Caner Taslaman’ın eski eşi:
Hacca gittiğimde 3 günden fazla dayanamadım.
Erkekler beni insan yerine koymuyor. Soru soruyorum yanımdaki adama cevap veriyor.
Orada Atatürk'e o kadar şükrettim ki...
Bugün burada bile konuşabiliyorsam Atatürk sayesinde konuşabiliyorum.
23 Nisan için okulda tertip edilen gösterileri izledim.
Şöyle özet geçeyim:
Gösteriler bittikten sonra okul bahçesinde spontane açılan müzikle daha çok eğlendi herkes, hem veliler hem öğretmenler hem idareciler hem de çocuklar.
Kutlu olsun.
Yıllardır Yalova-Yenikapı-Yalova hattını kullanırım. Ve yıllardan beri İDO’nun iddiası seyahat süresinin 75 dakika olduğu yönündedir. Bugüne kadar hiç 75 dakikada ulaşmışlığım yoktur. Yolculuk en az 90 dakika sürer ve yanıltıcı reklam yapan İDO’ya hiçbir şey olmaz.
@idokurumsal
Türk Tarih Kurumu ile Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi tarafından tamamlanan Muhammed Enverî Kadiç Kroniği projesinin tanıtım toplantısına katıldık.
Sözkonusu projeyle, Bosna-Hersek’in 1363–1928 yılları arasındaki tarihine ışık tutan 28 ciltlik kroniğin Türkçe ve Boşnakça özetleri, indeksi ve Boşnakça çevirisi araştırmacıların hizmetine sunuldu.
Başta Türk Tarih Kurumumuz ve Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi olmak üzere, projenin hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkesi tebrik ediyoruz.
Esmir Bajraktarevic represents a new Bosnian generation: global, multilingual, developed abroad, yet consciously choosing to carry the identity of a country still navigating its past.
Read my latest here as we all recover from celebrations following Bosnia’s win the other night.
https://t.co/bLBWYvB6Xu
Nasıl becerebiliyorsunuz sahi, özgürlük deyince bunca olan bitene rağmen aklınıza Lazkiye plajlarını ya da Esed ailesinin jantilaik fotoğraflarını getirmeyi?
Size iyiliğin, huzurun, barışın Beşşar gibilerden neşet edebileceğini öğütleyen şey ne?
Nesiniz siz, nasıl bir şeysiniz?
Beşşar bile sizin kadar Beşşarcı değildi be!
Bakmayın, bunlar, Suriye halkının, yerin yedi kat altına gömülseler de Suriye halkının özgürleşmesinden rahatsız olanlar aslında bir bakıma nasıl bir Türkiye hayali kurduklarını da faş ediyorlar.
Sadece fırsat bulamadığınız için birer Beşşar’a dönüşememiş insanlarsınız hepiniz.
Ya da bir Beşşarınız olsaydı, ah ah, örgütünüzü tem teşekküllü bir Baas’a çevirmeyi başarabilseydiniz şayet, ona gönüllü muhaberat da olabilirdiniz, belki bir Sednaya gardiyanı, kim bilir.
“Menfaat yaşamak ister, ahlâk yaşatmak ister; bir arada asla barınamazlar” demiş ya hani Nurettin Topçu.
Şimdi düşünüyorum da yaşama derdinde mi Müslümanlar yoksa yaşatma derdinde mi?
Yaşamaya doyamama hali var üzerlerinde sanki.
Öyle geliyor bana..