Şöyle anlatıldı: Şah-ı Nakşibend'in (k.s) küçük bir kızı vardı. Hanımına şöyle dedi: "Bu kızım bulûğ çağına geldiği zaman bana haber ver." Hanımı, kızı bulûğ yaşına gelince haber verdi.
Bunun üzerine Şah-ı Nakşibend (k.s) Kasrıârifân'dan çıkıp Buhara'ya Alâeddin Attâr'ın (k.s) bulunduğu medreseye geldi. Attâr'ın odasına girince odada sadece yattığı bir hasır, başını koyduğu bir kiremit ve abdest aldığı bir kırık ibrik vardı. Şeyh Alâeddin Attâr (k.s), Şah-ı Nakşibend'i (k.s) görür görmez ayaklarına kapandı ve başını ayaklarının üstüne koydu.
Şah-ı Nakşibend (k.s) Alâeddin Attâr'a (k.s) şöyle dedi: "Benim bir kızım var, bugün bulûğa erdi. Allah'ın emriyle onu sana nikâhla vereceğim."
Alâeddin Attâr (k.s) şöyle dedi: "Bu büyük bir şereftir, ancak ben bunun için bir masraf yapacak durumda değilim." Şah-ı Nakşibend (k.s) dedi: "Allah'ın size yazmış olduğu rızık neyse gelir, böyle şeyleri düşünme."
KÂŞİF KOZİNOĞLU
KOZİNOĞLU, AMBULANSA BİNDİRİLİRKEN KELİME-İ ŞAHADET GETİRİYORDU.
KOZİNOĞLU: “BEN TÜRK DÜNYASI KONUSUNDA ÖZEL YETİŞTİRİLDİM”
Eski MİT çi Kozinoglununa Allah tan rahmet diliyoruz. Merhum Muhsin Başkan gibi yok ettiler...
Kozinoğlu’nun ambulansa bindirilirken son olarak neler söylediğini soruşturdu. Tanıkların anlatımına göre Kaşif Kozinoğlu bu sırada Kelime-i Şahadet getiriyordu.
Rahmetli Kaşif Kozinoğlu efsane bir kahramandı.
1978-80 arası Eğirdir Dağ ve Komando Okulundan tanıdım onu. Uyduruk Ergenekon kumpası ile tutuklanıp Silivride katIediIinceye kadar dostluğumuz sürdü..
1979 da, Eğirdir Dağ ve Komando Okulunda teğmen iken, ABD de yapılan NATO üyesi Ülkelerin subayları arasında 12 daldaki savaş oyunlarınin tamamında dünya şampiyonu olmuştu.
Bu 12 branşın içinde, atıcılık, yakın boğuşma, dağcılık, tahrip, pusu, hayatta kalabilme(dayanıklılık), 32 km.lik tam teçhizatlı maraton koşusu..vs.var.
Bu başarısından dolayı, TSK içinde hep Orgeneral muamelesi görürdü. Bunu bana o vakitler emir subayı olduğum paşam söylerdi..
Taa o vakitler Özel harp dairesinin de, vurucu tim komutanı idi. Mesai bitiminde tüm subay, astsubaylar askeri gazinoya giderken, o ekibiyle birlikte dağ, bayır demeden, karda kış’ta saatlerce koşardı..
Arada bir gözden kaybolur, sonra tekrar ortaya çıkardı. Direkt Gnl.Kurmay https://t.co/K4JprBo7Gfğlı olarak, yurt içi ve yurt dışı operasyonlarda görev aldı.
PKK nin çok baskın olduğu, 1990’larda, Ankara Gölbaşı’nda Polis Özel Harekat Merkezini kurdu. Korkut Eken’le birlikte 28 bin polise 6’şar ay Komando eğitimi vererek yetiştirdi ki, onlarla birlikte https://t.co/DEn73BE3f8ğuda PKK’yı bitirdi.
Ardından TSK ya bağlı olarak, Nahçıvan’da Harp Akademisi kurup, burada Türk Cumhuriyetlerinin subaylarına kurmaylık eğitimi verdi.
Azerbaycan’da ЭRMЭN!LЭRЭ, Çeçenistan’da Ruslara karşı, Bosna-Hersek’te Sırplara karşı muharebe etti..
Bu muharebelerde iki kez gazi oldu..
Rahmetli Elçibey’in de, Cevher Dudayev’in de, Aliya Izzetbegoviç’in de, gizli Genel Kurmay başkanlıklarını yaptı.. 35 yıllık hizmetinin, 25 yılını hep yurt dışında ve çatışmaların içinde geçirdi.
TBMM tarafından kendine 3 kez üstün hizmet ödülü verilmiştir. Ayrıca 32 devlet başkanı tarafından da üstün hizmet ödülü almıştır..
Öldürülmeden önce Silivri’de, kaldığı koğuşta, el yazısı ile yazdığı, “SIRLAR” isimli 2.000 sahife tutan itiraflarında, bu ödülleri hangi devlet başkanından, hangi hizmet karşılığı aldığını yazmaktadır. “SIRLAR”in az bir kısmının yer aldığı bu kitap Kaynak yayınevinden temin edilebilir..
Mesela,ABD başkanı Bush, Afganistanda El Kaidenin kaçırıp işkence yaptığı, CIA Orta Asya yetkilisini ölmek üzere iken, Bush’un, Demirele, Demirel’in de Kaşif’ten yardım istemesiyle son anda kurtarmasından sonra verilmiştir.
