Niye Çözülemiyordan Evvel Sorunu Anlamak Gerek
Gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikledikten sonra istediğiniz kadar yukarıdaki düğmelerle oynayın düzeltemezsiniz. Niye bu mesele çözülemiyordan evvel sorunu iyi anlamak gerekiyor.
Yıllardır bir sorun, problem olduğunda büyüğe gidilir onun himayesinde çözüm yolları aranırdı. Allah bu fiile bereket verir büyüğe hürmetin karşılığı olarak da nice zahmetli işleri kolaylaştırırdı. İlk gün "herkes kendinin büyüğüdür" diyerek bunun önünü kestiler. Allah cc da onların sırtına bu fitnenin vebalini yükledi. 6 ay dergah dergah gezdi bayanına erkeğine Sultan hzlerini şikayet ettiler. 6 ay sabrettik.
Biz bir bedeniz dediler, sofiler kardeşlerimiz dediler. Fakat bir bedende bir baş olurdu bunu kabullenemediler. Üç başlı ejderha gibi bir şey hayal ettiler.
Evvela razı olmadılar Hakkın (cc) da takdirine. Allah cc kalpleri bir Sultana (ks) akıttı da buna bile itiraz ettiler. E gayrı büyüklerdi (!), hepsi kendinin büyüğüydü böylesi nasıl olurdu? Eşit değildi, adil değildi haşa Allah'ın cc taksimine razı değillerdi.
Halbuki aylar evvelden gruplar oluşturulmuş, kritik noktalardaki kişilere gerekli tembihler yapılmış, daha Gavs hz'nin köyde cenaze namazı kılınmadan bir tur daha "bizi S Mübarek'e" emanet etti mesajları atılmıştı.
Fakat olmadı. Bakın insan bir şey için çalışır çabalar, planlar yapar, sanır ki bu iş olacak, başaracak. Fakat Allah cc dilemedikçe olmaz. Allah cc böyle murad etti, o kadar hazırlığa çalışmaya rağmen olmadı, e o zaman razı olun?
Niye bu iş çözülemiyordan önce sorunu anlamak gerekiyor. Sultan Muhammed Saki hzleri bugüne kadar sorun, sıkıntılarda yanına gidilen kişiydi, Gavs hzlerinin "büyüğünüz budur" diye her daim öne koyduğu kişiydi. Köye git büyükleri olduğunu bilsinler dediği kişiydi.
Fakat hepimiz kendimizin büyüğüyüz (!) diyenler, büyüklerine gitmek yerine, daha ilk günden onu sildiler. Bu aileyi aracıların, heyetlerin önüne ittiler. Sorun neydi? Şeriat mı, şeriata mı gidilmiyordu? Nas vardı belliydi, çözüm çok da basitti. Şeriata gelecek, şeriatı uygulayacaklardı. Miras diyorlar, sanki haşa miras ayetleri inmemiş gibi.
Kabul etmediler. Molla Nezir geldi gitti, en basit "anlaşılan yerlerin devirleri" işine bile onları ikna edemedi. Kaldı ki dünya genelinde bu kadar dergaha kadar o kadar meseleyi çözecek. İkinci, üçüncü aşamalara geçecekler.
Niye çözülemiyordan önce sorunu anlamak gerekiyor. Çözümün istenmediği yerde ne yaparsanız sonuca ulaşamazsınız. Daha görüşmeler devam ederken Mardin'de sofileri dergahtan çıkardılar. Çözüm istiyoruz, çözeceğiz, umreden geleyim çözüme geleceğim diye diye 15 ay ettiler. Zaman kazandılar. Ne acı değil mi?
Falanca dergahın, binanın tapusunu filancaya aktardılar, o filanca acurcaya aktardı orada kaldı veya Semerkand'a taşıdılar. Veya falan dergahı, binayı filanca şirketine kiraya verdiler sofilere tahliye emirleri gönderdiler. Formalite kira sözleşmelerini kullanarak icraya (Adana) verdiler, geçmişe dönük tahliye taahhütnameleri (Antalya) hazırladılar. Sahte imzalar (Bursa) attılar.
Ya hu Allah cc var, ALLAH! Karakola gidip benim evimde yabancı adamlar var diye dergaha gelen sofileri şikayet ettiler! Emin'dir diye güvenip tapuyu verdikleri insanlar kendilerini Malik gördü. Mâlik elbet onu vakti gelince görür.
İnsaf, merhamet, adalet olsaydı böyle yaparlar mıydı? 15 ayda başları bile ağrımadı kaç kişinin başını kırdılar. %95'in içinde 1 deli çıkıp kafalarını kırmadı Sultan hzlerini dinledi, meşru yoldan mücadele dedi. O %5'in içinden baş yarmayan kalmadı.
