Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Ankara'da yaşanan olaydan sonra, medeni ve "aklı başında" bir yerde TÜVTÜRK diye bir "şeyin" kalmaması gerekir. Bunun savunulacak, açıklanacak, "bir yerde olan olayı tüm istasyonlara mal etmemek lazım" denecek tarafı yok. Bazı durumlarda "bitti" dersin. Üstüne tek söz söylemeden fişini çekersin.
Eğer bu ülkede insan hayatının biraz olsun kıymeti varsa, bu TÜVTÜRK denen şey hayatımızdan çıkar. "Kurumsal" denen ve trafikteki tüm araçları denetleyen, hepimizin hayatının teslim edildiği bir kurumun çalışan kalitesi ve kurumsallığı(!) ortada. Konunun tartışılacak bir tarafı yok.