İkcılar da maaşlı çalışan değil mi? Niye şirket onlarınmış gibi davranıyorlar anlamıyorum. Şuan Türkiye'de para kazanmak önemli gerisi boş kalıyor. Gerçeklikten bu kadar uzak olamazsınız sevgili ikcılar
Bir insan kaynakları uzmanı, mülakat yaptığı adayı neden elediğini açıkladı.
"Siz bize her ay 20 bin TL ödeseniz aslında kendinize yatırım yapmış olmaz mısınız?' diye sordum.
Aday 'ben buraya para kazanmaya geldim' dedi. Mülakatı bitirdim."
Cüneyt Özdemir’in zaten muhalif olmadığını hep biliyorduk. Ancak 19 Mart’tan sonra adeta içinden Cem Küçük çıktı. Bu yüzden onu ayrıca konuşmaya gerek yok.
Nevşin Mengü konusuna gelirsek…
Babadan, dededen varlıklı bir aileden gelen Selim İmamoğlu’nun Hırvatistan’da şirket kurmasını “etik değil” diye eleştirirken; maaşı dışında geliri olmaması gereken bir savcı hakkında ortaya atılan 450 milyon TL’lik mal varlığı iddiasına “Belki babadan gelmiştir, bizi ilgilendirmez” dersen, üstelik bu savcı kazanma şansı en yüksek muhalefet cumhurbaşkanı adayını tutuklayan bir savcıysa elbette eleştirilirsin. Ayrıca bu, seni takip eden muhalif kitleyi rahatsız eden ilk tutarsızlığın da değil.
Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan konusuna ise çok daha farklı bakıyorum.
Kesilmiş bir video üzerinden bu iki gazeteciye büyük bir haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Yayının tamamını izledim. Yayında Adalet Bakanlığı kaynaklarının iddiaları aktarılıyor. Ardından görüştükleri CHP kaynaklarının da tapu belgelerine güvendiklerini, hatta belgelerin doğruluğundan emin olduktan sonra açıklama yaptıklarını ifade ettikleri aktarılıyor. Yani gazetecilik faaliyeti gereği her iki tarafın söyledikleri de kamuoyuna sunuluyor.
Üstelik bu iki ismin de içinde bulunduğu Onlar ekibi bugüne kadar gerçek gazetecilik yapmış, birçok kişinin cesaret edemeyeceği ve iktidarı zor durumda bırakacak haberlere imza atmış, bunun bedelini de hapis, soruşturma ve davalarla ödemiş bir ekip.
Böylesi gazeteciler kesilmiş videolar üzerinden harcanacak insanlar değildir. Zaten elde işini layıkıyla yapan çok az sayıda gazeteci kalmışken onların değerini bilmek gerekir diye düşünüyorum.
bu yasadan dolayı her konuda zarara uğrayacağımız apaçık net. belki de bize binlerce dolar kazandırabilcek bu projenin saçma bir yasa yüzünden çöpe gitmesini istemiyoruz. yasayı geri çekin, hem biz kazanalım, hem de ülkeye döviz sokalım #SansürVeYasakİstemiyorum#OYUNUMADOKUNMA
olay basit, yasayı reddediyoruz. artık tweet fikirlerimiz tükenmeye başlasa bile devam edicez susmicaz. hele ki şu zamanda yüzülüp yüzülüp kuyruğuna gelinmişken asla susmak yok #OYUNUMADOKUNMA#OyunKararıOyuncunundur
Biz bilgisayar oyuncuları neden oyun platformları için temsilcilik getirilmesi zorunluluğuna bu kadar tepki gösterdik biliyor musunuz ? Çünkü platformlar temsilci şartını yerine getirdiğinde, temsilciler aracılığıyla yetişkin bireylere herhangi bir ideolojik ve ahlaki anlayışı dayatılmayacağının, oyun içeriklerine hiçbir şekilde müdahale edilmeyeceğinin ve herhangi bir oyunun içeriği nedeniyle yasaklanmayacağının yazılı olarak güvencesinin olmayacağını keyfi ve yoruma açık tespitler ile bu oyun Türkiye de yasaklansın diyerek temsilcilere milyon tane emir yağdırılacağını ve bunun sonucunda temsilcinin de kusura bakmayın ben bu şartlarda bu ülkeye hizmet veremem diyerek çekip gideceğini düşündüğümüz için. Zaten Steam'in hiç bir ülkede böyle bir