Bu güne kadar Türkçe olarak yayınlanmış kitaplarımız.
Her birini web sitemizden https://t.co/I7S57dZ5cS okuyabilir ve bedelsiz indirebilirsiniz.
“KURÂN ÇÖZÜMÜ” Türkiye’de 1 milyon 850 bin adet sponsorlar tarafından basılmış ve bedelsiz dağıtılmıştır.
Server kayıtlarımıza göre 2 milyonu aşkın bilgisayara indirilmiştir.
Diğer bazı kitaplarımız da 100 binlerce ücretsiz dağıtılmıştır.
“Kurân çözümü” nün 3 ayrı versiyonu vardır:
A. Bilinen klasik sıralama
B. Surelerin geliş sırasına göre sıralanmış hali
C. Âyetlerin bildiriliş sürecine göre tasnif edilmiş hali. BU ŞEKİLDEKİ SIRALANMIŞ ŞEKLİ DÜNYADA TEKTİR.
NOT: Hiç bir yayınımızdan telif alınmamıştır. Bağış alınmamıştır.
Bu videodaki 3D Gaussian Splatting teknolojisi. AhmedHulusi nin 63 yıldır anlattığı "TEK BİR AN" ve zamansızlık hakikatinin somut bir simülasyonudur.
Bakın @Ahmedhulusi çeşitli senlerde bunu nasıl açıklamış:
Dünyamızda zaman yok kareler var.
Dünyamızın orijini ise 2D data
Yalnızca an da yaşamakta,veya anı seyretmekteyiz
Zaman ise kabul.
(2021)
İnsan beyni oluşurken 3 boyutlu ve zaman kavramlı olarak oluşuyor. 3 boyutlu ve zaman kavramlı olu��an beyin otomatikman bütün bilgileri de daha sonraki yaşamında göz ve kulak kaynaklı olarak aldığı için, 3 boyut ve zaman kavramlı olarak varlığın orjinini deşifre etmeye çözmeye çalışıyor.
Dünyamızın orijini ise 2D data. Orijin/gerçek beyin, bilgitabanı, datası itibarıyla 2D olan varlığındaki bilgi çeşitliliğiyle, 3d olan hologram dünyasını yaratır AN içinde. Beyninin algılama organlarına GÖRE oluşan "HOLOGRAM DÜNYASI"nda yaşar. Beyninin derinliklerinde zaman kavramsız olarak bu boyut vardır; çünkü zaten o tekil dalga boyu/bilgi yapıdakinin dönüşmüş hâliyle varsın!
Dünyamızda zaman yok kareler var. EZEL-EBED yatay çizgisi arasındaki ZAMAN anlayışı bir metaforik kabuldür! Zaman ise kabul.
Yalnızca AN vardır ve AN, İHTİVA ETTİĞİ DATA/BİLGİ ile BOYUTSAL TEKİLLİK/BÜTÜNLÜK halindedir. EZEL-EBED, AN içinde BOYUTSAL olarak mevcuttur dikey olarak. Yalnızca an da yaşamakta, veya anı seyretmekteyiz.
Kuantum beyinin yaratısı olan zihin için yalnızca “AN” vardır! “AN” öyle bir “AN”dır ki, tüm kendisinden önceki “an”ları hatıralar olarak içinde barındırır, ki buna kısaca “dün” deriz; hem de geleceğe dönük tüm beklentileri kurgular, ki buna da “yarın”lar deriz.
Yaşam denilen şey yalnızca “AN”dan ibarettir!(2023)
EZEL-EBED yatay çizgisi arasındaki ZAMAN anlayışı bir metaforik kabuldür!
Yalnızca AN vardır ve
AN, İHTİVA ETTİĞİ DATA/BİLGİ ile
BOYUTSAL TEKİLLİK/BÜTÜNLÜK halindedir.
EZEL-EBED, AN içinde BOYUTSAL olarak mevcuttur dikey olarak.
(2022)
@AhmedHulusi
Orijin/gerçek beyin,bilgitabanı,datası itibarıyla 2D olan varlığındaki bilgi çeşitliliğiyle, 3d olan hologram dünyasını yaratır AN içinde
Beyninin algılama organlarına GÖRE oluşan”HOLOGRAM DÜNYASI”nda yaşar
(2017 )
Beyninin derinliklerinde zaman kavramsız olarak bu boyut vardır; çünkü zaten o tekil dalga boyu/bilgi yapıdakinin dönüşmüş hâliyle varsın!
(2023)
Kuantum beyinin yaratısı olan zihin için yalnızca “AN” vardır!
“AN” öyle bir “AN”dır ki, tüm kendisinden önceki “an”ları hatıralar olarak içinde barındırır, ki buna kısaca “dün” deriz; hem de geleceğe dönük tüm beklentileri kurgular, ki buna da “yarın”lar deriz.
Yaşam denilen şey yalnızca “AN”dan ibarettir! (2024)
Ayrıca kader konusunda da @AhmedHulusi şöyle demiştir:
Olan olmuştur, olmama ihtimâli yoktu; olmamışın da olma ihtimâli yoktu. Allâh’a imanın esası, kadere imandan geçer. Buna iman eden suçlamaz!
@AhmedHulusi (2022)
Bazı Kaynaklar:
https://t.co/p3ay1FuTBw…
https://t.co/L5K5B2miVN…
https://t.co/rAHQEQgWlr…
https://t.co/L5vkDNsCEh…
https://t.co/ismQmurxmU
https://t.co/kukPJSCmXZ…
+++
Günümüzün alternatif fizikçileri, gelişmiş simülasyon makineleri ve yüksek matematik modelleriyle "Kütle yoktur, ışığın kendi içine düğümlenmesi vardır" sonucuna varırken; aslında @AhmedHulusi yıllardır tasavvuf ile kuantum fiziği ile bu realiteye işaret etmektedir💫⚡️✨
Şöyle ki…
@AhmedHulusi :
✨”Madde” diye bir şey yoktur.“Madde” algıdır.Evren bir enerji-frekans okyanusudur. Evrende var olan her şey “enerji”den meydana gelmiştir.
