Cehenneme ateş diyorlar Hafız
Peki İçimizdeki ateşe ne demeli?
Bir pula insan satılır hafız
Satana mı, Satılana mı kızmalı?
Üç kuruşluk dünya için ahiret feda edilir Hafız
Feda edilene mı, feda edene mı ağlamalı?
Herkes birbirnde geçiyor hafız
Kimde kalmalı
Kime ağlamalı?
Baharın kokusu sandım
Zakkum çektim!
Her derdi sineye aldım,
Gül sandım!
Takdire rıza göstermeyip
Harab oldum!
Rızaya giden yolda,
Kaldım!
Ağlayıp Nalan edip peşine düştüm!
Gönlü kırıp geç
Kaldım!
Bütün yükümü alıp, yola koyuldum!
Göçmüş cümle kervan bi haber çıktım Yetişemedim!
Kalk yüreğim, gidelim Peygamber yurduna. (Secde)
Vuslata hasret ile, bu çöllerde harab olmayalım!
Bırakalım dünyanın,
Gam ve kederini,
Aşık ve maşukunu,
Şan ve şöhretini,
Mal ve Mülkunu,
Hırs ve Hasedini,
Makam ve mevkisini
Fena ve Fani yüzünü!
Bırakıp.
Terk edelim.
Vuslat orada!
Kuyuya düşmüş, garip yolcuyum!
Seyyidinden kaçmış, vuslata hasret fakir köle!
Yolunu şaşırmış, kervandan bi haber kalmış âciz bir Seyyah-ım!
Adem'den korkmuş, Berzah'da muallakta kalmış, acemi bir hancıyim!
Her yan daralmış,
Nefesi kesilmiş,
Sine dağlanmiş,
Acîp bi yerdeyim!
Bu sabah;
Melekut ciheti ile baktım,
Alem-ı ölü buldum!
(Sağa, sola yığılmış milyarlarca ceset!)
Mülk ciheti ile baktım,
Kendimi ölü buldum!
Feryad-u Figan içinde ağladım!
Yığılmış bir kenarda cesedimi,seyre daldım!
Ve gördüm ki, Herşeyi yöneten Birdir!
Viran oldu, bağım bahçem.
Heba oldu, ömür, çehrem.
Harap oldu, gönül, lehçem.
Uğramaz artık bülbül, B-ene!
Olunmaz, artık hiç-bir Bi çare!
Lokman'da, Bi haber düştü yere!
Derdim, her dem yüreği, harlar! Sine Biryan, dide giryan. Ah ki, lokman Bi Haber!
Herşeyi kaybetmek, acısına ağladım!
Nefes alamaz, boğuldum.
Körelmiş vicdanlara, seslendim duruldum.
Çok uzak insanlığı seyre daldım, gördüm ki, herşey birbirini RECM ediyor!
Nefessiz kaldım, ölüm uykusuna daldım, herşey ve herkesten vazgeçtim!
Ahir Zamanın ahir'ın'de kaldım!
Falcı fincanınızı ters çevirip iki vakte kadar şöyle şöyle olacak
Bilim adamı veya doktor şöyle şöyle olacak diyorlar inanıyorsunuz
124bin peygambern 124milyon evliya ve asfiyann Hergün vaaz ettiği
Ölüme
Kabre
Haşre
Neşre
Sırat ve mizana
Neden inanmadan yaşayıp
Ölüp gidiyorsunz?
İnanç bakımında!
Herkes sırtını bir istinad noktasına (duvarına) dayamak zorundadır "FITRATI" insani bunu gerektirir
Peki hiç istinad noktanızı araştırdınız mi?
Sorguladınız mi?
Doğru mu?
Çürük değil mi?
Yıkık değilmi?
Sahte değil mi?
Şeytanın hilesi değil mi?
Vs Kıyas ediniz!
Ağlıyorum artık, her halime.
Ne sada kaldı, ne Âyâ sineme.
Göçtü bütün deva, der hayalime.
Na-çar'ım der kuytu köşe,
Nida eder, Fena baş-a,
Nalan edip, feryad edip,
Çağlar durur, bağlar dururum lisanı hale.
Herşey düğümlendi,
Lisanı kâl-e...
El Aman El Aman
Ya Hannan Ya Mennan
Kör, sağır, dilsiz olmayınız!
En fazla üç yada beş yıl sonra sizin'de SELA'nız okunur!
Sahip olduğunuz, herşey başkasına devr edilir...
Size'de sadece 5 metre kefen, 3 metre toprak düşer.
Yolunu kaybetti İNSAN,
İmtihanı unuttu,
Her yeni gün kazandığını sandı!
Oysa herşeyi bir-bir kaybediyordu.
Yollara, yıllara, yaşlara sığdıramadığı herşeyi, beş metre beze sığdırdı...
Biz;
Türk'ün davasını,
Kürt'ün davasını,
Arabın davasını,
Hakeza diğer milletlerin (ırkçılık, saltanat vs.) davalarını, biliriz!
Fakat hiçbiri bizim davamızı bilmez!
İslamiyette, Takva,
Bütün Âlemlere Rahmet ve
Hiçbir ayrım yapılmadan, bütün milletleri kurtarmak, esastır!
Dünya'dan elinizi ve ayağınızı çekin, size ait hiçbirşey yoktur.
Elinizde bulunan herşeyi "Asıl" sahibine geri verin veya satın, kiralayın, veyahut ödünç verin.
O koruyacaktır!
Daha güzelini size verecektir.
Pencerenizi değiştirin! Göreceksiniz ki herşey FENAya doğru gidiyor Kabir sizi bekliyor
Aslında hiçbirşey geçmiyor sadece erteleniyor Hiçbir Zalim cezasız kalmıyor Hiçbir Mazlum himayesız kalmıyor
Göreceksiniz ki bu Düzeni BİRİ yönetiyor
Başınızı kuma soksanız'da sizi gören...