uygulaması yok. Adamlardan dünyada hiçbir yerde olmayan bir şeyi bizim ülke için yapmamızı istiyoruz. Evet parasal sorunlar da ve dolandırıcılık haksız yere hesapların yasaklanma alması gibi durumlarda böyle bir muhatabımızın olması güzel olurdu fakat keyfi uygulamaların olmayacağı ve bu yasanın sınırlarının belirsizliği bizi bu konuda olumsuz bir tepki koymaya itiyor. Bu dönemde sesini çıkarmayan oyun içerik üreticilerinin bize karşı samimi olmadığı gerçeğini unutmayalım. Evet bazılarının sağlık sorunları veya başka büyük problemleri olabilir fakat çoğunun bu olayda elini taşın altına koymaması gerçekten çok üzücü
#OYUNUMADOKUNMA
#OyunKararıOyuncunundur
Şimdi bizim bas bas Temsilcilik prosedürünün yasadan çıkarılmasını istememizin sebebi temsilciler aracılığıyla yetişkin bireylere herhangi bir ahlak anlayışının dayatılmayacağının, denetim mekanizmasının yalnızca platform denetimi ile yaş derecelendirmesi sınırları içinde kalacağının, oyun içeriklerine hiçbir şekilde müdahale edilmeyeceğinin ve herhangi bir oyunun içeriği nedeniyle yasaklanmayacağının bize somut bir güvencesinin verilmemesinden kaynaklıdır.
Örneğin God Of War. Bu oyunda Tanrılar var ve bir Tanrı olarak oynuyoruz vay efendim bu bizim kültürümüzde ve dinimizde günahtır diyip oyun 18 yaş üstü derecelendirilmiş olmasına rağmen kaldırtmak gibi bir adım atmayacağınıza güvenmiyoruz.
Reşit olan insan istediği oyunu oynamakta özgürdür.
Çocuk oynamayacak Eyvallah ama yetişkin insanların tercihine KA RI ŞA MAZ SI NIZ
#OYUNUMADOKUNMA #MaskeyleDahaİyiyim
🚨 Konu "çocuklar oyun oynamasın" zannediyorduk, meğer mesele ATAK Helikopteri ve SİHA'larmış!
Genç Girişimciler ve Oyun Geliştiricileri Derneği (GGOG) tarafından yayınlanan stratejik analiz raporu, oyun platformlarına gelecek yasağın Milli Savunma projelerini nasıl vuracağını, ekonomiyi nasıl çökerteceğini ve gençleri ülkeden nasıl kaçıracağını tek tek belgelemiş.
🔴 MİLLİ GÜVENLİK RİSKİ: "Kısıtlamalar... Türkiye'nin savunma sanayii ve teknolojik bağımsızlık projelerini tehdit etmektedir. ATAK, Bayraktar TB2, Hürkuş ve MİLGEM gibi stratejik platformların dijital envanterleri Unreal Engine kullanılarak modellenmektedir." (20. sayfa)
🔴 EKONOMİK KAYIP: "Yerli stüdyolar satışlarının %99'unu yurt dışına yapmaktadır. Kısıtlamalar Türkiye pazarını değil, Türkiye'nin yurt dışından kazandığı dövizi etkileyecektir." (16. sayfa)
🔴 DİJİTAL BEYİN GÖÇÜ: "Teknik kısıtlamalar, yeteneklerin Estonya, Polonya veya Dubai gibi ülkelere şirketlerini taşımalarına neden olacak; Türkiye teknolojik hafızasını kaybedecektir." (11. sayfa)
🔴 KORSAN VE VİRÜS TEHLİKESİ: "Bant daraltması kullanıcıları korsan (crack) ekosistemine iter. Korsan oyunların %90'ından fazlası malware (zararlı yazılım) içermektedir." (10-11. sayfa)
🔴 TEKNİK İMKANSIZLIK: "Bant daraltma... platformun kullanılabilirliğini tamamen sonlandıran bir yok etme mekanizmasıdır. 2-5 GB'lık bir güncelleme %90 daraltmada 6-12 saate çıkar." (9-34. sayfa)
��️ "Zararlı içerikle mücadele ederken, zararsız içeriği üreten gençleri yok etmeyelim. Bu, Türkiye'nin küresel teknoloji yarışındaki en güçlü kulvarlarından birini kendi elleriyle kapatması demektir." (36. sayfa)
📌 Çocuğun kiminle konuştuğunu, ne kadar harcama yaptığını, hangi oyunu oynadığını zaten kısıtlayabiliyorsunuz. Devletin "toptan yasak" getirmesine değil, ailelerin "dijital okuryazarlığa" ihtiyacı var. Çözüm eğitimde, yasakta değil.