“Madde” diye bir şey yoktur!..
Maddenin var kabulü, ancak beş duyunun algılamasına GÖRE söz konusudur.
Beş duyu, bize maddenin varlığını gösteriyor. Gerçekte madde dediğin şey, moleküler-atomik bir yapıdır!..
Mesela, şu odayı bir milyar defa büyütme gücüne sahip olan bir elektron mikroskobunun lâmına koyarsak, aynı beynimizle, aynı göz bebeği ile yukarıdan baktığımızda, lâmda, ne senin varlığın, ne benim varlığım, ne sehpanın, ne halının, ne de masanın varlığı kalmaz!..
Burası, tek bir bileşik atomik kütle olarak gözükür, mikroskopta...
Yani, eğer algılama aracımız, gözbebeğimiz, o elektron mikroskobunun mercek kapasitesinde olsaydı; aynı beynimiz, burada insan, hayvan, nebat, maden, koltuk vs.nin varlığına değil, bu salonun salt atomik bir kütle hâlinde, tek bir yapı olduğuna hükmedecekti!..
Eğer bu, daha yüksek bir büyütme kapasitesi ile beyne ulaşsaydı, bu sefer tüm varlığı, mevcudatı, dalgalardan ibaret, kozmik ışınlardan ibaret bir yapı olarak görecekti...
Yani, varlığın aslı, orijinali; elektromanyetik dalgalardan oluşmuş, kozmik ışınlardan oluşmuş bir yapı...
✨”Enerji bilgidir,bilgide enerji! Nur ilimdir,ilimde nur! Aynı şeyin iki ayrı isimlerle tanımlanması.”
✨Her şeyin aslı ve orijini frekanslardır!
Beyin adıyla işaret ettiğimiz ise frekans decoderi!
Beyin kendine ulaşan frekansları çözümleyerek kendi içinde, hayal olan hologram DÜNYAMIZI yaratır. “
✨”Beyin dalgalar paketidir.
Beyin frekans yumağıdır.
Beyin Orijini itibariyle “Kuantum Beyindir.”
Bazı Kaynaklar:
https://t.co/Up7IMBHdu7 1993
https://t.co/RZ9GQzKWCF 1994
https://t.co/T18LsXhVIa 2011
https://t.co/MSY3A0LMYN 2012
https://t.co/ViuXtwYg3K 2015
https://t.co/pXoueQjWwd 2017
#Bilim#Fizik#KuantumFizik
🚨 FİZİK ÇÖKTÜ! MADDE BİR YANILSAMA, ATOM İSE SADECE HAPSEDİLMİŞ IŞIK! YENİ BİR ÇAĞ BAŞLADI! 🚨
Alternatif Fizik (IT³) teorisine göre:
Evren Sonsuz Bir Boşluk Değildir: Evren biçimsiz ve sonsuz bir boşluk değil; kendine has bir çözünürlüğü, geometrisi ve dokusu olan kilitli bir ızgaradır.
✨Madde Hapsedilmiş Işıktır: Bilimin 100 yıldır zannettiği gibi atomlar sert ve katı parçacıklar değildir. Işık uzayda ilerlerken bu geometrik sınırlara çarpar, gidecek yer bulamayıp kendi üzerine geri yansır ve kilitlenir. İşte bizim "kütle" veya "madde" dediğimiz şey, o noktada durmaksızın titreşen bu düğümlenmiş ışıktır.
Katılık Bir Yanılsamadır: Dokunduğunuz, gördüğünüz ve "katı" zannettiğiniz her şey; bedeniniz, dünyamız, tüm evren, aslında belirli bir frekansta hapsedilmiş ve kendi etrafında dönen saf ışıktan ibarettir.
💫Sıfır Uydurma Parametre: Bu modelde rastgele katsayılar veya varsayımlar yoktur. Tüm fizik, evrenin adeta "donanım kodu" olan tamsayıların ve geometrinin katı kurallarıyla açıklanır.
⚡️Sınanabilir ve Geleceği Gören Model: Bu iddia sadece felsefi bir yaklaşım değildir; CERN'deki parçacık hızlandırıcılarda tespit edilebilecek yeni bir enerji seviyesini (1088.04 GeV) ve Periyodik Cetvelin kesin olarak 172. elementte son bulacağını matematiksel olarak öngören, test edilebilir bir modeldir.
GERÇEKTE
FREKANS YAPI OLAN İNSAN BEDENİ
GÜN GELECEK
FREKANS TEDAVİYLE HASTALIKLARINDAN KURTULACAK GELECEKTE
DİYE YAZMIŞTIM
ÇOK YILLAR ÖNCE.
7-8 yıldır da kendi üzerimde uygulamaktayım!
FREKANS TEDAVİSİ ONAYLANDI!✅💫✨
@AhmedHulusi yıllar önce çeşitli zamanlarda bu gerçeği söylemişti:✨💫
“Önümüzdeki yıllarda en büyük gelişme hastalıkların frekans yollanarak tedavisinde olacaktır.
İnsan bedeni pekçok frekans bütünüdür!"
“Bedenin yapısı da frekanslar kompozisyonudur.
Bilim hücresel tedaviden frekans tedaviye gitmek üzeredir.
Dünya hızla yenileniyor!
Onümüzdeki yıllarda en büyük gelişmehastalıkların frekans yollanarak tedavisinde olacaktır.”

ÖNCE MİLYONLARCA İNSANI KULLANANLARDAN BAŞLASAK DA SONRA OTO KULLANANLARA SIRA GELSE ?
ABD de 80/90 yaşındakiler 5 yılda bir sadece göz muayenesi ile ehliyet yenilerler.
Ölümcül kaza yapanlar 65 yaş üstünde yüzde kaçtır toplam kaza içinde Türkiye de?
65 YAŞ ÜSTÜ SÜRÜCÜLER
HER YIL MUAYENE OLACAKMIŞ
T R B R İ K L E R
✔️👉65 yaş üstüne yeni hazırlanan trafik yasasında her yıl muayene zorunluluğu getirilmesi de yasa tasarısında yer alacakmış.
