Mobil operatörler tam kahpeler. Eskiden paketler ay üzerinden ilerlerdi, şimdiyse 28 gün, ne alakaysa.. Hesapladım yılı 28 günden sayarsak 29 gün artıyor, yani bir yıl boyunca paket yapmak isteyen birisi 12 değil 13 kere para ödemek zorunda. Halkı sikmek için bulunan yönteme bak
"Türkiye'de üniversiteye girmek çok zor ama Suriyeliler istediği üniversiteye girebiliyor. Türklere sınav yapıyoruz ama Suriyelilere yapmıyoruz."
"Bu yerden bitme var ya, küçük enişte, vatana ihanet edenlerin başında geliyor.
Kendi evlatlarını hiçe saydılar; hain Suriyeli pi*lerini baş tacı yaptılar."
Çin’de, dünyanın en uzun köprüsü olan Jiaozhau Köprüsü'nden geçen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz:
Jiaozhau Köprüsü:
-Uzunluğu tam 42.5 km.
-Maliyeti 1.5 milyar dolar.
-Devlet tarafından yapılmış.
Osmangazi köprüsü:
-Uzunluğu 2.9 km.
-Hazineye maliyeti
12.5 milyar dolar! (O da şimdilik)
-Yap İşlet Devret modeliyle yapıldı.
Peki nasıl oluyorda Çin; Osmangazi Köprüsü’nün 15 katı büyüklüğündeki bir köprüyü, Osmangazi’nin 10’da biri fiyatına mal ediyor!
Biri çıkıp bu hesabı bu millete anlatabilir mi?"
TRT'nin vergilerimizle ABD'ye gönderdiği liyakat harikası... Takımları karıştırmasını bırak, oyuncu isimlerini bile sallıyor :) Ne yazık ki devletin tüm kurumları bunun gibilerle tıka basa dolu.
Erdoğan“Bütün bunların yanında Ankara’daki havalimanını kim yaptı ya? Bu havalimanını da biz yaptık. Bundan önce böyle bir havalimanı Ankara’da var mıydı? Yoktu.”
Ankara Esenboğa havalimanı yapılış tarihi 1955
Köyde görev yapan arkadaşlarımdan gelen mesajları paylaşıyorum: @tcmeb bu işe bir çözüm bulunmalı.
"Hocam 40km uzakta merkeze ve 6.500 ₺ veriyorum çok fazla. Servisci kafasına göre artış yapıyor. Şubat'ta başladım 6.000'den 6.500'e çıkardı."
"Ben merkeze 38 km uzaklıkta bir köy okuluna 7.300 TL veriyorum ve sanki onlara muhtaçmışız gibi davranıyorlar. Kafalarına göre artırıp eğer servisten çıkarsak da geri almamakla tehtit ediyorlar bizleri."
"Ben 14 km uzaklıktaki köy okuluna 4.700 TL veriyorum. Seneye bu fiyatın 7000'e kadar artacağını söylüyorlar. Fiyatları eleştirdiğimizde tehditlere maruz kalıyoruz."
"26 km 6.000 TL veriyorum ben"
"Kişisel arabayla öğretmenlerin toplu bir şekilde gitmesi bile sıkıntı oluyor. Arabayla gitsen bile servis ücreti vermek zorunda kalıyorsun."
"Kızıltepe'de hocam kendi arabasiyla gelip gitmek isteyen bir hocaya başka öğretmenlerle gelip gitmeyi düşünmeyin hocam olmaz öyle falan demişler."
"Cizre’den 20 km uzaklıktaki köy okuluna sadece dönüş için taksi ücreti olarak 8 bin ödüyorum. Bizim okulumuza servis yok.
Türkiye'de evlenmek için 9 parçadan oluşan beyaz eşya seti:
• 2016’da 9 bin TL’yken,
• 2026 yılında yaklaşık 200 bin TL’ye yükseldi.
Yaklaşık 22 kat artış.
Deniz Zeyrek: “Bir işçi, 20 yıl boyunca SGK’ya ödediği primi toplayıp bir bankaya faize yatırsa, ayda 48 bin TL alırdı.
Öyle bir hava yaratıyorlar ki, sanki emeklilere ulufe dağıtıyorlar.”
Türkiye'nin en liyakatsiz kurumu Milli Eğitim Bakanlığıdır!
Neden mi gelin taze başıma gelen olayı anlatıyorum:
Türkiye'den lise transkriptine ihtiyacım oldu. Okuduğum liseyi aradım.
" Bana transkriptimi verebilirmisiniz ? " dedim ama bana gelen cevap çok garipti.