#OYUNUMADOKUNMA #OyunYasasınıReddediyoruz #TemsilciZorunluluğunuGeriÇek
“Oyunların yasaklanmasını isteyen anti gaming grup var ve hükümete baskı kuruyorlar.” OLM BU NE DEMEK???!!!
Yani kendi aranızda toplandınız ve yıllardır buna mı kafa yoruyorsunuz?!
Ya siz gerçekten insanların iki gram zevkine kafayı takmışsınız. Bunu şirin göstermek için de “çocukları koruyoruz” kılıfını öne sürüyorsunuz. Asıl dert “kafama göre yasaklıcam abi”
Steam’den Playstation’a her büyük platformun hali hazırda tüm dünyada kabul gören derecelendirme sistemi var. Zaten ayda 1000’lerce oyunun çıktığı platformlarda böyle bir sistemin olmama şansı yok.
Siz bu yasaklama isteklerinizle milyonlarca oyuncuyu umutsuzluğa, Türkiye ekonomisine katkı sağlayan ve gelişmekte olan koca bir sektörü de çöpe atıyorsunuz. Ama gün sonu zarar veren “oyunlar” oluyor.
Ne oldu olm çocuğun kredi kartını patlatıp 5000 tl’lik oyun içi eşya mı aldı da travma oldu. Öyleyse oyunu değil de bankaları kapatalım, Kredi kartı sistemini de kökten yasaklayalım. Çünkü sizin mantık ile çözüm böyle üretiliyor.
#OyunYasasınıReddediyoruz
TOGED ve Oyungezer'den Tuğbek Ölek:
"Uzun zamandır oyunların yasaklanmasını isteyen anti gaming bir grup var. Ankara'da sürekli hükümete baskı kuruyorlar. Bunların eli kolu iyice tepeye uzanmaya başladı. Hükümet değişse de devam edecekler. Elimizden geleni yapsak da sürekli Ankara'da olup onlarla yarışamıyoruz. Eğer mobil oyun sektöründe bu kadar başarılı olmasaydık, unicorn şirketlerimiz olmasaydı bu tarz yasalar 5-10 yıl önce gelecekti. Belki çoktan kapanmıştı. Mobil oyun sektörü iyi ki başarılı oldu da ihracatı kısmamak için adım atamadılar."
"10 senedir oyunların yasaklanmaması için uğraşıyorum. 2 yıl önce yaptığım bir konuşmada Steam'e dokunmayın diye defalarca söyledim. Oyunlar için ekstra bir düzenlemeye gerek olmadığını söyleyip durdum. Son yasa tasarısında PEGI'yi her oyun için zorlayamazsınız gibi geri bildirimlerde de bulunduk."
"Bu bir torba yasa, son dakika bir şey eklenebilir. Beni korkutan şey bu. Hatta bundan sonraki yasalarda daha sert yaptırımlar olabilir. Çember daralmaya devam edecek. O yüzden ses çıkarmamız lazım."
Kaynak: Multiplayer'ın Son Videosu.