Öncelikle bunu düşünüp yasa taslağına koyanları yürekten tebrik ederim! Yanlız elli senelik bir hekim olarak ve bu hizmetin yarısını hastane idarecisi olarak geçiren birisi olarak
acizane bu konuyu iki bölümde özetin özeti olarak incelemek istiyorum.
Dilek ve temenniler
1-✔️👉Trafik kazasına neden olanların ve diğer trafik suçlarını işleyenlerin yüzde kaçı
65 yaş üstü❓ Elinizde varsa bu istatistik veriyi paylaşır mısınız⁉️
👉Televizyonda izlediğim kadarıyla drift atan, kazalarda birbirini yumruklayan, alkollü araç kullanan, trafikte havaya ateş açan v.b trafik suçlarında yarışan 👉65 yaş üstü kimse görmedim‼️
2- ✔️👉Ülkeyi idare eden en üst makamdan başlayarak yasama yürütmede görev alan tüm
65 yaş üstü kişilerin ayırım gözetmeksizin her yıl fiziki ve psikometrik kontrollerinin ayrıntılı ve tarafsız olarak yapılması ülke açısından trafik sağlık muayenesinden daha fazla hayati önem taşımaktadır.‼️
3-✔️👉Eşitlik açısından ve binlerce çalışanı ilgilendirdiği için tüm özel sektörün hastaneler de dahil çalışan yönetici ve çalışanlarının da yıllık 65 yaş üstü periyodik muayenelerin yapılması da ayrıca olması gereken bir zorunluluktur.
4- ✔️👉Siyasi partiler kanununa da ek yapılarak ayrıca parti yönetim kadrosunda yer alacakların da ülkenin geleceği açısından 65 yaş üstülerin yıllık periyodik muayenelerinin yapılması ayrıca bir zorunluluk olmalıdır.
Teknik olarak konuyu irdelersek:
1- Bu muayenede en az; Göz, KBB, nöroloji, ortopedi, dahiliye ve psikiyatri uzmanlarının yer alması olmazsa olmaz bir zorunluluktur.‼️
Y��kü aile hekimlerinin üstüne atmak vahim bir hata ve çok büyük bir eksiklik olacaktır.
2-Teknik olarak kişi başı en az iki saat muayene süresi olacaktır. Tahlil tetkik istenirse bu süre daha da uzayacaktır.
3-Halen normal poliklinik muayenelerinde bile zorlanan kamu hastaneleri bu yükün altından nasıl kalkacaktır⁉️ Hastane hizmetleri önemli ölçüde aksayacakır.
4-Raporların zamanda alınamaması ve verilememesi her açıdan çok büyük bir kaosa neden olacaktır.
Daha fazla uzatmayacağım daha eklenecek çok şey var.
Gerekli alt yapıyı oluşturmadan kamu vicdanını yaralayan adaleti öncelemeyen herşeyin sonu hüsran olacaktır‼️
Ütopik... temeli olmayan hayalleri kuranları bırakın artık ve bu işleri halletmeleri için emaneti ehline verin.
Koşullar herkes için ve erişilebilir, zaman israfı olmayacak 👉65 yaş üstüne gerekli saygıyı sözde değil❗ 👉özde gösterecek bir sağlık sistemi oluşturursanız tamam o zaman kimsenin hiç bir itirazı olmaz.
Çok da güzel olur..
Anlaşılıyor ki covid 19 salgınında güya 65 yaş üstü grubu korumak adı altında yapılan 👎saygısız uygulamalara imza atan önünü arkasını düşünmeyen deği��ik sivri akıllı bir grup iş başında.
Şu kadarını söyleyeyim bunun bedeli çok ağır olur benden söylemesi...
Selamlar sevgiler...
Dr.N.Õnen
. @AhmedHulusi 1965 yılında dinlediği bir hikayeyi 1998 de yayınladığı Okyanusum Ötesinden 2 kitabında 8 Mart 1998 tarihli bölümde(sayfa no48-53) yazmış. Bakın o hikayede ne anlatılıyor..
++
İLMİ DEĞERİ 1450 sene sonra anlaşılmaya başlanan muhteşem bilgileri açığa çıkaran MUHTEŞEM BEYİN RESÛLULLAH’IN DEĞERLENDİRENLERİNDEN OLMAK NASİBOLA BİZE!
Ne mutlu bize ki, 1450 sene önce KUANTUM İLMİNİ AÇIKLAYAN İHLÂS Suresini “OKU”mak şerefine erdik!
ŞÜKÜR ELHAMDULİLLAH !
KUANTUM ENERJİ AYNI ZAMANDA KUANTUM BİLGİDİR!
Bilgi sözcüğü, her ne kadar EDİNİLMİŞ BİLGİ anlamındaysa da; kuantum boyut itibariyle EDİNİLMİŞ anlamında olmayıp, aynen ENERJİ OLUŞUNDAKİ GİBİ, KENDİNDEN BİLGİDİR.. YA DA eskilerin dediği gibi SALT İLİMDİR.
KISACASI KUANTUM POTENSİYEL SALT ENERJİ VE İLİM ALANIDIR Kİ;
HER ŞEY BU ALANDA SONSUZ DÖNÜŞEREK DEVAM EDER !
“BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİYM” i söyleyebilmek için ne gerek? Üzerinde düşünelim mi?
Öncelikle kişinin, “LA İLAHE İLLALLAH” diyebilmesi gerekir!
Hatırlayalım ki, doğruluğu tartışmasız olan bir hadiste şöyle vurgulanmaktadır bir gerçek:
“MEN KALE LA İLAHE İLLALLAH FEKAD DEHALE CENNE!” Anlamı, KİM ANLAMINI DÜŞÜNEREK VE BÖYLE OLDUĞUNU HİSSEDEREK YANI SIRA BİR İLAH OLMADAN SADECE ALLAH OLDUĞUNU BİLEREK YAŞARSA CENNETE DAHİL OLUR!
