İmam Şafii'nin doğduğu topraklarda Amerikan Manda Yönetimi kurulurken aklen kabîhi/kötülüğü tartışmaktan daha büyük bir kabahat/kötülük mü var?
- 3 yaşında bir çocuğun öldürülmesi aklen kabîhtir, eyvallah, peki
- 3 yıldır çocukların öldürüldüğü,
- Bedenlerinin paramparça edildiği,
- Binlercesinin enkaz altından hala çıkarılamadığı,
- Faillerinin ve azmettiricilerinin ellerinden damlayan bebek kanlarıyla bu topraklarda show yaptıkları,
- Hele de Fıkhi mezheplerden birinin kurucusu İmam Şafii'nin doğduğu topraklarda, Epstein sapığı Trump'ın başkanlığında Manda yönetiminin kurulduğu bir zamanda,
- Hasılı ümmetin en hayati meseleleri hakkında ölümcül kararların alındığı tüm zamanlarda hocaların fıkhı, İmam Şafii ve diğerlerinin ibarelerini konuşturmayıp, gündem dışı tartışmalarla kamuoyunu sürekli meşgul etmesi aklen de şera'n de siyaseten de kabîhin/kötülüğün şâhikasıdır.
Dünya genelinde 2 milyar Müslüman ve 57 Müslüman ülke var. Trump’ın başkanlığını yaptığı ‘Barış Kurulu’ üyesi 15 devlet bulunuyor. Bu devletlerin 14’ü ise Müslüman ülkelerden oluşuyor.
Türkiye dahil 14 garantör devletin görevi; işgalci ‘İsrailin’ meşruiyetini sağlamak, Hamas’ı silahsızlandırmak ve Gazze’nin yönetimini hain Mahmud Abbas’a devretmek.
İnsan sormadan edemiyor!
Gazze’yi küstah Trump’ın insafına terk eden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı alkışlarla, salavatlarla karşılayan 70 bin kişinin bu anlaşmanın içeriğinden haberi varmı?
Diyelim ki var! Peki o kalabalığın içinde Gazze’nin gerçek hasımlarına, tek söz edecek bir kişi bile yok muydu?
Ülker 'e ait SEÇ Marketlerde
Yerli bir marka ve sanki bizdenmiş gibi
"Bizim Usta" ismi ile çıkan ve piyasaya yayılmayı hedefleyen bu yeni marka Algida 'ya ait olup BOYKOT 'lardan
kaçabilme girişimidir. Bilmeyenlerin öğrenmesi için paylaşalım. 🇵🇸
BM, Gazze'yi resmi olarak soykırım ilan etti ve İsrail'in çocukları ve bebekleri kasten hedef aldığını belirtti.
Bu noktaya ulaşmak tam 3 kanlı yıl sürdü.
İki yüzlü dünya
Ömer b. Hattâb, Şam diyarına geldiğinde Ebû Ubeyde’ye “Bizi evine götür.” dedi.
Ebû Ubeyde “Benim evimde ne yapacaksın?” diye sordu.
Ömer “Bizi oraya götür.” dedi.
Ebû Ubeyde “Sen ancak benim hâlime bakıp gözyaşı dökmek istiyorsun.” dedi.
Ömer onun evine girdi fakat içeride kayda değer hiçbir şey göremedi. Bunun üzerine “Eşyaların nerede? Ben burada keçe bir yaygı, eski bir su tulumu ve bir tabaktan başka bir şey görmüyorum. Üstelik sen bir emirsin! Yiyecek bir şeyin var mı?” diye sordu.
Ebû Ubeyde bir erzak kabına yönelerek içinden birkaç parça kuru ekmek çıkardı. Bunun üzerine Ömer ağladı. Ebû Ubeyde ona şöyle dedi: “Sana benim yüzümden gözyaşı dökeceğini söylemiştim. Ey Müminlerin Emiri! Dünyadan, insanı konaklayacağı yere ulaştıracak kadar azık yeter.”
Ömer de şöyle dedi: “Ey Ebû Ubeyde! Dünya hepimizi değiştirdi; bir tek seni değiştiremedi.”
هذا رئيس باكستان السابق عمران خان ،
هذا الرجل العظيم اشرف واجرأ من عاصرته في حياتى حتى الآن ..
هدد ترامب وسط البيت الأبيض قال له بالحرف نحن صنعنا النووي لندافع به على أنفسنا لا لنضعه ديكورا ،
هذا المسلم القوي وقف ضد الصهيوأمريكي ، لكن للاسف اطاح به العسكر في بلاده وخانه باتفاق مع الصهيوأمريكي ومساعدة CIA والموساد،
والآن هو في السجن ولقد فقد بصره ويعاني من الأمراض، للاسف قائد شريف يخونه عملاء الداخل .😢
Türk bir vatandaş 57 İslam ülkesine haykırıyor:
"Toplam 300 kişiyiz ve Gazze'ye yardım götürüyoruz. Bir müslüman ülkeden başka bir müslüman ülkeye gecemiyoruz. Ablukayi delmemize yardım edin"
Filistin tarihinin en büyük cenaze tespiti; 308 şehit
Ebu Şeria ve el-Hasayine Aileleri Katliamı: İşgalin En Kanlı Suçlarından Birinin Tanığı
İmad Zekut:
Yaklaşık iki yıl süren bombardımanın ardından, İsrail işgal güçlerinin Gazze Şeridi'ndeki sivillere karşı işlediği en korkunç katliamlardan birinin ayrıntıları gün yüzüne çıkmaya başladı. Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi'nde yaşayan Ebu Şeria ve el-Hasayine ailelerine yönelik katliamda, 22 Kasım 2023 tarihinde savaş uçaklarının yoğun hava saldırılarıyla hedef aldığı tüm bir yerleşim adası enkaz altında kaldı.
