarak takip ediyor, HSK ile koordineli şekilde gerekli adımları atıyoruz.
Gençlik, bu milletin atardamarıdır.
Atardamar, nasıl kalbin pompaladığı kanı bütün vücuda ulaştırıyorsa gençlik de toplumun enerjisini, idealini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır.
Bu damar ne kadar güçlü, ne kadar sağlıklı olursa millî bünyemiz de o derece sıhhatli olur.
Türkiye’nin hayrına olacak her işe kulp takma telaşında olanlar tam da bu yüzden TÜGVA’nın önünü kapatmak istiyor.
Gençlerimiz, “kıtaları ipek bir kumaş gibi kesip biçen” ecdadı anlamasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye çabalayanlar tam da bu yüzden TÜGVA’yı hazmedemiyor.
TÜGVA gibi göz bebeğimiz olan kuruluşların, sayısı az ama sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının sebepleri işte bunlardır.
Varsın rahatsız olsunlar, Allah’ın izniyle nehri tersine akıtamazlar.
Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına, kirli hesaplarına alet edemezler.
O günler artık geride kaldı.
O karanlık günler bir daha gelmemek üzere artık eski Türkiye’de kaldı.
Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız.
Türkiye’nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze yem ettirmeyiz.
Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe kapılmasına izin vermeyiz.
Milletler Ligi finalinde rakibi Brezilya’yı mağlup edip şampiyonluğa ulaşarak tüm Türkiye’yi gururlandıran büyük bir başarıya imza atan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum. 🏐🇹🇷
Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da hâlen devam ediyor.
Bunların amasız ve fakatsız kaldırılması gerekiyor.
Bu hususa zirve bildirisinde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. #NATOsummit
Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz.
Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş; biz dâhil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür.
Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.
Suç örgütleriyle, rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye’yle hesabı olan güç odaklarına dayayan bir muhalefet Türkiye’ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez.
Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye’nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir.
Türkiye, hepimizin ortak paydasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin müşterek yuvasıdır.
Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz.
Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz.
Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir.
O şehit ve gaziler ki yağmur gibi yağan kurşunlara karşı, helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar.
“Bu ülkeyi ruhunu bir dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz” dediler…
NATO’nun kolektif savunmayı tekrar merkeze alan yeni döneminde adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırız.
F-16 uçaklarımız NATO Hava Polisliği Misyonu kapsamında Estonya’da konuşlanacak.
Kosova’daki NATO KFOR Harekâtı’nın Ekim ayında üstlendiğimiz komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğiz.
2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvvetine komuta edeceğiz.
Türkiye olarak NATO’daki daha nice misyona ciddi katkılar sunuyoruz. #NATOsummit
NATO zirveleri güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale ve dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır.
Tedbirler noktasında biz de işi şansa bırakmadık.
Zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum.
Ankara, tarihî bir zirveye tarihî bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır.
Ankara’nın artık bir dünya şehri olduğu bu vesileyle tescil edilmiştir.
Bunun yansımalarını özellikle turizmde göreceğimizi düşünüyorum.
Bu sene cumhuriyetimizin 103’üncü yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara’da coşkuyla kutlayacağız.
İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13’üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde de sergileyeceğiz.
Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur.
Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, hainlerin başını ezecek kudrete ziyadesiyle sahiptir.
Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır.
Küresel güvenlik mimarisinin büyük güç rekabeti, hibrit tehditler, bölgesel krizler ve yeni teknolojilerle yeniden şekillendiği bir dönemde icra edilen bu Zirve, ülkemizin küresel güvenlik mimarisindeki merkezî rolünü, diplomasi kapasitesini ve müttefiklik sorumluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
“NATO 3.0” vizyonu, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve İttifakın yeni döneme daha hazırlıklı biçimde uyum sağlamasını hedeflemektedir.
Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır.
Savunma Sanayisi Forumu ile başlayan Zirve’de ortak üretim, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, savunma teknolojilerinde eş güdüm ve müttefikler arası iş birliği imkânları ele alınmıştır.
Zirve marjında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik.
Bu temaslarda ikili ilişkiler, AB ile münasebetler, savunma sanayisi, ticaret, enerji, güvenlik, Avrupa-Atlantik güvenliği, Balkan Barış Platformu, Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD süreci, Gazze, Libya, Suriye ve bölgesel istikrar başlıkları başta olmak üzere birçok kritik konu ele alınmıştır. Zirve marjında ayrıca Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Anlaşması imzalanmış, Kanada ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri de başlatılmıştır.
Özellikle Zirve vesilesiyle ülkemize resmî ziyaret gerçekleştiren kıymetli dostum ABD Başkanı Sayın Trump ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı ve verimli görüşmelerin, millî muharip uçağımız KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere savunma sanayisi alanında ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum.
“Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2’nci İletişim Şûrasının ülkemiz, milletimiz ve iletişim dünyamız için hayırlara vesile olmasını canıgönülden temenni ediyorum.
İki gün sürecek şûramıza bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlarımıza, üniversitelerimize, yönetici ve hocalarımıza şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum.
Şûra neticesinde son şeklini alacak belgelerin iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını diliyorum.
FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır.
Yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde, tehlike tamamen ortadan kalkana kadar sabırla sürdüreceğiz.
Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecini, millî meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız.
Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarına kıyasla Ankara Zirvesi, medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur.
Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında hâlen devam ettiğini görüyoruz.