Kurân’da geçen ‘kul&kale’ ifadeleri, papağanın demesi gibi ezberleneni tekrar anlamına gelmez! “DÜŞÜN, ANLA, KAVRA VE TASDİK EDİP DİLLENDİR” anlamınadır ‘kul’ kelimesi.
Bunu açıkladıktan sonra gelelim konunun hassas yanına… “İHLÂS” Sûresine…
“İHLÂS” Sûresine İMAN etmemiş olanın İMANI YOKTUR!
KELİMEİ TEVHİDDE İFADE EDİLEN “illa ALLAH”ın açıklaması “İHLÂS” sûresidir. İSMİ “Allah” olanın tarifi tanımı bu Surededir ki, bu tanımı kavrayıp, tasdik etmemiş olanın “ALLAH” imanından söz edilemez!
Nasıl başlıyor “İhlâs” Sûresi.. ‘KUL” yani, düşün, anla, kavra, hisset ve sonra dillendir ki…
1. Allah “AHAD” dır;
2. Allah “SAMED”dir;
3. Doğurmamış, doğurulmamıştır!
Şimdi bu üç tanımı iyi irdeleyelim..
Her yöne veya boyuta sonu olmaksızın bir TEK ten sözeden AHAD!
Ne içine bir şey girmesinden ne de içinden bir şey çıkmasından söz edilemeyen “SOM TEKİLLİK” anlamında “SAMED”! (Samed’in bu açıklaması GAZALÎ’ye aittir.)
DOĞURMAMIŞ VE DOĞURULMAMIŞ metaforu O TEK’in kendinden ayrı bir şey meydana gelmediğini ve dahi onu da bir meydana getiren olmadığını vurgular!
İsmi “ALLAH” olanın tanımı böyle bildirildiğine göre…
GERÇEKTEN BU TANIMLAMAYA İMAN EDİYOR MUSUNUZ?
Eğer olay bu ise, yaşam ve yaşamınız nedir? Nelerin kavgasını yaparak yaşamınızı yangın yeri yapıyorsunuz?
Neyse, konuyu dağıtmayayım…
Bu gerçeğe iman ettiğinizi kabul ederek, ANCAK İHLÂS SURESİNE İMAN ETMİŞLERİN DİLLENDİREBİLECEĞİ “BESMELE” ye gelelim…
“B”, “İSMİ”, “ALLAH”…
“B” HARFİ bizim müşahedemize göre, İHLAS SURESİNİN İŞARET ETTİĞİ ANLAM VE HAKİKATE İŞARET EDEN ŞİFRE HARFTİR! “HAKİKATİM,ORİJİNİM İHLAS SURESİNİN VURGULADIĞI GERÇEKLİKTİR Kİ; ben yoktan varolmuş yok olan bir varlığım; sadece ALLAH var, anlamındadır.
Buna şehadet eden, i��selliğinde ve dışsallığında “ALLAH” tan gayrı olmadığına şehadet eder ki, gene şehadet eden de “ŞEHİDALLAHU….” Âyetinde anlatılan haldir!
Kısaca anlatmak gerekirse, “besmeleyi” okuduğunda sen yokluğunu yaşarsın, dillendiren, yaratan Allah olur!
Yaşamı İHLAS olanın dili de besmele olur!
Galiba ipin ucu kaçtı!
Estağfirullah!
(NOT: önce kelimei tevhid bildirilmiştir, sonra İhlâs suresi, sonra da Besmele)
8.7.2026
“OKUYUN” ki yanmayasınız,
Beşeriyet dünyasına ait ne varsa, SÜNNETULLAH dünyasında hiç bir anlam ve değer taşımaz!
Tüm yaşadıkların, beşeriyet dünyanın getirisi sonucudur!
ÇOK BASİT ANLATAYIM HERKES İÇİN…
“ALLAH İSTEMEDİKÇE SİZ İSTEYEMEZSİNİZ!”
Yani, ‘Allah istediği içindir ki siz istersiniz’ !
BU Âyet bir realiteye işaret ediyorsa; Allah neye göre ister?
Bu ayette kullanılan “ALLAH” ismi, kuantum beyninizdeki tüm özelliklere atıf yapar. Yani, her şeyi yaratacak sınırsız potansiyele (esma özelliklerine) işaret eder.
Öyle ise, “ALLAH’IN İSTEMESİ” neye bağlıdır?
Herkeste, her birimde geçerli olan bu sistem neye GÖRE ÇALIŞMAKTADIR?
“ALLAH”ın, sınırsız potansiyelindeki BİR ÖZELLİĞİ, DUANA İCABET için kullanmayı İSTEMESİ NEYE BAĞLIDIR?
KONUNUN PÜF NOKTASI, O ANA KADAR BİLGİ TABANINA GİRMİŞ OLAN BİLGİLERDİR.
Beyin, Her an, bilgi tabanına ulaşmış bilgileri analiz ve sentez yaparak, an içinde bunun sonucunu yaratır. Bu sonuc bir sonraki an için fıtrî DUANDIR!
YA İÇİNDEN GELEN DUAN? O da gene o ana kadar veri tabanına girmiş bilgilere göre, “ALLAH”ın sende yarattığı İSTEKTİR. Bu durum ALLAH’ın İSTEMESİ olarak anlatılmıştır.
Yani bilgi tabanına hangi bilgiler sürekli giriyorsa, ona göre isteğin oluşur; ki bu durum da Allah’ın istemesiyle bağdaştırılır.
Muhatap olduğun giren bilgiler beşeriyetinle ilgiliyse, otomatikman DUAN, İSTEKLERİN DE O YOLDA OLUŞUR.. Aynı şekilde, veri tabanındaki bilgiler hakikatını hissedip yaşamaya yönlendiriyorsa, DUAN ve isteğin de o olur ki, bu isteği sende açığa çıkaran da ALLAH OLUR!
KİMLERLE OTURUP KALKARSAN, ONLARDAN GELEN BİLGİ, VERİ TABANINI DOLDURUR; İSTEĞİN/DUAN ONLAR GİBİ OLMAK ŞEKLİNDE GERÇEKLEŞİR.