O CIA yetkilisi daha sonra CIA’nın 2.bşk.olmuş, kendisine can borçlu olduğu, Kaşif Kozinoglu’na, ifade vermek için Türkiye’ye gitmemesini, öldürüleceğini söyleyip uyarmıştır.
Kendisi, A.Türkeş için,“Bana Afganistan, Azerbaycan, Kazakistan dağlarında yaşayan çobanlar başbuğ’ dan haber soruyorlar. Ben ona nasıl başbuğum demiyeyim ki” diyen bir Ülkücüydü..
Çok kültürlüydü.
“Ben,Türk dünyası konusunda özel yetiştirildim” demişti.
Ingilizce dışında, Arapça, Fasçayı da çok iyi bilirdi. Türk dünyasinin tüm lehçelerine hâkimdi.
Dünya çapında ve tarih boyutunda bir kahramandı.. Özel hayatı hemen hemen hiç yoktu. Yemeyi, içmeyi, eğlenceyi pek sevmeyen, hep savaşmaya konsantre olmuş, muharebe etmekten zevk alan bir yiğitti..
Bu hizmetleri yaparken hiç ön plana çıkmadı ama, Tüm hayatını bu milletin milli menfeatleri uğruna, savaşarak armağan etti.
Kaşif Kozinoglunu, tüm milletimizin artık yakinen tanıyıp bilmesi gerekmektedir.
AIçak Feto’cular, böylesi bir kahramanımızı, Türk Milletinin elinden çalıp aIçakc katIetti.
Onu katIedenIer kahrolsun, Kaşif’imizin mekanı cennet olsun…
Arif YALÇINKAYA dan alıntı…
Toprağın bile kıyamadığı şehit… 🇹🇷
⚠️ Mutlaka sonuna kadar izleyin !
Ak Parti'de Kültür Bakanlığı ve Milli Eğittim Bakanlığı yapan Erkan Mumcu'dan, Bülent Arınç ve Abdullah Gül için "Erdoğan'a kumpas" iddiaları yenilir yutulur türden değil.
Dehşet verici iddialar doğruysa, ülke felaketin eşiğinden dönmüş!
UYARI / YORUM
AK Parti kendi ayağına sıkmakta da çok mahir maşallah!
CHP’nin paramparça olduğu bir zaman diliminde, başıboş köpeklerin ve çoktan anakronikleşmiş Kamalizm ideolojisinin savunucusu, önce İyi Parti’den CHP’ye, sonra da AK Parti’ye geçen Nimet Özdemir’i Özlem Zengin eşliğinde partiye alması AK Parti’nin kendi ayağına sıkması anlamına gelir!
Eğer bu, AK Parti’nin, Kamalizm’e eklemlenmesi ve masum çocuklarımızı katleden, insanımıza cehennem hayatı yaşatan köpekçi söylemi benimsemesi sonucunu doğurursa AK Parti’nin intiharı olur!
💥 ‘Tayyip Bey, benimle bara gelenlerin kimler olabileceğini tek tek saydı ve bildi.
İsmi lazım değil, biri koltuğun arkasına saklandı...’
👉🏻 Fatih Altaylı, AKP’nin yeni iktidar olduğu dönemde Erdoğan’la yaşadığı ‘bar’ anısını anlattı:
“Yıllar önce, AK Parti yeni iktidar olmuş. Sene 2003. TÜSİAD’ın Berlin Temsilciliği törenle açılacak.
Açılışı dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan yapacak. Biz de Berlin’deyiz. Başbakan Erdoğan, açılış sonrası Teke Tek’e konuk.
Program öncesi birkaç AK Partili milletvekili ile otelin barındayız.
Program öncesi diye ben içmiyorum ama milletvekillerinden bazıları içki içiyor.
Program sonunda kapanışı yaparken ben de “AK Parti’nin alkole yasak getireceği gibi söylentiler vardı ama öyle bir durum yok herhalde. Çünkü sizin milletvekillerinden bazıları ile bara gittik” dedim.
Başbakan Erdoğan güldü, ama hafif müstehzi bir gülüş. Sonra bizi izleyen vekillere döndü ve baktı.
İsmi lazım değil, biri koltuğun arkasına saklandı. Diğer ikisi güldü.
Program bittikten sonra Tayyip Bey, benimle bara gelenlerin kimler olabileceğini teker teker saydı ve hepsini de bildi.
Vekiller bana biraz bozuldular o gün. Ama hepsi daha sonraki dönemlerde de milletvekili, bakan, parti sözcüsü, büyükelçi oldular.
Bazıları hâlâ partinin en önemli noktalarında görev yapıyorlar.”
Yıllardır bu fıkrayı Karadenizli fadime Emine dursun Temel üzerine kurguladınız ve kimseden tepki görmedi şimdi neden kıyamet koparılıyor..Karadenizli olunca sorun yok öyle mi..?
Kadir Mısıroğlu, yıllar önce Koç ailesinin hasta kızını tedavi etmek üzere gittiklerinde karşılaştıkları tavrı şaşkınlıkla anlattığı hatıra yeniden gündeme taşındı.
Mustafa Kemal tarihte yaşayan ve bu milletin tarihini derinden etkileyen bir isimse tarihçilerin onu bütün yönleriyle araştırmasına kanunla engel olmak tarih ilmine zincir vurmaktır. Kim hangi torba yasayı hazırlarsa hazırlasın elbet birgün algılar olgulara yenilecektir.