Eşleriyle Zina Edip Çocukları Veled-i Zina Olanlar
Pırlanta Müellifi:
Aziz Müslüman! Ben müminlerin aleyhinde sağda solda, nerede olursa olsun konuşan, sağda solda yazı yazan, sağda solda müminler aleyhinde verip veriştiren kimselerin ajan olabilecekleri ihtimalini huzurunuzda bir kere daha tekrar ediyorum. Ağzını doldura doldura dindar görünen bir insan bir cemaate "kâfir" derse, evvela kendisinin kâfir olduğu muhakkaktır. Çünkü o cemaat bir fert olsaydı, belki o fert kâfir olabilirdi, bir ihtimal kendisi kâfir olmayabilirdi. Ağzını doldura doldura dindar görünen bir insan bir cemaate "kâfir" derse, o cemaat içinde bir fert müminse kendisinin kâfir olduğu muhakkaktır. Avradı o dakikada boş olur. Nikâh tazelemeden avradının yanına gitse zina etmiş olur ve bu hâl devam etse doğan çocukları da veled-i zina olur. Bu, bu kürsüye çıkan birisi de olabilir, o mihraba geçen birisi de olabilir, sizin önünüze geçen birisi de olabilir, veled-i zinanın babası olabilir. Hafizanallahu ve iyyaküm. [ https://t.co/xJfoGvDBrf ]
(Ayrıca bkz: Bakara 221/ Mümtehine 10)
Utanan yok ama yine de soralım.
Sınır komşumuz Yunanistan’da yıllık gıda enflasyonu %0,2, Bulgaristan’da %0,9, Gürcistan’da %4,8 iken, sınırın bu tarafında nasıl %33,8 oluyor?
“Savaş çıktı Mazot pahalılaştı” mı diyeceksiniz?
Bu ülkeler mazot yataklarıyla mı ünlü?
ÇOK ÖNEMLİ-LÜTFEN HERKESE DUYURALIM!
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 15-16 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirdiği 1569. toplantısında, Aralık 2026'da yapılacak olan 1577. insan hakları denetim toplantısının gündemini kabul etmiştir. Bu listede Türkiye başlığı altında, Yüksel Yalçınkaya ve Yasak/Türkiye kararları ilk kez yan yana ve aynı sırada yer almıştır. Yalçınkaya kararı daha önceki denetim süreçlerinde de gündeme gelmişken, 5 Mayıs 2026'da kesinleşen Yasak kararı ilk defa bu toplantıda ele alınacaktır. İki kararın aynı başlıkta birleştirilmesi, Komite'nin bu dosyaları ayrı olaylar olarak değil, benzer nitelikteki yapısal sorunların bir parçası olarak değerlendirdiğini göstermektedir.
AİHM, her iki kararda da bir kişinin silahlı terör örgütü üyeliğinden cezalandırılabilmesi için suçun maddi ve manevi unsurlarının bireyselleştirilerek ortaya konulması gerektiğine hükmetmiştir. ByLock kullanmak, Bank Asya'da hesap sahibi olmak ya da dernek ve sendikalara üye olmak vb. hususlar, kişinin somut olarak ne yaptığı ve hangi kastla hareket ettiği gösterilmeden tek başına mahkumiyete gerekçe yapılamaz. Aralık ayındaki toplantıda Komite, Türkiye'nin bu ihlalleri giderip gidermediğini ve benzer kararların tekrarını önleyecek adımları atıp atmadığını inceleyecektir.