Çoğusu kininden burunlarından duman atar hale geldiler.
Niye çözülemiyordan evvel, sorunu anlamak gerek. Kendisine gelen heyette öz amcasına bağırıp çağıran, hocalara hakaret eden bu yüzden Molla Nezir tarafından uyarılmak zorunda kalanın camide biz çözüm istiyoruz derken samimi olmadığını görmek gerek.
Öyle işler yapmışlar, öyle taktiklerle hukuki olarak kendilerini sağlama almak için çabalamışlar ki bu sofi aklı değil. Bunlara şeytani bir aklın fikir vermesi gerekiyor yoksa mümkün değil.
Sorunu anlamak için nasıl çözülebileceğini bilmek lazım. İlk gün Sultan hzlerine siz bizim büyüğümüzsünüz, babamız yerindesiniz ne emredersiniz deselerdi ne olurdu? Taziye bitene kadar taziyeyle hizmet eder sonra da kendileri de biat alırlar yine vazifelerini yaparlardı.
Dergahlara tüm sofiler için sohbet günleri verilir başka başka günlerde sohbetler yapılırdı? Ne sorun olurdu? Ömrünü bu kapıya vermiş,
Gavs-ı Kasrevinin ks dergahında çocuk,
Sultan Muhammed Raşid ks ile sürgünde genç,
Gavs-ı Sani ks devrinde canını ortaya koymuş bir yiğit, böyle bir ERKEK... Onu gerçekten bitirebileceğinize mi inandınız?
Sofileri dergahtan atınca mesele çözülecek bu irşad bitecek mi sandınız? İŞİMİZİ SAĞLAMA ALDIK ENDİŞE ETMEYİN diyorsunuz ya Biz de sırtımızı Allah'a cc dayadık biz hiiiiiç endişe etmiyoruz. Ama siz gönülleri yıkıyorsunuz.
Biz yıllarca Gavs hz hatırına ailesinden birinin elinin değdiği, sevdiği bir kediyi bile başka gözle güzel gördük. Biz, sizden birinin 2-3 yaş küçük bir akrabası geldiği zaman kalkıp ayakta beklediğinizi görerek büyüdük. Biz "işte sadatın evladı gibi birbirinize saygılı olun" denilerek büyüdük.
Biz mi yanlış gördük, siz mi değiştiniz? Camide, bu kadar sofinin içinde Sultan hzlerine, abinize parmak sallar hale nasıl geldiniz? S Emin abisinin sofilerine söver hale nasıl geldi?
Ben ki bir cahil adamım abim beni insanların içinde tokatlasa bile ben babam gibidir derim sesimi çıkarmam. Bu beni küçültmez aksine abime saygımdan bana da aileme de hürmet ederler. Heyhat ahir zamana bak ki Gavsın ks evladına ben örf nasihati eder hale gelmişim. Gavsın ks evladı örf nasihati alacak hale gelmiş!
Ne diyorduk? Niye çözülemiyordan evvel çözümü anlamak gerek. Sofilerin küpelerini verip, maaşından kısıp yaptığı dergahlara, binalara GİRMEDİĞİ GÜNLERİ GÖRÜYORUZ. Dergah olarak kullanılacak satılmayacak denilen yerlerin satıldığı günleri görüyoruz. Gavsın ks evladının haksız yere kira icrası dava açtığı günleri görüyoruz. Bunu kim kabul eder?
Sultan Muhammed Saki hzleri Allah'dan cc korkuyor. O yüzden sizi silmek pahasına ben bu yaptığınız zulmü kabul etmiyorum dedi. Allah cc ile kimin arasında tercih yapmak zorunda kalsa böyle zatlar Allah'ı cc tercih eder. Onun şeriatını tercih eder, ediyorlar.
Gel benim beldeme anlat bana,
Deki sofi burayı siz yaptınız,
Deki sofi buranın tapusunu bize veya bize intisap eden birine verdiniz,
De ki sofi artık buraya giremezsin.
S Mübarek gelsin yüzümüze bunu söylesin. Biz de ona diyelim ki,
Biz burayı yaparken beraber mi tuğla taşıdık?
Biz burayı yaparken seninle beraber mi çalıştık?
Biz evimizin faturalarından önce buranın faturalarını seninle mi ödedik?
Biz yıllardır verdik, verdik, dipsiz bir kuyuyu parayla doldurmaya çalıştık S Mübarek YETMEDİ Mİ MAHALLEMİZDEKİ DERGAHA DA GÖZ KOYDUNUZ DİYELİM.
