Özgür Özel 'i canhıraş savunanların %99,9 'u kendisine 100 metre dahi yaklaşmaz.
Fakat çalışmadan maaş aldığı halde Özel 'in bizzat rozet taktığı organizma kamyon dorsesinin altında onursuzca yurtdışına kaçarken yakalanır.
İşte böyle bir kokuşmuşluk...
Keşke 85 milyonluk Türk milleti olarak....
Farklılıklarımız değil "benzerliklerimiz" üzerinden bir ilişki ve siyaset oluşturmayı başarabilsek...
Çünkü farklılığımızdan çok benzerliğimiz var.
İçinde NEFRET taşıyanlar şunu unutmasın. Bir yerde NEFRET varsa, mutlaka DIŞARIDAN bunu bir harlayan vardır. Ve o "harlayan" sana karşı da birilerini harlıyordur...
NEFRET taşıyıp da yok olmayan topluluk yoktur.
Harlayanların amacı da o topluluğun kendi amaçlarına hizmet etmek uğruna savaşıp yok olmasıdır.
Bu da sosyoloji biliminin ürettiği bir canlı bomba türüdür...
KAAN 'IN MOTORLARI ve GÜÇHAN / 1
5 dakika içinde uçak motorları hakkında en temel bilgilere sahip olmak ister misiniz?
Bu bilgiseli anlamak için teknik bilgiye ihtiyacınız olmayacak. Ve ortamlarda KAAN 'ın motoru hakkında fikir beyan edebileceksiniz.
Başlıyoruz... 👇
Hemen bir Yunan oltaya geldi ona tek bir soru sordum
"Türklerin Kıbrıs'ı işgal etmiş olması için öncesinde adanın Yunanlılara ait olması gerekirdi Madem bu ada Yunanlılara ait, Yunanlılar bu adayı ne zaman? hangi savaşta? hangi antlaşma ile? ele geçirdi ve sahip oldu?"
Şimdi dansöz gibi kıvıracak, soğuk terler dökecek, destanlar yazacak fakat sorduğum soruya ASLA cevap veremeyecek.
Çünkü gerçek şu :
Türkler adayı işgal etmedi, Yunanlılar adada soykırım ve katliam yaptı.
Kıbrıs “işgal” mi edildi? Gerçekler ne diyor?
Kıbrıs’ta “Türk işgali” anlatısı yıllardır dolaşıyor. Oysa tarihsel gerçekler bu iddiayı kökünden çürütüyor. Adım adım bakalım.
1) Ada hiçbir zaman Yunanistan’a ait olmadı.
1960 öncesinde Kıbrıs İngiliz kolonisiydi. 1571’den 1878’e kadar Osmanlı toprağı, 1878’den sonra İngiltere yönetimi altındaydı. 1914’te İngiltere ilhak etti, 1923 Lozan’da Türkiye de bu durumu tanıdı. Yunanistan’ın adayla egemenlik bağı hiç olmadı. “Yunan toprağına girildi” iddiası tarihsel olarak yanlıştır.
2) 1960’ta kurulan devlet, iki toplumun eşit ortaklığıydı.
Zürih ve Londra Antlaşmalarıyla kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin ortak egemenliğine dayanıyordu. Anayasa Türk toplumuna Cumhurbaşkanı Yardımcılığı, veto hakkı, bakanlıklarda ve kamuda belirli oranlar tanıyordu. Ada “Rum devleti” değildi. Türkler de adanın kurucu ortağıydı.
3) Ortaklığı bozan ve Türkleri hedef alan taraf Rum yönetimi oldu.
1963’ten itibaren anayasa fiilen rafa kaldırıldı. Kıbrıslı Türkler yönetimden dışlandı, enklavlara sıkıştırıldı, köylerine saldırılar düzenlendi, katliamlar yaşandı. Güvenlikleri kalmayan Türkler, “birlikte yaşama” imkânını kaybetti. Bu tabloyu yaratan, Türklerin iradesi değil, karşı tarafın politikaları ve şiddetiydi.
4. 1974’te olan şey “işgal ve ilhak” değil, toplumların fiilen ayrılmasıdır.