Ancak uygulamada bu kararların gereğinin yerine getirilmediği görülmektedir. Zira yeniden yargılama taleplerinden bazıları reddedilmekte, kabul edilen dosyalarda ise aynı deliller ve şablon gerekçelerle yine mahkumiyet kararları verildiği gözlenmektedir. Yalçınkaya kararından sonra açılan yeni davalarda da aranan bireyselleştirme şartı gözetilmeden hüküm kurulmaya devam edilmekte; Yasak kararında özellikle vurgulanan suçun kanuni unsurları ve manevi unsur hiç araştırılmadan insanlar hakkında dava açılıp ceza verilmektedir. AİHM kararlarının icrasını denetleyen bu mekanizmaya sahadaki durumu aktarabilmek için genel değerlendirmeler yerine mahkeme kararlarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu amaçla, elinizde Yüksel Yalçınkaya ve Yasak kararlarıyla çelişen güncel yargı kararları bulunuyorsa bunları bizimle paylaşmanızı istiyoruz. Sadece AİHM'in ihlal kararları sonucu başlayan yeniden yargılama süreçlerine ilişkin kararları değil; Yalçınkaya ve Yasak kararlarıyla uyumsuz ve bu kararlara aykırı olan tüm kararlarını talep ediyoruz. Özellikle yeniden yargılama taleplerinin reddine dair kararlar, kabul edilip yine mahkumiyetle sonuçlanan dosyalar, Yalçınkaya sonrasında verilen ilk derece, istinaf ve Yargıtay onama kararları ile Anayasa Mahkemesi kararları inceleme sürecine katkı sağlayacaktır. Gönderim yaparken, ilgili kararların ilk derece, istinaf, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi aşamalarını kapsayacak şekilde bir bütün halinde ve tek bir e-posta ile gönderilmesi rica olunur. Eğer kararlar Yargıtay ve AYM incelemesinden geçmediyse ve örneğin Yargıtay'daysa, ağır ceza mahkemesi ve istinaf kararlarını gönderebilirsiniz. Ayrıca gönderim yaparken kişisel verilerinizi ve kimlik bilgilerinizi karartabilirsiniz. Burada önemli olan husus; kişisel bilgiler değil, mahkemelerin gerekçelerdir. Bu kararları [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Toplanan bu kararlar, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi İçtüzüğü’nün 9/2. maddesi kapsamında resmi bir bildirim olarak sunulacaktır. Bu bildirimin yapılması çok önemlidir. Çünkü denetim süreci olağan akışında yalnızca devletlerin sunduğu resmi eylem planları ve raporlar üzerinden ilerlemektedir. Somut mahkeme kararları iletilmediğinde, Komite resmi rapor ve beyanlara göre hareket etmekte ve dolayısıyla uygulamadaki ihlallerin devam ettiği ortaya konulamamaktadır. Derlenecek bu karar örnekleri, Aralık toplantısında meselenin münferit bir aksaklık olmadığını ve süregelen yapısal bir sorunu ortaya koyacaktır.
Ayrıca, AİHM'den ihlal kararı almasına rağmen yeniden yargılama talebi reddedilen veya yeniden yargılama sonucunda aynı cezayla yeniden mahkum edilen kişiler, Bakanlar Komitesi İçtüzüğü'nün 9/1. maddesi kapsamında mutlaka bildirimde bulunmalıdırlar. Bu konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşılabilir ve bu zamana kadar 39 kişi bu bildirimde bulunmuştur. Link: https://t.co/8GRXFtq3A5
🚨🇵🇸 Kuzey Gaza'daki gazeteciler dünyaya doğrudan hitap ediyor: "İsrail'in Palestinlileri ölüme asma yasası Nazilerden daha kötü."
Bu videoyu görürseniz, lütfen farkındalık için yeniden yayınlayın.
@tr724com İslama, insanlığa, hukuka aykırıdır. Bir borçtan dolayı yapılan haciz işleminden dahi muaftır emeklinin maaşı. Bir miktarı haczedilebilir. Buna rağmen bloke koymak Vicdana sığmaz.
Su bu su .
Türkiye çöle döndü de suyunuz mu kalmadı ?
Allah bir kuraklık verir 1 litre suya muhtaç eder ama Manevi bir kuraklık içinde ahiretinizi harap etmişsiniz Dünyada suya kansanız ne fayda
AksarayCezaevi
#MercanKöşk Savic