@ankara_kusu Bırak bu işleri Fon dan 2 milyar götürmüşler senin yaptığın habere bak ADAM OL BİRAZ KUŞ . Ters kelepçeyi yedikten sonra 360 derece dansöz gibi döndün
Bıçak kemiğe dayandı diyorduk ya… Artık bıçak kemiğe dayanmıyor! Bıçak vicdanları, insan onurunu, emeklilerimizi, dar gelirlilerimizi, esnafımızı, işçimizi ve memurumuzu delip geçiyor!
Dün akşam saatlerinde Anayasa Mahkemesi önünde geçim sıkıntısı yüzünden yaşamına son veren bir emekli polis memurumuz; gece saatlerinde ise yine bir başka polisimiz canına kıydı. Yüreğimiz yanıyor, ciğerimiz dağlanıyor!
Aylardır, yıllardır şehir şehir, ilçe ilçe, meydan meydan haykırıyoruz:
“Bu maaşlarla bu insanları yaşatamazsınız! Bu şartlar altında millete yaşama hakkı tanımıyorsunuz!”
İktidara ve bu bütçeyi hazırlayanlara buradan açıkça soruyorum: Şimdi ne yapacaksınız? Ankara’nın göbeğinde, milletin gözü önünde yükselen bu acı çığlığı yok saymak için yine erişim engellerinin, yayın yasaklarının arkasına mı saklanacaksınız?
Yoksa fildişi kulelerinizden bakıp, “canına kıymak suretiyle hükümeti yıpratmaya teşebbüs” diye davalar mı açacaksınız?
Yeter artık! Allah’tan korkun! Rahmetli Erbakan Hocamızın o tarihi ikazıyla sesleniyorum: Oyun oynamıyoruz!
Burada söz konusu olan bütçe rakamları, süslü istatistikler, kağıt üstündeki hedefler değil; doğrudan insanımızın canıdır, onurudur, haysiyetidir!
Milleti sadaka kültürüne mahkûm eden, faiz lobilerine trilyonları akıtırken alnının teriyle bu ülkeye hizmet etmiş insanlara açlık sınırını reva gören bu düzene derhal son verin.
Yeniden Refah Partisi olarak, canımız pahasına da olsa milletimizin vicdanı, kimsesizlerin kimsesi olmaya; adil bir düzeni kurana kadar durmaksızın mücadele etmeye devam edeceğiz.
#İşBaşaDüştü
Manchester City, suç işledi. O suçlar karşılığında kupalar kazandı. Şimdi elde ettiği kupaların alınması gündemde.
Türkiye’de de ligi 13. Sırada bitiren takım. Bir anda Erden Timur’un kulübe soktuğu paralarla şampiyon oldu. O adam kara paradan tutuklandı.
Katil Netanyahu konuşurken salonu terk etmeyeceksin
"Laikliğe aykırı” deyip okullarda başörtüsünü yasaklayacaksın.
Sonra “biz kardeşiz” öyle mi?
Senin gibi kardeşim olacağına, Katar gibi dostum olsun, İsrail finosu İlham Aliyev.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan ve eşi İlyas Kaya’yla ilgili fon iddiası, çok vahim.
İddiaya göre;
Karı koca toplam 163 milyon 46 bin lira yatırıp 5 ay sonra 2.17 milyar lira çekmişler.
Sayan ve eşi şu ana kadar bir açıklama yapmadı.
Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim.
Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil.
Hemen istifası gerekir.
İddialar doğru değilse, hemen yalanlamalı ve dava açmalıdır.
Hiç kimse makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz.
Bu arada benzer şekilde fon üzerinden zenginleşen ve servetini katlayan başka dostlar varsa onlar da fazla beklemeden gereğini yapsınlar.
Bakın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı son 3 ayda fonlardan çıkış yapanların listesini istedi, haberiniz olsun.
Hadi bekliyoruz.
Yeni Partili Zeynel Emre’nin açıklamasının üzerinden saatler geçti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya’dan ses çıkmıyor.
Susmak, iddiayı doğrulamaktır.
Kaya’nın istifa etmesi, eşiyle birlikte elde ettikleri haksız ve ballı kaymaklı kazancı iade etmeleri gerekir.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin iddiasına göre eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi, 8 Nisan 2026’da 255 TL'den 250 bin adet ÖZATA hissesi alıyor.