#OYUNUMADOKUNMA
Can Sungur, Özlem Gürses'in videosuna konuk olarak Aile Bakanlığı'nın Steam gibi oyun platformlarına uyguladığı denetim kararı hakkında konuştu.
“Oyun dağıtımcısı başrolü, Steam'dir. Halbuki dünyanın en büyük oyun satış yeri Apple Store'dur. Kanayan yaranın olduğu kısımlardan ziyade, daha nezih bir platforma denk gelinmiş.
Bu konuda biraz kendi sektürümü savunmak durumundayım. Türkiye'de çok geniş bir oyun ekosistemi var ve gelişiyor da. Steam gibi platformlar tam da buraların atardamarıdır. Gelişmekte olan gençlerin umudunu bağladığı... "Ben bir yere girip maaşlı çalışacağıma bir oyun yaparım. $1 dolardan, $1 milyon dolar eder." diye gençlerin kendini fırlattığı taraf: Steam ve Steam üzerindeki satışlar.”
Makatına hava basılarak öldürülen 15 yaşındaki Muhammed Kendirci’nin annesi:
"Çocuğuma konduramıyorum, o mezarda durmayı! Her defasında kapı açılacak, oğlum gelecek diye bekliyorum.
15 yaşında! Fidan ya fidan! Ben kıymadım koklamaya, kıymadım öpmeye nazarım değmesin diye. 10 gündür telefonum ‘Canım oğlum’ diye çalmıyor.
Kafayı yiyeceğim." (HalkTV)
Makatına hava basılarak öldürülen 15 yaşındaki Muhammed Kendirci’nin ailesi açıklama yaptı:
• Biricik oğlumuz, staj yaptığı atölyede elleri kolları hareket etmeyecek şekilde tutularak, atölye çalışanı tarafından kompresörle basınçlı hava verilerek öldürülmüştür.
• Bugüne kadar hiç görülmemiş bir işkenceyle cinayet işleyip adli makamlara ‘şaka yapmıştık’ diyerek firar eden ve adaletin elinden kurtulabileceğini zanneden fail hak ettiği cezayı alacaktır.
• Çocuğumuzun ilk kaldırıldığı hastanede pantolonun “temizlikçiler tarafından çöpe atıldığını” söyleyip delilleri yok etmeye çalışanlar da hak ettikleri cezayı alacaklardır.
• Bu cinayete doğrudan veya dolaylı olarak iştirak ettiği tespit edilecek olan kim varsa hak ettiği cezayı alacaktır.
KATİL SERBEST • Şanlıurfa'da bir marangoz atölyesinde çalıştırılan 15 yaşındaki bir çocuk işçi, iş yerindeki bir şahıs tarafından işkenceye uğradı.
Önce elleri bağlanarak etkisiz hale getirildi. Kıyafetleri zorla çıkartıldı. Makatına yüksek basınçlı kompresörle hava verildi.
İç organları ciddi şekilde hasar alan çocuk yoğun bakıma kaldırıldı. İşkence uygulayan şahıs ise serbest bırakıldı.
K: DHA
İnanılmaz bir konuşma.
Konuşan Bayrampaşa’da halkın seçtiği belediye başkanı tutuklandıktan sonra yapılan seçimlerde kurayı CHP kazanınca konuyu mahkemeye taşıyıp, kurayı iptal ettirip, bugün tekrar belediye meclisinde “seçim” yapıp, kazanamayınca tekrar yaptırıp, tekrar yaptırıp sonra tekrar yaptırmak suretiyle büyük bir zafer(!) kazanan AKP’nin çiçeği burnunda belediye başkanı.
Sahi siz hangi “emaneti” devraldınız şu an tam olarak?
Halkın egemenliği halkta emanetti şimdi saraya geri mi aldınız mesela?
Tartıya çıkacak yüreğiniz olsa “milletvekilleriyle, il başkanlarıyla” bir ilçe belediyesinin kurasıyla cebelleşeceğiniz yerde sandığı koyardınız halkın önüne, ama yok.