Daima, gelen bilgi yaratıcı potansiyele ulaşır; ona göre de, sonraki aşamanın isteği meydana gelerek, ‘şöyle istiyorum’ dersin. Böylece, ona göre Allah istetmiş, sen de istemiş olursun!
İbni Arabi’nin, “Allah mecburdur” demesinin arkasındaki sistem de bu açıklama çalıştığım döngüdür!
GİREN BİLGİ, SONUCUNUN YARATILMASINI MECBUR KILAR!
Müşahedemiz budur!
29.6.2026
KURÂN “BEYİN” demiyor ama…
Biz tutturmuşuz, BEYİN DE BEYİN, diyoruz!
Eleştiriyorlar bu yüzden.
“HALA AKLINIZI KULLANMAYACAK MISINIZ” derken Kurân, akıl kelimesiyle “BEYİN”e işaret etmiyor da başka bir organdan mı sözediyor?
Yaşamınıza yön veren her düşünce ve davranışınız “BEYİNinizden başka bir organdan mı açığa çıkıyor?
Kesin olarak bilin ki, KENDİNİ TANI cümlesindeki KENDİN, BEYNİNDİR!
“BEN” sözüyle aklından geçen HER ŞEY BEYNİNİN YARATISIDIR! ÇÜNKÜ BEYNİN BARINDIRDIĞI ÖZELLİKLER İTİBARİYLE RABBİN OLARAK BİLDİĞİN ALLAH ESMASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR!
BEYİN YARATIYOR DEDİĞİMİZ ZAMAN, BU RABBİN YARATIYOR CÜMLESİYLE AYNI ŞEYİ ANLATIR.
Ne var ki, beyin kelimesini İLİM boyutundan değil, GÖZ sınırlarında değerlendirenler BEYİNİN HAKİKATİNİ KAVRAYAMAZLAR!
“BANA HER ŞEYİN HAKİKATİNİ GÖSTER” duasına devam eden Resûlullah, yaşamdakileri göz boyutundan değil, ilim boyutundan değerlendirmeyi taleb etmiştir.
KUANTUM BEYİN, dedik; gözün algılama sınırlarına GÖRE tanımlamalarının ötesine geçirebilmek için. Maddenin yalnızca göz sınırlamasından kaynaklanan ALGI olup, GERÇEKTE 2D DALGABOYU EVRENDE VAR OLAN BEYİNİN DE BİR DALGABOYU/BİLGİ KOMPOZİSYONU OLDUĞUNU ANLATMAK İÇİN KUANTUM BEYİN TANIMINI KULLANDIK!
Yaşam, her an yeni bir şan alan bilgi kompozisyonundan ibarettir beyin için!
Bilinen BEYİNİN ORİJİNİ OLAN KUANTUM BEYİN, HER AN KENDİNE ULAŞAN BİLGİLERE GÖRE (ister evrenden ister zerrenden) yeni şanını yaratır!
“O HER AN YENİ ŞANDADIR” âyeti ötendeki tanrıdan değil, her an yeni şanda/kompozisyonda olan KUANTUM BEYNİNİN POZİSYONUNDAN sözeder.
Kurân’ ın, geldiği günün sosyal şartlarına göre olan önerilerini bir yana koyarsak, ana işlevi İNSANA HAKİKATİNİ/ORİJİNİNİ HATIRLATMAKTIR!
Bu hatırlamanın sonucu ise “Kaldır kendini aradan, ortaya çıksın Yaradan” işaretine çıkar!
İşte İHLÂS SURESİ de bunu anlatır ki, o yüzden Kurân’ın üçte biri olarak tanımlanmıştır.
İHLÂS SÛRESİ SENİN HAKİKATİNİ SANA FARK ETTİRMEK, KENDİNİ TANIMAN İÇİN BİLDİRİLMİŞTİR!
İster, her an kendine ulaşana/duaya göre yeni bir şan alan, yanısıra “BEN”inin olmayışına bilimsellik açısından bak; ister de, “KUL (anla ve de ki) HU VALLAHU AHAD, ALLAH US SAMED, LEM YELİD VE LEM YULED” de; ulaşacağın son nokta, YALNIZCA VAR OLAN TEK’dir ki, ONDAN GAYRI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR!
Gerisi, HER AN YENİ BİR ŞAN DA OLAN TEK’TİR!
HER AN HER NOKTADA ALGILAYAN, ALGILANAN, KENDİNİ SEYREDEN TEK’TİR Kİ; SEN DE O SEYR İÇİNDE SEYRETTİĞİSİN!
İSTEYEBİLİYORSAN, İSTE KENDİNİ TANIMAYI, DUAN OLSUN!
BU BÖYLECEDİR Kİ, SENDEN AÇIĞA ÇIKAN HER ŞEY DUAN OLARAK KUANTUM BEYNİNE/ RABBİNE ULAŞIR VE O DA İCABET EDİP GETİRİSİNİ YAŞATIR.
Rabbim niye vermiyor deme, duan olan düşünce ve davranışlarına bak! GÜNÜN NE KADARINDA BEYNİNDE NELER VAR, NE KADARINA RABBİN
TANIMAYLA MEŞGUL!
“RABBİNE FİRAR ET” uyarısını iyi düşün!
28.6.2026
DUA NİÇİN YAŞAMDAKİ EN ÖNEMLİ ŞEY?
“DUA VE ZİKİR” isimli kitabımızda bu konuya biraz değinmiştim. Burada o konuya önemli bir açıklama yapmak istiyorum.
DİNDE, “RAB” ismiyle işaret edilenin, holografik sistem sonucu, kuantum potansiyelin tüm özelliklerini barındıran KUANTUM BEYİN olduğunu önceki mesajlarımda yazmıştım.
Metaforik DİNSEL anlatımda, beyindeki bu potansiyeldeki özelliklere de “ALLAH ESMÂSI” denildiğine işaret etmiştim.
Dolayısıyla, her insan denilen beyinde bu özellikler tümüyle potansiyel olarak vardır.