Saldırı tek bir evi değil, bir mahalle bloğunu tamamen yok etti. Bölge devasa bir moloz yığınına dönüşürken, mahallenin tüm izleri haritadan silindi. İsrail işgal ordusu ise katliamın ilk anından itibaren sivil savunma ve arama-kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasını engelleyerek, hayatını kaybedenlerin enkaz altından çıkarılmasına izin vermedi.
Yıkımın izleri aylar boyunca yerinde kaldı. Ancak 14 Temmuz 2026'da Filistin Sivil Savunma ekipleri, enkaz altında kalan şehitlere ulaşabilmek için arama ve cenaze çıkarma çalışmalarına başlayabildi.
Yapılan çalışmalar, katliamın boyutunu tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Katliamda yaklaşık 308 Filistinli şehit oldu. Bunların 44'ü 16 yaşın altındaki çocuk, 37'si kadın, 10'dan fazlası ise engelli bireylerden oluşuyordu.
Sivil savunma ekipleri, ağır iş makinelerinin yokluğu ve yıkımın olağanüstü büyüklüğü nedeniyle son derece zor şartlarda çalıştı. Böylesine büyük bir enkaz alanında kullanılabilen yalnızca tek bir iş makinesi bulunuyordu ve bu, yürütülen çalışmalar için son derece yetersizdi.
Arama faaliyetleri sırasında cenazelerin şiddetli bombardımanın etkisiyle enkazın farklı noktalarına savrulduğu belirlendi. Ekipler, tüm çabalara rağmen şehitlerin ancak yaklaşık üçte birinin naaşına ulaşabildi. Uzmanlar, yoğun bombardımanın ve yangın bombalarının oluşturduğu aşırı yüksek sıcaklık nedeniyle bazı cenazelerin tamamen yok olmuş olabileceğini değerlendiriyor.
Enkaz kaldırma ve cenaze çıkarma çalışmaları 1 Ağustos 2026 tarihinde sona erdi. Ancak Sabra Mahallesi'nde yaşanan bu büyük felaketin izleri hâlâ yerinde duruyor. Enkaz, tek bir anda çocuklarını, kadınlarını ve tüm aile fertlerini kaybeden ailelerin acısına sessizce tanıklık etmeye devam ediyor.
Bugün Sabra Mahallesi'nde ayakta kalan moloz yığınları, yalnızca yıkılmış binaları değil; aynı zamanda büyük bir insani trajediyi ve sınırlı imkânlarla aylar sonra enkaz altındaki kurbanlara ulaşmaya çalışan kurtarma ekiplerinin verdiği zorlu mücadeleyi de simgeliyor.
Ebu Şeria ve el-Hasayine aileleri katliamı, geride bıraktığı yüzlerce şehit, büyük yıkım ve enkaz altında sonsuza dek kalan insan hikâyeleriyle, Gazze Şeridi'nin tanık olduğu en kanlı katliamlardan biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Kaynak: Filistin Gazetesi
Mike Tyson, 78 milyon dolarlık ünvan maçının hastalığı yüzünden 4 ay ertelenmesi sebebi ile CNBC de canlı yayına katıldı söyleşinin bitiminde aynen şunları söyledi.
🥊Tyson : Son olarak canlı yayını bahane bilerek bir kaç şey söylemek istiyorum. Biliyorsunuz aylardır Filistin topraklarında işgalci faşist İsrail rejimi tarafından bir soykırım gerçekleştiriliyor, dünyanın gözü önünde 10binlerce çocuk kadın masum insan hayatlarını kaybetti ve kaybediyor, buradan faşist barbar İsrail rejimine karşı direniş gösteren dünya halklarına bir şey söylemek istiyorum bir boksör ringe çıktığında dakikalarca dövüşür yumruk yer ve yumruk atar bazen bu o kadar uzar ki 11. rounda kadar yılmadan yumruk sallarsınız seyredenler bu yumrukların bir işe yaramadığını sanar çünkü rakip hala ayaktadır ve sürekli yıkılmadığı ve güçlü olduğu izlenimi vermeye çalışır ama boksörler bilir ki aslı öyle değildir 11 round boyunca atılan o yumruklar aslında o son yıkıcı vuruşa hizmet eder ve zamanı geldiğinde o son asil yumruk karşınızdakini yere devirir.
