"Babanı seçemezsin ama kayınbabanı seçebilirsin" derler ya; akademik hayatta da bu durum geçerlidir. İstediğin okuldan, bölümden üniversiteden mezun olamadın mı? Hala çok geç değil, akademik kariyerine lisansüstü eğitime daha iyi bir yerden başlayabilirsin.
Lisans mezuniyetinden önce seçeceğiniz alana karar verip, araştırma yapmaya başlamak lazım.
** Konfor alanını terk etmekten korkma, illaki mezun olduğun, yaşadığın şehirde başlama
** Seçtiğin alandaki hocalara önceden ulaşmaya çalış ama profesyonel bir şekilde. Sosyal medyadan değil kurumsal mail adreslerini kullan.
** Hocalara ilgili olduğunu göster, makalelerini projelerini takip ettiğini söyle
** ALES ve YDS, YÖKDİL puanlarını olabildiğince yüksek tut
** Danışmanını kendin seçebileceğin bir üniversiteyi ya da bölümü tercih et.
** Hocalara göndereceğin mailde, "hocam giriş sınavını kazandığım takdirde sizinle çalışabilir miyim" diye açıkça sor
** Güncel projeleri olan, makale üretkenliği fazla olan, kendi alanının kongre ve etkinliklerine aktif katılan bir hocayı seçmeye çalış
** Kendi camiasında değer gören, kongre ve etkinliklerin davetli konuşmacısı, bilim kurulu üyesi bir hoca büyük avantajdır.
Akademik hayattaki başarınız, bu camiada tutunma süreniz, geleceğe dair beklenti ve hevesiniz, kendi alanınızda bir yerlere gelme potansiyeliniz sizin başarınıza, çalışkanlığınıza, iş disiplinize % 30 bağlıysa, doğru danışmanın yanında olmanıza % 70 bağlıdır.
Nice çok başarılı, potansiyeli olan gençlerimiz, yanlış danışmanların yanında yitip giderken,
belki de lisansı zar zor bitirmiş, asgari düzeyde atama puanı olan eh işte öğrenciler, danışmanları sayesinde çok iyi yerlere gelebilmektedirler.
Eğer bir de doğru öğrenci doğru danışmanla buluşuyorsa o zaman HARİKA işler ortaya çıkmaktadır.
"Babanı seçemezsin ama kayınbabanı seçebilirsin" derler ya; akademik hayatta da bu durum geçerlidir. İstediğin okuldan, bölümden üniversiteden mezun olamadın mı? Hala çok geç değil, akademik kariyerine lisansüstü eğitime daha iyi bir yerden başlayabilirsin.++
#akademikhayat
@bulentg1956 Öğrenci ve tez hocası bu bilince sahip olduktan sonra ben de katılıyorum sizin dediğiniz gibi olmalı zaten. Benim lafım bu kültürün oluşmadığı yerlere.
Eski tip hocalar vardı. Tez öğrencisine tez konusu verirken; "Sen bir git araştır bakalım, ne çalışacaksın kendi bul" derlerdi. Yüksek lisansa yeni başlamış öğrenci ne bilsin: ne çalışılır, tez konusu ne olur, hocanın ekipman, laboratuvar, bilimsel bilgi altyapısı ne? Öğrenci aylar sonra bir kaç öneri ile geldiğinde; o olmaz onu yapamayız, bunun biz de altyapısı yok, bu cihaz altyapımız yok, bu konu çok eski, vb sebeblerle şevki kırılırdı öğrencinin. Oysaki önce öğrenciye akademiyi, kendi altyapımızı, neler çalıştığımızı, neler yapabileceğimizi anlatsak sonra birlikte güncel literatür okumayı yapsak, konuyu beraber bulsak, ne güzel olurdu. Kaldı mı böyle hocalar?
Burada tezlerin bilimsel niteliğini ve gelişmiş ülkelerde bir tezin sahip olması gereken evrensel kıstasları değerlendirmedim. MALESEF bizim ülkemizdeki trajikomik durumu dikkate alarak sadece bir atama yükseltme kriteri olarak bir an önce tamamlanması gerektiğini yazdım. Tezi bitirin bir an önce, sonra o aklınızda müthiş fikirleri (tez yazarken çok ilham gelir insana, şu tez olmasa neler yapardım diye😊) ayrıca yapar dosyanıza eklersiniz.
