Trump, Netanyahu ve Ben-Gvir gibi aşağılık zalimlere rağmen daha iyi bir dünya inşa etme inancından asla vazgeçmeyen Thiago Avila küresel intifadanın sesi, insanlığın onurudur.
Free Thiago,
End the blockade on Gaza!
@thiagoavilabr
https://t.co/1kkACJeErh
Lanetlenmesi gereken bir sembolü marifetmiş gibi sergilemek de neyin nesi?
Bu kafa yapısıyla hukuk devleti değil ancak devlet fetişizmi gelişir.
Adalette "Beyaz Toros" gölgesi https://t.co/LIeTgmPXiF
Siyonist çetenin hizmetkarı Trump sadece vahşi, emperyalist bir katil değil, aynı zamanda da aşağılık bir yalancıdır.
Türkiye medyasının bu kaçığın sözlerine itibar edip ciddiye alması garip, daha ötesi ayıptır.
Kenan Alpay (@kenan_alpay):
"Eğer birileri saat 9’u 5 geçeyi, bu ölümü çok çok yüce yani unutulması ve vazgeçilmesi mümkün olmayan an olarak değerlendiriyorsa, işte Anıtkabir orada, heykeller şurada istediklerini yapabilirler. Fakat sokakları, ülkeyi esir almak insanların zihinlerini, duygularını, kalplerini, imanlarını, inançlarını, ibadetlerini ipotek altında tutmak kabul edilebilir bir durum değildir."
@akittv
Kenan Alpay: Kuzey Kore’yi geride bırakan bir pozisyon sergiliyoruz
Kenan Alpay, geçtiğimiz günlerde 10 Kasım sebebiyle tekrar gündeme gelen Kemalist ritüellere yönelik sert eleştirilerde bulundu.
https://t.co/Sle7evvqzw
Özgür-Der’in 2025 yılı genel istişare programı Bursa’da gerçekleştirildi.
Bu yılki toplantımıza evsahipliği yapan Bursa Şubesinden kardeş ve bacılarımıza teşekkür ediyor, Allah Teala’dan kardeşliğimizi daim ayaklarımızı sabit kılmasını niyaz ediyorum.
https://t.co/8rVDwXRRQJ
Sumud bir kelime değildir; Sumud bir ruhtur…
O, çağların ötesinden bugüne taşan bir sarsılmazlık;
Hilfü’l-Fudûl’un adalet yemini,
Firavunların ve Nemrutların karşısında İbrahim’in ateşe atılırken sergilediği teslimiyet ve direniştir.
Sumud, Filistin’in kıyamı, insanlığın vicdanı, mazlumların felsefesidir.
Bugün, adalet için haykıran her sesin ortak nefesidir.
Özgürlük ve eşitlik uğruna direnen her halkın kalbinde çarpan isyan meşalesidir.
Arapçada “direniş” yahut “sarsılmaz sebat” demektir.
1967’nin karanlık günlerinde, Altı Gün Savaşı’nın ardından yıkıntılar arasından yükseldi.
Evleri yıkılmış, zeytinlikleri yakılmış, sürgüne zorlanmış Filistin halkının
hayata, kimliğe ve onura tutunuşuna verilen isim oldu: Sumud.
Ve bu onurlu sebatı kuşananlara ṣāmidūn (صامدون) denildi.
Tek başına duran bir erkeğe ṣāmid (صامد),
sarsılmaz bir irade ile duran kadına ṣāmida (صامدة) adı verildi.
Sumud, yalnızca Filistin’in değil, bütün insanlığın imtihanıdır.
O, zalime karşı mazlumun şiarı;
işgale karşı toprağın duası;
çağın en büyük felsefesi ve en güçlü siyasî stratejisidir.
Sumud, suskunluğa mahkûm edilmiş vicdanların sesi;
beton blokları arasında oynayan çocuğun hayali;
bombalanmış şehirlerin küllerinden doğan sabrın adı.
O, insanlığın “yeter artık” deyişidir;
zulmün en koyu anında bile direnenlerin sancağıdır.
#GlobalSumudFlotilla
"Masum insanları öldürüyorlar. Sen hala barış diyorsun. Ben o adamın barışıyla soysuzlaşamam."
Hamas’a silah bırakma çağrısı yapan New York Bildirisi’ni eleştiren sosyal medya kullanıcılarının, Ömer Muhtar filminden paylaştığı sahne.
Mısır’da başta Bedr Cezaevi olmak üzere çok sayıda cezaevinde kalan 70 bin siyasi mahpusun içinde bulunduğu kötü şartlarla ilgili ÖZGÜR-DER ve MAZLUM-DER’in çağrısı ile Taksim Camii Kültür Merkezi’nde “Acil Çağrı” koduyla basın toplantısı düzenlendi
https://t.co/Q3qvAiX1PC