Don Kişot'u okuyacaksanız, benim önerim tartışmasız biçimde Roza Hakmen çevirisidir.
Yaşar Kemal'in Don Kişot hakkında anlattığı şu hatıra, bu romanın neden yalnızca bir kitap değil, ömür boyu sürecek bir yol arkadaşlığı olduğunu da gösterir:
“Beni ilk etkileyen kitap Don Kişot'tu. Onu okuduğumda on yedi yaşındaydım. Don Kişot'u okuyunca yeni bir dünya buldum. Günlerce etkisinde kaldım. Cervantes, bütün insanlığı ve yüreğimde sakladığım birçok gizemi bana açmıştı. Sanki bir karanlığa gömülmüş, ardından içimde büyük bir yücelme duygusu doğmuştu.
Bana klasikleri tanıtan Arif Dino'ydu. Bir gün bana yüzden fazla klasik eser hediye etti. Paketi açtığımda içinden üç cilt Don Kişot çıktı. İkisini alıp Arif Dino'ya götürdüm. ‘Fazla olmuş, herhalde bir yanlışlık var’ dedim. Gülümsedi ve ‘Hayır, yanlışlık değil’ dedi. ‘Ömrünün sonuna kadar dönüp dönüp okuyasın diye sana üç tane Don Kişot aldım.’ Ben de Don Kişot'larımı yeniden eve götürdüm.”
Jean-Paul Roux kesinlikle okunmalı, ancak genel Türk tarihi açısından Peter Golden varken, Jean-Paul Roux onun çok daha gerisinde kalıyor. Peter Golden'ın Türk Halkları Tarihine Giriş kitabı şaşırtıcı derecede kapsamlı bir eser. Ele aldığı tüm dönemler ve kültürler için fonetik ve dilsel verileri de çalışmasına dahil ediyor.
@b_kalemim Ayraç bile yok ya. Nasil ayraç göndermez basmazlar hiç kafam almıyor. Bu yüzden iş Bankası yayınları gözümde hep bir tık önde. Ne güzel kitabın ayracini gönderiyorlar.
bu arkadaş eğer "çok sıkılıyorum, çok mutsuzum, bir şey yapamıyorum" diyorsan nasıl çözeceğini anlatmış.
dopaminini doğal olarak arttırmayı anlatıyor. gel, anlatayım.
her şey sıkıcı geliyorsa, odaklanamıyorsan ve artık hiçbir şey seni heyecanlandırmıyorsa. dopamin sistemin muhtemelen çökmüştür :D
1 - daha önce hiç gitmediğin bir yere git.
yeni kahve dükkanı. yeni yürüyüş yolu. yenilik, en güçlü doğal dopamin tetikleyicilerinden biridir.
beynin keşfetmeyi ödüllendirir.
2- ödüllendirici bir şeyden önce zor bir şey yap. ama yap:D
kahveden önce, telefonunda kaydırmadan önce çalış neye çalışman gerekiyorsa.
beynin, çabayı takip eden ödüllerden daha fazla dopamin salgılar.
3- kalktıktan sonra yapabiliyorsan otuz dakika içinde güneş ışığı al.
uyanma güneş ışığı, tüm gün için taban seviyeni belirleyen doğal bir dopamin salınımını tetikler.
4- kolay dopamini kes.
buna telefonunu kaydırma, fast-food, abur cubur gibi şeyler dahil.
bunlar beynini hak etmediğin dopaminle doldurur diğer her şey için çıtayı yükseltir.
yani zirveni orada yaptığından, hiçbir şey seni eğlendiremez maalesef.
normal hayatının sıkıcı hissettirmesinin nedeni bu :D
5- arkadaş videoda iddia ettiğine göre soğuk duş bu dopamini yüzde iki yüz elliye kadar artırır ve saatlerce yüksek kalır.
pek az şey buna yaklaşır.
6- en bilineni... vücudunu hareket ettir ettirebiliyorsan. egzersiz var olan en güvenilir dopamin tetikleyicisi. sadece yirmi dakikalık bir yürüyüş bile yardımcı olacaktır.
7- derin bir konuşma yap, havadan sudan değil.
gerçek insani bağ aynı anda dopamin ve oksitosin salgılar.
bir anlamlı konuşma gün için tüm nörokimyanı değiştirebilir.
bir minnettarlık mesajı gönder.
birine senin için ne kadar önemli olduğunu söyle.
durup dururken, minnettarlığı ifade etmek sadece onlarınkini değil, senin de ödül devreni aktif hale getirir.
MİNİ-DİZİ: NEDEN ENTELEKTÜEL OLAMADIM?
1. BÖLÜM: DANTE
İlkokul 5 falan olmalı, öğretmen Türkçe ödevi veriyor:
Cahit Sıtkı Tarancı'nın Otuz Beş Yaş Şiiri'ndeki bilmediğiniz sözcüklerin anlamını araştırın.
Malum, internet vs yok. Sözlük var.
"Tarumar" ve "musalla" tamam.
+