En iyi tez en kısa sürede biten tezdir. En iyi tez bitmiş tezdir. Yok şunu da ekleyeyim, bunu da çalışayım daha güzel olsun macerasına girme. Önce tezini bitir, sonra yine yaparsın, yapma demiyorum hobi olarak yine yap😊 ama önce tezini bitir
En iyi tez en kısa sürede biten tezdir. En iyi tez bitmiş tezdir. Yok şunu da ekleyeyim, bunu da çalışayım daha güzel olsun macerasına girme. Önce tezini bitir, sonra yine yaparsın, yapma demiyorum hobi olarak yine yap😊 ama önce tezini bitir
Çok ilginç, her ay enflasyon rakamları açıklanır açıklanmaz tüm yazılı basın bu haberi "Memurlara müjde alacakları zam oranları belli oldu" diye müjde haberi gibi veriyor. En başta da artık sabit profesör maaşları...Enflasyon iyi bir şey değil, ama her ay erinmeden sıkılmadan müjde gibi İŞTE YENİ ZAMLI MAAŞLAR haberi giriliyor. Her ay seviniyoruz biz de 🙂 #enflasyon #memurmaaşları #zamlımaaşlar #enflasyonrakamları #tuik #enag
Akademik Makale veya Tez yazımında El yazısından daktiloya, daktilodan bilgisayara geçişte yaşanan gerilimlere benzer bir tedirginlik bu sefer Yapay Zeka ile yaşanıyor. Eski hocalarımız hatırlar, daktilo çıkınca bazı hocalar ısrarla ben tezi el yazması olarak istiyorum ya da bilgisayarda yazmaya başlayınca olmaz ben daktilo isterim diyen hocalar varmış. Yeniye güvenmeme, şüpheli bulma hep vardı. Ne ölçüde, nasıl kullanacağını bilmeyince yapay zekâ da herkesi korkutuyor. Bence bu tedirginlik giderek artacak. Artık hiçbir yazılan metne, çekilen filme, anlatılan öyküye, çekilen fotoğrafa, çizilen tabloya, tasarlanan mimariye, yapılan deneye ve bulunan sonuca eskisi gibi bakmayacağız. Çünkü bizzat yapay zekaya " Verdiğin sonuçların AI olduğu anlaşılmasın insanı bir yaklaşım ve dil kullan" diyebiliyorsunuz. Ne dersiniz, yapay zeka gerçekten bizi tamamen teslim alacak mı yoksa insan zekasının her zaman ekmeğini yer mi?
#yapayzeka
#AI
#Akademi
#HUMANHOPE
@mohd_alamr Although scientific metrics do not define everything, it may not be entirely appropriate to regard them as meaningless or to downplay their importance.
"Hocam sizi seviyoruz, iyi ki varsınız" diyen kişi üniversite üst yöntemindense lüzümsuz bir kaç komisyona yazarak size iş kitleyecektir. Eğer öğrenci ise henüz derslerinizden geçip sizinle işi bitmemiştir. Aileniz dışında kimse boş yere sizi sevmez 😉
Sizin de sıkıntılarınız varmış, öğrenmiş olduk, hocam. Benim yazdığım genelleme ülkemizin son yıllarda yaşadığı gerilimlerin akademiye etkisini belirtmek amacındaydı. Lütfen yanlış anlamayın ama sizin ne güzel dertleriniz varmış öyle 🙂. Biz de bir şeyler yaşıyoruz bu ülkede... Alanlarımız uygun olsa idi 2 şer yıllığına değişelim diyecektim..😃
Yurt dışına akademik çalışma yapmaya her gidişimizde birçok şeye imreniyorum. Laboratuvarları, imkanları, bilime bakışları, amfileri, sınav ve ders sistemleri, projeleri, atama/yükseltme sistemleri vb..... Bunları geçtim hadi neyse ama en çok neye dersiniz: Adamların ülkesi o kadar stabil, o kadar günlük tartışmaların uzağında bilim yapıyorlar ki. Neredeyse haber izlediklerini, haber sitelerine baktıklarını görmedim. Ne bir bakanı, ne siyasetçiyi takip eder bilirler...Ülkede onların canını sıkacak, motiviasyonu bozacak bir şey olmadığından o kadar eminler ki. O yüzden 2-3 yıl sonrasına net planlar yaparlar, hiç de aksamaz. Ülke siyaseti umurlarında değildir, çünkü eminlerdir ki kim olursa olsun onların hakları korunacak, tam gazla bilim yapmaya devam edecekler. ÇOK imreniyorum çooook....