Tıpkı #dstkf de olduğu gibi #selec ve #ozatd ilk zamanları gibi fonların ufak ufak alıma başladığı bir hisse var. Burada da yazacağım. Tweeti rt edip , yorum yazın herkesin tek tek dm sine yazacağım. Not: takip ediyor olmanız lazım 😊
12 Mayıs 2012 | Kupanın sahada kaldırılması
Selçuk İnan: "Hocanın tek isteği vardı; kupa burada kaldırılacak dedi. Bunun için çok mücadele etti."
Fatih Terim: "Kimsenin hakkına göz dikmem. Kimsenin hakkını yememeye çalışırım ama Galatasaray'ın da hakkını kimseye yedirmem."
ŞU BİR KENARDA DURSUN;
Beraat ettik diye Bayram yaptıkları 21. Aralık 2020 tarihli YARGITAY KARARI NE DİYOR?
2021 Yargıtay kararının bütün sayfalarını okuyunca ortaya çıkan gerçek şu👇
Fenerbahçe cephesi yıllardır yalnızca: “Beraat ettik” kısmını paylaşarak algı yaptı.
Ama kararın tamamında;
• TAPE kayıtlarının, • fiziki takip tutanaklarının, • iletişim tespitlerinin, • Aziz Yıldırım liderliğindeki örgüt kapsamında alınan kararların
varlığı açık açık anlatılıyor.
Hatta kararda;
“CMK’nin 135 ve 140. maddeleri uyarınca elde edilen TAPE kayıtları ve fiziki takip tutanaklarının geçmişte hukuka uygun delil kabul edildiği” ifadesi yer alıyor.
4sayfada ise Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun ifadesi aktarılıyor:
“Fenerbahçe’nin Trabzon maçı için Eskişehirspor’a teşvik primi gönderildiğini duydum.”
Peki beraat neden veriliyor?
Kararın 5. sayfasında açıkça yazıyor👇
Yargıtay; örgüt suçundan alınan dinleme kararlarıyla elde edilen tape ve takiplerin, şike ve teşvik suçlarında DELİL olarak kullanılamayacağı yönünde yeni bir hukuki değerlendirme yapıyor.
Yani karar: “Şike hiç olmadı” “Tapeler sahtedir” “Kumpastır” demiyor.
Tam tersine; tape kayıtlarının, fiziki takiplerin ve konuşmaların varlığını kabul ediyor.
Ama yıllardır millete: “Mahkeme şike yok dedi” diye propaganda yapılıyor.
Gerçekler saklansa da değişmez. UEFA kararları da, CAS kararları da, İsviçre Federal Mahkemesi kararı da tarihte duruyor.
BİLİNSİN;
@Fenerbahce sportif yargıda hiç bir mahkemede aklanmadı. Aklanan Fenerbahçe’nin şikayeti üzerine yargılanan @Trabzonspor oldu. Fenerbahçe’nin ise UEFA, CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi tarafından şike yaptığı kesin tespit edildi. Şikecisiniz!
@TFF_Org
CAS’IN TESPİT ETTİĞİ ŞİKE VE MÜZEDE DURAN KUPA GERÇEĞİ
UEFA’nın 25 Haziran 2013 tarihli kararıyla Fenerbahçe, şike ve maç manipülasyonu nedeniyle Avrupa kupalarından men edildi. Bu karar, UEFA Disiplin Kurulu’nun yürüttüğü soruşturma sonucunda verilmiş resmi bir cezaydı.
Fenerbahçe bu karara itiraz etti ve dosya sporun en üst yargı mercii olan CAS’a taşındı. CAS, 28 Ağustos 2013 tarihli kararıyla Fenerbahçe’nin itirazını reddetti ve UEFA’nın verdiği cezayı onadı.
CAS’ın gerekçeli kararlarında, Fenerbahçe’nin 2010/11 sezonunda en az 6 maçta şike yaptığı veya teşvik primi verdiği açıkça tespit edildi. Bu artık bir iddia değil, spor hukukunun en üst mahkemesi tarafından verilmiş kesin bir yargı kararıdır.
Fenerbahçe bu kararı İsviçre Federal Mahkemesi’ne taşıdı. Ancak 24 Ekim 2014 tarihli kararla İsviçre Federal Mahkemesi de CAS kararını hukuka uygun buldu ve Fenerbahçe’nin başvurusunu reddetti. Böylece UEFA’nın verdiği ceza ve CAS’ın şike tespiti uluslararası hukuk açısından kesinleşmiş oldu.
Sonuç olarak;
– UEFA ceza verdi.
– CAS, şikeyi tespit etti ve cezayı onadı.
– İsviçre Federal Mahkemesi, bu kararın hukuka uygun olduğunu kesin olarak hükme bağladı.
Buna rağmen, CAS tarafından şike yaptığı tespit edilen bir kulübün, o sezona ait şampiyonluk kupasını hâlâ müzesinde bulundurması dünya futbol tarihinde eşi benzeri olmayan bir durumdur.
Gerçek ortadadır.
Kararlar ortadadır.
Ve adalet yerini bulana kadar bu gerçek unutulmayacaktır.
“FETÖ kumpası” masalını artık bırakın. Belgeler ortada.
Ortada FETÖ’nün kurduğu bir şike kumpası değil,
FETÖ ile adı geçenlerin verdiği kararlar ve yaptıkları tercihler vardır.
• Yeniden yargılamada 13. ACM,
“kumpas kuruldu” iddiasını oy birliğiyle reddetti.
• Aynı kararlarda tapelerin sahte olmadığı da açıkça kabul edildi.
Peki gerçekler ne?
– Beraat mütalaası veren savcı Abdullah Mirza Coşkun, bugün FETÖ üyeliğinden müebbetle yargılanıyor.
– Yeniden yargılamayı kabul eden 13. ACM hâkimleri,
– İtirazı reddeden 14. ACM hâkimleri,
– Beraat sürecinde rol alan isimlerin önemli bir kısmı ihraç, tutuklu ya da firari.
Bu bir “kumpas” ise soralım:
Kumpası kim kime kurmuş?
İddianamede;
– Ne iddianameyi yazan savcı,
– Ne ceza mütalaası veren savcı,
– Ne mahkûmiyet kararı veren hâkimler,
– Ne Yargıtay’da onayan üyeler
“kumpas sanığı” olarak yer almıyor.
Aksine;
“Dosyada tek bir sahte tape, tek bir sahte tutanak yoktur.”
(bizzat kararlarda ve hukuki değerlendirmelerde yer alıyor)
Yani mesele şu:
FETÖ’nün dışarıdan kurduğu bir kumpas değil,
FETÖ ile ilişkili kişilerin verdiği kararlar ve sonrasında üretilen siyasi söylem var.
Gerçeği çarpıtmayın.
Mahkeme kararlarını eğip bükmeyin.
Kumpas diyorsanız, önce kararlardaki şu cümleye cevap verin:
“Sanıklara kumpas kurulduğu iddiasıyla yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine…”
Sayfa: 212
Karar açık.
Gerisi algı.