İmamoğlu'nun diploma iptali ve tutuklanma ile devam eden süreci, Türkiye için felaket senaryolarından biriydi. Ancak bu kadar kötü bir senaryonun büyük bir toplumsal/iktisadi şoka neden olmaması, Özgür Özel'in sayesinde olmuştu. Nihayetinde en geç üç sene içinde bir seçim yapılacaktı ve seçim (İmamoğlu veya başka bir adayla) kazanılırsa, kabus sona erecekti.
19 Martla kayyum operasyonu arasında geçen 14 ay boyunca yapılan mitingler (ya da Özel'in deyişiyle eylemler) sonuçta halkın umudunu ayakta ve diri tutmuştu. Şarkılı, türkülü, yiğidim aslanımlı mitingler solun klasik yumruk sıkmalı, slogan atmalı, sert disiplinli eylemlerine benzemese ve karnaval havasında geçse de, halkın direncini ve umudunu ayakta tuttu.
Bu bir sene boyunca dört mitinge gittim. İlk eylemlerde karşılaştığım gençlerin sayısı her gidişimde azaldı, azaldı, en son yaş ortalaması 60 civarına kadar geriledi. Hayatının sonbaharını yaşayan bu insan kitlesi, sokaklardan çekilmiyor, son bir umuda tutunuyordu: Seçim ve demokratik yollarla değişim.
Kayyum darbesinin büyük öfke ve tepki yaratmasının nedeni açık. Halkın elinde avucunda kalan son şey de alınmaya çalışılıyor: Umut. Çalışan hakları gitti, sosyal devlet gitti, çevre gitti, eğitim, hukuk, akademi, medya, seküler yaşamın unsurları olan festivaller, plajlar, yeme-içmeler, gülme-söylemeler, insanca yaşamaya yetecek maaş, emekli ikramiyesi... Hepsi gitti. Geriye sadece umut kaldı; değişim umudu.
Onu da bürokratik ve soğuk, eski "cehapeli" ve "devletli" görünümlü suratsız ve renksiz, kasalak ve itici bir kadro ile halkın elinden almaya çalışıyorlar. Seçilmemiş, atanmış bir kukla kadro ile halkın son umudunu da yok etmek istiyorlar. Bu arada gazeteci kisvesi altındaki bir grup insan kulaklara üflüyor: Özgür Özel'in de yaka paça içeri alınması yakındır.
Bu ülkede artık "o kadar da değil artık" diyeceğimiz hiçbir şey kalmadı. Bu da olabilir. Olur olmasına da, bu sefer İmamoğlu darbesinde olduğu gibi olmaz. Belki halk bu darbeye, dışarıya doğru patlayarak tepki vermez, nihayetinde kayyum maşası ile tepkiyi kontrol etmek hiç de zor olmaz. Ancak çok daha kötüsü olur: İçe patlama. Bunun bir örneğini 2023'te yaşamıştık. 2023 sonrasında sokak çeteleri, ergen çocukların, başka ergen çocuklara karşı işlediği cinayetler, okul basmalar, öğretmen öldürmeler... Bunlar o büyük patlamanın sadece buzdağının görünür yüzündeki sonuçları idi. Derinlerde daha kötüsünün filizlendiğini hepimiz biliyoruz. Nüfus artış hızının ani ve dramatik çöküşü, gençlerin dörtte üçünün ne pahasına olursa olsun ve sonsuza kadar dönmemek üzere ülkeden kaçış arzusu... Tablo çok daha dramatik hale gelecektir.
Eğer plütokratlar Özgür Özel'i de "içeri atma" gibi bir çılgınlığa kalkarsa, iktisadi/sosyal çöküş çok ani ve derin olacaktır. Türkiye 2030'ların ortalarına gelmeden, sömürgeleştirme dönemindeki Afrika, Asya ülkelerinin bir yüzyılda yaşadığı trajediyi bir on yılda yaşayacaktır.
İçine yuvarlanılacak o çukurdan çıkmak için onyıllar yetmez, yüzyıllar alacaktır.
@Berhansimsek Berhan,bu yazdıkların ile çok boş olduğunu bir kez daha gösterdin..
Yazık ki yoksullukla sınanan Türkiye sizin bilmem ne yarışına maruz kalıyor..!
@samiltayyar27 Kesinlikle,Akp’nin yoksul bıraktığı emekliler, dar ve sabit gelirliler ve köylüler ne şart olursa olsun sandıkta hesabı soracak..!
Yeni Anayasa,mecliste bir kaç parti ile değil toplumun her kesiminden katılım ile sırf Anayasa için oluşacak Kurucu Meclis ile yapılır..
@muslimsarichp Arınma uydurması, iftira ve ihbar ile ötekile. baktın yüzde 3 ile 5 arası kaldınız gelsin ortak gelecek hedefi…!
Seçmen yemez…yemeyecek.
Butlan kayyumcular kendi siyasi çöplüklerine bay bay…
@ibbhaaber Ulan biz bayramda komşuya gidemiyoruz,Rusya’dan binlerce kişi konser için İstanbul’a geliyor..
Yarattığın Böyük Türkiye ile övünebilirsin ey @Akparti …
Amerikancılığın yeni adı “devlet aklı”
Aslında Türkiye’de devlet aklı olarak ifade ederek bir derinlik ve mistik bir gaye katmaya çalıştıkları, beka ile süslenmiş olan her şeyin yerine ABD başta emperyalist güçleri düşünmek gerekiyor
https://t.co/wmECUPW647