bir ağacın karşısında oturup sadece onun duruşunu izlemek, insana onlarca kitaptan daha çok şey anlatıyor. ağaç telaş etmiyor, yerini beğenmemezlik yapmıyor, sadece büyüyor ve vaktini bekliyor. insan da onu izledikçe her şeyin biraz sabır, biraz da zaman istediğini anlıyor.
İnsanların sizin hakkınızdaki varsayımları, çoğunlukla sizin gerçekte kim olduğunuzla örtüşmez. Sadece kendilerini daha üstün bir konumda algılamalarına ve zedelenmiş egolarını onarmalarına hizmet eder.
Ne yaptığınızı biliyorsanız, bilinçli bir seçimse, kimseye zarar vermiyorsanız, kendi yolunuzda yürüyün ve aptallarla ilgilenmeyin. Onlar her zaman sizi aşağıya çekmeye çalışacak. Unutmayın, yarattığınız etki ne kadar büyükse o denli nefret edileceksiniz. Oscar Wilde "Bir etki yarattınız mı bir düşman kazandınız demektir. Sevilmek için sıradan biri olmak gerek."diyerek, bu gerçeği yaklaşık 150 yıl önce dile getirmiş.
Gençliğin Türkiye'sinde YÖK'e yer yok.
İlk 1 yılımızda YÖK'ü yok edeceğiz; öğrencileri ve akademisyenleri, özgür ve demokratik üniversitelere kavuşturacağız.
yaz geceleri. balkonda tek başına otururken, günün sıcağından sonra gelen o ilk serinlik. ne tam bir yalnızlık hissi, ne tam bir rahatlama. ikisinin arasında, insanın sadece kendi kendine kaldığı o sakin ve gürültüsüz anlar.
olmadığın masalarda seni senden daha kuvvetli kollayan insanlar çıkacak karşına. onların hatırına,yaşadığın dünya sancısı biraz daha çekilebilir gelecek.
Bugün ofisten çıktım. 10 dakikada eve geldim. Şimdi bi kahve yapıp dinlenicem. Sonrasına sonra bakarız…Ama şunu söyleyebilirim ki evle iş yeriniz arasındaki mesafe yaşam kalitenizi, psikolojinizi gerçekten etkiliyor.
‘yaşam geçiştirdiğin bir şey olacak, içinden geçtiğin; geçtikçe geciktirdiğin; sonra da, geçip gitmesine izin verdiğin bir şey.’ der oruç aruoba. çünkü geç kalmaktan korkarken geçip giden bir ömrün seyircisi olduk. meğer yaşam biz onu erteledikçe ellerimizde can veren bir kuşmuş.