Yunan cuntasının desteklediği darbe, adayı Yunanistan’a bağlama (Enosis) hedefini taşıyordu. Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması’na dayanarak müdahale etti. Sonuçta ada bölündü. Ancak kritik nokta şudur: Türkiye Kuzey Kıbrıs’ı kendi topraklarına katmadı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye’ye bağlı bir eyalet değildir. Adanın kuzeyinde yaşayanlar, adanın kendi halkıdır. Güneyde de aynı şekilde Kıbrıslı Rumlar yaşamaktadır. Yani ortada “yabancı bir ülkenin işgali” değil, adanın iki toplumunun birbirinden ayrılmış halde yaşaması vardır.
Özetle:
📌 Ada Yunanistan’ın malı değildi.
📌 1960’ta iki toplum eşit haklarla ortak devlet kurdu.
📌 Bu ortaklığı bozan ve Türk toplumunu hedef alan süreç, Rum tarafının eylemleriyle başladı.
📌 Türkiye’nin müdahalesi, yaşama şansı kalmayan Türk toplumunu fiziksel olarak ayırdı.
📌 Bugün kuzeyde yaşayanlar Türkiye vatandaşı değil, Kıbrıs Türkleridir.
📌 Bu yüzden “işgal” iddiası, tarihi çarpıtmaktan öteye geçmez.
Gerçekler ortadadır.
Ormanları koruma ekibi keçiler…
İlk videoda net şekilde vahim durum anlatılmış…
İzleyin, yayınlayın, yayın…
Güzeller güzeli, her yönüyle faydalı besi hayvanlarını desteklemek, üretmek yerine ikinci videodaki sosyalleşmeleri dahi parçalamak olan, ocak kurutan köpekleri bakmak için hazırlık yapılıyor…
Hadi söyleyin; buna karşı çıkmayıp alkış mı tutalım…
@ogretmensitemiz Hizmet puanı kesinlikle verilmeli. Bir sürü şeye hizmet puanı verip de kendi alanında yüksek lisans doktora yapana hizmet puanı vermemenin mantığı nedir? O kadar kolaysa eleştirenler, kendileri de yapsın. Lafa gelince eğitim şöyle önemli böyle önemli.
@tamran5461@ZamHaberAjans uzaydami yasiyorsun birader.elaziz de hdp oyları türkiye ortalamasinin bile altinda.üstelik doguda olmasina ragmen.bu adamlar vatanini milletini seven adamlar.oyle boluculuk falan yok.
sen bunu elazigda soyle,once bir kürtten temiz dayak yersin, sonra da türkten
- Okullar bu hafta tatil olmalı!
- Okullara özel güvenlik/bekçi/polis devriyesi!
- Mafya dizileri yasaklanmalı!
- Tik tok yasaklanmalı!
- Telegram yasaklanmalı!
- Online oyunlar denetlemeli!
- Okullarda disiplin kuralları güncellenmeli!
- Liseler zorunlu olmamalı!
Karaok gerçekten üstün teknolojiye sahip, çok az sayıda ülkenin sahip olduğu bir tank avcısı.
Her orduya lazım fakat özellikle Suriye 'yi yönetiyor olsam bundan yüzlercesine sahip olmak isterdim.
***ALAN DEĞİŞİKLİĞİ***
Değerli Arkadaşlarım;
Bütün KİK toplantılarında, yaptığımız ziyaretlerde hep gündemimizde oldu, talep ettik, söz aldık, sizleri bilgilendirdik.
Aylardır yönetmelik değişikliğini bekledik ve artık hiçbir problem yok. Alan değişikliği yapılacağı önceki hafta en üst düzeyde, bakan bey tarafından da açıklandı.
Şimdi sıra, bu ay sonu beklediğimiz kılavuzun yayınlanmasında ve iller arası tercih hakkının yanında her ilimizde bütün branşlarda kontenjan açılmasında.
Talep ve takip ediyoruz.
Talebimize olumlu yaklaşan bakanlığımıza teşekkür ediyor ve bekliyoruz.
[NOT: Arkadaşlar, talep karşılanmış ve süreç normal seyrinde işlerken artık rica etsem şu sürekli mesaj ve yorum yazma kampanyanıza son verseniz.
İnanın yüzlerce mesaj arasından günlük iş takibimizi yapamıyoruz. Aylardır kurduğumuz iletişim sayesinde anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.]
Gerçekten bu doğru...
Hatta bir adım ileri taşıyayım. Sadece İran 'ı da değil, özellikle molla rejimini savunuyorlar...
Anlamaya çalışıyorum, ama anlayamıyorum...