Transkript mi ? Sonrasında
biraz detaylandırınca " Biz karne veriyoruz ya işte o transkript ."
Biraz daha detay verince " Biz onu yapamayız yaaa."
Biraz daha detay verince "Bugün yetişmez artık yarına."
Saat 15:30 bu arada mesai bitimine daha saatler var bu arada.
Biraz daha detay verince " Bana mezun defterini attı bu tamamdır dedi."
Yarın sabah tekrardan arayıp tekrardan anlata anlata E okul öncesi dönemdeki transkriptlerin nasıl verildiğini anlatacağım.
Ellerinde matbuu evrak olmadığını bu kişinin bunun nasıl yapıldığını bilmediğini. Bu müdür yardımcısının bunun eğitimi verilirken salonda telefonla oynadığından o kadar eminimki.
Ben gece yarısına kadar onun elinde hazır bulundurması gereken evrağı hazırlıyorum.
Onun bu dilekçeyi vermeniz gerekiyor demesi gereken dilekçeyi hazırlıyorum.
Ve yarım sabah saat 08:00 dan itibaren onunla mesaiye başlıyorum.
Şuan bu müdürü bekleyenler kimler biliyormusunuz ?
Ben
Okulumdaki müdürüm
Sekreterlik
Çevirmen
Buradaki BildungMinisterium(Bizim meb gibi düşün.)
Schulamt
Bu kadarında da cidden pes yani...
Irmak öğretmenimizle ilgili 2. paylaşımımı yapıyorum. Eğer 24 saat içerisinde @tcmeb ilgili okul müdürü ve İlçe Millî Eğitim Müdürü hakkında soruşturmayı başlatıp açığa almazsa 3. paylaşımımı da yapacağım. Olanları olduğu gibi öğretmen arkadaşının dilinden aktarıyorum:
1,5 yıl atanmayı bekledikten sonra 2024-2025 yılının ikinci döneminde Ağrı'nın Hamur ilçesi Soğanlıtepe İlkokuluna Irmak hoca ile birlikte atanmıştık. Hamur İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş'ün bana bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalması uygun değil diyerek beni Soğanlıtepe İlkokuluna, Irmak hocayı ise Karakazan İlkokulu-Ortaokuluna görevlendirdiler. Millî Eğitim Müdürüne ben de "Ben o köyde yapamam. İhtiyaçlarımı karşılayamam, köyün servisi yok beni de görevlendirin" diye söylemiştim. Fakat bana "İster uçakla istersen neyle gidiyorsan git!" dedi. Kimse yardımcı olmayınca köy muhtarının yardımıyla köye geldim. Hatta ilk atandığımızda bütün öğretmenlere "okullarınıza gidin ve görün" demişlerdi. Irmak hoca da gidemediği için İlçe Milli Eğitim Müdürü Irmak hocaya takmıştı diyebilirim.
5 Mayıs 2025'te ben askere gittim. Bir yıl sonrasında askerliğim bitmeye yakın Irmak hoca beni aradı. Durumunu anlattı: Karakazan'daki okul müdürü ile tartışma yaşıyor ve okul müdürü Irmak hocaya vuruyor. Bu konu başka kişilere tam tersi olarak anlatılıyor. Olay servis şoförünün gözü önünde olduğu hâlde hiçbir şey söylemiyor. Servislerde bulundurulması zorunlu olan kamera olmadığı için olay tam olarak açıklığa kavuşamıyor. Fakat Irmak hoca olayı gerçekliğiyle anlatacak şahitlerin olduğunu da söylüyordu. Sonuç olarak Irmak hoca Soğanlıtepe İlkokuluna sürülüyor. Köy, Irmak hocanın evine yaklaşık 60 km uzaklıkta. Onun için durum gerçekten çok zordu. Lojman kalınacak durumda değildi ki şu an ben de ana sınıfında kalıyorum. Lojman rutubet içinde ve orada kalacak olan kişinin hastalanması kaçınılmaz. Irmak hoca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazı gönderiyor lojmanın durumuyla ilgili ve yaptıkları tek şey duvarları boyamak. Sonuçta da lojmanı yaptık kalabilir diyerek Irmak hocanın vermiş olduğu dilekçeler hiçbir zaman olumlu yanıtla karşılanmıyor. Fakat Irmak hoca sürekli Kaymakamlığa, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne gidip durumunu anlatıyor. İlk zamanlarda taksiye 3.000 lira para veriyordu. Bunun üstüne ev kirası da eklenecek olursa bu durum maddi olarak kabul edilemezdi.
