Taş ve Kalem Dergisi 3. Sayısı İçin
Yeniden Buluşuyoruz ✍🏻
Mardin Artuklu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri olarak çıkardığımız dergimiz, kalbinde bir cümle taşıyan herkese kapısını açıyor.
Konusu, biçimi, tarzı fark etmez.
Yeter ki kaleminde samimiyet, kelimelerinde bir iz olsun.
Yeni sayımız için;
• Öykü
• Şiir
• Deneme
• Düşünce yazısı
• Kültür ve medeniyet üzerine yazılar gibi her türden özgün çalışmayı bekliyoruz.
📩 Yazılarınızı gönderebileceğiniz adres:
[email protected]
📅 Son gönderim tarihi: 20 nisan
@mardinartuklu@ibrahimozcosar
@mauislamilimler
Allahu ekber bir zikirdir.
Zikirle Allah yüceltilir; nefis eğilir, kibir kırılır.
Allahu ekber bir bayram sevincidir.
Mazlumun duasında, müminin direnişinde, kalbin secdesindedir.
Tekbir İslam’ın şiarıdır; bir kalkandır.
Müslümanı zulümden, fenalıktan ve azgınlıktan alıkoyar.
Ama bilinmelidir ki;
tekbir, zulmün kılıfı değildir.
Kanı meşrulaştıranların, vahşeti perdeleyenlerin, masumların çığlığına sağır kalanların dilindeki tekbirden İslam razı değildir.
Allah, kendi adını zulme perde yapanlardan berîdir.
Kütüphanenizin başköşesinde yer alacak, tarih ve sosyolojinin kurucu metinlerinden İbn Haldun’un dev eseri Mukaddimeyi 5 takipçimize hediye ediyoruz!
Bu kıymetli esere sahip olmak için yapmanız gerekenler çok basit:
1️⃣ Hesabımızı takip et.
2️⃣ Bu gönderiyi beğen ve RT yap.
3️⃣ Yorumlarda 2 arkadaşını etiketle.
🗓 Son Katılım: (7 OCAK) Şimdiden Hayırlı olsun İnşallah.
@ibrahimozcosar@AKIRANSAL@____vefa_@mardinartuklu
@mauislamilimler
Genç bir ressam, köyün duvarına bir Kürt kadınının resmini işliyor.
Kadının alnında bir güneş motifi var.
Ressamın her fırça darbesi, toprağın, kimliğin ve kadının gücünü anlatıyor.
Andolsun!
Ben Müslümanım Elhamdulillah. Bir dedem Fatih’tir, bir dedem Selahaddin. Kalbim küçük bir kuş gibi merhametli, bedenim koca bir dev gibidir...
Bastığım yer Anadolu, gözlerim Kudüs’e bakar, alnım Mekke’ye dönük, kalbim Medine’de atar. Yüreğim Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Suriye’de, Gazze’de, Çeçenistan’da, Afrika’da sızlar...
Gözyaşlarım, İstanbul’dan, Diyarbakır’dan akar, taa Şam’a, Badat’a, Kahire’ye, Kandahar’a, Kurtuba’ya, Endülüs’e, Moro’ya dökülür her sabah…
Filistin’de kolları kırılan, Irak’ta bombalanan benim, Akdeniz’de boğulan, Arakan’da yakılan, Yemen'de aç kalan, Afganistan’da ve Libya’da unutulan…
İffeti kirletilen, evleri başına yıkılan benim, Bağdat sokaklarında köpeklere parçalatılan çocuğum ben, Afrika’da akbabalara yem edilen, Suriye’de yetim kalan, Doğu Türkistan’da anasının karnında katledilen çocuk da benim…
Ben ümmete sırtını dönmüş Hanzala’yım, Çanakkale’de başı kınalanıp Allah’a adanan kınalı Hasan’ım ben, kimi zaman Aylan’dır ismim, kimi zaman Ümran, kimi zaman Muhammed Durra’yımdır babasının kucağında şehit olan, kimi zaman Esmayımdır Rabia meydanından cennete uçan…
Arap baharının hayatını kışa çevirdiği çocuğum ben. Çocukları küçük kurşunlarla mı öldürürler anne? Diye soran, her şeyi Allah’a söyleyeceğim diyerek ölen ve cennette yemek var mı anne? Diye merak eden çocuk da benim…
Kurşunların arasında geçti ömrüm, duvarları delik deşik evlerin avlularında, ya kolu, ya bacağı yoktu arkadaşlarımın, patlamamış top mermileriydi oyuncaklarım. Ağlayan analar hep benim di, göğe yükselen feryatlar benim! Türkçe, Kürtçe, Arapça ağıtların ninnisiyle büyüdüm ben…
Minareden “Tanrı uludur” diye bağırtılırken, kulağıma “Allah’u Ekber” diye fısıldayan, yeşil sarıklı dedemin isim koyduğu çocuğum ben. Amerika’da beyazlar, Malcom X diye bildi beni, siyah derili kadının çocuğu… Libya’da Ömer Muhtar, Bosna’da Bilge Kral Aliya, Türkiye’de Mücahid Erbakan derler bana. Çeçenistan dağları Şamil, Afganistan dağları Abdullah Azzam diye bilir beni.