“ALLAHA İMAN” denildiğinde, ÖTEDEKİ VEYA İÇİNDEKİ BİR VARLIKTAN DEĞİL; varlığının TÜMÜYLE kendisi olan KUANTUM BEYİN dediğimiz “POTANSİYELİNE İMAN”dan söz edilmektedir!
Sonsuz sınırsız özellikleri barındıran KUANTUM BEYİN/RABBIN, her an, kendisine ulaşan bilgilere GÖRE, O bilgilerin gereğine/icabına/farkındalıklı ya da farkındalıksız DUANA GÖRE, bir an sonranı YARATMAKTADIR!
İşte konunun en incelikli alanı burasıdır…
Oluşmuş bilgi tabanına GÖRE, sonsuz özellikler barındıran kuantum beyinin, AN içinde tüm verileri analiz edip, sonraki ANINI yaratır!
Bu hususa Resulullah, “TAKUNYANIZIN TASMASI DAHİ KOPSA ONUN İÇİN DUA EDİN” diyerek konunun önemine müthiş bir dikkat çekmiştir!
Çünkü yaşadığın her an, önceki andaki farkındalığın kadarıyla yönelişinin/DUANIN sonucu olarak açığa çıkacaktır!
“İLİM ÇİN’DE BİLE OLSA GİDİP ALIN” işareti Resûlullah’ın, her anki açığa çıkışının, İLMİNE GÖRE DUANA dayalı olarak meydana gelmekte olduğu esasına dayanır.
“RABBİM İLMİMİ ARTTIR” âyetiyle işaret edilen de; DUAN İLMİNE GÖRE/KADARDIR, SİSTEMİNE dayalı olan uyarıdır!
Eğer buraya kadar yazdıklarımla muradımı anlatabilmişsem…
ÖNCELİKLE GEREKLİ OLAN, ister RABBIM diye anla ister sonsuz potansiyelli olan KUANTUM BEYNİN diye anla; bu anladığına İMAN ETMEKTİR!
İMAN ETMEKTİR, çünkü akılla bu sistemi zihninde bir tür somutlaştırman mümkün değildir; ancak İMAN EDİLESİ bir konudur. BU YÜZDENDİR Kİ, DİN, AKIL DEĞİL, İMAN ESASINA DAYALI OLARAK ANLATIMIŞ VE ANLATIMLAR METAFOR ÜZERİNE GELİŞMİŞTİR!
İşte eğer sende böyle bir İMAN HALİ/İLMİ açığa çıkıyorsa, bu farkındalıkla ihtiyaç duyduğun her konuda, anında DUA EDERSİN! DUAN OLMAYAN HER ANIN DA İSRAFTIR, BİR BİLEBİLSEN!
YAŞAMIN, FARKINDALIKLI VEYA FARKINDALIKSIZ DUALARINA RABBININ İCABETİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR; BİR BİLEBİLSEN!
SELÂMETİN DUANDADIR,
RABBİM, ENTES SELÂM VE MİNKES SELÂM, TEBAREKTE YA ZÜL CELÂLİ VEL İKRAM !
26.6.2026
DÜNYANDA MI YAŞIYORSUN,
DÜNYANDA MI YAŞATILIYORSUN ?
Yıllar önce kuantum beyin konusunu açıklamıştım.
Eskilerdekilerin “RUH” adıyla işaret ettikleri şeyin, ÖLÜMSÜZ KUANTUM BEYİN olduğunu belirtmiştim.
Sonrasında da gerçekte KUANTUM BEYNİNİN DÜNYASINDA YAŞAMAKTA OLDUĞUNU; ne var ki algıların yüzünden BEDEN BOYUTUNDA YAŞADIĞINI “KABULLENDİĞİNİ” açıklamıştım.
Sonrasında, beynin simülasyonunda yaşandığını izaha çalışanlar oluştu ve konu daha da yayıldı.
KUANTUM BEYİNİN “hardware” değil “software”den ibaret olduğunu; ayrıca MADDE BEYİN OLMADIĞINI; MADDE KABULÜNÜN KUANTUM BEYİNDEKİ PROGRAM SONUCU OLUŞAN ALGIDAN KAYNAKLANDIĞINI da yazmıştım.
Bu BİLİMSEL bilgilerin sonucunda ortaya çıkmıştır ki, “DİN” adı altında anlatılanların hepsi, açıkladığımız sisteme ait METAFORLARDIR, bildirildiği zamanki yaşam koşullarına GÖRE şekillenmiş olarak.
Şimdi gelelim bu anlattıklarımıza dayalı olarak “DÜNYALARIMIZI/âlemlerimizi” çözümlemeye…
Önceki mesajlarımızda açıklamıştık ki, HOLOGRAFİK SİSTEME GÖRE, KUANTUM POTENSİYELİN TÜM ÖZELLİKLERİNİ YAPISINDA BARINDIRAN KUANTUM BEYİN, HER AN, KENDİSİNE ULAŞAN DALGABOYU/DATA/BİLGİYE GÖRE, GEREĞİNİ YARATMAKTADIR!
Yani beyninde yaşadığın, hissettiğin, farkettiğin HER ŞEY, mekânsız olarak, BİLGİ ÇÖZÜMÜ OLARAK, BİLGİDEN İBARET ALANDA YENİ BİR HÂL (şe’n) olarak algılanmaktadır.
HER AN SİSTEM “OKU/İKRA” düzeni içinde gelişim göstermektedir!
Her şeyin HAKİKATI TEKLİK/VAHDET te nasıl “ilmiyle ilminde ilmini OKUDU” denerek tanımlanmışsa, kuantum beyinlerde de AYNI SİSTEM GEÇERLİDİR.
KUANTUM BEYİN VE KUANTUM BEYİNLER NİÇİN DEDİK…
Yapı orijini itibariyle TEK BİR (Vahid-Ehad) yapıdır, TEK BİR KUANTUM BEYİN VARDIR. Ne var ki, sonsuz özellikler ihtiva eden kuantum beyin (potansiyel) her an, her noktada kendisine yansıyan bilgilerin cevabını vermesi (yaratması) itibariyle, SONSUZ KUANTUM BEYİNLER (varlıklar) algısını oluşturmaktadır; beyinlere GÖRE! İşte bu yüzden de, sanki farklı kuantum beyinler varmış algısı oluşmaktadır kuantum beyinlerimizde! OYSA KUANTUM BEYİN TEK, KUANTUM BEYİNİN FARKLI BİLGİ TABANLARINA GÖRE YARATTIĞI KUANTUM BEYİNLER (bilinçler) “ÇOK”tur! “Çok” luk bilgiseldir; birimsel değil!