Ulaşımın zorluğu ise işin fiziksel tarafıydı. Ruhsal olarak ise daha kötüydü. Sabahları kahvaltı yapmadan geliyordu. Bunları haber alınca köyde tanıdığım ve güvendiğim bir öğretmene Irmak hocaya iyi bakmasını tembih ettim. Sağ olsun sabahları çay ve kahvaltılık getiriyormuş. Olabildiği kadar gönlünü hoş tutmaya çalışıyormuş. Fakat Mehmet Özmüş'ün uyguladığı mobbing arkadaşımı bitirdi, mahvetti. Özellikle yanlı davranmak. Irmak hocanın sürgün edilmesi fakat arkadaşımı darp edenlerin hiçbir ceza almaması işi psikolojik olarak çok kötüye götürdüğünü düşünüyordum. Ben bunları hocamızdan dinleyince ona şöyle söyledim: "Hocam merak etmeyim askerliğim biter bitmez ben oraya geleceğim ve sizin durumunuzu düzeltmek için elimden geleni yapacağım. Nasıl olsa bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalmasını uygun görmüyorlar." Sürekli konuşurduk ve ona olabildiğince moral vermeye çalışıyordum. 13 Mayıs 2026'da göreve başladım. İlçe Millî Eğitim Müdürü ile görüşemedim fakat şube müdürü ile konuşup arkadaşımın durumunu anlattım. Hatta en sonunda "Sizden müdürlük yapmanızı değil abilik yapmanızı istiyorum, Irmak hocanın durumu iyi değil" dedim. Fakat hiçbir gelişme olmadı. Bu süreç içinde Irmak hoca dilekçe vermeye ve durumunu ilgili makamlara iletmeye devam etti. Yine hiçbir sonuç alamadı.
Kombi ustası geliyor; eşanjör, vana, ventili değiştiriyor, fatura küçük bir motosiklet fiyatına yaklaşıyor.
Sanayi ustası arabanın kaputunu açıyor, sen daha arızayı öğrenemeden cüzdanın motorunu indiriyor.
Kebap ustası şişe et geçirirken maaşın yarısını da şişe diziyor.
Baklava ustası tepsiyi dilimliyor ama asıl dilimlenen banka hesabı oluyor.
Berber ustası saçtan üç santim alıyor, ücret tarifesinden otuz santim ekliyor.
Tesisat ustası musluğu tamir ediyor ama cebindeki para akışını kesiyor.
Elbette işini hakkıyla yapan, emeğinin karşılığını isteyen ustalara sözümüz yok.
Ancak bazıları var ki; tamir ettiği cihazdan çok vatandaşın bütçesini söküyor.
Irmak Öğretmen'i tanıyan birinden mesaj aldım:
"Bu öğretmenle normalde aynı yere atanmıştık. Köy uzak, bir erkek ve kadının kalması uygun olmadığı için Karkazan diye bir okula verdiler. Bundan 2 ay kadar önce okuldaki müdür ile bir tartışma yaşıyor ve ceza olarak tabiri caizse benim okuluma gönderiliyor. Benim okuluma gönderildiği zaman askerdeydim. Mayıs'ın 13'ünde terhis aldım. Öğretmenimiz mağdur olmasın ve eski okuluna geri gitsin diye zaman kaybetmeden okuldaki görevime başladım. Fakat gelmem hiçbir fayda etmedi. İlçe Millî Eğitim Müdürü ve kaymakam, öğretmene resmen mobbing uyguladı. Herkesi araya sokup konuşturduk ama nafile. Irmak öğretmenimiz birçok kere dilekçe verdi ama sürekli geçiştirildi. Bu arada bu öğretmen her gün taksi ile gelip gidiyodu lojmanda kalamadığı için ve 1500, 2000 lira gibi bir para veriyordu. Aynı zamanda okula geldiğinde keyfi hiç yerinde olmuyor, enerjisi düşük ve ağlıyordu. Bütün bunların MEB'e iletilmesi fayda etmedi. Öğretmenimizin dün hayatını kaybettiğini öğrendim."
@tcmeb ilgili kişiler hakkında gerekli işlemleri yapmanızı ve kamuoyunu aydınlatmanızı bekliyoruz.
Schengen randevularında yaşanan yolsuzluğu, sadece harçlar vs. bakımından değerlendirmeyin.
Nice öğrenci, nice bilim insanı, nice iş insanı, bu çetenin kurbanı oldu.
Gerçekte zarar, görünenden kat kat fazla...