Mısır zindanlarında Muhammed Mursi, kahvehanelerinde Hasan el Benna diye yürür namım, Filistin zindanlarında Ahmet Yasin, sokaklarında AbdulazizRantisi diye tanınırım. Bangladeş’de Abdulkadir Molla olarak bilir beni darağaçları…
Şimdi Andolsun! Alemlerin rabbi olan Allah’a ki, asla Siyonizm’in ve emperyalizmin önünde diz çökmeyeceğiz, asla namaz kılan köleler olmayacağız, aldatmayacağız, aldanmayacağız, sömürülmeyeceğiz, ezilmeyeceğiz, faize köle olmayacağız…
Andolsun! Vatanımızı, milletimizi, ümmetimizi ve Kudüs'ümüzü canımızdan daha çok seveceğiz. Ve bileceğiz ki, ancak ve ancak Müslümanlar kardeştir.
Ne Arabın aceme, ne acemin Araba, ne Türk’ün Kürd’e, ne Kürd’ün Türk’e hiçbir üstünlüğü yoktur. Çünkü üstünlük takvadır. Üstünlük Allah’a hakkıyla kul olmaktadır diyeceğiz.
Sömürüldükten, ezildikten, emperyalizme, Siyonizm’e, faize köle olduktan sonra Türk olsak ne olur, Kürt olsak ne olur diyeceğiz...
Andolsun! Ne aramıza örülmüş yapay sınırlarımızın, ne dillerimizin, ne ırklarımızın, ne renklerimizin, ne farklı fikirlerimizin bizi bölüp parçalamasına, yumuşak lokma haline getirip Siyonizm’e ve emperyalizme yem etmesine izin vermeyeceğiz…
Andolsun! Tek önder olarak Hz Muhammed’i (s.a.s) bileceğiz ve sadece onun izinden gideceğiz. Yegane rehber olarak Kuran’ı tanıyacağız. Yolumuz, ecdadımız gibi zulme ve haksızlığa, emperyalizme ve Siyonizm’e karşı Allah yolunda gaza yolu olacak, tek hedefimiz ve duamız da bu kutlu yolda şehadet olacak…
Yıkılmak yok Andolsun! Ümmeti biz birleştireceğiz, Kudüs'ü biz özgürlüğe kavuşturacağız...
Andolsun Alemlerin Rabbi olan Allah’a…
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Müslüman Şahsiyet Akademisi
Taş ve Kalem'i keşfet!
Öyküler, şiirler, düşünceler…
Yeni sayılar, paylaşımlar ve ilham dolu satırlar seni bekliyor.
Düşün, hisset ve yaz.
Takipte kal, sözcüklerin gücüne ortak ol! 🖋️✨
https://t.co/Uzd7Vt8eNV
@mauislamilimler
*Taş ve Kalem Dergisi ikinci sayısı için yeniden yazarları ile buluşuyor.*
Mardin Artuklu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri olarak yayımladığımız Taş ve Kalem Dergisinin yeni sayısı için yazılarınızı bekliyoruz.
Konusu, biçimi, tarzı fark etmez yeter ki anlatacak bir derdiniz, yazacak bir sözünüz olsun.
Öykü, şiir, deneme, düşünce yazısı…
Her türden özgün çalışmayı bekliyoruz.
📩 Yazılarınızı gönderebileceğiniz adres:
[email protected]
Son gönderim tarihi: 30 Ekim 🙌📣
@mardinartuklu
@mau_if_temsilci
@mauislamilimler
@ibrahimozcosar@zahir_ertekin@AKIRANSAL