Şimdi gelelim kuantum beynimizin (RABBİMİZİN) YARATTIĞI dünyamıza…
Şunu kesinlikle farkedip hissetmeye çalışalım ki, HEPİMİZİN DÜNYASI/ÂLEMİ FARKLIDIR; HİÇ KİMSE BİR DİĞERİNİN DÜNYASINDAKİLERİ ANLAYAMAZ, ALGILAYAMAZ; çünkü herkesin değerlendirme yapan bilgi tabanı diğerinden farklı oluşmuştur.. Bilgi tabanındaki kabuller, değerler farklıdır!
Dışarıdan, kimden ne bilgi gelirse gelsin, siz o bilgiyi kendi veri tabanınıza göre çözümleyeceksiniz, yanınızdaki farlı şekilde çözümleyecektir.
YAŞAM, TEK KİŞİLİK OYUNDUR!
Siz, her an, VERİ TABANINIZA, KABULLERİNİZE, OLUŞMUŞ BİYOLOJİK DEDİĞİMİZ BİLGİ BİRİKİMİNE (hormonlarınıza) GÖRE anınızı yaşarken; dünyanız oluşurken; hâla sanırsınız ki dış dünyada yaşamaktasınız!
Üzüntüleriniz ve sevinçleriniz, yangınlarınız ve mutluluklarınız hep veri tabanınıza GÖRE, KUANTUM BEYNİNİZDEKİ POTANSİYELDEN (Rabbiniz) YARATILMAKTADIR!
BEYİNİNDEKİ SINIRSIZ POTANSİYELE, ŞARTLANMA VE KABULLERİNLE YÖNELİRSEN, SANA ONUN GETİRİSİNİ YAŞATIR; YORUMSUZ OLARAK, HAKKINDA HAYIRLISINI İSTERSEN, ONU YARATIR!
Sonuç, öyle veya böyle, her hâlukârda sonsuza dek, TEK KİŞİLİK OYUN İÇİNDESİN!
SANA BUNU YAŞATAN KUANTUM BEYİNİNİ FARKEDİP KAVRAYAMADAN, “BEN YAPTIM” algısıyla sürüyorsa hayatın, pişmanlık ve getirisi yangınlarla başın dertte demektir!
TEK KİŞİLİK DÜNYANDA, BUGÜN DE, YARIN DA, SONSUZA DEK TE YALNIZSIN; dünyandakileri VAR SANARAK! Oysa yangınlarını senden başkası söndüremez!
Bilgi vardır, ulaşır sana cenneti yaşattırır, bilgi vardır ulaşır sana cehennemî ateşi tutuşturur!
TESLİM OL RABBİNE, SELÂMET DİLE; ânın da da geleceğin de de sana selameti yaşatsın.
“BEN”lik iddiasını terkedip teslim olan SELÂMET BULDU.
31.3.2026
TEK TE ÇOKLUK ALGI VE YAŞAMI
VARLIK sonsuz sınırsız bölünmez TEK !
Sonsuz sınırsız bölünmez bilgi ve kudret (enerji)..
Her birim TEK’in bilgisi, kudreti ve tüm özelliklerini ihtiva eden bir formda oluşmuş, birimsellik, “BEN”lik hissiyatıyla!
Her birim TEK’in tüm özellikleriyle yaratılmasına rağmen TEK tarafından, nasıl oluşuyor birbirinden farklı ÇOKLAR ve farklı “ben”ler?
Farklı “ben”lerin yaratılması, “TEK” in tüm özelliklerinin her bir noktadan, gelen bilgilere göre farklı formlar oluşturmasıyla açığa açığa çıkar.
Daha açalım…
Kuantum beyin ilk anda sıfır noktası itibariyle TEK’in tüm özellikleri (ilmi) ile vardır. İlk andan sonraki anda kendisine ulaşan bilgiye göre, o bilginin açığa çıkması için gerekli bilgiyi, mevcut özelliklerinden yaratır! YARATAN TEK’TİR, İSMİ ALLAH diye tanımlanandır.
Hepimizin ve her şeyin yaratanı TEK’in sonsuz sınırsız özellikleridir; ne var ki, o özelliklerden, OKUNAN BİLGİYE GÖRE, BİLGİ FORMLARI YARATILIR Kİ, böylece hepsi birbirinden farklı sayısız “ben”ler oluşur.
“Sizi de fiillerinizi de Allah yarattı” tesbiti, “ben”lerin ve onlardan açığa çıkan düşünce ve eylemlerin TEK’İN ÖZELLİKLERİYLE (esmanın işaret ettiği özellikler) oluştuğunu vurgularken…
Her “ben”den açığa çıkanların, o”ben”i oluşturan edinimlerin, bilgi girdilerinin (kabuller ve fizyolojik girdilerin) sonucuna göre oluştuğunu gözardı etmeyelim.
Bu yüzdendir ki, “herkes elleriyle yaptıklarının sonucu yaşar” tesbiti bildirilmiştir.
Daha basit anlatmak gerekirse, her birimin orijinalinde aynı özellikler varsa da, o özellikler, kendisine ulaşan bilgilere, girdilere göre formlar, “ben”likler yaratmaktadır.
“Ben”e ulaşan her bilgi, girdi, DUA, o bilgi, girdiye göre sonucunun yaratılması da İCABETTİR!
İman edilesi, inanılması istenen her bilgi dahi birimin daha sonraki aşamada hissedeceği veya yaşayacağı durumu oluşturur.
TEK HİÇ BİR BİRİME ZULMETMEZ!
