@bedirhankvs 2006 yılında cıkardığı yasa ile domuz etini kasaplık et kabul eden ve domuz çifliklerinin kurulması artması ve yaygınlaşmasını teşvik ederek yıllık 3milyon ton domuz eti üretimi sağlayan kimdir ?
A- Chp
B- Akp
C- Trump
D- Stalin
E- Putin
@iskendercure Aman Efendim o da bir şey mi;
İnancını cok iyi bildiği ve gerekliliklerinin hepsini kılı kılına yerine getirdiği halde, müslüman olup imansız olan benlik sahibi yahut haram yiyici, hırsız sevici yığınlar var..
Diğerleri yine bir nebze..
Ya bunları ne yapacaksınız.
Vesselam.
@nozgur007 Şiir yaz, şiir oku ama siyaset yapma be adam..
Siyasal İslamcıların maşası olma..
Siyasal islamcıların uyduruk hikayelerini anlatma..
Aç Nutuk 'u oku, Kazım Karabekir 'in anılarını oku, tonlarca makale kitap anı var. Birisini açıp okusaydın hakikati öğrenirdin.
@iskendercure Maalesef, şu anki mevcut durum 90lara rahmet okutacak nitelikte değil mi ? Mevcut hal 90ları bile aratıyor ve biz de arıyor isek bunu hak etmişiz demek olabilir.
Çok vahim bir gidişat.
Erhan Afyoncu, “Yazmaya mecbur kaldım” diyerek paylaştı:
İLBER HOCA’NIN BİLİNMEYEN HASSASİYETİ: DUA BEKLEYEN KİMSESİZ CARİYE VE SARAY AĞALARI
Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın Müslümanlığına dair bir şeyler yazmayı ayıp ve yersiz addederim. Fakat hakkında yazılanlar, bu yazıyı yazmaya beni mecbur bıraktı. Hoca aleyhinde yanlış zan sahibi olabilecekleri aydınlatmak ve tarihe not düşmek için bu yazıyı kaleme aldım. Merhum Ortaylı hocamız samimi bir Müslümandı; fakat bunu birilerine göstermekten hassaten içtinap ederdi. Allah ile kul arasında olan ve başka kulların haberdar olmasının gerekli olmadığı çok güzel hasletlere sahipti.
Fazla kişinin bilmediği, hocamızın hassasiyetini gösteren ve aşağıda anlatacağım olay ise ibretlik tarihî bir hadisedir. İlber hocamız, 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi’ne müdür tayin edildi ve bu görevde 2012 yılına kadar kaldı. Göreve geldiğinde ilginç bir âdet başlattı. Müdür tayin edildiği yılın Ramazan ayında, Topkapı Sarayı’nda görev yapmış ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için hatim okuttu. Hatim bittiğinde küçük bir katılımcı grubu ile duası yapıldı.
Kasım 2005 tarihindeki hatim duasına davet edilen birkaç kişiden biri olan değerli dostum Murat Kargılı, o gün yaşananları şöyle anlattı:
“2005 Ramazan ayında [5 Ekim-2 Kasım] İlber Hoca beni aradı ve ‘Yarın (Salı) Hırka-i Saadet’i açacağız, siz de gelir misiniz?’ dedi. Ben de severek davete icabet ettim. Saat 11.00 gibi Topkapı Sarayı’na intikal ettim. Salavatlar eşliğinde Hırka-i Saadet açıldı. İlber Hoca daha önceden destmâller hazırlatmıştı. Hırka-i Şerif’in açılması töreninden sonra hocamız bana ‘Murat, akşam iftar yapacağız, gelir misin?’ dedi ve gelmem hususunda ısrarcı oldu. İftardan sonra Fatih Çollak Hoca bir aşir okudu. İlber Hoca, aşir kıraatinden sonra elime ekte fotoğrafını yayınladığımız belgeyi verdi. Fatih Hoca, İlber Hoca’nın listesini hazırladığı ağaların duasını yaptı. Duadan sonra İlber Hoca’nın listesini aldım, hocaya imzalattırdım ve tarih attırdım. Hoca o sırada bana ‘Bu sarayın sahipleri sultanlar değildir; asıl sahipleri bunlardır. Bunların adı sanı unutulmuştur ve bazılarının nesebi kesilmiştir, kimseleri de yoktur’ dedi.”
İlber Ortaylı hocamız, müdür olduğunda başlattığı bu âdeti sonraki yıllarda da devam ettirdi. Her cuma muhakkak ağalar ve cariyeler için hayır yapar, Kur’an okur ve okuturdu. 2005-2012 yılları arasında hiç ara vermeden Ramazan aylarında Topkapı Sarayı’nda ağalar, cariyeler, Enderun hizmetlileri ve diğer hizmetlilerin ruhu için hatim duası okuttu. Bunu özellikle Osmanlı teşrifatına uygun bir şekilde, Hırka-i Saadet ziyaretlerinden sonra yaptırırdı. Hatim duasına davet edilenler arasında muhakkak sarayın o dönemdeki çalışanları da bulunurdu.
Bu hadiseye şahit olanlardan biri de hocam Prof. Dr. Mehmet İpşirli’dir. İpşirli Hocamız şahit olduğu töreni şöyle anlattı:
“İlber, Saray’a müdür tayin edildiğinde Ramazan ayında bir gün beni aradı. Akşam hatim duası yaptıracağını ve duayı da benim yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de hukukumuza binaen kabul ettim. Akşam yaklaşık on kişinin katıldığı bir iftar yemeği verildi. Yemekten sonra bizzat İlber’in okutturduğu hatmin duasını okudum. Katılımcılar farklı meslek gruplarındandı. İlber, hatmi sarayda hizmet etmiş ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için yaptırdığını; çünkü bunların arkalarında kendilerine dua edecek ve Kur’an okuyacak kimselerin bulunmadığını söyledi. Duadan sonra tatlı bir sohbet oldu ve daha sonra dağıldık.”
Ekte bu hadiseye dair ilginç bir belge yayınlıyorum. Belgeyi değerli dostum Murat Kargılı gönderdi. Merhum hocamız, Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olduğu 2005 yılı Ramazan’ında ağalar ve cariyeler için hatim indirttiği gibi kendisi de 50 Yasin-i Şerif adamış. Fotoğraftaki listeyi bizzat İlber Hocamız, Murat Bey’e bir hatıra olarak vermiş. Listede kimler için dua edildiği yazıyor. İlber hocamız bizzat kendisi “50 Yasin-i Şerif adadım” diye not düşmüş.
@celalettinalkan Siyasal islamcı madurlar köylerine dönseler de ortam bi rahatlasa..
Yine rahatsız olmuşlar, yine madur.
Hz. Peygamber'in hanımları hem ticaretle uğraşır, hem savaşa katılır ve hem de devlet yönetiminde söz sahibi olurlardı.
Bu köylüler nerden nasıl türedi anlamak mümkün değil.