Ege Üniversitesi Hematoloji Servisi’nde eşim kanser tedavisi görmektedir. Ancak serviste bulunan klimaların yaklaşık 15 gündür çalışmadığını üzülerek belirtmek isterim.
Özellikle hematoloji servisinde yatan hastaların sağlık durumları göz önünde bulundurulduğunda, uygun ortam sıcaklığının sağlanması büyük önem taşımaktadır. Mevsim şartları nedeniyle servis odalarında oluşan yüksek sıcaklık; hastaları, refakatçileri ve sağlık çalışanlarını olumsuz etkilemekte, tedavi ve iyileşme süreçlerini zorlaştırmaktadır.
Konunun acilen incelenerek arızalı klimaların onarılması veya gerekli alternatif çözümlerin sağlanması hususunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
Bilgilerinize sunar, iyi çalışmalar dilerim.
İzmir'de genç bir kızı 5 yerinden bıçaklayıp telefonunu çalan 17 yaşındaki şahıs, 1 yıl 9 ay tutuklu kaldıktan sonra adli kontrolle tahliye edildi.
Bu nasıl adalet?
Kızı bıçaklaması ayrı suç!
Kız gasp etmesi ayrı suç!
Kızın psikolojisini bozması ayrı suç!
Bu kararı veren hakim kim adını açıklayın!
Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."
@gazetesozcu Herkesle fotoğraf çektirmek zorunda değil kişisel hak ve özgürlük neden zorluyor genci istemiyorsa çektirmez saçnalık bu genç mahkemeye başvursa tazminat alır sonuçta TC. Hukuk devleti değil mi buradan aleyhine bir karar çıkarsa AİHM e başvursun
Muhittin Böcek, 16 Ocak'ta Manisa'da bir benzinlikte Özgür Özel'e 20 milyon dolar verdi.
Aaaa Özgür Özel o tarihte Ankara'daymış. Değiştirelim.
Muhittin Böcek, Özgür Özel'e değil de Ferdi Zeyrek'e verdi diyelim, miktarı da biraz düşürelim.
La oğlum Ferdi Zeyrek öldü, şimdi bu tutmaz, degistirelim.
Baba Böcek değil de oğul Böcek vermiş Ankara'da. Parayı sırt çantasına koymuş binmiş uçağa, gitmiş Ankara'ya. Genel merkezin 6.katinda adını bilmedigi bir kişiye vermiş.
Aaa genel merkeze hiç giriş kaydı yok. Kamera kayıtlarında yok. Ne yapalım?
İmamoğlu'na verdi diyelim. Hem de havala yöntemi ile.
Yani toplamda 37 milyon euro vermisler:))
Ha Yalım'dan da helikopter istemişler. Hem de Skorksy.
Şimdi sırada Boing 747 var.
Bir varmış bir yokmuş........
Erbakan vefat edince oğlu, kız kardeşine şöyle demiş:
"Babamız hayatı boyunca İslami kuralları savundu. Mirası da İslam hukukuna göre paylaşalım; Yani 1 sana, 2 bana."
Çok müslüman Türbanlı kız hemen itiraz etmiş:
"Olmaz! Ben Medeni Kanun'a göre eşit paylaşım istiyorum. 1 sana 1 bana."
Sonra Türbanlı kız o medeni kanununu getiren Atatürk'ten nefret etmeye ve şeriat istemeye devam etmiş.
Fıkra bu kadar..
Teşekkür ederim iyi günler
Butlancılar seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e Diyarbakır ve Gaziantep'te gösterilen muazzam ilgiyi görünce, tansiyonları tavan yapmıştır.
Daha durun.
Dip dalganın butlancıları adeta tsunami gibi önüne katıp, siyaset dışına savuracağı günleri göreceğiz...
Utanmanız, vicdanınız ya da onurunuz var mı bilmiyorum.
Ben hayatımda ilk kez isimlerini duyduğum, yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanan insanların dosyalarını okuyup neyle suçlandıklarını kamuoyuna anlatmaya çalışıyorum.
‘’Kurunun yanında yaş da yanar’’ mantığının karşısındayım.Hele ki hukuki konularda.Hırsızlık,yolsuzluk yapan her kim ise hesap vermeli .
Ancak bu dosyada ise rüşvet verdiği iddiasıyla tutuklanan kişi bir garson.
Dosyadaki iddiaya göre; dört çocuk babası, maddi durumu kötü olan bu garsonun çocuğuna ve yeğenine bot, mont ve çanta yardımı yapılıyor. O da mahcup olup çalıştığı lokantadan bir şişe viski hediye ediyor. Telefon konuşmasında buna “emanet” diyor.
Şimdi bu konuşmayı, bu yoksulluğu, bu mahcubiyeti alaya alıyorsunuz.
Ben değil, mahkeme tutanakları konuşuyor. Belgeleri de aşağıya ekliyorum.Bu kişiyi tanımıyorum bilmiyorum.Telefon dinlemesende dahi bu durum alenen apaçık ortadayken tutuklanmasını duyuruyorum.
Eğer bir insanın çocuklarına yapılan yardıma karşılık verdiği bir hediyeyi anlamıyorsanız, sorun benim gazeteciliğimde değil, sizin insanlara ve hayata bakışınızdadır.
O kadar kötü insanlarsınız ki iyiliğin karşılıksız yapılabileceğine, insanların teşekkür etmek için hediye verebileceğine o kadar yabancı ki…
Dünyadaki her ilişkiyi kendi zihinlerinizdeki çıkar hesaplarıyla açıklamaya çalışıyorsunuz.
Bu ülkenin insanları hâlâ birbirine yardım eder, mahcup olur, teşekkür eder, “emanetin bende” der.Bunu bilmeyenler, Anadolu’yu da, Adalar’ı da, bu toplumun vicdanını da hiç tanımamış demektir.
Asıl utanç verici olan ise, bir garsonun yoksulluğunu ve mahcubiyetini alay konusu yapabilmektir.
Murat Ağırel: "Telefonda "Bir emanet bıraktım oraya, Fırat sana" diyor. Savcılık bunu rüşvet sayıyor.
Peki "emanet" dediği şey ne? Adalar'daki Kahve Dünyası'ndan alınmış, biri büyük biri küçük iki kutu çikolata.
Fişi de var, kamera görüntüsü de.
Bakılsa o şeyin para değil çikolata olduğu ortaya çıkacak. Ama suçlamaların içinde rüşvet olarak yer alıyor."
Deniz Göktaş’ın stand-up gösterisinden paylaşılan videolar, “kamu güvenliği” gerekçesiyle erişime engellendi.
NATO Zirvesi öncesi, Nallıhan’da doğayı koruma ve endemik türleri incelemek amacıyla düzenlenen geziden dönen TEMA Vakfı üyelerinin de aralarında bulunduğu 225 kişi gözaltına alındı; 178’i tutuklandı.
Gazeteci Ali Çağatay, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla cezaevine gönderildi.
Bir komedyenin sahnedeki sözü, doğa savunucularının gezisi, gazetecinin yaptığı haber…
Kamu güvenliği adına daha ne kadar özgürlükten vazgeçmemiz istenecek?