HER BİRİM, OLUŞUM SÜRECİNDEKİ GİREN BİLGİLERE GÖRE TEK’İN YARATTIKLARINI YAŞAR!
Ben niye böyleyimin cevabı, içinde bulunduğun ortamın, çevresel bilgilerin girdilerinin sonuçlarına GÖRE böylesindir!
İlmini geliştiren, hakikati gören, hisseden huzurda ve seyirde olurken; kabul ve şartlanmalarının batağından ARINAMAYAN da içindeki ateşte yanmaya devam eder!
KENDİ HAKİKATINI TANI VE ONU YAŞAMAK İÇİN GEREKEN İLMİ EDİN Kİ, YAŞAMIN CENNET OLSUN!
CENNET deyince aklıma düştü!
Cennetteki HURİLERİN tartışmasını yapıyor insanlar!!!
SİSTEM TEK BİR BOYUT OLDUĞU İÇİNDİR Kİ; ÇOKLU BOYUT ALGIDAN KAYNAKLANDIĞI İÇİNDİR Kİ…
Âhıret ve ötesindeki her şeyin bir örneği, misâli şu anda da vardır ve bir şekilde yaşanmaktadır.
CENNET DİYE TANIMLANAN YAŞAM BİÇİMİNDE OLAN HER KUANTUM BEYİN (insan) ÖZÜNDEKİ SINIRSIZ (esma) ÖZELLİKLERE GÖRE, DİLEDİĞİNİ DİLEDİĞİ ŞEKİLDE YARATACAKTIR DÜNYASINDA!
Bu ortamda kuantum beyniniz bilgisayarı yaratıp, sanal zekayı yaratıp, sonra da onun özellikleriyle, verdiğiniz emirlere (promt) göre nasıl sanal hurileri yaratıyorsa, işte aynı sisteme dayalı biçimde, hakikatındaki özelliklere İMAN ETMİŞ OLANLAR, buna dayalı olarak o ortamda da gereğini yaşayacaklardır.
https://t.co/I7S57dZ5cS adresinde YENİ EVİNİZ NASIL OLSUN başlıklı yazımı okuyabilirsiniz, çok yıllar önce yazdığım.
Rabbimin seyrettirdiklerini dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum. Kusurum varsa bendendir. Hoşgörün.
Allah hepimize bayram yaşata Ramazan bereketiyle.
“HAKİKAT” NEDİR?
Rabbimin yaşattığına göre…
“HU” ismi bir yönüyle kuantum boyutun mutlak bilinmezliğine (gaybul guyub) işaret ederken diğer yönüyle kuantum beyne işaret eder.
Zira, kuantum beyin dediğimiz alan aynıyla kuantum potansiyeldir ve o potansiyeldeki ilmin farkedilir alanda yaşanmasının adıdır.
Kuantum potansiyelde zaman ve mekân kavramı yoktur; bunların ilmi vardır!
Kuantum beyin için dahi, zaman ve mekân, bilgi sıralaması ALGISI olarak vardır; gerçekliği olarak yoktur!
Önce şunu iyi kavramalıyız: BOYUTSALLIK YALNIZCA BİLGİ KAYNAKLI ALGIDAN İBARETTİR! GERÇEKTE BOYUTSALLIK YOKTUR!
ÂLEMLER YOKTUR, TEK BİR ÂLEM VARDIR; gerisi kuantum beynin yarattığı kabullerden oluşan “AN”LIK TASAVVURLARDIR!
Bu nedenledir ki; TEK BİR ÂLEM, TEK BİR BOYUT VARDIR!
“İKRA-OKU” ismi KUANTUM POTANSİYELDEKİ ÖZELLİKLERİN İLMİNİN SEYREDİLMESİNİN TANIMI OLARAK KULLANILMIŞTIR Kİ; KUANTUM BEYİNDEKİ ÖZELLİKLERİN İLMİNİN FARK EDİLMESİ İÇİN DE “İKRA-OKU” denilmiştir.
Ve hattâ…
Varlık âlemindeki tüm kuantum beyinlerde dahi açığa çıkan tüm ilimler-özellikler hep bu İKRA İŞARETİNİN ANLATTIĞI ANLAMDA TEK LİK BOYUTU İÇİNDEKİ OKUMA VE SEYRİN OLUŞUMUDUR!
Kuantum beyne göre var kabul edilen TÜM ÂLEMLER, VARLIKLAR, GERÇEKTE KUANTUM POTANSİYELDEKİ AN İÇİNDEKİ “OKUMA”DIR!
ZÂTIYLA, TEK LİK KAVRAMINDAN DAHİ BERİ OLAN KUANTUM ALAN, AN İÇİNDE “OKUMAKTA-SEYRETMEKTEDİR” kendini, esmâ özelliklerinin kendilerine GÖRE her an yeni bir şan alışını!
BU AN O ANDIR!
SEYRİN SEYRİDİR! sakın zaman ve mekân katma bu seyre!
“El ân kema kân” diyende demiştir DİYEN!
SEN, AYNIYLA SEN İKEN, NEDENDİR BU AYRI DÜŞMÜŞLÜK, VARLIK BENLİK HİSSİYATI? NEDENDİR HAKİKATI HİSSEDEMEME HÂLİ?
Algıladığın ya da algılayamadığın, hayâl ettiğin, çevrenden gördüğün HER ŞEY, “sizi de, fiillerinizi de Allah yarattı” tesbiti üzere, kuantum potansiyeldeki var olan ilmin açığa çıkışından (seyri) ibarettir! Dolayısıyla, o seyrin getirisi olan bilgi kompozisyonu olarak, YAŞADIĞIN AÇIĞA ÇIKMIŞTIR!
Görmek, bilgidir, datadır! Duymak, bilgidir, datadır! Tüm hisler de böyledir!
Kuantum beyinin bunları yaratması sonucu da zaman, mekân, sen, ben oluşur!
Bu kabullerden ARINAN beyin, hakikatını hissetme hâlini yaşar!
Ben ve O, Bendeki O, HAKİKATIM O vs vs sayısız gaflet seyirlerinden birkaçıdır!
YAŞAYAN SEYREDENDİR!