Bizim imkanlarımız kısıtlı, S Emin gibi har vurup harman savuracak öyle bir gücümüz YOK. Mahallemizde, beldemizdeki dergahımızı elimizden ALLAH'IN ŞERİATINI EĞİP BÜKEREK DAHİ OLSA BİZDEN ALMANIZA İZİN VERMİYORUZ. Taraf biziz, Sultan Muhammed Saki hzleri taraf olan buraları yapanlardır diyor taraf olan oraları inşa edenlerdir.
Yıllarca bizi müşteri olarak gördünüz,
Yıllarca tablolardaki rakamlardan ibarettik,
Yıllarca istediniz verdik, istediniz verdik,
Yıllarca fitne haklıdan çıkar dediniz bu yanlıştır diyenlerimizi AFAROZ ETTİNİZ.
İş artık mahallemizdeki dergaha, binamıza el koymaya kadar mı geldi?
Bir de utanmadan buna şeriattır diyerek Allah'a cc iftira mı ediyorsunuz?
Allah cc bizim hatme yapacak yerimiz olmasını haşa istemiyor, kendi yaptığımız yerde sohbet yapmamızı haşa istemiyor, kiralarda sürünmemizi haşa istiyor SİZİ DE MEMUR TAYİN EDİP Mİ GÖNDERDİ?
Niye çözülemiyordan evvel sorunu anlamak gerek.
Biz Mürşidimize ks bakıyoruz, dün de ona bakıyorduk bugün de ona bakıyoruz. Dün Gavs-ı Sani'ydi ks bugün Sultan Muhammed Saki (ks).
Bizde kalp 1 tane, onun da %25'ini falancaya vereyim, %33'ünü filancaya vereyim hele hele %16 ortak böleyim biz böyle şeyler bilmiyoruz. Bizi 15 aydır mürşidimizin ne söylediği ne yaptığı ilgilendirir. O da canını ortaya koymuş evladı gibi gördüğü kardeşlerini karşısına almış ben sofilerin hakkınız size yedirmem oğlum diyor. Sorun sizsiniz, sorun sizin anlamayışınız.
Çözüm basit.
Yakamızdan düşün, bizi dergahlarımızda, binalarımızda rahat bırakın. Mürşidimizi ks köyünde rahat bırakın. Eski günlerin hatırına (daha ne yapacaksınız bilmiyorum) daha fazla ileri gitmeyin.
Aziz vatanımızı koruyarak Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak için canlarını feda eden 15 Temmuz şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet, gazilerimize şifa ve afiyetler dileriz.
#SerhendiVakfı
600 oldu…
Bir kaç saniyede
600 sivil
kadın, çocuk, yaşlı, yaralı katledildi.
600 kişi sadece bu akşam.
Hastanede!
Yaralıyken, tedavi olmaya çalışırken.
Tedavi eden doktoruyla, yanında duran refakatçisiyle.
Terör mü demiştiniz?!
Hastanede!!!
Savaşta herşey olabilir.Bizim evlerimize okullarımıza , yollarımıza hastanelerimize binlerce roket atan Hamas ' a alkış tutanlar bu hastanede ölenlerin de sorumlusudur.
Bulgulara göre Hamas hatalı fırlatma nedeni ile hastaneyi vurdu.
📽 Filistinli çocuğun, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybeden kardeşlerine yürek parçalayan vedası: Sadece öpmek istiyorum...
#GazzeÖlüyor
Siyonist israil onun ve bunun, hatta şunun evlatlarından kurulu bir terör oluşumudur. Ne Filistin topraklarında ne de başka herhangi coğrafyada devlet hakları yoktur. Yerleşimci değil, işgalcidirler, hırsız ve şerefsizdirler.
İsrail yıllardır Filistin'de çocuk kadın demeden katliam yaparken sus pus olanlar, Filistin halkı vatanına sahip çıkınca bir anda hümanist kesildiler.
İki yüzlü asalaklar sizi..
#Gazze#Filistin 🇵🇸
“Bir gece ansızın gelebiliriz.” ikazının vatanımızın bekasına kasteden alçakların yüreklerine saldığı korkuyu hiç eksiltmeyeceğiz.
Terörü kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uygulayacak; PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından marjinal örgütlere kadar eli kanlı canilerden döktükleri her damla kanın hesabını misliyle soracağız.
Sınırlarımız içinde ve dışında tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına, onurunun zedelenmesine, hayallerinin gölgelenmesine rıza göstermeyeceğiz.