Bu hisseleri eylül ayında 4482 TL'den satıyorlar.
63 milyon TL yatırıp 1,3 milyar TL çekiyorlar.
Bu iddia doğruysa çok vahim…
Kaya, açıklama yapmalı.
Sevgili Hemşehrilerim,
Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.
Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.
19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.
Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
Biz bunu Ankara’da başardık.
Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir.
Her zaman şunu söyledim:
Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.
Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.
Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.
Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
+++
Fonlar da kaybedenlere SPK dan kötü haberle güne uyandık.
Yetmedi Borsa İstanbul da soyguna devama yakalandık.
Halkını göz göre göre soyduran başka Ülke var mı?
Mehmet Şimşek İSTİFA.
SPK Başkanı İSTİFA.
Yetmez HÜKÜMET İSTİFA.
Galatasaray’da gözaltına alınmayan, tutuklanmayan, yargılanmayan yöneticileri saymak daha kolay artık.. Zira diğer liste çok kabarık! Hal böyleyken…
❇️ Nasıl olur da Galatasaray için bir soruşturmaya gerek duyulmaz?
✳️ “Ne oluyor bu kulüpte?” konulu bir MASAK raporu neden talep edilmez?
❎ 3 Temmuz’ kumpasında Fenerbahçe’nin 3 yöneticisi tutuklandığında -başkanından bekçisine- bütün Galatasaray camiası ayaklanmış, ortalığı ateşe vermiş, UEFA’yı mail yağmuruna tutmuşken.. Fenerbahçe başkanları ve yöneticileri iki senedir neden bir ölüm sessizliğine bürünmüş haldeler?
✅ Peki milyonlarca Fenerbahçe bu duruma neden sessiz kalıyor?
Kamuoyuna Duyuru
Beşiktaş Kulübü olarak sporda adaletin, şeffaflığın ve eşitliğin sağlanması yolunda her zaman lafla değil, somut ve kararlı adımlarla hareket ettik.
Dün oynanan müsabakada, kırmızı kart görerek oyundan ihraç edilmiş bir teknik direktörün açıklamalarının maç devam ederken canlı yayında adeta savunulurcasına aktarılması, yayıncı kuruluşun (beIN Sports) tarafsızlık ilkesini nasıl ayaklar altına aldığını bir kez daha açıkça göstermiştir. Yayıncılık ilkelerini ve sportif rekabetin dürüstlüğünü zedeleyen bu tutuma; pozisyonların ekrana ve VAR odasına yansıtılmasında sergilenen seçici ve manipülatif yaklaşımlara karşı duruşumuz sadece sosyal medya mesajlarından ibaret değildir.
Nitekim Kulübümüz, yayıncı kuruluş hakkında geçen hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na resmî suç duyurusunda bulunarak Türk sporu adına tarihi ve somut bir hukuki süreç başlatmıştır.
Son günlerde yaşanan gelişmeler ve diğer kulüplerin de benzer şikayetleri dile getirmeye başlaması, attığımız bu hukuki adımın ne kadar haklı ve zamanında olduğunu bir kez daha net bir şekilde gözler önüne sermiştir.
Sporda adalet ve tarafsız yayıncılık talebinde samimi olan tüm Türk spor kamuoyunu ve kulüpleri, temennilerle yetinmek yerine başlatmış olduğumuz bu somut hukuki mücadelenin arkasında durmaya ve takipçisi olmaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız.
Beşiktaş JK
Kamuoyuna Açıklama
Yayıncı kuruluşun, kırmızı kart gören rakip takım teknik direktörünün hakem kararına ilişkin sözlerini kendi muhabiri aracılığıyla kamuoyuna aktarmasını dikkatle takip ettik.
Fenerbahçe’nin yıllardır tartışmalı kırmızı kartları, penaltı beklediği pozisyonları ve VAR kararları neden aynı hassasiyetle gündeme taşınmadı?
Talebimiz ayrıcalık değil, her kulübe aynı şekilde uygulanan eşit yayıncılık standardıdır.
Bu standardın sağlanması adına beIN SPORTS yönetiminden gerekli açıklamayı ve düzeltmeleri bekliyoruz.
Aksi hâlde, yayıncı kuruluşla ilişkilerimizi askıya alma seçeneğini değerlendireceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz.
Fenerbahçe Spor Kulübü