İsrail'e karşı verdiğimiz direnişin işe yaramadığına bizi inandırmaya çalışanlara aldırmayın.
İsrail in ne kadar güçlü yıkılması imkansız bir rakip olduğunu göstermek isteyen şeytana inanmayın attığımız her yumruk onu yere yıkacağımız son yumruğa hizmet ediyor yılmadan yıkılmadan direnecez boykota devam ediyoruz direnişimizi sürdürüyoruz, bu direnişe katılan her renkten her ırktan her dinden insana saygı duyuyorum lütfen yılmayın son yumruğu düşünün hiçbir kötülük sizden güçlü değildir....
Mike Tyson bu konuşmayı 4 kez sözünü kesmek istemelerine rağmen yapıp bitirdi.
İslam dünyası bizi yüzüstü bıraktı
🗣️ Hamas Siyasi Büro üyesi Gazi Hamad, “ateşkes ve silah bırakma” konusuna açıklık getirdi:
⚫️ Bazı tavizler verdik evet; maalesef pek çok konuda yüz üstü bırakıldık, İslam dünyası bizi yalnız bıraktı.
⚫️ Biz bu anlaşmadan memnun değiliz, daha iyisini yapmayı isterdik.
⚫️ Silah konusu şartlara bağlı; İsrail şartlara uymazsa biz de uymayız, garantör taraflardan İsrail'e baskı yapmasını bekliyoruz.
Motorlu Taşıtlar Vergisi özellikle dar gelirli vatandaşlarımız için bir mali yüke dönüşmüştür.
Araçtan hem ÖTV hem KDV hem de MTV alınması doğru değildir.
🔴 HÜDA PAR Milletvekili Faruk Dinç:
Mustafa Kemal'i, Türkçülüğü, Öcalan'ın Putperest filozoflardan aşırdığı yalan dolanları inanç haline getirip açık hava ayinleri düzenliyorsunuz.
Ancak söz konusu Hz. Peygamber’in öğretileri olunca “Onu içinizde yaşayın” diyorsunuz.
O halde siz de kemalizminizi, sosyalizminizi, Öcalan'ın köhne felsefesini, komünal fantezilerinizi kendi içinizde yaşayın.
Niye milletimize dayatıyorsunuz?
Haddinizi bileceksiniz!
Okullarda mescit açılmasından neden rahatsız oluyorsunuz?
Hasta mısınız siz?
Bu ülkede ceberrut laiklik uygulamasıyla tam da emperyalistler bu ülkeyi işgal ettiklerinde yapacakları her şey yapıldı!
Kürt kardeşlerimiz Müslümandır.
Kimsiniz siz, nesiniz?
Ancak emperyalistlerin uyduları böyle konuşabilirdi!
Cami ve mescit, medeniyetin ta kendisidir. İslam gelmeden önce kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor, kadının insan olup olmadığı dahi tartışılıyordu.
Bugün de camiye ve mescide karşı çıkanlar; kadınları kendi ticari çıkarlarına ve sapkın ideolojilerine kurban ediyorlar.
Yeryüzünü aziz İslam’ın rahmetiyle aydınlatan yegâne yol, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yoludur.
Efendimizin Medine’ye hicretinde gerçekleştirdiği ilk büyük hamle de mescit inşası olmuştur. İşte bu anlayışla: #HerOkulaMescid
Amerikalı tarihçi:
Hitler 6 milyon Yahudi'yi nasıl
öldürmüş olabilir, oysa Yahudi
Ansiklopedisi'nde kendi eserlerimde
belgelediğim üzere, o bölgedeki tüm
Yahudilerin toplam nüfusu sadece 2.5 milyon?
Holokost tarihin en büyük yalanıdır....
İsrail uçakları Türk hava sahasını artık rahatça kullanıyor
Hakan Fidan kapattık demişti
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ülkesinin İsrail’e hava sahasını kapattığını ve Türk gemilerine İsrail limanlarına girme yasağı getirdiğini belirtti.
Fidan, Gazze bölgesindeki durumu ele alan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin olağanüstü oturumunda şunları konuştu: “İsrail ile ticaretimizi tamamen kestik. Türk gemilerinin İsrail limanlarına gitmesine izin vermiyoruz. İsrail uçaklarının ise hava sahamıza girmesine izin vermiyoruz. İsrail ile ticari ilişkilerini tamamen koparan başka bir ülke yok.
Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı, 29 Ağustos 2025 https://t.co/AxtCO567JH
Ancak şu anda Türk hava sahası gayet rahat bir şekilde İsrail sivil uçakları tarafından kullanılıyor.
Geçici bir yasak mıydı?
Neden peki böyle bir duyuru yapıldı?
Şimdi ne değişti de bu uçaklar ülkemiz hava sahasını kullanıyor?
Suriye, Afganistan, Afrika vb yerlere insani yardım amacı ile para gönderirseniz, sabah evinize baskın yapılabilir,
Ama ülkenin milyarlarını cebe indirmekle suçlanırsanız, gözaltında elinizi kollunuzu sallayarak dolaşabilirsiniz,
İşte adalet, eşitlik,
İşte Türkiye yüzyılı.